Bumba Dağın Arkasını Merak Ediyor
Bumba küçük, zarif, sevimli bir zürafaydı. Ailesi ve arkadaşlarıyla birlikte Afrika’da yaşıyordu. Yaşadıkları yerin bir yanına orman, diğer yanındaysa yüksek dağlar vardı. Ama dağlar vardı. Ama dağlar çoook uzaktaydı. Bir gün saklambaç oynarken arkasına saklandığı çalıların üstünden ilerideki dağları gördü Bumba. İşte bizim küçük zürafanın maceraları da kendi kendine sorduğu şu soruyla başladı: “Acaba şu dağların arkasında ne var?”
Bundan Kimseye Bahsetme
Bungou Stray Dogs 1.Cilt Manga
Yetimhaneden kovulup zar zor Yokohama’ya gelen genç Atsuşi Nakajima, intihara yeltenmiş bir adamı nehirde boğulmaktan kurtarır. Adamın adı, Osamu Dazai’dir. Tehlikeli davaları çözerek geçimini sağlayan özel yetenekler ekibinin "Silahlı Dedektifler Bu¨rosu”na bağlı ve şehrin altını u¨stu¨ne getiren "insan yiyen kaplan” sorununu çözmek için araştırma yapmaktadır. İnsan yiyen kaplanla bağlantısı olan Nakajima, Dazai tarafından zorla soruşturmaya araştırmaya dâhil edilir. Ancak...?! Yokohama’da geçen ve bungou özel yeteneklerinin sahne alacağı aksiyon dolu çatışmalar başlıyor!
Bunları Kimseye Anlatamamıştım
Bunu Sen Oku
Bunu Sen Oku, başarının zirvesini de hayallerinin sayısız kez yerle bir olmasını da görmüş birinin unutuşa direnen, inancını koruyan sözleriyle yazılmış bir hayat şarkısı. İclal Aydın, heykeltıraş Ozan Ünal’ın benzersiz hayal gücüyle yarattığı çizimler eşliğinde anılarının izlerini sürse de, aslında çocukluk hüzünlerine, ısrar ettiği hatalarına, hevesine ve hayallerine şefkat gösterebilen herkesin hikâyesi bu. Her düştüğünde yerden bir avuç toprakla ve yenilenmiş olarak ayağa kalkmaktan, kalbine bir şans daha vermekten yorulmayan; pişmanlığa değil gönlünce yaşamış olmanın huzuruna sığınan bir yazarın kaleminden geleceğe ve okura yazılmış bir mektup.
"Mesela biliyor musun, beni başarılarımdan çok başarısızlıklarım güçlendirmiş aslında. Her batırıp berbat etme hikâyemde bir kahramanım olmuş, bir şekilde elimi tutmuş. Onlarca yıldır benimle evden eve taşınan günlüklerimi yaz başında okuduğumda dedim ki, İclal senin bir başarı hikâyen yok! Senin muazzam başarısızlıkların var. Ama maça dönmeye bir güç, cesaret bulmuşsun her seferinde. O güç ve cesaret kaybetmekten doğuyormuş meğer…
Ben kaybettim, ben yazdım.
Ozan okudu ve karaladı.
Bunu sana anlattım, sen oku."
Bunun Adı Findel
Beşinci sınıfın en acar çocuklarından Nick, olmadık sorularla ders kaynatmada ustadır. Ancak, çetin ceviz dilbilgisi öğretmeni onun oyununa gelmez ve sözcüklerin nereden kaynaklandığı üzerine bir rapor hazırlamasını ister. Öğrendiklerinden çok etkilenen Nick bunları sınamak için parlak bir fikir bulur: Kalem yerine "findel" demeye başlar. Hiçbir anlamı olmayan sözcük önce okulda, sonra kasabada hızla yayılır, televizyonlara konu olur. Nick'in masum oyunu hiç ummadığı sonuçlara yol açacaktır...
Burada Türkçe Konuşuyoruz Set Set 5 Kitap Kutulu
Bilmediğimiz doğrular, doğru bildiğimiz yanlışlar…
Konuşurken, yazarken yaptığımız hatalar ve bu hataların sebep olduğu iletişim kazaları…
Bu seri Türkçeyi doğru şekilde kullanabilmek için yol göstermek amacıyla hazırlandı.
Seride dilimiz konusunda oldukça hassas davranan, Türkçe âşığı Profesör Âlim Bilgin ve torunu Etem’in başından geçen komik olayları okuyacaksınız. Alim Bey’in öfkesini üzerinize çekmemek için Türkçeyi doğru kullanmanız yeterli!
