Bacaksız Paralı Atlet
“Haydi bastır Bacaksız Bahri!”
Fesleğen Sokağı’na ketenhelvacı gelmiştir. Daha önce ketenhelva yemeyen Bacaksız, pamuğa benzeyen bu şeyin tadını çok merak eder ama annesinden de para istemeye çekinir. Bacaksız’ın her zamanki gibi parlak bir fikri vardır. Küçük bir yarış yapacaklar ve kazanan helvayı alacak. Güçlü rakiplerine rağmen Bacaksız yarışı kazanacak mı? Ve yarış başlar, ketenhelvayı kim yiyecek?
Rıfat Ilgaz’ın Bacaksız’ın başından geçenleri anlattığı Bacaksız Kamyon Sürücüsü, Bacaksız Sigara Kaçakçısı, Bacaksız Okulda ve Bacaksız Tatil Köyünde adlı diğer kitapları da büyük keyifle okuyacaksınız.
Bacaksız Tatil Köyünde
“Bir dalıp çıkalım istersen.”
Bacaksız Bahri’nin babası Almanya’ya işçi olarak gidince o da annesiyle birlikte babaannesinin köyüne yerleşir. Bir sabah fenerin orada kurulmuş çadırları fark eden Bacaksız, büyük bir merakla orada kimlerin yaşadığını araştırmaya başlar. Yakın arkadaşı Tekin, bu yabancılarla çoktan tanışmıştır bile. Ne yapıp edip Fransız aileyle tanışmayı kafasına koyan Bacaksız, eğlenceli bir yaz geçirecektir.
Rıfat Ilgaz’ın Bacaksız’ın başından geçenleri anlattığı Bacaksız Kamyon Sürücüsü, Bacaksız Sigara Kaçakçısı, Bacaksız Okulda ve Bacaksız Paralı Atlet adlı diğer kitapları da büyük keyifle okuyacaksınız.
Bach Yürürken
Müzik uğruna gece-gündüz yürüyen çocuğun öyküsü...
O, müziğe öylesine aşıktı ki, bu büyük aşkı uğruna hiç uyumamaya, sabahlara dek çalışmaya, günlerce aç kalmaya, dahası kilometrelerce yol yürümeye razıydı.
Ona gerekli olan şey, kağıt-kalem ve biraz ay ışığıydı...
Büyük besteci Johann Sebastian Bach'ın serüven dolu yaşam öyküsü, kendisi de bir müzik insanı olan
yazarımız Göknil Genç'in ustalıklı kaleminden...
Badem Dalına Asılı Bebekler
Bağbozumu Şarkıları
Tanrılar arasında insan yalnızlığı mı
İnsanlar arasında insan yalnızlığı mı?
Korkusu küçük düşürüyor hayatımızı.
Ne diyordu ince şeylerin annesi
“Ötekini oku, derinde dipte duranı.”
Kilisenin bahçesinde mumdan bir harita
Bütün göç yollarının iki ucuna tutunmuş
“Geride kalmanın cezasıyım –diyor-
Biliyor musun, hoyratlık değil de
İncelik yakıyor canımı...”
Bu kalabalıkta bu tenhalık--
Sevgilim, bütün sözlerimi
Mazlumların rüyasından seçtim ben.
Budur, düşünmeden bildiğim
Budur, ayaklarına serdiğim has bahçe...
Bağdat’a Geldiler
Bağımlılık
Bağımlılık Psikolojisi
Bir bağımlının düşünce yapısına nasıl nüfuz edebiliriz? Ailemizdeki ya da yakın çevremizdeki bağımlılara yardımcı olabilir miyiz? Peki ya yardım etmek isterken daha kötu¨ sonuçların doğmasına sebep olabilir miyiz?
Bağımlıların düşünme şekli, etraflarındaki herkesi aynı kıskaca alacak şekilde işler: Bahaneler üretmekte ustadırlar, başlarına gelenler neredeyse tamamen dış etmenlere bağlıdır ve her zaman çaba gösterdiklerini iddia ederler.
İşte Abraham Twerski, bu döngüden nasıl çıkılacağını bu kısa ama etkili kitapta ele alıyor. Kendini ve başkalarını kandırmanın özsaygı duygusunun altını nasıl kazdığını ve bağımlılıkla mücadele edenlerin çabalarını nasıl tehdit ettiğini açıklıyor. Bağımlıların ve onların yakınlarının geçtikleri yolu, uzun kariyeri boyunca karşılaştığı ilgi çekici vakalarla örnekliyor. Bağımlılık Psikolojisi, bağımlı düşüncelerden kurtulup sağlıklı bir yaşam sürdürmek isteyenler için ideal bir rehber.
Bağırmayan Anneler
Anneniz Size Bağırıp Döver Miydi?
