Eyvah Kötü Bir Şey Olacak
Eyvah!,endişe problemlerinde Evham ve Vicdan kıskacından kurtulmak için ipuçları sunuyor.
Her an hasta olabilirim.
Beni dava eder mi?
Başkalarıyla o kadar meşgulüm ki, kendime zaman kalmıyor.
Acaba ayıp mı ettim?
Endişeyi bir havuzabenzetirsek, evham ve vicdan bu havuzu dolduran iki musluk gibidir. Bu musluklardan ilki havuzu “başımıza kötü bir şey gelecek”lerle, diğeri de “kötü bir şey yaptım”larla doldurur. Sonuçta havuz taşar, yani endişe problemleri yaşarız.
Kitabın yazarı Dr. H. Alp Karaosmanoğlu. “Eyvah!”, size yaşam boyu sürebilen bu havuz problemini sağlıklı bir yolla çözmek için ipuçları ve kendi kendinize uygulayabileceğiniz öneriler sunuyor. Kitapta, evhamı ortaya çıkaran düşünce kalıplarını, vicdan karşısında sınırlarımızı koruma tekniklerini ve bu sorunların altında yatan Adaleti Sindirme kavramını bulacaksınız.
Ferrari’sini Satan Bilge
Gece Günlüğü
GECELERİ YALNIZCA BİRKAÇ DAKİKA YAZARAK HAYALİNİ KURDUĞUNUZ HAYATA UYANIN!
Kilo vermek için başladığınız her diyet yarım kalıyorsa,
Duygusal yeme alışkanlığınızla baş edemiyorsanız,
Kendinizi mutlu hissetmek için sürekli gözünüz tatlılardaysa,
Finansal hedefleriniz hep bir adım gerideyse,
Artık bunu değiştirme zamanı geldi!
Gece Günlüğü tekniği, şikâyetçi olduğunuz ne varsa bırakmanız ve hayatınızı yeniden yazmanız için size rehberlik edecek.
Gece Günlüğü’nün yazarı Elif Erdenay, kendi kendine yardım programlarıyla binlerce insanın kötü alışkanlıklarını bırakıp hayatlarının kontrolünü ellerine almasına yardımcı olmuştur. Dünya üzerinde kullanılan en faydalı teknikleri öğreterek insanlara hayatlarını daha anlamlı yaşamaları ve istedikleri sonuçları elde etmeleri için ilham vermiştir.
Gece Günlüğü sizin için ne yapar? Kilo vermek için sizi motive eder ve disiplini sağlar. Duygusal yeme alışkanlığını sonlandırmanız için bilinçaltınızı yeniden programlar. Finansal hedeflerinizi belirler ve zenginleşme zihniyeti oluşturur. Özgüveninizi yükseltir ve kendinize olan inancınızı artırır.
Bu kitap, yalnızca bir rehber değil, aynı zamanda kişisel bir tecrübenin, yıllarca süren deneyimlerin, binlerce hayatı değiştiren tekniklerin ve bilimsel yaklaşımların bir birleşimidir. Hayal ettiğiniz her şey, bu sayfaların içinde sizi bekliyor. Gece Günlüğü, kelimelerin şifasını size gösterecek. Mental ve fiziksel forma ulaşmak hiç bu kadar kolay olmamıştı!
Gecikmeli Teslimiyet
NeuroFormat 2.0… İyileşme mucizesinde bir üst sürüme geçiyoruz!
Sizi tebrik ederim! Sağlığınız, mutluluğunuz için güzel bir adım attınız.
Bu kitabı almak son zamanlarda kendiniz için yaptığınız en iyi şey olabilir. Tüm kalbimle inanarak söylüyorum: Okumayı bitirdiğinizde artık başka bir hayatınız olacak. Başka biri olacaksınız. Tamam, size evrenin sırrını vermeyeceğim. Açıkçası evrenin sırrına ben de ermiş değilim. Ama sağlıklı, mutlu bir varoluşun sırrını, bu kitapla ellerinize bırakacağım, garanti ederim!
NeuroFormat Sistemi’ni kullanan yüz binlerce okurum kronik rahatsızlıklarını iyileştirdiler, fobilerini ve bağımlılıklarını yendiler, kilo sorunlarından kurtuldular, birçok ciddi rahatsızlığı alt ettiler. Bu güzel şeyler yaşanırken biz de ezber bozan gelişmelere şahit olduk!
NeuroFormat Sistemi adeta bir üst sürüme geçti! Bizim için mucize kelimesinin tanımı bile değişti. Hepsini anlatacağım...
Birlikte heyecanlı bir yolculuğa çıkıyoruz! Bu yolculukta şimdiyi iyileştirmekle kalmayacak, adeta zaman makinesine atlayıp geçmişin senaryosunu da değiştireceğiz! İnanılmaz ama gerçek diyeceğiniz şeyler okumaya hazır mısınız?
Gençler İçin Beş Sevgi Dili
Ergen çocuklarınızın sizi en iyi anlayacağı Sevgi Dilini konuşun. Tıpkı yetişkinler gibi gençler de sevildiklerini hissetmeye büyük bir ihtiyaç duyarlar. Ancak bu gerçeği çocuklarımıza iletebilmek bazen hiç de sorunsuz olmayabiliyor. Çünkü insanlar sevgiyi farklı -çoğu zaman birbiriyle çatışan- yollarla alıp veriyorlar. Gerçekse, diyor Gary Chapman, her ana baba ve çocuğun beş farklı sevgi dili konuşmakta olduğu. Çocuğumuzun kendi sevgi dilinin farkında ya da ona hazırlıklı olmadığımızda ise ortaya ciddi çatışmalar çıkıyor. Nitelikli zaman. Sevgi sözcükleri. Armağanlar. Fiziksel temas. Hizmet davranışları. Gençler İçin Beş Sevgi Dili, sevginin işte bu beş ayrı ifade yolunu öğrenmemiz için yazıldı. Geçtiğimiz on yıl içinde Chapman‘ın bütün dünyada büyük ilgi gören kitabı Beş Sevgi Dili, sayısız evliliğin duygusal ortamında dönüşüme yol açtı. Yazar elinizdeki kitabıyla da ergen çocuklarınıza sevginizi ifade etme konusunda kapılar açacak içgörüler sunuyor.
