Hasta Toplumlar – İlkel Düzen Efsanesine Bir Meydan Okuyuş
₺550,00 Orijinal fiyat: ₺550,00.₺468,00Şu andaki fiyat: ₺468,00.
“Hasta Toplumlar kitabını Türk toplumunun geleceği ile ilgilenen üniversiteli gençlerin, düşünürlerin, eğitimcilerin, siyasetçilerin, gazetecilerin okumasını isterim.”
– Doğan Cüceoğlu
“Bu kitap bir çok antropoloğun toplumların doğuştan iyi adapte olmuş sistemler olduğu inancına çok etkili bir meydan okumadır ve ayrıca görecilikle ilgili diğer toplumların hasta olarak asla tanımlanamayacağı efsanesinin yanlış olduğunu ispatlamaktadır. Profesyonel antropologların yanı sıra üniversite öğrencileri tarafından da okunması gerekir.”
– Dr. C. R. Hallpike / Principles of Social Evolution’un yazarı
“Gerçekten etkileyici ve güncel bir kitap. Robert Edgerton günümüz toplumsal yapısının çıkmazlarının yanı sıra evrimsel geçmişimizi anlamak için hayati öneme haiz kültürel maladaptasyon konularını irdelemiştir. Adaptasyoncu tartışmaların en sadık destekçilerinin bile, Edgerton’ın çok ikna edici şeklide derlediği bu ansiklopedik ve detaylı çalışmasındaki karşı kanıtların bolluğunu reddetmekte çok büyük sıkıntı yaşayacaktır.”
– Bruce M. Knauft / Antropoloji Profesörü
“Bu kitap, sadece farklılık yaratan değil aynı zamanda çok muhtemel dönüm noktasını gösteren nadide eserlerden biridir. ‘İlkel düzen’ efsanesinin net tartışmalarının çok üstünde ve ötesinde Edgerton’ın Hasta Toplumlar’ı, modern antropologların tartışmadan kabul ettiği birçok temel varsayımlara meydan okuyor.”
– S. Chad Oliver / Anropoloji ve Beşeri İlimler Profesörü
“Edgerton eski bir efsaneyi terk etmemizde ve dünyayı biraz daha fazla doğrulukta görmemizde bize yardım ediyor. Ayrıca Edgerton muazzam bir araştırma programı düzenliyor. Antropolojinin ampirik bir eleştirisi. Bu kitaptan öğrenilecek çok şey var.”
– Roy D’andrade / Antropoloji Profesörü
“Antropolojideki egemen gelenekselliğe cesaretle meydan okuyan büyüleyici bir kitap.”
– Melvin Konner / The Tengled Wings: Biological Constraints on the Human Spirit’in yazarı.
| Yayınevi | Buzdağı Yayınevi |
|---|---|
| Yazar | Robert B. Edgerton |
| Sayfa Sayısı | 368 |
| Kağıt Cinsi | 2. Hamur |
| Baskı Yılı | 2022 |
| Boyut | “14, 00 X 21, 00″ |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
3 adet stokta
Buzdağı Yayınevi – Hasta Toplumlar – İlkel Düzen Efsanesine Bir Meydan Okuyuş
/n
“Hasta Toplumlar kitabını Türk toplumunun geleceği ile ilgilenen üniversiteli gençlerin, düşünürlerin, eğitimcilerin, siyasetçilerin, gazetecilerin okumasını isterim.”
– Doğan Cüceoğlu
“Bu kitap bir çok antropoloğun toplumların doğuştan iyi adapte olmuş sistemler olduğu inancına çok etkili bir meydan okumadır ve ayrıca görecilikle ilgili diğer toplumların hasta olarak asla tanımlanamayacağı efsanesinin yanlış olduğunu ispatlamaktadır. Profesyonel antropologların yanı sıra üniversite öğrencileri tarafından da okunması gerekir.”
– Dr. C. R. Hallpike / Principles of Social Evolution’un yazarı
“Gerçekten etkileyici ve güncel bir kitap. Robert Edgerton günümüz toplumsal yapısının çıkmazlarının yanı sıra evrimsel geçmişimizi anlamak için hayati öneme haiz kültürel maladaptasyon konularını irdelemiştir. Adaptasyoncu tartışmaların en sadık destekçilerinin bile, Edgerton’ın çok ikna edici şeklide derlediği bu ansiklopedik ve detaylı çalışmasındaki karşı kanıtların bolluğunu reddetmekte çok büyük sıkıntı yaşayacaktır.”