Benim küçüklüğümde çocukları dövmek, hakaret etmek, bağırmak ‘normal’ kabul edilen bir ebeveynlik davranışıydı. Aileler çocuklarına bu davranışlarda bulunduklarında, şimdinin annelerinin yaşadığı pişmanlık, vicdan azabı ya da hatayı telafi etmek gibi duygular yaşamazlardı. Çünkü o dönem ‘kızını dövmeyen dizini döver’, ‘dayak cennetten çıkmadır’ dönemiydi. Öyle öğrenmişlerdi. Çocuk hata yaptığında ceza verilmeliydi, hatta ceza ne kadar büyük olursa o kadar iyiydi. Mesela çocuğu dövmek demek, ‘bak bu davranışın çok yanlış, o kadar ki seni dövüyorum, canını yakıyorum ki bir daha yapmayasın’ demekti.
İşin ironik kısmı, geçmişe dönüp baktığımızda annelerin ya da babaların bizleri dövdüğü, bağırıp çağırdığı, aşağılanmış hissettirdiği anları gözlerimiz dolarak hatırlıyor olmamıza rağmen, neden yaptıklarını yani vermek istedikleri dersi hatırlamıyor olmamız. Eminim sizler de belli şeyler hissediyorsunuzdur: Ebeveynin vermek istediği ders unutuldu gitti. Geriye sadece yenilen dayakların ve işitilen azarların soğuk anıları kaldı.
İşte bu kitap tam da bunun için yazıldı. Evlatlarımız yıllar sonra geriye dönüp baktıklarında yanaklarına atılmış bir tokadın soğukluğundan çok, yüreklerine dokunan bir annenin sıcaklığını hissetsinler diye…
O zaman gelin hep birlikte; Niyet Ettik Niyet Eyledik Bağırmayan Anneliğe…
Bağlanma Günlüğü
Kendinizle, eşinizle ve evladınızla sağlıklı bir bağ kurmaya hazır mısınız? Bağırmayan Anneler ve Fıtrat Pedagojisi kitaplarının yazarı Hatice Kübra Tongar, bu kitapta sizi derin bir iyileşme yolculuğuna davet ediyor. Doksan dokuz gün sürecek içsel yolculuk önerileri ve ailece uygulayabileceğiniz bağlanma temelli oyun ve etkinlikler, manevi bağınızı güçlendirecek esma dualarıyla harmanlanıyor. Bağlanma Günlüğü, duygu ve düşüncelerinizi kayıt altına alabileceğiniz ‘günlük’ formatıyla içinizdeki tüm bağları güvenli bir limana yanaştırıyor. Haydi o zaman aşk ile niyet ettik niyet eyledik; değişime, gelişime, ailece güzelleşmeye…
Bağrı Yanık Ömer
Romanın başlangıç kısmı, yaşlı rehber eşliğinde Anadolu’nun ücra bir kasabasına giden şehirli yolcunun ağzından anlatılır ve Ömer’in halk nazarında destanlaşan hayatı hissettirilir.
Bağrıyanık Ömer romanı, kahramanı çocuk olan ilk eser kabul edilir. Romanda, Ömer’in çiftlikte geçen hayatı konu edilmektedir. Kendisini çok seven anne ve babası geçinemedikleri için boşanır ve başkalarıyla evlenir. Ömer üvey babasının ve üvey annesinin hoş olmayan davranışlarıyla karşılaşır. Bütün bunlara Ömer’in çocuk ruhu dayanabilecek midir? Şehirli yolcuya rehberlik eden yaşlı köylünün Ömer’e bu kadar saygı duymasının sebebi nedir? Mahmut Yesari yürek yakan bu romanında okuyucuyu oldukça duygulandırmaktadır.
Bahadır: Sirius’un Seçimi
Bahar Masalları
“Mevsim Masalları” serisi “Bahar Masalları’yla” devam ediyor… Bahar, coşkunun, neşenin, aydınlığın, uzamaya başlayan günlerin, çiçeğe duran ağaçların, kuş cıvıltılarının mevsimidir. Doğanın kış uykusundan uyanışının habercisidir. Tarık Demirkan’ın derlediği, Feridun Oral’ın rengârenk resimleriyle can verdiği bu masallar baharın coşkusunu, umudunu her zaman içinizde hissetmenizi sağlayacak.
Bahçede Solucan Deliği Bulduğum Gün
Bahçede Ters Giden Bir Şey Var
Bahçeden Kovulan Çiçek
'Bahçeden Kovulan Çiçek', dört öyküden oluşan, zevkle okunacak bir kitap. Hidayet Karakuş'un duru Türkçesiyle yazdığı öyküler, çocuklarımızı bitkilere ve hayvanlara daha çok yaklaştırıyor. Doğaseverliğin önemini vurguluyor. Bir çiçek bahçeden niye kovulur? Yanıtını merak eden çocuklarımızı, eğlenceli kitabımızın satırlarına bekliyoruz. Cavit Yaren sizler için resimledi
Bahtına Düştüm Ya Rab
Alıp gidecekler şu dünyadan. Ne diyeceksin?
İşim vardı… Dünyam yoğundu… Etrafımdakilerin gönlünü yapmakla meşguldüm…
Ya benim hatırım nerede derse. Ne cevap vereceksin?
