Bağdat’a Geldiler
₺390,00 Orijinal fiyat: ₺390,00.₺325,00Şu andaki fiyat: ₺325,00.
Dünyanın en ünlü yazarlarından Agatha Christie, ilk kez Türkçe’ye çevrilen romanı Bağdat’a Geldiler ile bir kez daha okurla buluşuyor.
Polisiye türünün başarılı isimlerinden biri olan Agatha Christie, Bağdat’a Geldiler de ilginç bir ikiliye dikkat çekiyor: ABD ile SSCB. Yazar, romanın ana kurgusunu bu iki büyük gücün bitmek tükenmek bilmeyen ekonomik savaşları üzerine kuruyor.
Süper güçlerin gizli toplantısının Bağdat’ta yapılmasına karar verilmiştir. Ancak Bağdat, toplantının ve daha da önemlisi Dünyanın geleceği için hiç de güvenli bir yer değildir. ABD ve SSCB gizli ajanları uzun yıllardır sürdürdükleri ölüm-kalım savaşına Bağdat’ta devam etmeye kararlıdırlar ve hiç aksatmadan planlarını kurmaya başlamışlardır. Bu kez romanın bilmecesini çözmek ise genç bir kahramana düşecektir; şüphesiz yazar böyle istemiştir ve Christie’nin diğer kahramanları kadar ünlü olmasa da Victoria da en az onlar kadar akıllı ve iş bitiricidir.
| Yayınevi | Altın Kitaplar |
|---|---|
| Yazar | Agatha Chrıstıe |
| Baskı Yılı | 2005 |
1 adet stokta
Altın Kitaplar – Bağdat’a Geldiler
Dünyanın en ünlü yazarlarından Agatha Christie, ilk kez Türkçe’ye çevrilen romanı Bağdat’a Geldiler ile bir kez daha okurla buluşuyor.
Polisiye türünün başarılı isimlerinden biri olan Agatha Christie, Bağdat’a Geldiler de ilginç bir ikiliye dikkat çekiyor: ABD ile SSCB. Yazar, romanın ana kurgusunu bu iki büyük gücün bitmek tükenmek bilmeyen ekonomik savaşları üzerine kuruyor.
Süper güçlerin gizli toplantısının Bağdat’ta yapılmasına karar verilmiştir. Ancak Bağdat, toplantının ve daha da önemlisi Dünyanın geleceği için hiç de güvenli bir yer değildir. ABD ve SSCB gizli ajanları uzun yıllardır sürdürdükleri ölüm-kalım savaşına Bağdat’ta devam etmeye kararlıdırlar ve hiç aksatmadan planlarını kurmaya başlamışlardır. Bu kez romanın bilmecesini çözmek ise genç bir kahramana düşecektir; şüphesiz yazar böyle istemiştir ve Christie’nin diğer kahramanları kadar ünlü olmasa da Victoria da en az onlar kadar akıllı ve iş bitiricidir.
İlgili ürünler
Beş Kutsal Yara
Sahilde kanlar içinde bir ceset bulunduğunda, sakin bir sahil kasabası olan Weston-super-Mare’de kâbus dolu günler başlar. Olayın ardındaki sır perdesini aralamaksa kasabaya yeni atanan Dedektif Louise Blackwell’in sorumluluğundadır.
Yaşlı bir kadın olan kurban Veronica Lloyd’un elleri delinmiş halde bulunmuştur. Bir rahip de aynı şekilde ölü bulunduğunda, Blackwell`in bir seri katille karşı karşıya olduğu anlaşılır. Üstelik kurbanlar rasgele değildir. Katil yıllar öncesine dayanan karanlık bir sır için intikam almaya çalışmaktadır.
Ölü sayısı arttıkça, Blackwell katilin kimliğini ortaya çıkarmak ve cinayetlere son vermek için zamanla yarışmaya başlar. Ne var ki Weston’ı tanıdığını sanan dedektifin attığı her adımda kasabanın düşündüğünden de çok sır barındırdığıyla yüzleşmesi gerekecektir...
Çevrildiği her dilde okurların büyük beğenisini kazanan Beş Kutsal Yara, soluksuz okunacak bir polisiye.
“Çılgın bir sona doğru ilerleyen sürükleyici bir dedektiflik hikâyesi. Louise Blackwell harika bir karakter.” Chris McDonald
“Harika karakterler, çarpıcı bir olay örgüsü ve müthiş bir tempo.” M J Lee
Büyük Dörtler
Poirot'nun yatak odasının kapısında toza toprağa bulanmış bir adam durmaktadır. Zavallı adam Poirot'ya boş boş bakıp yere yığılır.
Bir anda neye uğradığını anlayamadan yaşlı dedektif pekçok bilinmezin ortasında kalakalmıştır.
