Güçlü Kadınlar Neden Mutlu Değil?
₺335,00 Orijinal fiyat: ₺335,00.₺275,00Şu andaki fiyat: ₺275,00.
Kadınlara “güç” altın tabakta öyle bir sunuluyor ki “güçlü olmak eşittir mutlu olmak” gibi algılanıyor.
Oysa çoğu zaman öyle olmuyor.
Güçlü kadınlar yalnızlıktan ve mutsuzluktan şikâyetçiler.
Hem mutlu hem güçlü olmak nasıl mümkün olur?
Güç, kadın ve erkek için ne anlam ifade ediyor?
Problem güçlü olmakta mı yoksa gücü yanlış kullanmakta mı?
“Derdini bilen dermanını çabuk bulur,” derler. O halde hep birlikte, kadınlar ve erkekler olarak, gücün ve mutluluğun izini sürelim.
| Yayınevi | Profil Kitap |
|---|---|
| Yazar | Sema Maraşlı |
| Sayfa Sayısı | 216 |
| Kağıt Cinsi | 2. Hamur |
| Baskı Yılı | 2024 |
| Boyut | “14, 00 X 21, 00″ |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
1 adet stokta
Profil Kitap – Güçlü Kadınlar Neden Mutlu Değil?
Kadınlara “güç” altın tabakta öyle bir sunuluyor ki “güçlü olmak eşittir mutlu olmak” gibi algılanıyor.
Oysa çoğu zaman öyle olmuyor.
Güçlü kadınlar yalnızlıktan ve mutsuzluktan şikâyetçiler.
Hem mutlu hem güçlü olmak nasıl mümkün olur?
Güç, kadın ve erkek için ne anlam ifade ediyor?
Problem güçlü olmakta mı yoksa gücü yanlış kullanmakta mı?
“Derdini bilen dermanını çabuk bulur,” derler. O halde hep birlikte, kadınlar ve erkekler olarak, gücün ve mutluluğun izini sürelim.
İlgili ürünler
Anne Baba Lütfen Bana Kızma
Anne Baba Lütfen Beni Anla kitabının yazarlarından yepyeni bir baş ucu kitabı daha…
Anne Baba Lütfen Bana Kızma
Çocuklarla doğru iletişim kurmak ve söz dinleyen, sakin, mutlu, başarılı küçük insanlar yetiştirmek herkesin hayali. Öte yandan başta teknoloji olmak üzere yüzlerce uyaran tarafından âdeta kuşatıldığımız bu yeni dünyada çocuk büyütmek kesinlikle pek de hayallerdeki gibi değil! Özellikle de çocuklara hatalarını telafi etmenin yollarını öğretmek, bitmek bilmeyen akran ya da kardeş kavgalarını çözmek, ev ödevi savaşlarını kazanmak gibi zorlu konuların üstesinden gelmek zorunda olduğunuzda… Tüm bunları onların hassas psikolojilerine zarar vermeden yapmanız gerektiğini de unutmayalım!
Kulağa yorucu geliyor, değil mi? Tüm bu hengâme ve akılda tutulması gereken onca kural arasında iyi ebeveyn olma savaşı verirken, kurabiyesi kırıldığı için dünyanın sonu gelmişçesine ağlayan bir çocukla sinirlerinize hâkim olmak da bir o kadar zor… Yine de şimdi derin bir nefes alın çünkü yalnız değilsiniz ve ebeveynlik yolculuğunuz boyunca karşılaşabileceğiniz tüm sorunları, hatta en zor konuları bile sevgi ve saygı çerçevesinde çözebilmenin birçok yolu var. Ünlü ebeveyn koçları Joanna Faber ve Julie King’e kulak verin yeter!
Gerçekten yaşanmış ebeveyn hikâyeleriyle ve gerçek sorunlara yine gerçekçi çözümlerle dopdolu bir kitap olan Anne Baba Lütfen Bana Kızma, sadece ebeveynler için değil büyükanneler, büyükbabalar, öğretmenler, kısacası çocuklarla iletişimde olan herkes için gerçek bir yol gösterici.