Setin içindeki kitaplar:
Hatalıysam Söyle
Siz Var Ne Demek?
Cool Olma Kendin Ol
Sizin Orada Ne Diyorlar?
Hani Derler Ya...
Burası Bizim Evimizmiş Şimdi !
Evcilik oyunlarına sığar mı çocukluk?
Öykücü Dilek Emir’in ilk çocuk kitabı, usta sanatçı Huban Korman’ın desenleriyle görsel bir şölene dönüşüyor. Aynı apartmanda yaşayan dört çocuğu bir evcilik oyununda buluşturan neşeli öykü, çocukluğun sınırsız hayal gücünü yüceltiyor. Hayatı öğrenmenin ilk adımı olan çocuk oyunlarının yaratıcılıkla kuşatılmış büyüleyici evrenine odaklanıyor. Ortak okumalar için ideal olan bu çok renkli kitap, arkadaşlığın, birlikte düşünmenin, paylaşmanın, yardımlaşmanın ve iyiliğin kapılarını aralıyor.
Ayça, Selin, Gökçe ve Can… Komşu dört arkadaş, apartmanın bahçesinde evcilik oynarlar. Yemeği kimin yapacağı, işe kimin gideceği, hasta çocuğa kimin bakacağı, çorbaya konacak kurbağayı kimin yakalayacağı gibi önemli görevleri bölüşmeleri gerekir. Naciye Teyze’nin çiğbörekleriyse oyunun en lezzetli bölümüdür. Gökçe, hasta anneannesi, ters dönüp duran yavru kaplumbağalarla ilgili anısını anlatınca, “Ne istersem yapabilirim hayatta!” diye düşünür. Çocukluğun neşesi balkonlardan, bahçelerden taşar…
Burası Kimin Odası?
Buraya Sevilmek İçin Gelmedim
Yayın akışında âşık olmak yoktu... Ama bu bir son dakika haberi!
Eliza Quan deneyimi ve tuttuğunu koparmasıyla okul gazetesinin baş editörlük seçimlerinde rakip tanımıyordu. Ancak yakışıklı eski sporcu Len DiMartile anlık bir hevesle aday olup da sırf “bir lidere daha çok benzediği” için kazanınca Eliza tüm değerlerini sorgulamaya başladı.
Bu haksızlık üzerine bir anlık öfkeyle kaleme aldığı yazı onun isteği dışında internette yayımlanınca Eliza kendini bir feminist hareketin başında buldu. Ancak sözcü rolü oynamasını bekleyenler ile iddialarını kınayanlar arasında çapraz ateşte kalması çok vakit almayacaktı.
Okul müdürleri bu kutuplaşmayı yatıştırmak için Eliza ve Len’in bir projede beraber çalışmasını istediğinde, Eliza kendiyle alakalı hiç bilmediği şeyler keşfedecekti. Bunlardan en korkunç olanıysa, ataerkilliğin vücut bulmuş hali olduğuna inandığı ve savaş açtığı Len’e âşık olmasıydı.
İşlerin sarpa sardığına inanan Eliza’nın tekrar düşünmesi gerekecekti.
• New York Times Gelecek Vaat Eden Genç Yetişkin Romanı
• Junior Library Guild Tercihi
• Parents Dergisi Yılın En İyi Kitaplarından Biri
• NPR Yılın En İyi Kitaplarından Biri
• Kirkus Yılın En İyi Kitaplarından Biri
• CCBC Choices Yılın Tercihi
• Bank Street Yılın En İyi Genç Yetişkin Kitaplarından Biri
“Kendini hayatının bir noktasında beğenilmez hissetmiş herkes için mükemmel, türe taptaze bir soluk getiren bir çıkış romanı. Buraya Sevilmek İçin Gelmedim keskin bir zekânın ürünü. Acı gerçeklerin dokunuşu kalbinizde iz bırakacak.”
–Stephanie Garber, New York Times çoksatanı Caraval serisinin yazarı
“Duygu yüklü, cesur ve baş döndürücü hislerle dolu, zekice kaleme alınmış bir roman.”
–Maureen Johnson
“Lise ve aktivizm hakkında daha önce hiç okumadığınız bir hikâye.”
