Ağlamışsan Gözlerini Gösterme, Saklan, Ayıp
₺75,00 Orijinal fiyat: ₺75,00.₺60,00Şu andaki fiyat: ₺60,00.
1 adet stokta
Ağlamışsan Gözlerini Gösterme, Saklan, Ayıp
“Ağlamışsan gözlerini gösterme. Saklan. Ayıp. Telaşsız yürü. Düşün. Düşünebildiğin en vicdanlı, muhasebesi en keskin, en mahrem, en çıplak, en savunmasız yer işte bu yol. Âşık’ın dediği gibi. ‘Uzun ince bir yoldasın.’ Gündüzün gecen, dostun düşmanın, dünün bugünün karışmalı. Anlatsın, çağrıştırsın işte bu yol sana ömrünün kalan kısmını bir saz eşliğinde belli belirsiz. Tahminde bulun, ne kadar süren kalmış olabilir, telaş duy, endişelen sevdiklerin için, bıraktıkların için, kalanların için. Yarım kalanların için. Kork ölümden. Bundan seneler sonra senin de ismin o soğuk mermer üzerinde dile geldiğinde, ‘helallik’ alamamaktan, ‘helallik’ aldıklarının buna benzer ince bir yolda yürürken seneler geçmiş olsa dahi unutamayıp, dolduramadıkları yerlerini sızım sızım sızlatmaktan kork. Unutulmaktan değil, unutulmamaktan kork. Gidenler için değil kalanlar için kork.”
“Hayat belki de zamanın bir oyunudur. Ahir’in içine akan zehir belki de aşkın ve korkuların zamana bırakılmış intikamıdır. Ya da belki umut aslında hiç bakmayı düşünmediğimiz o en son yerdedir.”
“Akın Çokuğurel ‘Geoturka 1. İlk Roman Yarışması’ birincisi olan romanıyla sırlara ve korkulara dair bir hikâye anlatırken, aslında bize suskunluğun uğultusunu işaret ediyor. Çünkü, romanı okuyup bitirdiğimiz zaman söylemek ihtiyacı duyuyoruz. Neyi mi? Kendimizden bile sakladığımız o tek ve en önemli şeyi.
İlgili ürünler
Gülnihal
Mürebbiye
Mürebbiye romanı Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın (1864-1944) henüz otuz üç yaşında iken tamamladığı İstanbul romanlarından biri. 1899 yılında basılan bu romanda olaylar Boğaziçi’nde bir yalıda gelişir. Fransa’da hayat kadını iken bir vesileyle İstanbul’a gelen, Dehri Efendi’nin yalısına mürebbiye olarak giren Anjel, evin erkeklerini bir bir baştan çıkarır. Âşıklar arasında hesaplaşmalara yol açar. Bir sürpriz gelişme ile olaylar sona erer. Hüseyin Rahmi’nin kahramanlara yaptırdığı felsefe tartışmalarında ve ansiklopedik bilgilerde üstadı Ahmet Mithat Efendi’nin etkisi açıkça görülür. Eserin aslına sadık kalarak yayıma hazırlanan bu çalışmada gereken yerlerde köşeli parantez içinde açıklama verilmiştir.
Müşahedat
Müşâhedat, Ahmet Mithat Efendi’nin sadece natüralist bir roman yazmak için kaleme aldığı bir eser değil, bu natüralist romanın nasıl yazılacağına öncülük eden bir rehber niteliğindedir. Tanzimat Dönemi romanının ötesine geçerek Batı’da dahi henüz görülmediği söylenen tekniklerle yazılan bu roman, büyük oranda toplumsal beklentileri sorgular ve sosyal eleştiride bulunur.
Ahmet Mithat’ın olaylara ve insanlara karşı gözlemlerinden oluşan Müşahedât ’ta, yazar, romanın başkahramanı olarak kendine de yer verir. Mithat, çalıştığı gazeteye gitmek için Beykoz’dan Eminönü’ne giden bir vapura biner. Biri yaşlı ikisi genç üç kadın ile karşılaşır, aralarında geçen bütün konuşmalara tanıklık eder. Duyduğu ilgi uyandırıcı konuşmalar arasında yazacağı romanın konusunu düşünür ve kadınların konuşmalarına kulak kabartmaya devam eder. Vapur iskeleye yaklaşınca onları takip ederek ulaştığı gizemli kadının hikâyesi romanın temel izleğini oluşturur.
Yazar, romanında Batılılaşma, kadın-erkek ilişkileri, Müslüman ve gayrimüslimlerin yaşantıları konularına ilişkin tespitlerini dönemin sosyal ve siyasal atmosferiyle harmanlayarak ele alır. Mithat’ın flanörvari keskin gözlem yeteneği, İstanbul’un kalabalık sokaklarına ve gizli köşelerine hayat vererek, geçmiş dönemlere bir bakış sunar. Şehrin hareketli sokaklarının, entelektüel çevrelerinin, karakterlerinin özünü yakalayarak günlük yaşamın canlı bir resmini çizer.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.