Geri Sayım
Gizli Formül
Gerçekte kim olduğunuzu keşfetmeye ve hayatınızı kökten değiştirmeye hazır mısınız?
İnsanın en büyük gereksinimi, kendine inanmasıdır. Kendimize olan inancımız tek değilse bile en ilkel, en temel ve en umut verici ihtiyacımızdır.
Sağlıklı bir şekilde kendine inanç, başarının en büyük belirleyicisidir ama çoğumuz bundan yoksunuz.
Joseph Murphy, Gizli Formül'de benlik duygunuzu güçlendirmenin gizli anahtarını ortaya koyuyor. Basit, ikna edici ve baştan çıkarıcı adımlarla, düşüncelerinizin metafizik gücünü ve zihninizin evrenin en yüksek yaratıcı ilkesiyle bağlantısını keşfedeceksiniz. Bu gerçeği keşfettiğinizde, yolunuzda bolluk ve bereketle, güvenle, neşeyle, hâkimiyetle ilerlemek için gerekli bilgeliği de elde edeceksiniz.
"Bilinçaltınız büyük ölçüde kaderinizdir ve kaderiniz şekillendirilebilir. Gizli Formül'deki yöntemler size bunun nasıl yapılacağını gösteriyor.”
-Mitch Horowitz
Gökyüzü Gri Değil Maviymiş
“Geleceği tahmin etmeye çalışmayın. Bugünü anlayın. Dünü kabul edin.”
– Nihat Güneri
Yaşam bir algı yönetimi. Algımız nasıl oluyorsa duygularımızda öyle şekilleniyor ve bize kendi paralelinde olay ve kişileri çekiyor. Peki bu kıymetli bilgiyi günlük hayatımızda nasıl kullanacağız?
Nihat Güneri, iş hayatındaki zor bir dönemde gökyüzünü gri görmeye alışmış milyonlarca insandan biriydi: Değerlilik duygusu düşüktü ve gelecekten endişe duyuyordu. Değerlilik inancının başkalarının bize gösterdiği değerden daha çok “kendi değerimizin farkına varmak” olduğunu anladığı günden itibaren hayatı değişti! Artık kuralları başkalarının değil kendisinin koyabileceğimi anlamıştı. Yaşamında önce göklerin eşsiz maviliğini gördü sonra da kalıcı mutluluk ve başarıya ulaştı. Yazarın yaşamından izler taşıyan ve kendini buluş serüvenini aktaran Gökyüzü Gri Değil Maviymiş, konular eşliğinde verilen meditasi ve testlerle de okuruna bir yol haritası çiziyor.
Değerli olduğumuzu nasıl hissedeceğiz?
Kendi “gerçek” değerimizi bilmiyorsak karşı tarafa olması gerekenden daha fazla mı değer veriyoruz?
İşte veya okulda çalışmayı keyifli hale nasıl getiririz?
Onursal, fiziksel, zihinsel ve zamansal anlamda özgürlük nasıl elde edilir?
Negatif enerjiyi boşaltma yolları nedir?
KUHA yöntemi ile aynı hataları tekrarlamaktan kurtulabilmek mümkün!
Gerçek anlamda ne kadar yaşıyoruz?
Kendimizi ne kadar tanıyor ve seviyoruz?
Güçlü Kadınlar Neden Mutlu Değil?
Hasta Toplumlar – İlkel Düzen Efsanesine Bir Meydan Okuyuş
"Hasta Toplumlar kitabını Türk toplumunun geleceği ile ilgilenen üniversiteli gençlerin, düşünürlerin, eğitimcilerin, siyasetçilerin, gazetecilerin okumasını isterim."
- Doğan Cüceoğlu
"Bu kitap bir çok antropoloğun toplumların doğuştan iyi adapte olmuş sistemler olduğu inancına çok etkili bir meydan okumadır ve ayrıca görecilikle ilgili diğer toplumların hasta olarak asla tanımlanamayacağı efsanesinin yanlış olduğunu ispatlamaktadır. Profesyonel antropologların yanı sıra üniversite öğrencileri tarafından da okunması gerekir."
- Dr. C. R. Hallpike / Principles of Social Evolution'un yazarı
"Gerçekten etkileyici ve güncel bir kitap. Robert Edgerton günümüz toplumsal yapısının çıkmazlarının yanı sıra evrimsel geçmişimizi anlamak için hayati öneme haiz kültürel maladaptasyon konularını irdelemiştir. Adaptasyoncu tartışmaların en sadık destekçilerinin bile, Edgerton'ın çok ikna edici şeklide derlediği bu ansiklopedik ve detaylı çalışmasındaki karşı kanıtların bolluğunu reddetmekte çok büyük sıkıntı yaşayacaktır."
- Bruce M. Knauft / Antropoloji Profesörü
"Bu kitap, sadece farklılık yaratan değil aynı zamanda çok muhtemel dönüm noktasını gösteren nadide eserlerden biridir. 'İlkel düzen' efsanesinin net tartışmalarının çok üstünde ve ötesinde Edgerton'ın Hasta Toplumlar'ı, modern antropologların tartışmadan kabul ettiği birçok temel varsayımlara meydan okuyor."
- S. Chad Oliver / Anropoloji ve Beşeri İlimler Profesörü
"Edgerton eski bir efsaneyi terk etmemizde ve dünyayı biraz daha fazla doğrulukta görmemizde bize yardım ediyor. Ayrıca Edgerton muazzam bir araştırma programı düzenliyor. Antropolojinin ampirik bir eleştirisi. Bu kitaptan öğrenilecek çok şey var."
- Roy D'andrade / Antropoloji Profesörü
"Antropolojideki egemen gelenekselliğe cesaretle meydan okuyan büyüleyici bir kitap."
- Melvin Konner / The Tengled Wings: Biological Constraints on the Human Spirit'in yazarı.
Hatalı Alanlarınız
Hayata Olumlu Gözlerle Bakmanızı Sağlayacak Başyapıt Kitap Artık Elinizin Altında
Kendinizi durduk yere suçlu mu hissediyorsunuz, birden endişeye mi kapılıyorsunuz ya da bir türlü olumsuz duygulardan kurtulamıyor musunuz? Başkaları ne der demekten kendinizi işinize tam olarak veremiyor musunuz?
