Bütün Kuğular Beyazdır
Bütün Kuzgunlar Siyahtır
Bütün Sabahlarım Senin Olsun
Bütün Şiirleri – Kırmızı Kedi Yayınevi
Türk şiirinde tüm taşları yerinden oynatan ve sadece şiirleriyle değil, yazıları, hikâyeleri ve tüm çevirileriyle kendinden sonraki Türk edebiyatının bütününe etki etmiş bir isim Orhan Veli. Bütün eserleriyle Kırmızı Kedi’de.
Külliyatın bu cildi Bütün Şiirleri, Orhan Veli’nin daha önce kitaplarında yayımlanan, dergi veya gazetelerde yayımlanıp kitaplarına girmeyen ve ölümünden sonra yayımlanan şiirlerinden oluşuyor. Necati Tonga ve Tahsin Yıldırım’ın büyük bir titizlikle “eleştirel basım” olarak hazırladığı kitapta, şairin sağlığında yayımlanan şiir kitaplarına ulaşıldı, şiirlerin yayımlandığı dergi ve gazeteler kontrol edildi ve bu sayede baskılar arasındaki farklar ortaya konarak en sağlam nüshaya ulaşılmaya çalışıldı. Bu kitabı diğerlerinden farklı kılan yönlerinden bir diğeri ise Orhan Veli’nin daha önce kitaplarına girmemiş yedi şiirine yer vermesi.
Artık Orhan Veli’yi eksiksiz okuyabileceksiniz.
Bütün Şiirleri – Orhan Veli Kanık – Türk Edebiyatı Klasikleri 1
“Bir delikanlı Orhan’ın şiirlerini okumuşsa içi titremeden, gözü yaşarmadan insana, ağaca, kuşa, taşa, toprağa, Ankara’ya, İstanbul’a bakamaz, kaldırımına tüküremez, ağacını kesemez; sokakta kendi halinde, sakalı ağarmış, paltosu yırtık, üfürsen uçacak bir adamın Süleyman Efendi budur diye eline sarılmadan edemez olur.
Orhan’ın şiirlerini okuyan kız, erkek kimseyi öldüremez, kimseyi dövemez, kimseye sövemez.
Türkçe Orhan’ın elinde bugüne kadar bilmediğimiz hale gelmişti. Biz Türkçemize neler, ne ukalâlıklar, ne yabancılıklar, ne paçavralar giydirmiştik. O Türkçeyi soyuvermiş, yakışır urbalar giydirmişti. Aman şu Türkçe ne güzel şeymiş, dedik.”
Sait Faik Abasıyanık
Bütün Şiirleri 1
Bütün Şiirleri 2
Babam gelirdi ve akşam olurdu.
Bahçedeki akasya ağacı, gün boyu biriktirdiği kuşları,
birer hayal topu olarak uzatırdı yatağımıza.
Siyah-beyaz bir fotoğraf gibi gelirdi babam.
Kamyonlar hep geceleri, hep uzaklara giderdi.
Ben o zamanlar bütün babaları susar sanırdım.
Yalnızca gaz lambasıyla konuşan bir diş gıcırtısıydı babam.
Kapılar titreyerek açılır, titreyerek kapanırdı.
Tanrıyı ve uzun konuşanları sevmezdi hiç.
Babamdan yapılmış bir korkuydu dünya.
Bütün Şiirleri 3
Yalnızlık Heceleri
Köknar ağacının dibine oturdum
Akdenizdi. İkiz gu¨neşti
Ayaklanan bir kadın yüzüydü
Yaramı sever gibi sevdim gelincikleri
Taslara sesini veriyordu ru¨zgar
Eğildim telası önünde kertenkelenin
Dağlar mavi bir zamandı
Otlarda soluk alıyordu tanrı
Sevdiğim kadınlardan bir mucize
Bu¨tu¨n acılarımın dışına çıktım
Elinden tuttum çocuk babamın
Annem yeni doğuruyordu beni.
Sildim pişmanlığı payıma düşen hayattan.
Bütün Şiirleri 4
Seni yalnız bıraktım diye
Mezarından bile koşarak geliyorum eve.
Islık çalan odalarda
Konuşuyorum konuşuyorum konuşuyorum.
