……Meğer!
19 Mayıs 1999 “Atatürk Yeniden Samsun’da”
Konu Atatürk ve silah arkadaşları, 19 Mayıs 1999'da Samsun'a yeniden ayak basıyorlar ve Türkiye'nin son 50 yılına damgasını vuran liderlerden hesap soruyorlar. Kitap Özeti Uzun yıllar boyunca "Ah bir gelse!", "Ah Atatürk olsaydı!" diye özlediğimiz Atatürk bir mucize gerçekleşip dönseydi neler olurdu acaba? Bu kitap işte bu özlemin ve bu mucize sürecinde yaşanan olayların, sevinçlerin, umutların, acıların romanıdır. Okurken şaşıracak, düşünecek ve trajikomik sahnelerde kendinizi tutamayıp güleceksiniz. Kitap Özeti Uzun yıllar boyunca "Ah bir gelse!", "Ah Atatürk olsaydı!" diye özlediğimiz Atatürk bir mucize gerçekleşip dönseydi neler olurdu acaba? Bu kitap işte bu özlemin ve bu mucize sürecinde yaşanan olayların, sevinçlerin, umutların, acıların romanıdır. Okurken şaşıracak, düşünecek ve trajikomik sahnelerde kendinizi tutamayıp güleceksiniz.
20.Yüzyıl Türk Şiiri Antolojisi
Bu antolojiyi derlerken, bine yakın şiir kitabı, otuz kadar da antolojiyi elden geçirdik. Edebiyat tarihleri, batıp çıkmış ve çıkmakta olan dergiler de taramalarımıza konu oldu. Yüze yakın insan üstünde ufak çaplı bir araştırma ve soruşturma yaptık. Bunlardan, hiç değilse bir dizesini anımsadığı, herhangi bir şiirinin adını bildiği şairlerin adlarını alt alta yazmasını istedik.
Soruşturma ve araştırmamız, inanılması güç sonuçlar verdi. Yüze yakın, çeşitli eğitim düzeyindeki insan içinden en çok şair adı sayabilen 34 şair saydı. Ortalama ise, 14 şair adında kaldı... Şimdiye kadar yayımlanmış antolojilerde yer alan şairlerin adını saydık. Binlerce ad bulacağımızı sanırdı, günümüze kadar antolojilere girebilmiş yirminci yüzyıl Türk şairlerinin adlarının sadece 354 olduğunu gördük.
İşte 60 şairi kapsayan bu antoloji bu araştırma ve soruşturmaların sonucu olarak ortaya çıktı. Birinin bu işi yapması gerekliydi, biz yaptık.
30 Artı 1
40
53. Risale
72. Koğuş
Türk edebiyatının en önemli kalemlerinden biri olan Orhan Kemal’in başyapıtlarından biri olan 72. Koğuş, insan haysiyetinin düşebileceği en dipsiz kuyunun hikâyesidir Tüm yapıtlarında her şeye rağmen insana olan inancını ve sevgisini korumuş olan Orhan Kemal, bu derin çukura yuvarlanmış olan insanların, en yakınını bile üç kuruşa vurabilecek kadar alçalmış olanların dünyasını bir koğuşun karanlığında anlatırken bile direnişin sesini duyuruyor okurlarına. Alçalışın bile yok edemeyeceği insanlık onurunu dile getiriyor.
Orhan Kemal'in kitapları bîr okurum hayatta rastlayabileceği o çok nadir hazineler arasında yer alır. Çok az yazar okurunun dünyasında onun kadar iz kakır, çok az yazar okurunu onun kadar biçimlendirir. Orhan Kemal umudu ve aydınlığı yeniden kazanmamız için yol gösterir bize. Orhan Kemal'in kitapları bîr okurum hayatta rastlayabileceği o çok nadir hazineler arasında yer alır. Çok az yazar okurunun dünyasında onun kadar iz kakır, çok az yazar okurunu onun kadar biçimlendirir.
835 Satır
Abdullah’ın Ablası
Acemi Yolcu
Kapıya gelen yolculara bak. hepsi de birbirine dayanıp yoldaş olmuş, gelmişler!
Her zerreye ayrı bir kapı var; şu halde her zerreden ona başka bir yol var!
Sen ne bilirsin hangi yola gideceğini: hangi yolla o kapıya varıp ulaşacağını?
Onu apaçık ararsan işte o zaman gizlenir. gizliliklerde ararsan açığa çıkar!
Açıkta aradığın zaman gizlidir, gizlide aradığın zaman meydanda!
Onu, onunla tanı, kendinle değil. Yol, ondan başlar, ona gider: akıldan başlamaz!
Feridüddin Attar
Acı Bilgi
Acı Tütün (Tütün Zamanı 3)
... "Kalın yerinizde! Üstüme varmayın!" Gelenler durdu. Yusuf’un bir kibrit çaktığını gördüler. Önündeki ilk balyaya tuttu kibriti. Bir kibrit daha, onun yanındaki balyaya. Kuru tütünler önce bir duman salmıştı. Sonra bir alev topu yükselivermişti alanın ortasında... Arabasına bindiğini gördüler Yusuf’un. Bir elinde dizginler, ayakta dimdikti. Kamçıyı tuttuğu öbür elini kaldırıp uzaklaştı. Tekel’e doğru: "Dumanını alırsınız dedim, alın, sizin olsun!"