“Ben tembelim, ben işe yaramam, ben unutkanım, ben başarısızım” gibi olumsuz düşünceler peşinizi bırakmıyor mu? O zaman “Hatalı Alanlarınız” var demektir.
Başarı ve mutluluğa giden yolda önünüze çıkan “Hatalı Alanları” aşabilirsiniz. Kitapları milyonlar satan Dr. Wayne W. Dyer engelleri aşmanız için size kusursuz bir reçete sunuyor. Eğer duygularınızı ve tepkilerinizi kontrol edemediğinizi düşünüyorsanız, “Hatalı Alanlarınız” direksiyon hakimiyetinin tekrar size geçmesini sağlayacak.
Kişisel problemlerden algı problemlerine kadar Dyer’ın size sunduğu öneriler bundan sonra hayatınızı daha da kolaylaştıracak.
Hatırladın Mı Beni?
"Düş, en büyük gerçektir!"
– Stefano D’Anna
Adam ona bakıp dümdüz ve dingin bir tonda "Ben simyacı değilim..." dedi. "Kimseyi dönüştüremem. Ben sadece hatırlamana yardımcı olabilirim."
Kadın şaşkınlık içinde "Hatırlamak mı?" dedi. "Ben unutmak için buradayım."
Adam gülümsedi. "İşte bu dünyanın sorunu bu! Herkes kendinden, hayattan, ‘an’dan mutsuz. Ya hep geleceği düşünerek ileri sarmak istiyor, ya geçmişi düşünerek başa almak. Ve tüm bunları da unutarak başarmanın peşinde. Yaşadıklarını, acılarını hatta bazen kim olduğunu unutarak. Oysa çözüm unutmak değil, hatırlamak. Ruhun unuttuklarını hatırlamak..."
Hayatın içinde dönüp duran yalanlar, aldatmalar, önyargılar, korkular ve unutuşlar...
Ve tüm bunların karşısında dimdik duran sessiz bir başkaldırı: Hatırlama eylemi...
Bu kitap sistemin öğrettiklerinden sıyrılıp, derinlerde her zaman bilip de unuttuklarınızı hatırlamanız için yazıldı.
Hayat Acemileri İçin Yaşam Rehberi
Bazen senin de aklından geçiyor mu hiç; bu insanlar nasıl bu kadar rahatlar, nasıl kafaya takmıyorlar, nasıl üzülmüyorlar diye. Benim aklımdan geçiyor açıkçası. Bir psikolog olmama rağmen ben de bazen aynı hatalara düşüyorum, aynı şeylere üzülüyorum ve sonra her seferinde olduğu gibi kendime kızıyorum; bir öğrenemedin şu hayatı diye.
Hayatın acemisi gibi hissediyorum kendimi.
Oysa pek çok kişi bir psikolog olarak her derdini çözmüşsün, her zaman mutlu ve huzurluymuşsun gibi zannediyor. Hâlbuki bazen terzi kendi söküğünü dikemiyor.
İşte bu kitabı; benim gibi, yıllar geçse de hâlâ bu hayatın acemisi olanlara, hassas ve duygusal insanlara, hayatın zorlu yollarından geçmekte olanlara yazdım.
Neden hep aynı hataları yapıyorsun?
Yaşadığın olumsuzluklar için hep başkalarını mı suçluyorsun?
Neden çok istediğin hâlde değişemiyorsun?
İnsanların senin sınırlarını ihlal etmesine neden izin veriyorsun?
Bu yolculukta sanki beraber bir yolda yürürken sohbet ediyormuşuz gibi bu konulardan ve çözüm yollarından bahsedeceğiz.
Evet sevgili dostum; psikolojik olarak daha güçlü olmak, kendini bu alanda geliştirmek, bu hayatın acemisi değil de ustası olmak mümkün.
Şimdi benimle artık zamanı gelmiş bir yolculuğa çıkmaya hazır mısın?
Hayat Bilgesi
1 Güçlü Soru 500 Farklı Cevap
Ne ilginç bir oyun şu hayat! Tek bir hakkınız var. Kuralları oynarken öğreniyorsunuz. Zaman hızla akıyor. Başa çıkmak kolay değil. Sağ çıkmak ise imkânsız! Hepimiz büyük bir sorunun peşindeyiz: Şu hayatı en iyi şekil de nasıl yaşamalı?
Cevabı bazılarımız içte arıyor, bazılarımız işte. Kadere teslim olan da var, kontrolü sıkı tutan da. Ancak çoğumuzun bildiği yaşadığına yetmiyor!
Belki de çözüm, sınıfın en çalışkan çocuklarının sınav kâğıdına bir göz atmak!
Bizler küçük bir hayatla başa çıkmaya çalışırken, dünyanın zirvesindekiler o büyük hayatları nasıl yönetiyor? Onların bildiği, bizim bilmediğimiz neler olabilir?
Dünya büyüklerinin dünya görüşlerini, birinci avcısı titizliğiyle sistematik bir şekilde taradık. Hayat ve başarı felsefelerini yansıtan farklı ve faydalı fikirlerini özetledik. Bir tür hayat bilgisi bankası oluşturduk. İhtiyaç anında fikir çekebilmeniz için!
Bu kitap ‘özdeyiş derlemesi’ değil, sistematik bir düşünce taraması. Alanında ilk. Hayat Bilgesi Dizisi hayatın bin bir halini karşılayan bir ‘akıl açacağı’ oluşturma çabası. Akıl verme kitabı değil, zihin açma kitabı!
Mantıklı ve motive edici cevaplar, kışkırtıcı sorularla bir arada. Karışık kafaları toplamak, kapalı akılları açmak için. Hem kâşiflik hem kılavuzluk!
Hayata bakış açınıza bir daha bakın! Bildikleriniz sizi şuan da bulunduğunuz yere getirdi, daha iyi bir yer de olmak istiyorsanız, size yeni(lenmiş) bir akıl gerek!
Hayatı Sadeleştirmek İçin Derle. Topla. Rahatla – Epsilon Yayınevi
Hangimiz dağınık değiliz ki?