Allah’ın imtihan için yarattığı şeylere -haşa- Allah’a değer verir gibi değer veriyorsun. Sonra da onları kaybetmekten tir tir titriyorsun.
Bu bazen sağlığın bazen makamın bazen de paran oluyor. Ölmek ne kadar büyük bir dert olabilir ki? Zaten gideceksin…
Esas mesele ölümden sonra nasıl hesap vereceksin? Bu meseleyi halletmedikten sonra diğerlerinin ne önemi var ki?
Mehmet Yıldız
Kitapları ve videolarıyla milyonlara ulaşan Mehmet Yıldız, Bahtına Düştüm Yâ Rab’da da akıcı üslubuyla Allah'ı ve İslâm’ı anlatmaya devam ediyor. Ahiret gününe nasıl hazırlanmamız gerektiğinin ve Allah’a nasıl sığınabileceğimizin ipuçlarını vermeye çalışıyor.
Bak Şu Gezegene
Bakara Suresi Sohbetleri
Bakara Suresi Sohbetleri 2
Bakire İle Çingene Yeni Beyaz Kapak
Yvette, rahip olan babası, kız kardeşi, büyükannesi ve halasıyla birlikte bir köyde yaşamaktadır. Annesinin genç ve beş parasız bir adamla kaçmasından sonra buraya taşınmışlardır. Yvette ve kardeşi Lucille’in, tekdüze köy yaşamı son derece sıkıcıdır. Ne var ki Yvette bir süre sonra bir Çingene’yle tanışacak, o güne kadar hiç bilmediği duyguların tadına varacak, bu olay onun tüm yaşamını değiştirecektir. Modern çağ İngiliz edebiyatının en büyük yazarlarından David Herbert Lawrence’ın, ünlü Lady Chatterley’in Âşığı’ndan hemen önce kaleme aldığı Bakire ile Çingene, çok geçmeden yazarın en önemli eserlerinden biri kabul edilir oldu. Bu kısa romanda Lawrence, çoğu kez olduğu gibi cinselliği olanca içtenliğiyle ele alıyor. Bakire ile Çingene, yazarın “özgürleşmenin öncüsü” olarak görülmesine yol açan yapıtlarından.
Bakışınızı Değiştirecek 10 Deney: İnsan
Kararlarımızı alırken aklımız mı daha öndedir, yoksa duygularımız mı? “İyi” ya da “kötü” biri olacağımız doğuştan mı bellidir, yoksa çevremiz mi bizi şekillendirir? En sıradan insanlar bile bir caniye dönüşebilir mi? “Ahlak”ın kaynağı nedir? Herkes bize karşıyken de doğrularımızı savunabilir miyiz? Toplum içindeyken olduğumuzdan farklı birine mi dönüşürüz?
Belki de en önemli soru şu; insan denen varlığı ne kadar tanıyor, biliyoruz? Yoksa bildiğimizi mi sanıyoruz?
Selçuk Şirin, psikoloji alanında kült olmuş araştırmalardan yola çıkarak insana bakışımızı değiştirecek bir kitapla karşımızda…
Bakışınızı Değiştirecek 10 Deney serisinin ilk kitabı İnsan, insan psikolojisi üzerine yapılmış araştırmalardan elde edilen bilimsel bilgileri Şirin’in kendine has sade ve anlaşılır üslubuyla bir araya getiriyor. Doğru bilinen yargıları altüst eden, ön kabulleri yıkan ve insanı gerçekten anlamaya bizi bir adım daha yaklaştıracak bilgilerle dolu bu kitabı şaşırarak ve heyecanla okuyacaksınız!
Bakkal Amca
Çocuk yazınının marka ismi Muzaffer İzgü, yine çok sevdiği çocuklar için, yine içindeki çocuğun sesini dinleyerek yepyeni öyküler yazdı.
Sizin sokağınızda da bir “bakkal amca” var mı çocuklar? Peki Benjamin’in kim olduğunu biliyor musunuz? Ya da anne tavuğun, civcivlerine kavuşmak için yumurtaların üstünde kaç gün yattığını?
Baktığın Benim Gördüğün Sensin
SEN BENİ TAM ANLADIĞINDA BEN DE SENİ TAMAMLARIM...
Eğer sevgiliysek seninle, her şey ikimiz için olmalı bundan böyle. Güneş ikimiz için, su ikimiz için olmalı; yemek, uyku, sevinçler ve hüzün ikimiz için... Ben senin için olmalıyım, sen benim için. Bu yüzden önce kendini düşünmelisin sevgilim, ben senin ikinci önceliğin olmalıyım. Yaşam yolunda sana engel olmama müsaade etme lütfen. Ne benim yüzümden hayallerini ertele, ne bir şeylere geç kal, ne de dönülmez yollara gir. Kendinle ilgili tek bir şeyi bile feda etme. Önce kendine odaklan, sonra bize sevgilim. Bizim için kendini her şeyden çok sev.