“Bu kitap kesinlikle çok daha iyi bir ebeveyn olmamı sağladı.” Lydia Kiesling -The New York Times
Annelik Sanatı
Kadın yalnızdır aslında…
Eşi olsa da, çocukları bulunsa da…
Sevincinde yalnız…
Ağlamalarında yalnız…
Çocukluğunda yalnız, genç kızlığında yalnız…
Çaba içindedir herkes, ondan bir şeyler koparmak için…
Kimi sevgisizliğinin doyurucusu gibi tanır onu…
Kimi yalnızlığının gidericisi gibi…
Ve belki karşılıksızlığından olsa gerek, verdiği “iyi eder” insanı…
Bu kitabın adı her ne kadar Annelik Sanatı olsa da; aslında kadınların eşleri için yazıldı... Annelerin çocukları için…
Bir annenin yalnızlığının derinliğini görmek... Ona gerçekten “eşlik” etmek…
Ona eşlik ederken, onunla iyi olmak isteyenler için yazıldı…
Bir kadının öfkesinin çocuksu zayıflıklarını örtme çabası, kızgınlıklarınınsa artık bunaldığının işareti olduğunu fark etmek isteyenler için yazıldı…
Ve belki kendinin nasıl bir anne olduğunu aynada görmek isteyen anneler için yazıldı…
Çocuğa Siz Söyler Misiniz?
Biz çocuk gelişimcilerin danışanlarımızdan çok sık duyduğu bir cümle vardır: “Çocuğa siz söyler misiniz?” Kitabı bitirdikten sonra kimse bu cümleyi kurmak zorunda kalmayacak çünkü onların ne istediklerini kendi ağızlarından dinlemiş olacaksınız.
Hacettepe Üniversitesi Çocuk Gelişimi bölümünden Prof. Dr. İsmihan Artan, meslekteki 37 yıllık deneyimlerini ve gözlemlerini Çocuğa Siz Söyler misiniz? kitabında bir araya getirdi. Kendi deyimiyle insanlığın ortak dili olan “çocuk olmak”tan yola çıkan Artan, birbirine bağlı hikâyeler aracılığıyla okurlarını kendi çocukluk anılarına, hatıralarına yolculuğa çıkarıyor. Sayfalar arasında gezinirken kendinize rastlayabilir ve belki de uzun zamandır dinlemeyi bıraktığınız çocukluğunuzun sesini duyabilirsiniz.
Çocuklara Söz Geçirme Sanatı
Arabanızla büyük ve kalabalık bir şehrin sokaklarında seyahat ettiğinizi, daha önce hiç gitmediğiniz bir adresi bulmaya çalıştığınızı, ancak kavşaklarda ve dönemeçlerde hiç levha bulunmadığını düşünün. Aradığınız adresi bulmak için kim bilir kaç kez yanlış yola girer, kaç kez kaza atlatırsınız.
Doğru ve kabul edilebilir davranışları öğrenmeye çalışan çocuklar için de durum aynıdır. Koyduğunuz sınırlar yol gösteren levhalar gibidir. Sınırlar, sanıldığı gibi, çocukların haklarını kısıtlamak, onlara baskı uygulamak değildir. Sınırlar, çocuklara korundukları, güvende oldukları ve değer verildikleri duygusu kazandırır.
Aile içi kurallara uymalarını, iş birliği yapmalarını, otoriteye saygı duymalarını sağlar. Sorumluluk kazandırır. Sınırlar, onaylanan davranışları tanımlayan, çocuğa hatalı davranışlarını düzeltme fırsatı veren eğitici ve öğretici bir etkiye sahiptir.
Bu kitap çocuklara nasıl doğru sınırlar koyacağınızı, bağırmadan, sinirlenmeden, ceza vermeden nasıl söz geçireceğinizi anlatmaya çalışacaktır.