Evimiz, işyerimiz, hayatımız….
Peki derli toplu olmak bu kadar mı zor?
Saatlerinizi ayırarak topladığınız her yer kısa sürede yine mi dağılıyor?
Belki de şimdiye kadar yanlış yöntemleri uyguladınız. Japon temizlik ve organizasyon uzmanı Marie Kondo, “derleyip toplama” konusunda size yardımcı olmaya hazır. Üstelik kalıcı sonuçlar elde edeceğinizin garantisini veriyor. Marie Kondo, bu kitapta anlattığı yöntemler ve paylaştığı sırlarla sayısını kendisinin bile hatırlamadığı müşterilerinin hayatını değiştirdi. Şimdi sıra okuyucularında!
Bir balıkçı yaka siyah kazağı diğerinden nasıl ayırt edeceğinizi bilmek, çorapları doğru şekilde katlamak, saklama kutularını en etkili şekilde kullanmak… hayatınızda mucizeler yaratabilir. Hele fazlalıklardan kurtulmak… Kendinizi eskisinden çok daha huzurlu, mutlu ve enerjik hissetmenizi sağlayabilir.
Denemeye başlayın… Hemen, şimdi!
Hayatı Yeniden Keşfedin
Daha cesur, üretken ve doyumlu bir hayat için gerekli araçlar
Tatmin etmeyen ilişkiler, evhamlarla dolu bir hayat, nedensiz yere diğerlerinden aşağı hissetmek... Bütün bunlar fark etmeden kabul ettiğimiz inanışlarımızı değiştirerek çözülebilir. Bu kendine zarar verici düşünme ve hissetme kalıplarına “şema” adı verilmektedir. Hayatı Yeniden Keşfedin, mutluluğaulaşmanızı engelleyen bu girdaplardan nasıl kurtulacağınızı gösteriyor.
Kişiliğe işlemiş ve tedavisi zor sorunlar için geliştirilen ve etkinliği bilimsel olarak kanıtlanmış Şema Terapi’nin yaratıcılarından Jeffrey E. Young ve Janet S. Klosko, ilaçların yardımı ve uzun süren geleneksel terapiler olmadan, şemalarınızı testler aracılığı ile fark edip, Bilişsel Terapinin devrim niteliğindeki ilkeleri ile değişmenize yardımcı oluyor.
Hayatı Yürümek: Sakin Bir Mutluluk Sanatı
Hayatımızı Şekillendiren 10 Yıl – Yirmili Yaşlarımız Neden Önemlidir Ve Bu Yılları En İyi Nasıl Değerlendiririz?
Hayatımızı Şekillendiren On Yıl yirmili yaşlarındaki milyonlarca gencin kendileri hakkındaki düşüncelerini değiştirerek hayatlarına yön verdi. Günümüz gençliği için gözden geçirilip yeniden yayımlanan bu kitap, size de yirmili yaşlarınız için bir yol haritası sunabilir.
Yaygın olarak kabul gören “Otuz yeni yirmidir” yaklaşımı bize yirmili yaşların önemli olmadığını söylüyor. Kimileri bu yaşları uzatılmış bir ergenlik dönemi, kimileriyse yeni yetişkinlik dönemi olarak görüyor. Hayatımızı Şekillendiren On Yıl adlı kitabında Meg Jay yirmili yaşların yanlış bilgi ve kabuller sarmalına sıkıştırılarak önemsizleştirildiğini gösteriyor ve hayatımızın en dönüştürücü dönemine sahip çıkmamız gerektiğini savunuyor.
Yüzlerce danışanı ve öğrencisiyle yirmi yılı aşkın bir süredir çalışan Jay, yirmili yaşlara ait en son bilimsel verileri, gençlerin kapalı kapılar ardında kendisiyle paylaştığı hikâyelerle bir araya getiriyor. Sonuç, okurlara yirmili yaşlarını en iyi şekilde değerlendirmeye yönelik araçları sağlayan; iş, ilişkiler, kişilik, kimlik ve hatta beyin gelişimi gibi konularda ufuk açıcı bir okuma vadeden, kılavuz niteliğinde bir metin.
“Eğer üniversite öğrencisiyseniz ya da çocuğunuz üniversite öğrencisiyse lütfen bu kitabı okuyun ve aranızda tartışın.” — Doğan Cüceloğlu
“İşte yirmili yaşların beklediği kitap. Size hayatınızda ne yapmanız gerektiğini söylemeyecek, ama bunu bulmanız için size ilham verecek ve eğitecek.” — Rachel Simmons
Hayatla Bir Anlaşma
Hayatın zorlukları bitmeyecekse, hayatla savaşmayı bırakmak ve bir anlaşma yapmak gereklidir. Bu anlaşma hem
hayatı olduğu gibi kabul etmeyi, hem de doyasıya yaşamak için eyleme geçmeyi içerir.
“Zihnimiz ve bedenimiz, travma ve benzeri yaraları iyileştirebilmek için sağlam bir donanıma sahiptir. İhtiyacımız olan şey, bu donanımın dilini anlayabileceğimiz şekilde bilgilenmektir. Derin bir içgörüye ihtiyacımız var. Ezbere ve hap bilgilerle kendimize yardım edebilmemiz pek mümkün değil. Ancak ‘travma bilgili’ bir perspektif, başka bilgileri tartma yetisini de geliştirir ve bu sayede kaynaklarda ne arayacağınızı çok iyi bilirsiniz.”
Klinik Psikolog Merve Başibüyük, problemleri çözebilmemiz için öncelikle ortada bir problemin olduğunu bilmemiz gerektiğini vurguluyor ve bizleri, çoğunlukla farkında olmadığımız, bazen kaçtığımız veya varlığını çoktan unuttuğumuz yaraları nasıl iyileştireceğimizi anlatan bir yolculuğa çıkarıyor. Yetişkinlikte yaşadığımız sorunları ve ilişkilenme biçimlerimizi daha iyi kavrayabilmemiz için farklı ekollerden ve çok aşamalı egzersizlerden faydalanıyor.
Okura “kendi kendinin psikoloğu olma” yöntemlerini anlaşılır bir dille ve cömertçe sunan Hayatla Bir Anlaşma, gündelik yaşantılarınızı iyileştirmenize yardımcı olacak değerli bir ilk yardım kitabı.