–Kirkus Reviews
Burma Günleri – Can Yayınları
"Bu ülkede bulunmamızın, hırsızlıktan başka bir nedeni olduğunu söyleyebilir misiniz? Bu öylesine kolay ki. İngiltere 'nin memuru, Burmalı 'nın kollarını tutar, tüccar da adamın ceplerini boşaltır. Britanya İmparatorluğu, İngilizlerin, daha doğrusu Yahudi ve İskoç çetelerinin ticaret tekelleri kurmalannı sağlayan bir aracıdan başka bir şey değildir.
Bu sözler, George Orwell'in Burma'daki İngiliz sömürgeciliğine bakış açısını yansıtıyor. Kendisi de Burma'da görev yapmış olan Orwell, en başarılı yapıtı olarak tanımlanan Burma Günleri'nde, İngilizlerin bu sömürgedeki yaşamını ve yaptıklarını, yerli işbirlikçileri ve fırsatçıları, yerli halka insanca yaklaşarak İmparatorluğun tutumuna karşı çıkanları, aşk, nefret, tutku çemberinde destansı bir anlatımla ele alıyor. Burma Günleri, ilk kez 1934 yılında Amerika Birleşik Devletleri'nde yayınlandı. Kitap ve yazarı hakkında herhangi bir dava açılmayınca, ertesi yıl İngiltere'de de basıldı. Ama sömürgecilik dönemi sona erinceye kadar kitabın Hindistan ve Burma' da satılması yasaklandı ve okuyanlar hakkında yasal işlemler yapıldı. Burma Günleri, İngiltere'nin, üzerinde güneş batmayan bir imparatorluk olduğu dönemdeki politik ve sosyal yaklaşımını göz önüne sererken, romandaki karakterlerin işlenmesindeki ayrıntılı ustalıkla da Orwell' in başarısını pekiştirdi.
Burnumun Renkleri
Buruk Ayrılık
Osamu Dazai'den kadim kültürlerin coğrafyasında mayalanan sancılı bir inşa ve aydınlanma dönemindeki toplumsal çalkantılara ve çileli halkların refah ve ilerleme arzusuyla gösterdiği özverilere dair sarsıcı bir ilk eser...
Modern tıp eğitimi almak için Japonya'ya gelen Çinli Zu Cucin ve arkadaşı Takaşi Tanaka ile Fucino Hoca arasında gelişen derin dostluğu ve güçlü yoldaşlığı gerçek tanıklıklara dayanarak ilmek ilmek ören Buruk Ayrılık, 1900'lerin Uzakdoğu siyaseti, ekonomisi, edebiyatı ve kültürel yaşamına tutulan bir projektör görevi görüyor.
I. Japon-Çin Savaşı ve Japon-Rus Savaşı'nın sert dönemecinde kültürlerarası etkileşimin ve nezaketin tezahürlerini barındıran bu hikâye, Dazai' nin yalın ve samimi üslubuyla bezeli dostane nasihatleriyle, Finlandiya'nın kalkınması için yol gösterici nitelik taşıyan Beyaz Zambaklar Ülkesinde'yi anımsatıyor.
Burun
Burun, Rus gerçekçiliğinin öncüsü Gogol’ün monarşinin hüküm sürdüğü çarlık döneminde kaleme aldığı Petersburg Öyküleri derlemesi içinde yer alan öykülerden biri. Ait olduğu yüzü terk eden bir burnun ve o burnun sahibi devlet memurunun gerçeküstü hikâyesini anlatıyormuş gibi gözükse de, dönemin Rusya’sına ve Rus toplumuna dair son derece gerçekçi bir bakış açısı sunan Burun aynı zamanda bir hiciv şaheseri.
“Gogol uzun süre bu şakanın basılmasını istemedi; ama biz, bu öyküde öyle şaşırtıcı, akla sığmaz, neşeli, özgün şeyler bulduk ki öykünün elyazmasının bize verdiği zevki okuyucularımızla paylaşmaya razı olması için kendisini güçlükle kandırabildik.”
Aleksandr Puşkin
Butimar
Bütün Beyinli Çocuk
Yeni yürümeye başlayan çocuğunuz bir mağazanın ortasında öfke nöbeti geçiriyor. Anaokuluna giden çocuğunuz giyinmeyi reddediyor. Beşinci sınıf öğrencisi olan çocuğunuz arkadaşlarıyla bahçede oynamak yerine bir bankta oturmuş ağlıyor. Çocuklar sanki anlaşmış gibi anne-babalarının hayatlarını çekilmez hale getirmek zorundalar mı? Elbette hayır size çıkış noktasını söyleyecek tek şey onların gelişen beyinleridir.
