Her Şey Seninle Başlar
₺295,00 Orijinal fiyat: ₺295,00.₺251,00Şu andaki fiyat: ₺251,00.
Çaresizlik öğrenilmiştir. Başarılı olmak da öğrenilebilir. Sende sandığından fazlası var! Gelebileceğin en iyi yerde değilsin. Yeni bir hayat için gereken, yeni bir akıldır. Doğru şeyi yapmak için yanlış zaman yoktur. Rüzgarı suçlamayı bırak, yelkenleri kullanmayı öğren! Seyirci koltuğundan sıkıldıysan, sahneye çık. Zirvede her zaman bir kişiye daha yer var. Her şey seninle başlar! Başkaları yapabildiyse, sen de yaparsın. Hayatta ya tozu dumana katarsın, Ya da tozu dumanı yutarsın. Seçim senin!
| Yayınevi | Alfa Yayınları |
|---|---|
| Yazar | Mümin Sekman |
| Baskı Yılı | 2017 |
15 adet stokta
Alfa Yayınları – Her Şey Seninle Başlar
/n
Çaresizlik öğrenilmiştir. Başarılı olmak da öğrenilebilir. Sende sandığından fazlası var! Gelebileceğin en iyi yerde değilsin. Yeni bir hayat için gereken, yeni bir akıldır. Doğru şeyi yapmak için yanlış zaman yoktur. Rüzgarı suçlamayı bırak, yelkenleri kullanmayı öğren! Seyirci koltuğundan sıkıldıysan, sahneye çık. Zirvede her zaman bir kişiye daha yer var. Her şey seninle başlar! Başkaları yapabildiyse, sen de yaparsın. Hayatta ya tozu dumana katarsın, Ya da tozu dumanı yutarsın. Seçim senin!
İlgili ürünler
Bunları Kimseye Anlatamamıştım
Akşam oldu, güneş battı, bizim buralara karanlık çöktü. Herkes evine, yuvasına çekildi.
Benim de üzerime karanlık çökmüştü. Yüreğim nasırlaşmış, beynim durmuştu. Okulun duvarları sanki üstüme yıkılıyor, evin havası ise beni boğuyordu. Annemle babama gıcıklık olsun diye ders çalışmıyordum. Herkesle kavga halindeydim.
O gün sen geldin. Elimi tutup gözlerinle yüreğime "Merhaba" deyince üstüme çöken karanlık dağılmaya başladı, zihnim açıldı. İçimdeki hazineyi keşfettim. Kendimi fark ettim ve kendimle buluşup kucaklaştım.
Her şey değişmeye başladı. Yüreğime bahar geldi. Evimize de bahar geldi. Derslerin beni başarıya götüren dostlar olduğunu anladım. Öğretmenlerimin benim için gösterdikleri çabayı daha iyi gördüm.
Kısaca kendimle barıştım ve etrafımda kavga edecek kimse kalmadı.
İçimde oluşturduğun aydınlık öyle güçlü ki onu örtebilecek hiçbir karanlık yok artık.
Teşekkür ederim, bende zaten var olan beni bana tekrar hatırlattığın için..
Doğru İstersen Olur
“İstekler gerçek olur.
Her gün, her dakika, her saniye.
Kendimiz için sürekli bir şeyler isteriz.
Bilerek veya bilmeyerek.
Buna inansak da inanmasak da.
Hatta bunu hiç düşünmediğimiz zamanlarda bile isteriz.
Siz, kendiniz için ne istiyorsunuz?”
Pierre Franckh, "Doğru İstersen Olur!" adlı kitabında isteklerimizi gerçekleştirmek hakkında kendi tecrübelerinden yola çıkarak ipuçları veriyor. Yazar, hayatımızı yönlendiren isteklerimizi gerçekleştirebilmenin elimizde olduğunu ve “Doğru isteme”yi öğrenirsek neleri başarabileceğimizi, örnekleriyle anlatıyor. Evrene gönderdiği “siparişler”in altını çizerken, karşılaştığı diğer durumları da eğlenceli bir dille aktarıyor.
Peki “Doğru isteme” nedir?
Beklentilerimizin nasıl sonuçlanacağı bizim elimizde midir?
