Bal Arısı Tombiş Ve Minikler
Dostluk Ormanı Evcil Hayvanlar Kaplan Max Minik Yunus Doli Penguen Panga Minik Ahtapot Jelibon Bal Arısı Tombiş ve Dinozor Dino. Sevimli arkadaşlarımızın hikayelerini çocuklar ilgiyle okuyacaklar.
3 boyutlu sayfalarıyla ve ilgi çekici çizimleriyle Hareketli Kitaplar Serisi'ni çok seveceksiniz.
İyi eğlenceler...
Bal Arısı Tombiş Ve Yardımsever Ateş Böceği
Dostluk Ormanı, Evcil Hayvanlar, Kaplan Max, Minik Yunus Doli, Penguen Panga, Minik Ahtapot Jelibon, Bal Arısı Tombiş ve Dinozor Dino. Sevimli arkadaşlarımızın hikayelerini çocuklar ilgiyle okuyacaklar. 3 boyutlu sayfalarıyla ve ilgi çekici çizimleriyle Hareketli Kitaplar Serisi’ni çok seveceksiniz.
İyi eğlenceler…
Bal Avcısı Küçük Piti
Piti'nin en sevdiği yiyeceklerden biri baldır. Tek başına balık tutmaya giden, ağaçlara tırmanabilen Piti'nin neşesine diyecek yoktur. Neden mi? Tırmandığı koca koca ağaçlarda bulduğu kovanlar balla doludur. Ama Piti'yle arkadaş olmak isteyen arıkuşu onun kafasını karıştırır. Piti nasıl bala bayılıyorsa, arıkuşu da arılara bayılmaktadır çünkü. Peki, arıların hayatlarımızda nasıl bir yeri var? Arılar olmasa dünyanın hali ne olur? Merak ettiniz mi hiç? Yeni dostu Şaşı Arı, Piti'ye hem çok önemli bilgiler verecek hem de onu en yakın dostu olacaktır. Yalvaç Ural'ın Bal Avcısı Küçük Piti kitabını çoçuklar yine çok severek okuyacaklar.
Bal Gibi
Hikaye anlatıcısı, genç kuşağın çalışkan, tatlı temsilcisi Berfin Sıla Kepez, “Cam Tavşan”dan sonra bir modern masal daha kaleme aldı. Masalımız Bal Bayramı’nda neşeyle coştu, geleneksel çocuk oyunları oynadı, aile olmanın baldan tatlı yanlarını anlattı. Hazırsanız gökten yine üç elma düşecek. Masal sevenler, hayal edenler ve çocukken oynadığımız nice oyun için...
Heyecanla beklenen Bal Bayramı’nda bir oyun yarışması düzenlenecektir. Küçük ayı Turtayı, bu yarışmaya katılmak ister. Ancak kardeşlerinin aksine, oyun bulmak onun için çok zordur. Bir türlü başaramaz. Peki, ne yapmalıdır? Acaba dedesi “hayal et” derken neyi kastetmiştir? Turtayı yılın orman oyuncusu seçilebilecek midir?
Olacakları merak ettiyseniz haydi Bal Bayramı’na! Orada neler mi var? Dans, bal, masal, seksek, bal, eğlence, topaç, bal, uçurtma, tekerleme, bal, bilmece, müzik, bal, oyun, bal, bal ve bal, çokça bal…
Bal Kabağı Gezegeni
Baldaki Tuz
Baldaki Tuz, Ağacın Çürüğü, Ustadır Arı ve Zulmün Artsın Yaşar Kemal’in gazetelerde, dergilerde yayınlanmış toplumcu ve gerçekçi bir bakış açısıyla kaleme aldığı yazılarından ve konuşmalarından derlenmiştir. Onun düşünce ve yazarlık serüvenine tanıklık eden bu yazılar halkın yıllardır içine sürüklendiği karanlığın belgeleridir.
“Dünyayı sonuna kadar ödemek... Çalışarak, kitapların, türlü insanların. Doğanın macerasına katılarak, yoksul, acı çekerek ödemek. Ama dünyayı sonuna kadar ödemek. İliklerine kadar bütün yoğunluğuyla ödemek. Kırk yıllık yolda yaprak kımıldasa, yüreğinin başında duyarak, dünyanın acısına, sevincine katılarak ödemek.”
- Yaşar Kemal
Balerin
Balina İle Mandalina
Balinalar – Büyük Göçler Seviye 3
National Geographic’in uzman fotoğrafçılarının imzasını taşıyan görsellerle, zengin bir içerik olarak bu kitapta bir araya geldi. 3. Seviye okuma kitaplarından biri olan Büyük Göler: Balinalar, çocukların kendi başlarına akıcı olarak okuyan ve yeni sözcüklerle uzun cümlelere hazır olan çocuklar içindir. İlgi çekici parlak resimleriyle çocukların ilgilerini kaybetmeden eğlenmelerini sağlayan bu kitaplar, onların bilim dünyasına attıkları ilk adımlar olacak.