Hayır Demeyi Bilmek
Psikolog Marie Haddou bu yapıtında (aile ortamında, işte, arkadaşlar arasında ve aşk ilişkilerinde) yaşanmış gündelik olaylardan örnekler sergileyerek çoğu insan için bir karabasana dönüşen `hayır` demenin zorluklarını ele alıyor ve bu hastalıktan kurtulmanın bir reçetesini çıkararak gönül rahatlığıyla dile getirilen bir `evet`in psikolojik ve toplumsal önemine değiniyor. ...
Hayvanlardan Tanrılara Sapiens
100 bin yıl önce Yeryüzü’nde en az altı farklı insan türü vardı. Günümüzdeyse sadece Homo Sapiens var. Diğerlerinin başına ne geldi ve bize ne olacak?
Çoğu çalışma insanlığın serüvenini ya tarihi ya da biyolojik bir yaklaşımla ele alır, ancak Harari 70 bin yıl önce gerçekleşen Bilişsel Devrim’le başlattığı bu kitabında gelenekleri yerle bir ediyor. İnsanların küresel ekosistemde oynadıkları rolden imparatorlukların yükselişine ve modern dünyaya kadar pek çok konuyu irdeleyen Sapiens, tarihle bilimi bir araya getirerek kabul görmüş anlatıları yeniden ele alıyor. Harari ayrıca geleceğe bakmaya da zorluyor okuru. Yakın zamanda insanlar, dört milyar yıldır yaşama hükmeden doğal seçilim yasalarını esnetmeye başladılar. Artık sadece dünyayı değil, kendimizi ve diğer canlıları tasarlama becerisi de kazandık. Peki bu bizi nereye götürüyor, bizi neye dönüştürebilir?
30’dan fazla dile çevrilmiş bu kışkırtıcı çalışma özellikle Jared Diamond, James Gleick, Matt Ridley ve Robert Wright’ın eserlerine aşina okurlar için muhteşem bir kaynak.
“Sapiens, tarihin ve modern dünyanın en büyük sorularını gayet yalın bir dille ele alıyor. Çok seveceksiniz!”
- Jared Diamond, Tüfek, Mikrop ve Çelik’in yazarı
“Harari’nin eseri kabul görmüş doktrinlerin karşısında duran fikirler ve şaşırtıcı gerçeklerle bezeli.”
- John Gray, Financial Times
Her Güne Bir Yasa
Kim daha güçlü olmak istemez ki?
Ya da kendini daha iyi kontrol etmek?
Kim hayatta basarıya ulasmak istemez?
Size bir sır verelim, su anda tüm bunların anahtarını elinizde tutuyorsunuz.
New York Times çoksatan listesinin bir numaralı yazarı ve dünyanın önde gelen güç ve strateji uzmanı Robert Greene, yirmi yılı askın süredir milyonlarca insana yol gösteriyor. Simdi, onun bes kitabından derlenen alıntılar ile daha önce hiç yayımlanmamıs eserlerini bir araya getiren Her Güne Bir Yasa, Robert Greene’nin kolay anlasılır ve bilgelik dolu yasalarını tek bir kitapta okurla bulusturuyor. Yılın her günü için özel olarak seçilmis yasaları, okuyucuların yasam savasında görmezden gelemeyecekleri, her gün sadece birkaç dakikalarını ayırarak okuyacakları sekilde sunuyor.
Kitaptaki her bölüm bir aya denk geliyor ve her ay dikkat çekici bir tema etrafında sekilleniyor: güç, bastan çıkarma, ikna, strateji, insan dogası, toksik insanlar, kontrol, ustalık, psikoloji, liderlik, zorluklar ve yaratıcılık. Tolstoy, “Her gün çalısma, her insan için gereklidir,” der. Büyük yazarın da dedigi gibi her gün çalısmayı tesvik eden yapısıyla bu kitap, Greene’yle yeni tanısacak okurlar için bir giristen çok daha fazlası, yazarın kitaplarındaki hayat derslerini içsellestirmeye yardımcı olacak bir yol haritası. Hayat mücadelesinde size ömür boyu eslik edecek, kendi kaderinizi yazarken dönüp tekrar tekrar okumak isteyeceginiz esaslı bir kılavuz.
Her Şey Beyinde Başlar
Her şey beyinde başlar. Başarı, mutluluk, huzur beyinden gelir. İnsanın karakteri, kararları, kaderi kafasında şekillenir. Bazıları baştan kazanırken, bazıları ‘kafadan’ kaybeder! Beyin vücudun % 2’si olsa da, geri kalan % 98’i yönetiyor. Önemli bir iş yaptığından başımızın üstünde yeri var! Aklın makinesi olan beyin herkese ‘bedava’ veriliyor! Çoğumuz onu nasıl çalıştırmak gerektiğini öğrenmiyoruz. O da kafamızın içinde, kafasına göre çalışıyor! Ürettiği duygu ve düşüncelerin sonucunu ise biz yaşıyoruz. Biz onu kullanmasak da o bizi kullanmaya devam ediyor. Ne düşüneceğimizi, ne yapacağımızı belirliyor. Bu kitap beyne, beyni anlatıyor. Aklını başına toplamak ve hayatını ‘baş’tan aşağı değiştirmek isteyenler için...
Her Şey Seninle Başlar
Çaresizlik öğrenilmiştir. Başarılı olmak da öğrenilebilir. Sende sandığından fazlası var! Gelebileceğin en iyi yerde değilsin. Yeni bir hayat için gereken, yeni bir akıldır. Doğru şeyi yapmak için yanlış zaman yoktur. Rüzgarı suçlamayı bırak, yelkenleri kullanmayı öğren! Seyirci koltuğundan sıkıldıysan, sahneye çık. Zirvede her zaman bir kişiye daha yer var. Her şey seninle başlar! Başkaları yapabildiyse, sen de yaparsın. Hayatta ya tozu dumana katarsın, Ya da tozu dumanı yutarsın. Seçim senin!
Her Şey Seninle Başlar 9+ Yaş Üzeri
Sinem Kobal’ın fotoğraflarıyla
Her şey seninle başlar!