Alanında öncü ve son derece pratik olan bu kitapta nöro-psikiyatrist Daniel J. Siegel ve aile danışmanı Tina Payne Bryson, çocuk beyninin nasıl bağlantılar kurduğu ve olgunlaştığı ile ilgili yeni bilimsel veriler ışığında çöküş ve çileden çıkma hallerinin gizemini çözüyorlar. Karar verme ve dengeyi korumadan sorumlu olan “beynin üst katı” yirmili yaşların ortalarına kadar gelişmeye devam eder. Özellikle küçük yaştaki çocuklarda sağ beyin ve onun duyguları, sol beynin mantığına hükmetmeye eğilimlidir. Çocuklarınızın kontrolden çıkması ya da öyle hissetmesi boşuna değil. Bu buluşları her gün uygulayarak bir taşkınlığı, kavgayı ya da korkuyu, çocuğunuzun beyni ile bağlantı kurabilmek ve hayati gelişimine katkıda bulunabilmek için bir fırsata dönüştürebilirsiniz.
Bütün Dünyanın Peşime Düştüğü Gün
Bütün Eserleri 9 – Aşk Dalgası
Bütün Eserleri-2 Eski Kahramanlar
Ömer Seyfettin , Birinci Dünya Savaşı yıllarında halkın yiğitlik duygularını coşturmak amacıyla konularının çoğunu eski tarihlerden aldığı "Eski Kahramanlar" başlıklı tarihi epik hikayelerle, konularını Çanakkale Savaşı’ndan aldığı "Yeni Kahramanlar" başlıklı çağdaş epik hikayeler yazmış, yenilgiyle sona eren savaş ertesinde artık yiğitlik hikayeleri yazmanın anlamı kalmayınca, "Zamane Yiğitleri" genel başlığı altında İstanbul kabadayılarını ele alarak, eski yiğitlerle zamanın kof yiğitleri arasında karşılaştırma olanağı hazırlamıştır.
Bütün Eserleri-3 Bomba
Bütün Eserleri-4 Harem
Çağdaş Türk edebiyatının öncülerinden olan Ömer Seyfettin, yaşıtları gibi çalışmalarını roman üzerine değil, kendisine daha yakın bulduğu küçük hikâye türü üzerine yoğunlaştırmış, bir yandan çağdaş Türk hikâyeciliğinin ana temellerini atarken, bir yandan da özü ve anlatımıyla son derece kişisel bir hikâye evreni kurmayı başarmıştır.Yazarın en ünlü hikâyelerinden Harem'in adını taşıyan bu derleme, içtimai roman diye nitelendirdiği Ashab-ı Kehfimiz'i, unutulmaz Fon Sadriştayn tipi çevresinde dönen öteki iki hikâyesini içermektedir.
Bütün Eserleri-5 Yüksek Ökçeler
Bütün Eserleri-7 Yalnız Efe
Bütün Eserleri-8 Falaka – Kaşağı – And
Bütün Havuçlar Benim
Tavşan havuçları SEVER.
Onları o kadar çok sever ki evine sığamaz, uyuyacak yeri kalmaz artık. Arkadaşları ona yardım teklif ettiğinde Tavşan seve seve kabul eder. Peki bir sürü havuç, Tavşan ve arkadaşlarının başına nasıl dertler açacak?
Bütün Havuçlar Benim, arkadaşlığın ve paylaşmanın her şeyi güzelleştirdiğini anlatan komik ve eğlenceli bir hikâye...
Bütün İsimler
Don Jose, yirmi beş yıldır Nüfus Kayıt Merkez Arşivi'nde çalışmaktadır. Sağların ve ölenlerin kayıtlarının tutulduğu, hiyerarşik bir düzenin uygulandığı Arşiv'de, günlerini doğum, evlilik, boşanma ve ölüm belgeriyle geçirir. Ancak Don Jose'nin herkesten sakladığı bir tutkusu vardır: Gazete ve dergilerden kestiği, ünlü kişilerle ilgili kupürleri biriktirmek. Koleksiyonuna eklemek için Arşiv'den gizlice aldığı dosyaların arasına meçhul bir kadının fişinin karışmasıyla Don Jose'nin sıradan hayatı yön değiştirir. Don Jose, bu kadının hayatıyla ilgili her şeyi öğrenme istiğiyle yanıp tutuşur. Neredeyse saplantıya dönüşen bu tutkudan çılgına dönen Don Jose, bilinmezlerle dolu, karanlık bir yola sapar. Araştırmaya devam ettikçe meçhul kadınla ve kendisiyle ilgili sarsıcı şeyler öğrenir.