Uzaktan gelmişim, ağzımda sabahın çiy taneleri
Çocuklaşma diyerek çekiyorsun ağzını.
Sonra kaldırıyorum başımı, pencere değil
Sıralı kirpikler gibi çocuk ölüleri.
İnsan acısından utanır mı
Döktüğüm yaşlarla zehirleniyorum.
Bizden geçti de, demiştin, hepsi ölümün rahminde
Bu çocuklar nasıl yaşayacaklar bu ülkede.
Antakya’dayız, Vakıflı Köyü’nde kalbimizi seviyoruz
Bu iyilik içinde kimin aklına gelir ölüm.
Deniz kıyısına gidelim haydi
Mavi, göğsünde uyutur biraz korkumuzu.
İki kişilik bir yalnızlığım fotoğraflarının önünde
Birisi alıp götürdüğün, öteki bırakıp gittiğin.
Bütün Şiirleri Ahmet Hamdi Tanpınar
Çok cepheli bir şahsiyeti ve zengin bir kültürü olan Ahmet Hamdi Tanpınar’ı 1901 1962 bugünün okuyucuları genellikle romanları hikayeleri denemeleri mektupları ve edebiyat tarihiyle tanırlar. Halbuki Tanpınar her şeyden önce bir şairdir ve bütün hayatım verdiği şiir onun öteki eserlerini de kaplar ve onlara sanatlı bir parıltı hayallerle dolu derin çağrışımlar kazandırır. Tanpınar mistik olmamakla birlikte ezeli hakikat ve mutlak güzellik ebediyet ve mükemmeliyetti arayışı ile mistiklere yaklaşır. Ona bir güzellik mistiği demek hiç de yanlış değildir. Şiirin sosyal amaca yöneltilmesini bütünüyle reddeden şair bunları nesirlerine bırakmıştır. Yayınevimiz Ahmet Hamdi Tanpmar’m Bütün Eserleri’ni bir dizi halinde yayımlarken yazarın şiirlerini de bütün olarak bir araya getirmiştir.
Bütün Şiirleri Ahmet Haşim
“Zannetme ki güldür, ne de lâle,
Âteş doludur, tutma yanarsın
Karşında şu gülgûn piyâle...”
Ahmet Hâşim, modern Türk şiirinin kurucu şairlerinin başında gelir. Hayattayken yayımlanmış iki şiir kitabı olsa da Hâşim’in Türk şiirinde yarattığı etkinin bir benzerine rastlanamaz. Başta Ahmet Hamdi Tanpınar, Abdülhak Şinasi Hisar, Nurullah Ataç gibi isimler olmak üzere, onun getirdiği yenilikleri anlayan ve şiirlerini ayrı bir yere koyanların sayısı azımsanacak gibi değildir. Bugün değerinin daha iyi anlaşıldığı ve onun ilk “modernist” şairimiz olduğu konusunda görüş birliğine varıldığı da bir gerçek.
Elinizdeki kitapta, Ahmet Hâşim’in kitaplarında yer alan ve dergilerde kalan bütün şiirlerini bulacaksınız. Osmanlıca-Türkçe karşılıklı sayfalarda ve “eleştirel basım” olarak sunduğumuz bu baskıyla, nüsha farklarını görecek, modern Türk şiirinin bu büyük ismini eksiksiz okuyacaksınız.
Bütün Şiirleri Orhan Veli
"Orhan Veli çok daha ileriye bir adım attı: Şiirin kendi öz bir dili, bir vezni olmadığı gibi kendine öz konuları da olmayacağını gösterdi, ahengin, musikinin de şiirden kaldırılabileceğini anlattı."
- Nurullah Ataç
"Orhan Veli'nin kavgası, edebiyatımızın en büyük kavgasıdır, buna inanıyorum. Irmağın yatağın' daha doğal bir vadiye indirdi. Şiire kasket giydirdi, sivilleştirdi onu. Bugünkü şiir verimleri onun da verimleridir biraz."