Balinaların Şarkısı
Balinanın Ölümü
1938 yılında, uzak bir Galler adasının kıyılarına ölü bir balina vurur. Tüm hayatını adada geçirmiş Manod için bu, hem bir kıyamet alameti hem de adanın kıyılarının ötesinde neler olabileceğinin bir sembolü gibidir. Babası ve kız kardeşiyle yaşayan genç Manod, ailesinin nesiller boyunca yuva bildiği, güzel ama bir o kadar da hırçın adanın ötesindeki hayatı keşfetme arzusundan kurtulamaz.
Kıyıya vuran balinanın ardından ada kültürünü incelemek üzere gelen iki İngiliz etnograf, ona hem kendi adasının uzağındaki hayata bir bakış hem de bir kaçış ihtimali sunar. Manod, topluluğunun yanlış anlaşıldığına dair şüphelerine rağmen, bambaşka duygularla hesaplaşmak zorunda kalacaktır.
Balinanın Ölümü, keskin bir zekâyla yoğrulmuş ışıl ışıl anlatımıyla üzerlerine kapanan dış dünyayla yüzleşmek zorunda kalan insanların hikâyesi... O’Connor, uçurumun kenarındaki bir topluluğun ve bir kadının incelikli portresini ustalıkla gözler önüne seriyor.
“Balinanın Ölümü, aşk ve kayıp, tanıdık ve yabancı, güven ve ihanet, kara ve deniz, yaşam ve ölüm gibi pek çok kutup arasında gidip gelen, şaşırtıcı derecede kendinden emin bir ilk roman. O’Connor, Manod’da baştan çıkarıcı ve aldatıcı bir anlatıcı yaratmış: Dünyayı onun gözünden görmeyi çok sevdim ve romanın bitmesini istemedim.” -Maggie O’Farrell, Evlilik Portresi ve Hamnet kitaplarının New York Times çoksatan yazarı
“Balinanın Ölümü, sakin, aydınlık bir kusursuzlukla yazılmış, her duygusu özenle işlenmiş, ada hayatının dramını delici bir doğrulukla gözler önüne seren güçlü bir roman.” -Colm Toibin, New York Times çoksatan yazarı
“Balinanın Ölümü’nün sessiz ritmi, tutunulan ve salıverilen kaybın derin bir melodisini içeriyor. Büyük bir değişim hakkında zarif ve çetin bir hikâye.” -Anne Enright, Booker Ödüllü yazarı
“Büyük bir değişimin eşiğindeki dünyada geçen enfes, çağrışımlarla dolu bir ergenliğe giriş hikâyesi.” -The Observer, 2024 Yılının En İyileri
“O’Connor her şeyin eşiğinde bir ruh hali yaratıyor: yetişkinlik, bir topluluğun sonu ve romanın geçtiği zaman göz önüne alındığında savaş. Bu aynı zamanda çatışan ideolojilerin birbirlerine karşı köpürüp kaynadığı bir dönem ve O’Connor tüm bunları ve daha fazlasını en ince ayrıntılarıyla resmediyor.” -Crack Magazine
“Akıldan çıkmayacak, telaşsız, sıra dışı bir ilk roman... O’Connor kırsal olanı, izole olanı fetişleştirme eğilimimizi ve bir inceleme nesnesi haline gelmenin ne anlama geldiğini berrak bir bakışla sorguluyor.” -Joanna Quinn, The Whalebone Theater’ın New York Times çoksatan yazarı
“Apaçık ve zarif... O’Connor’ın mükemmel ilk romanı ... bir karakterin kendine özgü varoluşunu sahicilikle parıldatan, titizlikle gözlemlenmiş bir yazım örneği.”-Maggie Shipstead, New York Times Book Review
Balino
Baliverna’nın Çöküşü
Balık
Tehlikeli Bir Dünyada Öyküsü.
Savaşı, küçük bir çocuğSavaşı, küçük bir çocuğun gözünden anlatan, umut dolu bir roman!