– Bruce M. Knauft / Antropoloji Profesörü
“Bu kitap, sadece farklılık yaratan değil aynı zamanda çok muhtemel dönüm noktasını gösteren nadide eserlerden biridir. ‘İlkel düzen’ efsanesinin net tartışmalarının çok üstünde ve ötesinde Edgerton’ın Hasta Toplumlar’ı, modern antropologların tartışmadan kabul ettiği birçok temel varsayımlara meydan okuyor.”
– S. Chad Oliver / Anropoloji ve Beşeri İlimler Profesörü
“Edgerton eski bir efsaneyi terk etmemizde ve dünyayı biraz daha fazla doğrulukta görmemizde bize yardım ediyor. Ayrıca Edgerton muazzam bir araştırma programı düzenliyor. Antropolojinin ampirik bir eleştirisi. Bu kitaptan öğrenilecek çok şey var.”
– Roy D’andrade / Antropoloji Profesörü
“Antropolojideki egemen gelenekselliğe cesaretle meydan okuyan büyüleyici bir kitap.”
– Melvin Konner / The Tengled Wings: Biological Constraints on the Human Spirit’in yazarı.
İlgili ürünler
Hayır Demeyi Bilmek
Psikolog Marie Haddou bu yapıtında (aile ortamında, işte, arkadaşlar arasında ve aşk ilişkilerinde) yaşanmış gündelik olaylardan örnekler sergileyerek çoğu insan için bir karabasana dönüşen `hayır` demenin zorluklarını ele alıyor ve bu hastalıktan kurtulmanın bir reçetesini çıkararak gönül rahatlığıyla dile getirilen bir `evet`in psikolojik ve toplumsal önemine değiniyor. ...
İyi Gazetecilik İyi Ki Gazetecilik – Timur Soykan İle Nehir Söyleşi
Kalbi İyi Olanın Yolu Zordur
Yükü ağır olur iyi kalplerin.
Biliyorum çok yoruldun, bilinmedi değerin.
Yaptığın fedakârlığın, gösterdiğin insanlığın ve tüm bunların karşılığında uğradığın haksızlığın da haddi hesabı yok. Anlatamadın kendini, anlaşılmadın ve biliyorum hep tek başına kaldın. Tüm iyi niyetine rağmen yaşadığın bu yalnızlığın da mantıklı bir açıklaması yok. Ne hevesle çıktığın yolların, sadece senin çabanla güzelleşen hayatların ve menfaatleri uğruna sana açılan kolların, ikiyüzlü insanların sonrası yok.
Biliyorum çok kırgınsın ve çok yaralı.
Ama geçmişin pişmanlıklarıyla geleceğini karartmanın da bir faydası yok. Üzülme sığınacak bir limanım, bir anlayanım yok diye. Bilmez misin, iyi bir kalbin yükü her zaman ağır olur.
Yolu doğru olanların bu dünyada sefası yok. İstesen de kötü olamazsın sen, hiç kimsenin canını bile bile yakamazsın.
Baştan aşağı iyi niyetli, sen baştan aşağı insansın.
Bırak herkes hak ettiğini ve yaşattığını yaşasın.
Güzel insanların bu dünyada bundan başka duası yok.
Kendini Arayan İnsan
“Yaşantımızı tüm gerçekliğiyle analiz ediyor ve bu analiz çok çarpıcı. -New York Times
“Çoğu insan yapayalnız olduğunun farkına varmaktan korktuğu için kendini asla aramıyor.” -Chicago Tribune
“Rollo May’in bu sağduyulu, popüler kitabı, espri ve hayal gücüyle bezenmiş, kültürle dokunmuş. Korkmayan ve halinden pek de memnun olmayan herkes için bu kitap son derece faydalı olacak.” -New York Herald Tribune
Rollo May, şu çok önemli soruyu soruyor: “Acaba gözden kaçırdığımız önemli bir rehber ve güç kaynağı var mı?” Ne geçmiş ne de gelecek açısından hiçbir şeyin kesin olmadığı bir dönemde içsel bütünlük nasıl sağlanabilir?
“İnsanların benden beklentilerini yansıtan bir aynalar toplamından ibaretim.” Bu cümle size ne kadar yakın?
Bu kitap, yaşadığımız bu “Endişe Çağı”nda kişisel bütünlüğümüzü bulmak için yazıldı. Amacımız, çağımızın güvensizliğine karşı durabilmemizi sağlayacak yöntemler bulmak, içimizdeki güç merkezini ortaya çıkarmak ve çok az şeyin güvende olduğu günümüzde, itimat edebileceğimiz değer ve amaçlara ulaşabilmemizi sağlayacak yolu elimizden geldiğince işaret edebilmektir.