Elde ettiğimiz sonuçları mucize saymak ne derece doğrudur?
İsteklerimizi doğru formüle edebiliyor muyuz?
Evren, isteklerimize nasıl cevaplar verir?
“Çok çirkinim.”, “Çok mutsuzum.”, “Asla başarılı olamayacağım.”
Çoğu zaman bizi esir aldığını hissettiğimiz ve içinde boğulduğumuz bunun gibi kalıplaşmış inanç cümlelerinin hayatımızı nasıl olumsuz bir yöne çektiğini görüyoruz. Ve bunun üstesinden gelmek için atılacak adım basit: “Doğru İstersen Olur!”
İyi Aile Yoktur
İyi aile yoktur. Ya da paradoks şu ki iyi aile, "İyi aile yoktur" düsturuyla hareket edebilen ailedir. İnsanlar çocuk sahibi olduğunda farkında olmadan kendi çocukluğuna dair hisleri yaşar. Çocuğumuzla ilişkimiz, anne-babamızla ilişkimizin devamıdır.
Çocuğumuzla doğru bağ kurma, kendi çocukluğumuzu ve içimizdeki çocuğu tamir etmekle olur. Her insanın içinde anne, baba, çocuk vardır ve güçlü psikoloji aslında, içimizdeki çocuğun güçlü olduğu, saygı gördüğü psikolojidir.
İyi Aile Yoktur sadece anne-babalar değil, çocukluk geçirmiş ve kendisini daha iyi anlamak isteyen her yaşta insan için yazıldı.
Bu kitabın sunduğu farklı bakış açısıyla, neden acı çektiğimiz, sevilmeyi neden isteyip sevgiyi kaybettiğimizde neden üzüldüğümüz, işlerimizi neden ertelediğimiz gibi kendimize dair birçok şeyin altındaki nedeni yepyeni bir gözle, şaşkınlıkla keşfedeceksiniz.
İngiltere’de Essex Üniversitesi’nde Psikanaliz yüksek lisansı yapan, Avrupa ve Amerika’da psikoloji alanında konferanslarda tebliğler sunan ve çocukluk atölyeleriyle ebeveynlerle buluşan Nihan Kaya, yıllarca süren çalışmalarını bu kitapta derliyor.
Sen Hiç Kendini Yaşadın Mı ?
Biliyor musun bugün sende okunanların çoğu taa çocukluğundan itibaren sana yazılanlar, bugün sende görünenlerin çoğu küçüklüğünde ruhuna ekilenlerdir.
"Bir tomurcuk gibiydim, ne zaman başımı toprağın üstüne çıkarıp filizlendiysem, bir çiçek olarak açmak istediysem kopardılar. Yeniden açmayı denedim, tekrar kopardılar. Adım Gül ama ben hayatımda hiç gülmedim. Kendimi yaprakları dökülmüş, dalları kırılmış bir ağaç gibi hissediyorum."
Koskoca bir delikanlı ya da genç kızken sınıfta arkadaşlarının önünde rencide edildin mi? Birine tepki göstermek isteyip de ayıp olur diye tepkini içine gömdün mü? Hakkını yiyenlere isyanını sadece dişlerini sıkacak kadar gösterebildiğin anlarda neler hissetmiştin?
Aslında başarısızlık diye bir durum yoktur. Bizim başarısızlık sandığımız şey, öğretmenin dersi anlatma biçimi ile öğrencinin dersi öğrenme biçiminin uyuşmamasından kaynaklanan bir durumdur.
"Babama ve kocama olan öfkem gözümü kör etmiş, içimdeki kor ateşin dumanı basiretimi örtmüş. Yaşanmamışlıklara olan hıncım aklımı sis perdesi gibi kapatmış. Korkak, pısırık, tedirgin, endişeli biri olarak yaşamışım bugüne kadar."
Bugüne kadar beynin seni kontrol etti. Şimdi sen beyninin kontrolünü eline alsan ve hayat otobüsünün direksiyonuna geçsen bundan sonra hayatında nasıl değişiklikler olacağını düşünebiliyor musun?