"Kaplan"ın, yardım gönüllüsü olarak çalışan anne ve babasıyla birlikte yaşadığı yabancı köy her geçen gün yaklaşan savaştan giderek daha çok etkilenmektedir. Günün birinde herkes gibi onlar da köyü terk etmek zorunda kalırlar. Son anda Kaplan, çamurlu bir su birikintisinde yaşam savaşı veren küçük balığı fark eder. Ne yapıp edip onu da yanında götürecektir. Sınıra kadar onlara eşlik edecek Rehber'le eşeği, anne, baba, Kaplan ve Balık'tan oluşan küçük kafile yola çıkarlar. Önlerinde, savaşın korkunç gölgesi altında, hiç düşünmedikleri tehlikelerle dolu, uzun ve zorlu bir yolculuk vardır…
2005 Amerikan Kütüphaneler Birliği (ALA) "Dikkate Değer Çocuk Kitabı"
2004 Publisher's Weekly Yılın En İyi Çocuk Kitabı (ABD)
2002 Fidler Ödülü (İngiltere)
İngiliz yazar Laura S. Matthews'un, insanoğlunun yarattığı en büyük felaket olan savaşı, küçük bir çocuğun gözüyle yansıttığı romanı İngiltere'de Fidler Ödülü'ne layık görülürken, ABD'de de Amerikan Kütüphaneler Birliği'nin (ALA) Dikkate "Değer Çocuk Kitabı" ödülünü kazandı. Çocuğun, yaşatmaya çalıştığı minik Balık'la umuda yaptığı yolculuğu sımsıcak bir dille anlatan kitap, dünyayı karartan en acımasız gerçeklerden biri olan savaşa çocukların yalın algılama gücüyle yaklaşıyor.
Balık Çocuk
Balık Çorbası
Düşünen Adam ve Yazan Kadın, balık çorbası tenceresinin başında buluşan iki sıkı dost... Adam; masasında ya da bahçesinde oturup düşünmekten hoşlanıyor, düzenli olmayı tercih ediyor, ineğiyle yaşıyor ve pudinge bayılıyor. Kadın; kitap yazıp onları ciltlemekten keyif alıyor, evinin dağınık olmasını tercih ediyor, uçan fareleri ve kedileri ile yaşıyor, balık çorbasına hayır diyemiyor. Sık sık bir araya gelip balık çorbası içerken uçan düşüncelere kaşık sallıyorlar. Bir gün düşünceler havada kanat çırparken bir düşünce akıllarına konuveriyor. Acaba bu düşüncenin ardından ortaya çıkan iki ilginç çocuğun sırrı ne? Bu gizem nasıl çözülecek? Usta yazar Le Guin’in yarattığı, dostluk ve hoşgörüyle renklenen bu büyülü dünyada keşfe çıkmaya hazır mısınız? Gülümseyerek büyümeniz dileğiyle...
Balık İzlerinin Sesi
Balıkçı Kız Göknar
Balıkçı Korsanlar
Balıkçı Ve Oğlu
"Keşke İnsanlar da Yunuslar Kadar İyi Olsaydı"
Toplumsal konulara duyarlılığı ile tanınan edebiyatçı ve fikir adamı Zülfü Livaneli, bu kez Ege balıkçılarının ve hayal kurmaktan bile mahrum bırakılan göçmenlerin kaderine eğiliyor.
Usta edebiyatçı Livaneli, Balıkçı ve Oğlu ile son yılların en can yakıcı ve büyük dramı “göçmenliği” balıkçı Mustafa, Mesude ve Samir bebek üzerinden anlatıyor. O güne dek sıcak evlerinde televizyondan izledikleri haberlerden aşina oldukları ölü insan bedenleri ve yarı ölü bir bebek evliliklerinin tam ortasına düşerek bir bomba etkisi yaratıyor; aile ilişkilerini bambaşka bir çehreye büründürüyor.
Balıkçı ve Oğlu, Ege’nin tarihinden bugününe, balık çiftliklerine ve rant hırsıyla dağlara, kıyılara saldıran şirketlerin yarattığı ekolojik yıkıma dair çok şey söylüyor. Bunun ötesinde göçmenlerin bir bilinmeze doğru göze aldıkları yolculuğu, hayatta kalma çabalarını ya da ölümü; kısacası “deryaya yakın, dünyadan uzak” yaşamlarını odağına alıyor. Livaneli’nin belki de en şiirsel romanı olan Balıkçı ve Oğlu; aile, aşk, ebeveynlik, evlat, kadın dayanışması, dostluk, göç, doğa üzerine çağdaş bir epope.
Zülfü Livaneli’nin, uzun bir aradan sonra yazdığı ve heyecanla beklenen yeni romanı Balıkçı ve Oğlu, ustalıkla seçilen tasvirlerle okurun zihninde capcanlı bir anlatı oluşturuyor.
Balım Kız Dalım Oğul
Ceyhun Atuf kansu'nun Balım Kız Dalım Oğul kitabı, Türkiye radyolarından yayımlanan “Anadolu Albümü”nün tümüdür. Dinleyicilerce çok sevilen bu konuşmalar, Anadolu'yu tanıtmada, sevdirmede ve güzel Türkçenin sesini duyurmada çocuklarımızı da etkileyecek, dinlendiği ölçüde sevilerek okunacaktır.
“Bağımsızlıktır içtiğimiz, nisan gülüdür açtığımız ve de gezdik, gördük, dolaştık, sorana, durana vatan dağlarından kekiktir saçtığımız: Koklayana bu yurttur, verilesi değil; insan bir sevdi mi, Anadolu anadır, kardaştır, yârdır hiç ayrılası değil!”