- Cemal Süreya
Bütün Şiirleri, Orhan Veli'nin yüzüncü doğum yıl-dönümünde (2014) gözden geçirildi. Şairin defterleriyle mektupları ndaki el yazmaları, dergi yayınları ve kitabın 1951'den bugüne farklı yayınevlerindeki baskıları karşılaştırılıp incelenerek süregelen yazım hataları düzeltildi ve bazı şiirlerdeki karışıklıklar dipnotlarla giderildi.
Orhan Veli: Türk şiirinin "zincirkıran"ı, "kasket-giydiren"i, "sivilleştiren"i, "açıkhavaozanı"...
Büyü Dükkanı Üçüncü Bahar
Büyücü
Mitolojik öğelere ve Shakespeare’in ünlü oyunu Fırtına’ya çeşitli göndermelerin yapıldığı hikâyede John Fowles, savaşın acımasızlığını, bir Akdeniz adasının dinginliğini, insan zihninin karmaşık yapısını, kadın-erkek ilişkisinin doğasını, Tanrı ve özgürlük kavramlarını ustaca anlatımıyla irdeliyor. Gerçek özgürlüğün ancak kendini tanımakla mümkün olabileceği savından yola çıkılarak hayallerle gerçek deneyimler arasındaki ilişkiler, Fowles’un Prospero’su Conchis tarafından bir dizi yanılsama, maske ve gösteriyle çarpıcı bir biçimde sahneye konuyor. Büyücü’de, insanlığın karşı karşıya bulunduğu tehdit, Batı kültürünün duvarları arasına olduğu kadar insanın kendi bilincinin duvarları arasına da gizlenmiştir. Urfe gibi, içinde doğdukları kültürün sosyal yapılarınca dayatılan davranış kalıplarından uzak durma özgürlüğüne sahip olduklarını keşfeden bireylerin çabalarıyla varılabilecek yeni bir bilinç düzeyine yolculuktur bu. Random House’un 20. yüzyılda İngiliz dilinde yazılmış en iyi yüz yapıt listesinde yer alan Büyücü, kişisel özgürlüğe ulaşmanın ve insanın kendini keşfetmesinin zorluklarına dair bir edebiyat şöleni...
Büyüdüğüm Zaman
Büyük Ağa
Tarık Buğra, Türkiye şartlarında çok zor olanı başaran, yani hayatını kalemiyle kazanabilen yazarlardan biriydi; üniversite eğitimini edebiyat uğruna yarıda bırakmıştı. İlk başarısını hikaye dalında kazandı ve Türk edebiyatının en önemli hikayecileri arasında yerini aldı. Ancak onun asıl amacı roman yazmaktı; başarısız bir denemenin ardından Türk edebiyatında, 1950 sonrasının en önemli metinlerinden biri olan Küçük Ağa romanıyla önemli bir çıkış yaptı. Kurtuluş Savaşı’nın çok farklı bir açıdan ele alındığı bu romanı, çok partili hayata geçiş sürecinde yaşanan sancıları kasaba penceresinden bakarak anlattığı romanlar izledi. Önemli tiyatro oyunlarına da imza atan Tarık Buğra’nın en büyük şikâyeti, gazetelerde çalışmak zorunda kaldığı için asıl yazmak istediklerine fazla zaman ayıramamasıydı.
Beşir Ayvazoğlu, elinizdeki kitapta onun bu yazarlık ve yalnızlık macerasını anlatıyor. Tarık Buğra’yı sevenlere, kuru bir biyografik metin değil, roman gibi sürükleyici bir kitap sunuyor.
Büyük Atatürk’ten Küçük Öyküler Seti
Mustafa Kemal'in nasıl Atatürk olduğunu biliyor musunuz?
Ya sevdiği atının öyküsünü okudunuz mu hiç?
Köpeği Foks'un matraklıklarını...
Kesiken iğde ağacını aramaya çıkan Atatürk'ü...
Onun çiftlik serüvenlerini...
En sevdiği çiçek olan al karanfilin öyküsünü okudunuz mu?
Büyük Atatürk'ten Küçük Öyküler, yazarımız Süleyman Bulut tarafından derlendi ve kaleme alındı.
Büyük Atatürkten Küçük Öyküler 1
Çoğunu ilk kez okuyacağınız,onlarca Atatürk öyküsü...