Sevgi Bahçesinin Bahçıvanı
Merhaba, Şimdi beni eline alıp incelediğine göre içimde ne olduğunu merak ediyorsun. Sayfalarımın arasında sen varsın, yaşadıkların var, aklını kurcalayan bazı soruların cevapları var. Annesiyle babasına gıcıklık olsun diye ders çalışmayıp dokuz zayıf öğrencilerin zayıflarını nasıl kurtarıp teşekkür belgesi aldıkları var. Çocuğuna iyilik olsun diye onu başkalarıyla kıyaslayan, sonunda hayal kırıklığına uğrayan anne babaların çaresizliği, mutsuzluğu ve çözüm arayışları var. Sınıf denen dört duvar arasında kalmış, kendini hapishanede hissetmiş, bunalmış derslerden nefret etmiş öğrencilerin çığlıkları var. İnanıyorum ki gözlerin sayfaların arasında ilerlerken kendinle yüzleşir, eğer varsa içindeki savaşı durdurur, çatışmaları bitirir özgüvenini artırır ve kendinle sımsıkı kucaklaşırsın. Sende benim yaptığım gibi sana atılan taşlardan kendine bir saray yapmaya başlarsın. İzin verirsen yüreğimi dizdiğim satırların arasında gözlerini misafir etmek istiyorum. Ne dersin?
Siyah Pantolon
Siyah Pantolon hikayesi, Alişan Kapaklıkaya’nın bizzat yaşadığı ve milyonları derinden etkileyen duyguların başında gelmektedir.
Anadolu’nun kendi halinde bir köyünde, birçoğumuzun hayatında var olan, yoklukla mücadele eden bir ailenin dramatik öyküsü…
Zorluklar içinde büyümeye ve okumaya çalışan bir ailenin çocukları... Eve güçlükle alınan ve kardeşlerin sırayla giyebildiği bir pantolon... Ama gelin görün ki; o kardeşlerden biri, tam da siyah pantolonun sırası kendine geldiği gün cennete gidiyor.
Eğitimci-Yazar Alişan Kapaklıkaya, sizleri bu kez duygu yüklü bir yolculuğa davet ediyor. Çocuk yaşta vefat eden kardeşi Rafet’in ve Siyah Pantolon’un hikayesini okurken kendinizi sorgulayacak; tüm sevdikleriniz için hayatınızda, en çok da yüreğinizde kocaman bir yer açacaksınız!
Yeni Nesil Öğretmen Olmak
Eğitim durmadan değişiyor, dönüşüyor. 21. yüzyıl öğrencisinden beklentilerimiz önceki dönemlerin öğrencilerinden beklenenlerden çok daha farklı. Bu yüzyıl problem çözebilen, eleştirel düşünebilen, hayal kurabilen, sorumluluk alabilen girişimci öğrenciler istiyor.
Z ve Alfa kuşağı öğrencilerini eskinin alışılmış eğitim modellerine mahkûm etmek, onların bu potansiyellerini açığa çıkarmalarına ve kendilerini keşfetmelerine engel olmak demek. Hâl böyleyken öğretmenlerin çağın gerektirdiği yetkinliklerle donanması, değişen öğrenci profilinin ihtiyaçlarına cevap vermesi ve döneme uygun bir eğitim ortamı oluşturması elzem.
Teknolojiyle şekillenen yeni iletişim kanalları öğrencilerin bütün dünyasını belirlerken öğretmenlere düşen, onlarla doğru frekanslarda iletişim kurmaktır. Tamamen teknolojiye değil, teknolojiyi kullanarak öğretmeye odaklanmaktır. Kültürel ve tarihî değerlerimizi ön planda tutmak, öğrencileri dış dünyada başarılı kılacak özelliklerle donatmaktır. Günün sonunda eğitimcilere düşen erdemli, öğrenmeyi öğrenmiş, analiz yeteneğine sahip, kendini geliştirebilen ve dünyaya duyarlı bireyler yetiştirmektir.
Tecrübeli eğitimci ve yazar Metin Özdamarlar’ın kendi deneyimleriyle yıllar süren titiz araştırmalarını harmanladığı Yeni Nesil Öğretmen Olmak , “teknoloji” neslini eğiten günümüz eğitimcilerine mesleki hayatlarında rehber olacak bir başucu kitabı.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.