Bu adam kimdir? Şok mu geçirmektedir? Dahası, bir kağıt parçasına defalarca karalanmış 4 rakamının bir anlamı var mıdır?
Cinayet İlanı
Yerel Gazete’de çıkan garip cinayet ilanı, Jane Marple dahil tüm Chipping Cleghorn köyü sakinlerini heyecanlı bir bekleyişe sürüklemiştir: 29 Ekim, Cuma günü, saat 18.30’ da Little Paddocks’ta cinayet işlenecektir. Bu çocukça bir şaka mıydı, yoksa zavallı Letitia Blacklock’u korkutmak için yapılan bir oyun muydu? Bu esrarengiz davetiyeye karşı koyamayanlar belirtilen zamanda Little Paddocks’un kapısında belirirler ve ışıklar söner... "Agatha Christie polisiye yazarlar tahtından asla inmeyecek. Her zamanki gibi zekice kurgulanmış bir eser..." A. A. Milne
Hiddet
SESSİZ HASTA ’nın yazarından.
“Şaşırtmacanın ustası Michaelides’in en beğendiğim romanı.” –LUCY FOLEY
Yedi kişi görkemli bir adada mahsur kalmıştık.
İçimizden biri katildi.
Lana Farrar eski bir Hollywood yıldızı ve muhtemelen dünyanın en ünlü kadınlarından biri. Her yıl en yakın arkadaşlarını İngiltere’nin kasvetli gökyüzünden uzaklara, kendisine ait bir Yunan adasına davet ediyor. Cennete bir hafta sonu kaçamağı… Yine öyle olması gerekiyordu. Ama şiddetli bir fırtına sonucu konuklar adada mahsur kalınca önce dostlukların makyajı aktı, sonra berbat sırlar ortaya saçıldı. Nihayetinde telafisi imkânsız bir şey oldu.
Hikâye dünya basınında manşetleri süsledi ve o günden beri, bu korkunç gece hakkında sürekli yeni bir söylenti çıkıyor. Bense olayların dışında kalmayı seçtim. Orada yaşananları zihnimde tekrardan canlandıracak gücüm yok.
Kim olduğumu mu merak ettiniz?
Adım Elliot Chase. O gece oradaydım.
Bu hikâyeyi bildiğinizi düşünebilirsiniz. Ama yanılıyorsunuz…
“Büyüleyici, şaşırtıcı ve sürprizlerle dolu bir labirent, Sessiz Hasta ’dan bile daha iyi.” –JP DELANEY
“Hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığı nadir kitaplardan biri. Michaelides asla hayal kırıklığına uğratmıyor.” –RAGNAR JONASSON
“Bildiğiniz tüm güvenilmez anlatıcıları unutun. Bir de üstüne iki romana yetecek kadar şaşırtmaca.” –DAVID BALDACCI
N Veya M ?
İkinci Dünya Savaşı’nda Kraliyet Hava Kuvvetleri, Luftwaffe savaş uçaklarını İngiltere sınırlarının dışında tutmaya çalışırken, düşman içeride sinsi bir tehdit oluşturmaktadır. Nazi casusları sıradan vatandaş maskesi altında amaçlarına ulaşmaya çalışmaktadırlar.
Artan baskı nedeniyle gizli haber alma servisi sıradışı iki casusa görev verir. Tommy ve Tuppence Beresford adındaki karıkocanın görevi deniz kenarındaki Sans Souci Pansiyonu’ndaki renkli kişiler arasında gizlenen haini bulup ortaya çıkarmaktır. Bu görev deniz kenarındaki gezilerden ibaret değildir. N ve M İngiltere’nin en iyi ajanının yaşamına son vermişlerdir...
""Sonu muhteşem bir sürprizle biten... baştan sona heyecan dolu bir öykü!"
-Obsever
"Her zamanki gibi dahiyane şekilde kaleme alınmış."
-The Guardian
Ölüler Diyarı
Cinayet büro amiri Stephane Corso, bir dizi striptizci cinayetini araştırmakla görevlendirildiğinde, ne peşinde olduğu katilin karmaşık ruh halinin ne de girmesi gereken karanlık dünyanın farkındadır. Soruşturma onu geçmişi şaibeli, goya hayranı bir ressama götürür: Phılıppe Sobıeskı’ye. ressamla Corso arasındaki düello, porno ve sadomazoşizm dünyasının labirentlerinde bir kedi fare oyununa dönüşür. Gerilimin efendisi Grange, ölüler diyarı’nda insan doğasının kuytu köşelerini keşfe çıkıyor…
Sen kötüsün.
Sen bir katilsin.
Sen bir sapkınsın.
Senin kanın çürümüş, zehirli ve kokuşmuş bir kan. soyun neyse kanın da odur.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.