Ebeveynlik Tefekkürleri
Bu kitap, Kur’an’daki hikmet okyanusunu hayatına damla damla akıtmak isteyen bir hafize tarafından kaleme alındı. Yaradan perspektifinde iyi bir kul olmak, “tam şu an”da yaşadığımız imtihanı kulluğumuza yaraşır bir biçimde ağırlamaktan geçiyor. Yazarın kişisel yolculuğunda bu hikmet okyanusu, ebeveynlik serüvenine denk geliyor.
İyi ile kötünün anlamını Kur’an’ın ayetlerinde arayan bir hafize için, iyi bir ebeveyn olmanın karşılığı, kuramcıların hipotezlerinden çok daha ötede, iyi bir kul olmaktan geçiyordu. Artık, her ayetini ezberlediği Kur’an’ın insana verdiği değeri özümsemeden, ebeveynliğin ehemmiyetini idrak edemeyeceğini biliyordu.
Bu kitap, varmayı dert edinmeksizin, okyanusun bizatihi kendisine talip olmaya davet ediyor. Ancak dalmaktan korkmayanlar okyanusun kalbindeki incileri keşfedebilirler. Geçmişin yüklerinden kurtulmak da geleceğin kuruntularından sıyrılmak da “an”ı tefekkür etmekle mümkün. Ne ki, biz dalarken incilere değil, bu okyanusta telaşsızca tefekkür etmeye taliptik.
Geri Sayım
Yapılan araştırmalar, 20 yıl içinde yüz milyonlarca insanın yaşadığı batı ülkelerindeki erkeklerin sperm ortancasının sıfıra düşeceğini gösteriyor. Bu, o ülkelerde yaşayan erkeklerin yarısının spermi olmayacağı anlamına geliyor.
Tüm dünyada doğurganlık son 40 yılda yüzde 50’den fazla azaldı. Günümüzdeki erkeklerin, babalarının ve büyükbabalarının yarısı kadar spermi var. Dünyanın birçok bölgesinde şu an yirmili yaşlarında olan kadınlar, anne ve büyükannelerinin 35 yaşlarındaki hâllerinden daha düşük doğurganlığa sahip.
1970’lerden bu yana sperm sayılarında ve kadın doğurganlığında yaşanan sistemli ve düzenli bu düşüş, insan ırkını yok etmekle tehdit ediyor. ABD Balık ve Vahşi Hayat Hizmetlerinin (FWS) standartlarında belirtilen beş kriterden sadece birinin karşılanması, o türü soyu tükenmek üzere olan tür yapar. Sıkı durun; insanlar bu kriterlerden en az üçünü karşılıyor.
İYİ HABER İSE ŞU; Geri Sayım kitabı insan ırkını yok etme riski taşıyan bu büyük tehdidi bize bilimsel verilerle açıklamakla kalmıyor. Aynı zamanda günlük yaşam ve tüketim pratiklerimizde yapacağımız küçük değişikliklerle üreme sağlığımızı nasıl tekrar kazanacağımızı da anlatıyor. Kendimiz, eşimiz, çocuklarımız, torunlarımız ve herkes için…
“Geri Sayım o nadir kitaplardan biri: Sadece yangın alarmını çalmakla kalmayıp aynı zamanda yangının nasıl söndürüleceğine dair de ikna edici bir görüş sunuyor. Ailenizin sağlığını korumak istiyorsanız bu kitabı okuyun.”
—Rick Smith, Slow Death by Rubber Duck kitabının yazarı
“Modern dünyamızın kendi varlığımızı nasıl tehdit ettiğini açıklıyor. Hemen bugün başlamak isteyeceğiniz bireysel ve toplumsal değişimler için gözünüzü açan bir kitap.”
—Dr. Nicole Avena, What to Eat When You Want to Get Pregnant (Hamile Kalmak İstiyorsanız Ne Yemelisiniz?) kitabının yazarı
“Dokunaklı... İnsanların, soyu hızla tükenmek üzere olan bir tür olduğunu ortaya çıkarıyor... Dr. Swan azalan doğurganlığımız için önemli öneriler sunuyor. Hepimiz bu önerilere uysak iyi olur.”