Sen yürürsen, yollar küçülür.
Sen durursan, her şey gözünde büyür.
Ne kadar iyi hazırlanırsan, o kadar az korkarsın.
Nasıl yapabileceğini öğrenirsen, sen de yapabilirsin.
Yeryüzündeki herkes gökyüzüne aynı mesafededir.
Aklını kullan, güçlü ol, gülümse ve sıkı çalış!
Sen "büyüdükçe" korkuların küçülecek!
Başarı kendini iyi hissettirecek.
Haydi, şimdi sıra sende!
Her Şey Seninle Başlar, Çocuk!
8 yılda 1.000.000 okura ulaşan Her Şey Seninle Başlar, anne babaların ısrarlı isteğiyle çocukça"ya çevrildi.
Kitabın yazarı Mümin Sekman ile genç kuşağın başarılı oyuncusu Sinem Kobal, kitabın çocuk versiyonu için bir araya geldiler. Sekman, çocuklara başarısızlık korkusunu yenmek ve özgüveni artırmak için yapılması gerekenleri öykülerle anlattı, Sinem Kobal da fotoğraflarıyla fikirleri "canlandırdı"! Böylece hem anne babaların "yararlı" bulduğu hem de çocukların "eğlenerek öğrendiği" bir kitap ortaya çıktı.Çocuklarına kendi ayakları üzerinde durmayı ve hayatı cesurca yaşamayı öğretmek isteyenler için...
Her Şeyin Bir Anlamı Var
Kemal Sayar soruyor: İnsan varoluşa sinmiş olan o güzelliği nasıl ortaya çıkarabilir?
Kendinde saklı duran ve modern medeniyet tarafından âdeta baskılanan merhamet, şükran, cesaret gibi olumlu özelliklerini bilince nasıl taşıyabilir?
Her Şeyin Bir Anlamı Var, hem bu sorulara yanıtlar bulmaya çalışıyor hem de okurların iç dünyasına ayna tutuyor.
“Şimdi diyorum ki ben sana, her şeyin bir anlamı var. Çiçeğin, böceğin, dalları eğen rüzgârın, ağzımızdan çıktıktan sonra uzayda yüzyıllarca asılı duran sözcüklerin bir anlamı var. Hiçbir şey kaybolmuyor. Hiçbir hıçkırık, hayal kırıklığının yaydığı hiçbir titreşim, içimizde bir coşkunun pır pır kanatlanışı, asla kaybolmuyor. Kâinat gibi, insan da enerjisini sakınıyor. Sonra dağınık duran her şey, biz onu çağırmayı bilirsek, bir yapbozun parçaları gibi birleşip bir şey söylüyor.”
Herkes Güzel Ve Etkili Konuşabilir
"Güzel ve Etkili Konuşmak İnsanın Ayrıcalık ve Üstünlük Belgesidir"
"Dünyanın altını üstünü getiren büyük olayların tamamı yazı ile değil, söz ile meydana gelmiştir" diyen Adolf Hitler, akıl almaz Nürnberg mitinglerinde 400.000 insana hitap ederken, elleri, parmakları ve başı öylesine uyum içindeydi ve sesini öylesine etkili kullanıyordu ki meydandaki devasa kalabalık hep bir ağızdan onun hareketlerine aralıklarla tempo tutuyordu.
O, şeytani zekâsı ile sözün ve sesin büyüsünü keşfetmişti.
Eğer isterseniz seçtiğiniz sözcüklerle ve kullanmayı öğrendiğiniz sesinizle karşınızdaki kişi ya da toplulukları büyüleyebilirsiniz.
Hitler gibi milyonları ölüme de sürükleyebilir ya da Hz. Mevlâna gibi insanlığı sentezleyip birey, halk ya da ırk anlayışını aşıp, her şeyin ilahi olanın farklı görünümleri olduğunu söyleyerek, dünyanın bütün düşünürlerini kendinize hayran da bırakabilirsiniz.
"Güzel konuşan ve kendini dinletebilen birinin etkileyemeyeceği kimse yoktur."
Herkes birbirini etkilemek, ikna etmek ve kendini dinletebilmek istiyor. Ancak yöntemin ne olacağına dair fikir olan çok az sayıda kişi var.
Güzel ve etkili konuşma ile iş yaşamında başarı ve saygınlık, özel yaşamda ise mutluluk ve sevgi kazanırız.
Sesimiz ve sözümüzle büyülemek istiyorsak ihtiyacımız olan şey yetenek değildir. Herkes etkili ve güzel konuşabilir, yeter ki isteyelim, öğrenelim ve çalışalım...
Bu kitapla birlikte çıktığımız yolculukta sesimizin renklerini tanıyacağız, söz dağarcığımızı zenginleştirip güzel cümleler kuracağız, beden dilimizle de atlatmayı öğrenerek etki alanımızı genişleteceğiz. Kendimizde yeni bir kimlik inşa edeceğiz.
Çıktığımız bu yeni ve büyülü yolculuk için hazırsan hemen başlayalım.
Hoş geldin...
- TRT Spikeri Tuğba Dalkılıç
Hesap Lütfen !
“Siz, bilmeyenler kadar ses çıkarmadıkça, niteliğinizin farkına varamayacaklar ve anlaşılmadığınızı düşüneceksiniz. Meşgul olduğunuz işler başkalarının gözünde değersizleşecek ve vazgeçilebilir olduğunuzu zannedeceksiniz. Ses çıkartmak derken bağırmayı, gürültü yaparak barbarlaşmayı değil; doğru zaman ve doğru yerde kendini anlatmaktan geri durmamayı kastediyorum. Bilgi sahibi olduğumuza emin olduğumuz her konuda, eğitimini aldığımız alanlarda, hödüklerden daha çok ses çıkarmalıyız.”
