Haluk Hoca’nın İzinde
Merhaba Söğüt
Adı: Kayı Han Boyu... Kayı Han Boyu, Malazgirt Zaferinden sonra Anadolu’ya akan yüzlerce boydan sadece biri... Öylesine küçük ki, göç kollarının içinde yitip gitmiş gibi... Küçük, ama inançlı; dünya ötesi ebedi emelleri ve idealleri var. Dünya ötesi ebedi emelleri ve idealleri olduğu içindir ki, Anadolu topraklarında yeniden dirilişi sadece o gerçekleştirebiliyor.Vuslatın ilk durağı Söğüt... Vuruşa-barışa Söğüt’e gelip yerleşen Kayı Hanlılar, göçlerle örülen emellerini orada besleyip devletleştirecek, oradan Bizans’a uzanarak Peygamber müjdesine ulaşacaktır. Bu muhteşem bir oluşun hikayesidir. Hedefini iyi tespit etmiş ve kendisini hedefe kilitlemiş toplumların neler yapabileceğine Kayı Han Boyu’nun yaptıkları şahittir.
Yılmaz Güney’le Yasaklı Yıllar
Uzun yıllar en zorlu günlerinde yakın dostu, çalışma arkadaşı, sırdaşı olan Nihat Behram’ın cezaevi koğuşlarından devlet kokteyllerine, mahkeme kapılarından uluslararası davetlere, politik platformlardan kabadayılar alemine; Türkiye’den isviçre’ye, Hindistan’dan Fransa’ya her biri belgelere dayanan, yakın arkadaşlık, politika ve iş ilişkilerinde derinleşen roman tadında anıları... Cezaevinden yazılmış mektuplar, gizli haberleşmeler; öncesi ve sonrasıyla firarın öyküsü; ölümünden birkaç ay önce birlikte gittikleri Kıbrıs anıları ve son günleri... "Nihat, çoğunu bildiğimiz, doğruluğuna tanıklık edebileceğimiz olaylardan söz eden anıları ve ağır basan duygu yüküne karşın, hemen hepsi belgelere dayatılmış, nesnellik ölçüleri içinde akları karaları verirken grileri unutmayan anlatımıyla yararlı bir iş yaptı." -Vedat Türkali "Uydurma serüvenlerle, efsanevi masallarla şişirilmiş, yalan yanlış bilgilerle halka sunulmuş onca firar öyküsünden sonra bu işi Yılmaz Güney’le birlikte tasarlayıp kotaran kişiden, Nihat Behram’dan dinlemeyi kim istemez!" Zeynep Oral "Dostluğuna, düşmanlığına ve dürüstlüğüne sağlık Nihat Behram. Alışılmışın dışına yüreklilikle çıktığın ve sonuna dek de direndiğin için..." -Burçak Evren