Mustafa Kemal’in nasıl Atatürk olduğunu biliyor musunuz?
Ya sevdiği atının öyküsünü okudunuz mu hiç?
Köpeği Foks’un matraklıklarını…
Kesilen iğde ağacını aramaya çıkan Atatürk’ü…
Onun çiftçilik serüvenlerini…
En sevdiği çiçek olan al karanfilin öyküsünü okudunuz mu?
Büyük Atatürk’ten Küçük Öyküler 1, yazarımız Süleyman Bulut tarafından derlendi ve kaleme alındı.
Büyük Atatürkten Küçük Öyküler 2
Çoğunu ilk kez okuyacağınız kırk beş yeni Atatürk öyküsü!
Atatürk, Çankaya İlkokulu’na giden manevi kızları Sabiha ile Zehra’ya ne demişti?
Paşa Bebek’in ilginç öyküsünü duymuş muydunuz, peki?
Atatürk’ün yeni Türk harfleri için bir marş bestelettiğini biliyor muydunuz?
Subaylıktan istifa ettiği gün giyecek sivil elbisesi olmayan Atatürk ne yapmıştı?
10. Yıl Marşı nasıl belirlenmişti?
Bir öğrencinin anı defterine Atatürk ne yazmıştı?
Kullandığı imzalarını gördünüz mü hiç?
Büyük Atatürk’ten Küçük Öyküler 2’yi, yazarımız Süleyman Bulut ana kaynaklardan derledi ve siz çocuklar için yeniden yazdı.
Büyük Atatürkten Küçük Öyküler 3
Çoğunu ilk kez okuyacağınız kırk yedi Atatürk öyküsü...
Tayını Atatürk’e Hediye Eden Çocuk
Ayakkabı Dişlemeyi Seven Foks
Gözlerine Bakılamayan Atatürk
Kıyafet Balosunda Bir Yeniçeri
Yürüyen Köşk
Başkent, Niye Ankara Oldu?
Kocatepe’deki O Simge Fotoğraf Nasıl Çekilmişti?
Ve... Bütün mal varlığını millete bırakışının öyküsü...
Büyük Atatürk’ten Küçük Öyküler 3, yazarımız Süleyman Bulut tarafından derlendi ve çocuklar için kaleme alındı.
Büyük Atlas Ciltli – Kanaat Yayınları
1882 yılında, İstanbul doğumlu, Darülfünun'da kendi öncülüğünde açılan ''Edebiyat Şubesi''nde (Edebiyat Fakültesi) coğrafya öğretmenliğini (müderris) üstlemiş, başarılarından dolayı II. Abdülhamit tarafından 10 madalyayla ödüllendirilmiş, ''Türk Coğrafya Kurumu''nun kurucuları arasında yer alan Faik Sabri Duran'ın 1937 yılında hazırladığı Büyük Atlas kitabıdır.
Büyük Bir Aşk Hikayesi
Zaman, Sonsuzluk’un bir kırıntısından başka bir şey değil ve biz bakışlarımızı bu kırıntıdan kaldırmazsak ölümden korkmayan bir hayatın yoğunluğunu asla yaşayamayız.
Denizlerin, rüzgârların ve yağmurların bir araya getirdiği; zamanın savurduğu ve birleştirdiği iki insan: Edith ve Andrea. Biri denizlere âşık, düzenli bir hayata sahip, sakin Andrea. Ötekisi dağlara tutkun, hayata ve dünyaya karşı merakını hiç kaybetmemiş, yüksek idealler ve mükemmeliyet arayışındaki Edith. Andrea mükemmel hayat bozyapındaki eksik parçacığın huzursuzluğuyla kavrulur, Edith ise fırtınalı bir denizle cebelleşirken güvenli bir limana sığınma fikrini ısrarla reddeder. Gelgelelim hayatın her zamanki şaşırtıcılığıyla bir araya getirdiği bu iki insan için artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Zira hayat zaten bazen sakin okyanuslara açılmak, rüzgâra direnmek ya da kimi zaman onunla beraber esmeye karar vermek, bir kasırgada çalkalanmak, bazen sisi bir örtü gibi üzerine örtmek, suya tutsak kalmak veya yollarda ruhundaki düğümleri çözmek değil midir?