Vedat Milor
Gastronomi uzmanı… Şarap uzmanı... İktisatçı… Sosyolog… Televizyoncu… Yazar… Her daim okuyan, yazan, arayan; bir yandan da hem geleneksel hem sosyal medyada eğlenen, dertleşen, anlatan ve anlamaya çalışan bir kamu aydını. ABD-Türkiye hattında dokuduğu hayat felsefesini mukayeseli bir zemine oturtmuş iyi bir gözlemci ve eleştirmen. Vedat Milor, hayatını roller coaster’a binmek gibi tanımlıyor. Farklı alanlar, farklı ülkeler, hatta farklı kıtalar arasında gidip gelen bir hız treni… Bu yolculuk sırasında üreten, keşfeden, öğrenen, sorgulayan ve hayatı deneyimlemekten kaçınmayan açık yürekli bir entelektüel…
Gastronominin yalnızca yemek yemekten ibaret olmadığını onunla öğreniyoruz. Farklı kültürlere ve kesimlere nasıl bir pencere açılacağını; yaşam tarzının bir sınır, bir mahrumiyet alanına dönüşmesine mecbur olunmadığını da…
Nurhak Kaya sordu; Vedat Milor geniş tecrübesinden ve bilgisinden süzdüğü insana, topluma dair gözlemlerini; bu kaotik dünyada her daim hayatta kalma stratejilerini Hesap Lütfen!’de okurlarla paylaştı.
İnsan dünyaya nasıl açılır?
Hayattaki öncelikler nasıl belirlenir?
Yeme-içme kültürü için para şart mıdır?
Toplum içinde yaşamanın yolları nelerdir?
İş hayatında karşılaştığı zorlukları insan nasıl aşabilir?
Yaşamımızı dolu dolu sürdüreceğimiz makul bir dengenin yolu nereden geçer?
Arkadaşlık. Aşk. Boş zamanlar. Yalnızlık. İş hayatı. Ev yaşamı. Kariyer seçimi. Hobiler. Yemekler, lezzetler, arayışlar. Günümüz kapitalizminde yeni trendler ve prekarya. Ülkemizin ekonomi politiği ve tufeylilik. Ülkedeki hâkim sınıf ve devletin niteliği. Türkiye’de çok az rastlanır bir samimiyet ve netlikle kişisel anekdotlar ve gözlemler.
Milor, Hesap Lütfen! kitabıyla, içimizdeki sesin ve hayallerimizin peşinde koşarken sınırlarımızı zorlamanın ve başka pencereler açmanın önemini hepimize hatırlatıyor.
Hiçlikten Gelen Güç
Unutma!
Kaybedecek hiçbir şeyin kalmadığı gün, içindeki gerçek güç açığa çıkar.
Gerçek güç, hiç’likten gelir.
Sana bu kitapta öyle şeyler anlattım ki artık asla eskisi gibi olamazsın.
Şimdi git ve sana ait ne varsa, geri al bu hayattan.
***
Gücünü, sana en büyük darbeyi indiren olaydan alacaksın
Bu kitap, sana tüm gücünü geri yükleyecek özel içerikle geliyor:
Kendi yaşamının Lideri olman için güçlü formüller
Bilinçaltına hükmederek “yeni bir sen” yaratma yolları
His Yüklemesi metodu ile gelecek mucizeler
Parayı çeken uygulamalar
Güç sahibi olman için gizli öğretiler
Hızlı Sonuç veren Ritüeller
İlişkileri dönüştüren yüzleşmeler
Gizemli manevi reçeteler
Hiçbir kitapta olmayan Spiritüel Sırlar
Binlerce yıllık, çok etkili gerçek tılsımlar
Kendi Zirvene Çıkmaya Hazır Ol…
Hz Mevlana İle Aile Terapisi
“Evlilik iki şeye bağlıdır: Doğru insanı bulmaya ve doğru insan olmaya.”
- Hz. Mevlânâ
Günümüzde dünya bir medeniyet krizi yaşıyor, aileler dağılıyor, çocuk ruh sağlığı sorunları geometrik hızla artıyor, nikâh karşıtı akımlar hızla yükseliyor. Öyleyse eski sorulara yeni cevaplar vermek gerekiyor.
Mesnevî Terapi'de, Hz. Mevlânâ'nın asırlar aşan bilgeliğini modern psikolojiyle bağdaştırarak insanın anlam arayışında kendi iç hakikatini görmesini vurgulayan Prof. Dr Nevzat Tarhan, bu kez merceğini aileye tutuyor. Aile içi ilişkilerde neyi nasıl yapabileceğimizi Hz. Mevlânâ'nın yaşamı ve Mesnevî hikâyeleri ışığında ele alıyor. Merkeze kadim bilgeliğin temsili mahiyetindeki olay ve anekdotları koyarak eşler arası dinamiklerin, ebeveynlerin çocuklarıyla iletişimlerinin nasıl gelişmesi gerektiğine değiniyor. Hikâyelerden çıkardığı ruha şifa önerilerle hem eşlere hem de ebeveynlere bir manevî gelişim haritası sunuyor.
“Aileyi korumak günümüzün en önemli meselelerinden biri. Hz. Mevlânâ ise çağlar aşan hikmetli bakışıyla bireyin ve toplumun dönüşümünü sağlayacak anahtarlar sunuyor. Yakaladığı ezber bozucu örneklerle sadece kendi dönemine değil bugünün ihtiyaçlarına da cevap verecek öneriler getiriyor. O insandaki eğilimleri görüyor, tespit ediyor ve hikâyeleştirerek bugüne aktarıyor. Ondan alacağımız çok ders var.”
- Prof. Dr. Nevzat Tarhan
İçimdeki Rehber
Çok eski zamanlarda tanrılar, bilgelik hazinesini insanoğluna armağan etmeye karar vermişler. Bu hazineye kolayca sahip olmak değerini düşüreceğinden, onu saklayalım demişler. Biri demiş ki: "Onu en yüksek dağa koyalım", diğeri: "Okyanusların en derinine", bir diğeri de: "Uzak yıldızlara koyalım"...
Düşünmüşler taşınmışlar ve insanoğlunun bunlara zamanla kolayca ulaşacağına karar vermişler. Sonra içlerinden biri: "Gelin bu hazineyi insanın içine koyalım. Çünkü o, bilgeliği asla kendi içinde aramayacaktır"demiş.
Sevgiyi, anlayışı hoşgörüyü, kabullenmeyi hep başkalarının gözlerinde arıyor ve mutsuzluğa mahkum, ömrümüzü tüketiyoruz. Sanıyoruz ki olaylar, insanlar, sahip olduklarımız ya da olmadıklarımız mutsuzluğumuzun kaynağı.
