Yds Almanca Altın Sorular
Bu kitapta,
• A2 ve üzeri Almanca düzeyinde olanların kullanımı için uygundur.
• Toplam 7 Testten ve 740 sorudan oluşmaktadır.
• İlk 5 Test 100 sorudan oluşmaktadır ve toplam 500 sorudur. YDS sınavında çıkan sorulara muadil diyebileceğimiz düzeyde titizlikle yoğun çalışmalar sonucu hazırlanarak, yeni baskısı geliştirilmiş, sınava katılacak olanların bu eserle kendini süre konusunda denemesi ve Almanca bilgisini geliştirmesi hedeflenmiştir.
• 120’şer kelimelik sonraki 2 Testte ise YDS, YKSDİL, YÖKDİL ve TestDaF sınavlarında en çok bilinmesi gereken 240 kelimeyi kapsayarak, kelime haznenizi sınamanız ve Almanca bilginizi geliştirmeniz amaçlanmıştır.
• Her sorunun cevap anahtarı arka sayfalarda mevcuttur.
• Düzensiz fiillerin özellikle çeviri yapılması beklenen sorularda bilinmesi çok yararlı olduğundan kitabımıza ilave edilmiştir.
Eşeğin Gözyaşları
Aliş Okula Başlıyor
Aliş’in ilkokula başlama zamanı gelmişti. İçi içine sığmıyordu.
Yeni okulunu çok sevdi. Arkadaşlarıyla da çabucak kaynaşıverdi.
Ama Maviş, ağabeyi okuldayken çok sıkılıyordu.
Onun dönüşünü sabırsızlıkla bekliyordu.
Abisine biraz da özeniyordu ve bu hevesi türlü türlü afacanlıkla sonuçlanıyordu!
Aliş ve Maviş’in bu güzel günlerinde gelin onlara eşlik edelim…
Geçmişe Yolculuk
Kaderin ayrı düşürdüğü orta yaşlı kadınla genç yöneticinin aşk hikâyesi...
Mütevazı bir geçmişi olan Ludwig, çalışkan ve işinde yükselmeye azimli bir gençtir. Kariyerinde adım adım ilerlerken zengin işvereninin karısına âşık olur. Aşkı karşılık bulur ancak Ludwig iş gereği bir süre kalmak üzere Meksika’ya gönderilir. Bu arada, I. Dünya Savaşı patlar. Uzun yıllar geri dönüş ve hatta haberleşme imkânı kalmaz. Yeni Dünya’da kendine bir hayat kuran Ludwig, yıllar sonra bir iş için Almanya’ya geri döndüğünde eski işvereninin karısını arar ve tekrar buluşurlar. Acaba aradan geçen yıllar hiçbir şeyi değiştirmemiş midir? Zweig, Geçmişe Yolculuk adlı bu yapıtında, araya uzun zaman, savaş, ihanet girse de, aşkın her şeye rağmen devam edip edemeyeceğini sorgular.
Vadinin Perileri
Aşkın ve insanlığın şairi Halil Cibran’dan...
Üç öyküden oluşan Vadinin Perileri kitabında Halil Cibran, “inanç” kavramını ele alır ve zor zamanlarda insanı nasıl kurtarabileceğini gösterir. İnanç dolayımında sözü aşka, sevgiye, ihanete, sömürüye, hayal kırıklığına getirerek insan ruhunun derinliklerine iner. Uzaktan değil, yanı başımızdan gelen bir sestir Cibran.
“Kimsin sen, ey kalbime o kadar yakın olduğu halde gözlerimle göremediğim varlık?” diye seslendi. “Kimsin sen, ey beni benden koparıp varlığımı uzak ve unutulmuş çağlara iliştiren güç? Bir harabe perisi misin? Yoksa başka âlemlerden, bana hayatın beyhudeliğini, bedenin zayıflığını, faniliğini anlatmaya gelen ölümsüz bir ruh mu? Duyularımı tutsak edip, beni kabilemin gençleri arasında alay konusu haline getirmek için, yerin karnından çıkıp gelen Cin taifesinin kraliçesi misin yoksa? Kimsin sen ve nedir kalbimi istila eden bu ayartının, bu coşkunun ve mahviyetin anlamı?”
Kırık Kanatlar
Aşk, cesaret mi ister teslimiyet mi? Aşk, kavuşmak mı özgür bırakmak mı? Halil Cibran, aşkın maddi boyutunda başlayıp manevi kıyılarında son bulan bir hikâye anlatıyor. Gelenekler, kadınlık ve erkeklik, aile vb. toplumsal kimlikler üzerinden, incinmiş ama incitmeyen iki genç yüreğin hikâyesidir Kırık Kanatlar . Cibran’ın her zamanki coşkun dili, tıpkı bir şiir ırmağı gibi Beyrut’un güzel manzaraları eşliğinde akıp gidiyor.