Susanna Tamaro bu romanında okuru hayat, aşk, sevgi, keder, kader, yas ve kayıp gibi insanlığın en temel meseleleri ve kaygıları hakkında birlikte düşünmeye davet ederken kadın erkek ilişkisinin, ebeveyn çocuk ilişkisinin, ışık ile karanlığın, gerçek ve belirsizliğin sınırlarında geziniyor.
Büyük Bir Ayı İle Küçük Bir Çocuk
Büyük Defter – Kanıt – Üçüncü Yalan
Zamanın ve adın olmadığı bir coğrafyada, savaşın, felaketin, yoksulluğun ortasında anneannelerine emanet edilmiş küçük ikizler, bir yandan hayatı anlamaya çalışırken bir yandan da ne pahasına olursa olsun hayata sıkı sıkı tutunmaya çalışırlar. Gün gelir ikizlerin yolu ayrı düşer. Bir daha görüşebilecekler midir? Belki de, sınırları aşmak, sadece mekanları ve kişileri değil, kimlikleri ve hatta geçmişi bile değiştirebilir... Agota Kristof'tan savaş, yıkım, göçmenlik, kimlik, insanlık ve yazmak üzerine tüyler ürpertici bir üçleme.
Büyük Dörtler
Poirot'nun yatak odasının kapısında toza toprağa bulanmış bir adam durmaktadır. Zavallı adam Poirot'ya boş boş bakıp yere yığılır.
Bir anda neye uğradığını anlayamadan yaşlı dedektif pekçok bilinmezin ortasında kalakalmıştır.
Bu adam kimdir? Şok mu geçirmektedir? Dahası, bir kağıt parçasına defalarca karalanmış 4 rakamının bir anlamı var mıdır?
Büyük Dostum
Büyük Dünya Araştırması
Maceraperestler için yola çıkma vakti.
Sırt çantanızı hazırlayın!
Büyük Hala Margigold’un size harika bir hediyesi var: Bir dünya turu bileti! Bu yolculukta çözülecek bulmacalar, arayıp bulmanız gereken hediyeler ve sizi bir sonraki durağınıza taşıyacak bir sürü ipucu var.
Büyük Dünya Araştırması saatlerce sürecek bulmaca heyecanına ek olarak keşfedeceğiniz ilginç yerlerdeki kültür ve yaşam üzerine merak uyandıran bilgiler veriyor.
Merak duygusunun tetiklemesiyle dikkat yeteneğini geliştirmeye yönelik olarak hazırlanmış olan Büyük Dünya Araştırması, titizlikle çizilmiş görselleri ve ustalıkla yerleştirilmiş ipuçlarını bir arada sunuyor. Aktivite kitabında gezilen otantik, eksantrik bölgeler hafiyelik peşinde eğlenen çocuklara aynı zamanda -tıpkı bir belgesel izlermiş gibi- farklı yaşam kültürlerinin yaşayışları hakkında bilgiler veriyor. Tayland’da nehre kurulan bir yüzen market, Trinidad’da katılacağınız bir karnaval ya da Amazon Nehri üzerinde ziyaret edilecek bir orman köyü... Bu aktivite kitabı sadece çocuklar için değil, onlarla birlikte bulmacaları çözmeye çalışacak olan yetişkinler içinde çarpıcı bilgilerle dolu.
Büyük Dünya Tarihi
Büyük Filozoflar Ve Felsefeleri
Bu kitap felsefe öğrenmek isteyen herkesin işine yarayacak. François Dagognet Platon'dan başlayıp Spinoza, Kant, Nietzsche, Marx, Comte, Bachelard ve daha başka düşünürlerden geçerek Jean-Paul Sartre'a uzanan bir yolda en önemli filozopları karşılaştırmalı olarak inceliyor. Her bir filozofun düşüncesinin özünü açıklıyor, bir önceki düşünceyi nasıl dizgeleştirdiğini ya da ona nasıl karşı çıktığını gösteriyor. Yazarın gözünde, felsefe bir tapınak değildir, bir şantiye de değildir; bir savaş alanıdır. Fransız doktor ve düşünür François Dagognet'den ilginç bir felsefe tarihi.