Eğer kendi içimize bakarsak İçimizdeki Rehber'in önce kısık, sonra giderek yükselen sesini duyabiliriz. O bize, aranılanın arayan olduğunu söyleyecektir.
"Küçük adamın aradığı başkasında, büyük adamın aradığı kendinde bulunur."
- Konfüçyüs
İçimizdeki Biz
İçimizdeki Biz, yaşamımızdaki dayanışma gerçeğinin temelidir. Bu gerçeği yaşayan insanlar birbirlerine güvenduyarlar. Alie yaşamı, komşuluk ilişileri, ekonomik ve politik yaşam bu güven üstüne kurulur. Böyle bir toplumda trafik ışığında motoru stop eden arabanın sürücüsüne yardım eli uzanır; çocukların ve toprağın geleceğine sahip çıkılır. Evlerin içi kadar sokakların ve kentlerin temizliğine de önem verilir.
Dayanışma bilincinin olmadığı yerde, Sen-ben Anlayışı hakimdir. Evrendeki daşanışma gerçeğinin fark edilmesi Biz Bilinci'nin temelini oluşturur.
Bu kitap, Sen-Ben Anlayışı üzerine kurulmuş aile ve iş yaşamının sorunlarını irdelemekte ve çözümün Biz bilinci'nde yattığını göstermektedir.
İçinizdeki Dostu Keşfedin
İkigai Japonların Mutlu Yaşamı
Japonların Uzun ve Mutlu Yaşam Sırrı
Uluslararası çoksatan bir rehber olan Ikigai’yle her gününüz bir anlam kazansın.
Japonlar herkesin bir ikigaisi olduğuna inanır, her sabah yataktan kalkmaları için bir sebepleri vardır.
İlham verici ve rahatlatıcı bu kitap sizlere kendi ikigainizi keşfetmeniz için gerekli tüm bilgileri veriyor.
Aceleci davranmamanızı, hayat gayenizi keşfetmenizi, ilişkilerinizi canlandırmanızı ve kendinizi tutkularınıza adamanızı sağlıyor.
Öyle ya, kim her gününü mutlu yaşamak istemez ki?
İkigai Uygulama Rehberi
Japonların Uzun ve Mutlu Yaşam Sırrını Hayata Geçirin
Hayat Amacınızı Keşfetmenin 35 Yolu
Geçmişten ders çıkarın, mevcut anda yaşadığınızı hissedin ve geleceğinizi kökten değiştirin.
İlk kitaplarında Japonlara özgü ikigai felsefesini en temele inerek inceleyen Héctor García ve Francesc Miralles, okuyucuların hayattaki amaçlarını tüm yönleriyle nasıl keşfedeceklerini iki yıllık bir uğraşın sonucunda detaylı bir biçimde anlatıyor.
İçinizdeki ikigai sonsuza kadar sahip olacağınız ve hayatınızın her evresine göre dönüşecek olan değişmez bir özelliktir. Tutkuların peşinden gitmek ve bu tutkuları başkalarıyla paylaşarak çoğaltmak, kişinin kendi için belirlediği hedeflerin en güzelidir.
Hayat amacınızı keşfetmeniz için esas olan ikigai felsefesini, yaşamınızın merkezine nasıl koyacağınızı otuz beş farklı aşamayla ele alan bu kitap, geçmişi, bugünü ve geleceği bir araya getirerek kendinizi tanımamızı sağlayacak. Enso çemberinden koan bilmecelerine, haiku sanatından zen ve okçuluğa kadar birbirinden ilginç tekniklerle tanışacak, bunları günlük yaşamınıza nasıl aktaracağınızı öğreneceksiniz.
Şimdi derin bir nefes alın ve ruhunuzun kapılarını açın. Yolculuk başlamak üzere...
İletişim Dehası
Profesyonel başarınızın, kişisel ilişkilerinizin, liderlik potansiyelinizin ve gelirinizin iletişim ve ikna becerinize bağlı olduğunun farkında mısınız?
Henrik Fexeus şimdiye dek yalnızca ayrıcalıklı bir azınlığa özgüymüş gibi görünen bir sosyal beceri türünü ve iletişim dehası olabilmeniz adına bu özelliğinizi nasıl güçlendireceğinizi açıklıyor.
Bu kitapta yazarın enteresan ama başarılı stratejilerini okurken, hemen her sayfada geleneksel akla meydan okuyan fikirler bulacak; karşınıza engeller çıktığında, fikirleriniz reddedildiğinde ya da öfke ve muhalefetle karşılaştığınızda, durumu kolayca lehinize çevirebileceksiniz. Bu stratejilerin nasıl hızlı bir şekilde işe yaradığına şahit olurken, aynı zamanda ne kadar gerekli olduğunu da fark edeceksiniz.
Felsefe alanında akademik eğitiminden sonra, Henrik Fexeus iletişim uzmanı olarak basamakları hızla tırmandı. Fexeus şimdilerde “eğlendirerek eğitim” alanında saygın bir uzman. Akıl okuma kavramına yepyeni bir anlam katmanın yanı sıra sözsüz iletişim, beden dili, psikolojik manipülasyon ve psikolojik etki konularındaki becerilerini sergiliyor. Bir yandan da akıl okuma şovuyla turlar düzenleyip, İsveç’in en büyük yayın kuruluşunda kendi televizyon programını yapıyor. İlk kitabı olan AKIL OKUMA SANATI yirmi beş ülkede yayınlanarak uluslararası düzeyde büyük bir başarı elde etti.
İlişkiler
İlişkiler nasıl başlıyor, ne sürdürüyor, neden bitiyor?
Kim bizim için çekici?
Niçin bir ilişkiye giremiyoruz?
Reddedilme korkusu
İlişki nasıl sürer?
Başarılı ayrılık mümkün mü?
Duygusal ilişkilerin üç dönemine hızlıca göz gezdiren bu kitapta en sık sorun yaşadığımız tuzakları, mitleri, yanlış tutumları, kronik ve tekrarlayıcı ilişki sorunlarının nedenlerine ilişkin ipuçlarını ve ayrıca bunlarla başa çıkma yollarını bulacaksınız.