“İnsanları destek almaya sevk eden şey, duygusal ilişkilerinin sürekli olarak ayrılıkla noktalanması, evlilik planlarını bir türlü gerçekleştirememeleri yahut eşlerinin onları tatmin etmemesi gibi şikâyetler olabilir. Ne var ki konuşmaya başladıktan sonra çok geçmeden ister gerçek isterse hayalini kurdukları eşlerinden aslında kendi içlerindeki bir eksikliği gidermesini yahut bir boşluğu doldurmasını bekledikleri ve bu gerçekleşmediği için endişeye ya da öfkeye kapıldıklarını açığa vuruyorlar.”
Mutsuz Olmak
İnsanların, sürekli mutlu olmaları gerektiğine inandırıldığı bir çağda yaşıyoruz. Gazeteler, kitaplar, ilan panoları, reklam spotları mutluluk üzerine söylenebilecek her şeyi tüketmiş halde... Mutlu olmak bir görev, ödev gibi algılanır oldu ve bu algı, tek başına, kişiler üstünde önemli bir stres kaynağı haline geldi. Adeta “mutluluk diktatörlüğü”nün tahakkümü altında yaşamaya başladık. Wilhelm Schmid mutluluğa gereğinden fazla anlam yüklendiğini söylüyor ve kitabında mutsuzluktan yana pozisyon alıyor.
Durup durup patlak veren mutluluk histerisinin sebepleri nelerdir? Hemen her gün farklı kanallarda rastladığımız mutluluk formülleri bizi gerçekte nasıl etkiliyor? Mutlu olmaya “çalışmak” acaba bireyleri ve toplumu daha mı mutsuz ediyor? Başarılı olmak, mutlu bir yaşamın olmazsa olmazı mıdır? Güzel ve anlamlı bir hayat sürmek ne demektir? Mutsuzluk,
yaklaştığını fark ettiğimiz anda kaçmamız gereken modern bir veba mıdır? Mutsuzlukla baş etmek, hayatımızı ve kişiliğimizi nasıl zenginleştirir?
Kitapları dünya çapında on beş dile çevrilen felsefeci ve “mutluluk araştırmacısı” Wilhelm Schmid, Mutsuz Olmak’ta okurları iniş ve çıkışlarıyla hayatı bir bütün olarak kabul etmeye yüreklendirirken, karşılığında doyurucu ve anlamlı bir yaşam vaat ediyor.
Stoacının Günlüğü
Mutluluğa nasıl kavuşuruz? Öfkemizi kontrol etmenin en etkili yolu nedir? Başarının gerçek ölçütü ne olmalıdır? Kederimizin üstesinden gelip hayatımıza nasıl bir anlam katabiliriz? Tüm bu soruların ve daha fazlasının cevabı Stoacı felsefenin özünü oluşturur. İşte Stoacının Günlüğü de bu antik bilgeliği temel alan faydalı bir rehber görevi görüyor.
Sanatçılardan aktivistlere, imparatorlardan savaş kahramanlarına kadar tarihin büyük isimlerinin gizli silahı olan Stoacılık prensipleri, eyleme geçmek isteyenlerin felsefesi olarak yüzyıllar boyu bir ışık gibi parladı. İnsan deneyiminin laboratuvarında son iki bin yıldır test edilen bu zamansız bilgiler modern hayatın karmaşasını anlamlandırabilmek adına oldukça önemli.
Bu kitapta yılın her bir günü için İmparator Marcus Aurelius’un, Seneca’nın ve Epiktetos’un yazdıklarından yola çıkılarak Stoacı egzersizler ile deneyimler paylaşılıyor ve okuyucular her gün için ayrı ayrı tarihî anekdotlar, bu anekdotlar üzerine düşündürücü yorumlar ve Antik Yunan kültürüne ait, hayatı kolaylaştıran bakış açılarıyla karşılaşıyor. Bir yıl boyunca bu kitaptaki Stoacı öğretileri takip ederek siz de hayatın güçlükleri karşısında daha yapıcı çözümler bulabileceğiniz huzurlu, dingin bir zihne kavuşabilirsiniz.
“Üç büyük Stoacı bilgenin hayat derslerini özetleyen bu kitabı yıl boyu yanınızda taşıyacak ve güçlüklerle karşılaştığınızda doğrudan ona başvuracaksınız.”