—Dr. Bruce Blumberg, California Üniversitesi’nde Profesör, Obesogen Effect kitabının yazarı
“Tekrar tekrar okunabilir... azalan doğurganlığın sağlığımıza, ekonomimize ve hatta insan ırkının geleceğine dair tehlikelerine karşı bir eylem çağrısı.”
—Jeremy Grantham, GMO Yatırım Yönetim Şirketi ve Grantham Çevre Koruma Vakfı kurucu ortağı
“Birçok araştırmanın alarm çanlarını çalan bir özeti... kitap, yaygın kimyasalların neden olduğu zararın nasıl azaltılacağına dair ayrıntılı, net açıklamalar ve önerilerle birlikte gözlemlere ve deneylere dayalı bilimsel çalışmalarla dolu.”
—New York Review of Books
“Bu kitap; konuşamadığımız, üstü örtülü şeyleri ortaya çıkarıyor. Hayatımızın her alanında plastik ve FDA tarafından onaylanmamış kimyasalları -ki bu da kimyasalların çoğu demek- giderek daha fazla kullanarak sadece kendi üreme sağlığımızı değil çocuklarımızınkini de tehlikeye atıyoruz. Swan, güçlü ve sürükleyici Geri Sayım kitabında bu trajik durumu açık biçimde ortaya koyuyor. Okuyun.”
—Dr. Richard J. Jackson, Onursal Direktör, CDC Ulusal Çevresel Sağlık Merkezi
Sen Annen Değilsin
"Bağırmayan Anneler" kitabının yazarından bir içe dönüş daveti!
“Annemle çok da iyi anılarım yok!”
“Keşke şefkatli ve sevgi dolu bir annem olsaydı…”
“Anneme en son ne zaman sarıldığımı hatırlayamıyorum.”
“Annem gibi annelik yapmayacağım!”
“Annemle ilişkimi düzeltmeyi çok isterdim…”
Bu cümleler sizin için anlamlıysa hazırlanın!
Anne yaralarımızı onarıp, kendi anneliğimizi bugüne doğurma yolculuğuna çıkıyoruz!
Kitapları milyonlarca okuru sevgiyle kucaklayan Uzman Psikolog Hatice Kübra Tongar, yüreğimizin uf olan yerlerine bir anne öpücüğü vadediyor ve bu kitapta kulağımıza şöyle fısıldıyor: Çocukken ne yaşadıysan yaşamış ol… Ne kadar çok yaran olursa olsun ve ne denli canın acımışsa acısın…
Tüm bu yaraları ve acıları yüreğinin ortasına saplanmış kırık bir broş gibi taşımaya ve bir miras gibi çocuğuna aktarmaya mahkûm değilsin.
İyileşebilir ve değişebilirsin. Çünküunutma ki Sen Annen Değilsin!
Tatlıya Bağlayalım
Bu topraklar üstünde yüzyıllar ötesinden bugüne gelen ve bütün dünyaya örnek olan bir millî varlığın: huzur, sükûn, vefa, sadakat ve fedakârlığın; kısaca bütün güzellikleri yaşatma, koruma ve geliştirmede bayraktarlığın gösterişsiz kalesi,birinci adresi: ailemiz...
Bu kitapta; eşinizi, kayınvalidenizi, gelininizi, damadınızı, çocuklarınızı, annenizi, babanızı, büyükannenizi... göreceksiniz. Aile bağlarını güçlendirmenin, eşlerin her ikisinin de zararlı çıktığı hesapları kapatmanın, yepyeni muhabbetler başlatmanın, aile hayatına canlı renkler katmanın, yaşama sevincini her dakika tatmanın, can sıkıcı günleri unutmanın, evliliği ayakta ve zinde tutmanın sırları gibi.
Her hikâye bir şifa kitabının satırları gibi...

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.