Açık Kitap: Dede Korkut
Acılara Tutunmak – Modern Türk Edebiyatı Klasikleri 41
Acılara Tutunmak (Ciltli)
Acıyı Bal Eyledik – Modern Türk Edebiyatı Klasikleri 23
(…) Ekmeği Bol Eyledik
Acıyı Bal Eyledik
Sirati Yol Eyledik
Geldik Bugüne
Ekilir Ekin Geliriz
Ezilir Un Geliriz
Bir Gider Bin Geliriz
Beni Vurmak Kurtuluş Mu
Kör Olasın Demiyorum
Kör Olma Da
Gör Beni
Ne Güzel Ne Güzel *Acıyı Bal Eyledik *Nehirler Aka Aka… *Tortu *Zor Nakış *Birdenbire Özlemek *Amado’lu Ağustos *Hani Ya Nerdesiniz *Köprü *Tay *Kerbela Uzak Değil *Çoğaltan Acı *Şükrü Baba Açıklaması *Pis Bir Akşam *Heryerde Birden Olmak *Mutluluk Benim Şirin’imdir *Susan Su *Benden Bilmeyin *Bir Başka Tepeden *Duraktaki Işık
Acıyı Bal Eyledik Ciltli
Açlık
Ada
Ada Defterleri
Adını Aşk Koyduk
Adını Unutan Adam
Afedersin Hayat
Kavramlar sahi bu kadar ikiyüzlü müydü? Yoksa, istediğimiz gibi yorumlayışımız mıydı onları özünden koparıp birer karmaşa haline getiren? Bilmiyorum doğrusu. Bildğim tek şey, işimize gelmeyen gerçekleri kendimize uyduruşumuz!...
Maskeler utanç vericidir benim bildiğim. Utançsa, gerçeklerden gocunduğu için doğar suçlı vicdanlarda. Sahi, utandın mı yaptıklarından? Daha şimdiden hayal eder gibiyim, mektubumu okurken neler hissedeceğini... 'Afedersin Hayat!...' diyeceksin kahırlanıp; ama hayat, yaşanmışları affetmez ki!
Evliliklerde ilan gerekir benim bildiğim... Eş, dost, anne, baba... herkesin duyumuna açık bir ilan... Sorumsuz yaşamak mutluluk gibi görünse de başlangıçta, her istediğini yapmak, sonuçlarınıda göze almayı gerektirir; bunu öğrendin mi hiç olmazsa?...
Afrika Dansı
Agafya
Aganta Burina Burinata
Balıkçılar, sünger avcıları, dalgıçlar, gemiciler...Halikarnas Balıkçısı’nın hikaye ve romanlarıyla gelen bu tipler, sadece edebiyata ilk kez geldikleri için ilginç değildirler. Balıkçı, denize bağlı olarak, güzelliği, özgürlüğü, başkaldırıyı, insanoğlunun geçmişteki ve gelecekteki arayışlarını kayıplarını, bunalımlarını, korkularını, ışığı kırar gibi kendiliğinden alabildiğine etkin bir anlatımla ortaya koyarak, çağdaş insancıl bakışla eski uygarlıklar arasındaki bağları göstermiştir. Balıkçı’nın ilk romanı olan Agata Burina Burinata, yazarın şiirli ve müzikli dilinin, doğa ve insan sevgisinin, tanıtım ve duygusal gücünün en güzel örneklerinden biridir.
Ağıtlar Ve Türküler 1972-1983
Ağlamışsan Gözlerini Gösterme, Saklan, Ayıp
Agon
Ağrı Kesici
Ağustos Başağı
Türk öykücülüğünün zarif sesi Sevinç Çokum’dan bir Kurtuluş Savaşı romanı. Romanın mekânı, Osmanlı’nın kuruluş toprağı olan Söğüt.
Karakterler çok boyutlu ve derin: Yusuf, Esma, Kayalı Süleyman, Nafiz Bey, Selim ve dahası. Karton olmayan, sığlıktan uzak karakterler. Lirik ve konuşkan.
Cumhuriyet’in kuruluş tomurcuklarını, sırf yazılı belgelerle değil, o coğrafyada yaşamış Ali Amca, Memiş Dayı gibi gerçek kişilerden dinledikleriyle hikâye ediyor Çokum.
Bilmediği bir coğrafya üzerine konuşmuyor anlatıcı; bildiği, tecrübe ettiği, toprağını gördüğü bir yerden ses ediyor.
“Söğüt mavi-mor tepelerin ardındadır,” derken, bizi de bir maviliği, morluğu görmeye davet ediyor.
Bu daveti karşılıksız bırakmayacak muahataplar, Sevinç Çokum’un açık penceresinden haberdar okuyucular…