WALL STREET JOURNAL
“Antik bilgeliği modern hayatımıza uyarlayan harika bir hediye.”
MARIA POPOVA, Brain Pickings editörü
“Kontrolünüzde olan şeylere odaklanmanıza yardımcı olan, yanlış ve sınırlayıcı inanışlardan kurtulmanızı ve doğru bir şekilde eyleme geçmenizi sağlayan eşi bulunmaz bir eser. Stoacının Günlüğü’nü kendinize rehber edinin ve hayatınızın günbegün nasıl güzelleştiğini görün.”
JACK CANFIELD
“Hayattaki tercihlerimizi yönetebilmemizi ve yanılgılarımızdan kurtulmamızı sağlayan harika bir kaynak.”
JOSEPH A. MACIARIELLO
“Stoacının Günlüğü zaman sınırlarını ve kişisel farklılıkları aşan evrensel bilgelikler sunuyor. Bu kitap her zor anınızda dönüp sakinleşeceğiniz bir dinginlik merkezi gibi.”
GREGORY HAYS
“Bugüne dek durup kendini dinlemeye hiç zaman bulamamış, yüksek tempoya alışık insanları bile esaslı Stoacılara dönüştürecek
bir çalışma.”
TIMES
“Stoacının Günlüğü sakin, bilgelikle dolu bir hayat sürme arayışında olan herkes için manevi bir çapa görevi görüyor. Şartlar ne denli zor olursa olsun karanlık zamanları metanetle aşmanızı sağlayan bu kitabı yanınızdan ayırmayın.”
SHARON LEBELL
“Stoacılık günümüzde tekrar değer görüyorsa bu kesinlikle Ryan Holiday sayesinde olmuştur diyebiliriz.”
THE NEW YORK TIMES
Terapi
İnsanın insanı pek az dinler hale geldiği bir dünyada, psikoterapi, eşsiz bir insani karşılaşma imkânı sunar. Terapi odası, zamanımızda, pek çok kişinin gerçekten işitildiği tek yer haline gelmiştir. Peki, terapi odası değer-bağımsız bir alan mıdır, yoksa bütün kuramlar gibi modern terapi kuramlarının da berisinde bir kültür ve ideoloji saklamakta mıdır? Terapi: Kültürel bir Eleştiri adlı bu kitabında Prof. Dr. Kemal Sayar, bir şifa yönteminin kültürel çözümlemesini yapıyor. Zamanımız ‘psikolojik insan‘ın yükselişine ve ‘terapi kültürü‘nün yaygınlaşmasına tanıklık ediyor. İnsanlar kendilerini, modern çağda giderek daha fazla terapi diliyle ifade ediyor. Modern terapiler, bireyselleşme ve özgürlüğe vurgu yaparken, insanı toplumsal ve kültürel bağlamından uzaklaştırıyor mu? Modern terapiler eliyle yalnızlaşma, katı bireycilik, yabancılaşma veya narsisizm gibi modernliğe mahsus bazı ‘hastalıklar‘ çoğaltılıyor mu? Terapi, kimileyin çözümünü hedeflediği sorunları, kendi eliyle üretebilir mi? Elinizde tuttuğunuz kitap, hem bir modern çağ eleştirisi sunuyor, hem de bu sorulara cevap arıyor. Terapi: Kültürel Bir Eleştiri, psikoterapinin kendi içinden yükselen bir ses, bir eleştiri. Bireyi iyileştirmeye çalışırken, kendi içindeki açmazlara bakmayı başaramayan terapi yöntemlerine içeriden bir bakış. Prof. Dr. Kemal Sayar, insanın "kendisini tavaf eden hacı" olduğu bir zamanda, mesleki birikimini bir ayna misali psikoterapi kuramlarının üzerine tutuyor. İnsanın ilişki arayan bir varlık olduğunu söyleyerek, psikoterapi kuramlarındaki esaslı paradigma değişimine dikkatimizi çekiyor. Gündelik hayatı ve politikayı terapi odasının dışında bırakmayan, kültürel ve sosyal bağlama dikkat kesilen, ötekinin yüzünü bir çağrı olarak önemseyen, şiirsel ilhamlara açık bir psikoterapi öneriyor. ‘Çağın terapi odası‘nda kafası karışmış herkes için, yeni sorular sorduracak, insanı farklı ve derinlikli bir bakış açısıyla kavramamızı sağlayacak bir kitap. Şifa niyetine.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.