Bugün Nasıl Hissediyorsun
Çocuklar güçlü ve bazen idaresi zor duygulara sahiptir.
Tüm anne ve babalar öfkeli, kalbi kırık ve aşırı huzursuz bir çocukla baş etmenin ne demek olduğunu bilir.
Bugün Nasıl Hissediyorsun? kitabı çocuklarınızın, tüm bu duygularla uyum içinde olmasının yollarını gösteren ve onların sorunlarını çözmek için yaratıcı yollar sunan bir içeriğe sahip. Çocuğunuzun bu yolculuğunda ona destek olmanıza yardım edecek ipuçları bu kitapta!
Elinizdeki kitap; Çocuğunuzla onun duyguları hakkında konuşabilmenizi sağlar.
Altı yaş altı çocuklarla kolayca iletişim kurmanızı sağlar.
Çocuğun farklı duygularını ya da duygu çeşitliliğini anlamasına yardımcı olur.
Ebeveyn Rehberi ve duygusal okuryazarlığı anlatan bir bölüm içerir.
Çocuğunuzun olumlu duygularının yanında olumsuz duygularını da kabul etmesini sağlar.
Bugün Üzgün Hissediyorum
Bugünlerde Bahar İndi
Bugünlerde bahar indi Çukurovanın düzüne Donandı ağaçlar Donandı dünya Donandı yeşilinden alından Sarısından Donandı delicesine Bir ışık fışkırır topraktan yağmur gibi Bir güneş doldurur ortalığı Bire canım Tüter Açıldı apaydınlık terütaze Devedikeni çiçekleri koskocaman Mosmor açıldı Nennilendi dağlar Gizlenen bir şairin gizli şiirleri... İlk kez gün ışığına çıkanlarla birlikte...
Bugünlerde Herkesin Adı Affedersin
Annesi Bianca'nın özel ilgi isteyen, hırçın bir kız olduğunu düşünüyor. Babasıysa onun baş edilmez olduğunu ve her hafta sonu yerine iki haftada bir görüşmelerinin yeterli olacağını...
Baş edilmez. Bianca'nın bu konuda kafası bir hayli karışık. Ona kalsa kimseye ait olmamayı tercih ederdi.
Evde ilgi odağı, kalp rahatsızlığı olan erkek kardeşi Alan. Peki ya Bianca? O hep suspus. Zamanının çoğunu bahçedeki gizli yerinde geçirmeyi seviyor. Bazen sakin kalmakta gerçekten zorlanıyor. Derken, sıcak bir ağustos günü, Bianca'nın en sevdiği dizinin yıldız oyuncusu Billie King evlerine geliyor ve Bianca ondan ilham alarak cesur bir karar veriyor.
Astrid Lindgren Anma Ödüllü yazar Bart Moeyeart, kafası karışık, öfkeli bir genç kızın portresini çiziyor. Bugünlerde Herkesin Adı Affedersin'de Bianca'nın hayatındaki önemli bir gün, kendi gözünden anlatılıyor.
Uzun süre akıllardan çıkmayacak, yoğun ve içten bir büyüme hikâyesi...
Buhara Yanıyor
Bukağı
Bukalemunlar Kitabı
Bukre
Bukre -2
Güzellik, bakmayı bilen gözdedir sevgilim. Artık kendime layık olanı seçebiliyorum sayende. Bir insanın gözlerine bakıp, kalbini görebiliyorum her seferinde. Eskisi gibi değilim. Neden mi senden çok daha öndeyim? Herkesin dünyası kendi gördüğü kadardır sevgilim. Sen önüne bakarken, ben uzakları ezberledim. Sen olup bitenlerle ilgilenirken, ben olmayanın izindeydim. Çivi çiviyi sökermiş, yalnızlığı kanatan hüzünlü şarkılar, yalnızlığa iyi gelirmiş. İşte ben bu şekilde hayata karşı direndim. Keşke bana akıl vereceğine, aklımı alacak kadar beni sevseydin. Ben, bir çocukluk edip büyüdüm işte! Sen büyümüşsün ama doğmamışsın bile. Ben, senin doğrundum sevgili. Ötekiler gelip geçerdi. Sen doğru olanı değil, geçerli olanı seçtin. Terk etmek kazanan olmaya yeter zannettin. Bana, bir veba busesi bırakıp gittin; bak şimdi yerini başkaları aldı. Bu aşkın vebası sende, busesi bende kaldı. Seçtiğin yolda sana mutluluklar diliyorum. Unutmak alışmaktır. Unutursun demiyorum… Ama alışacaksın biliyorum. Romanları ve hikâyeleriyle kalplerinize dokunan Kahraman Tazeoğlu, "Bukre" ile sizi yine duygusal bir yolculuğa davet ediyor.
Bul Beni Ciltli
“Herkesin umutları vardı ve umutsuzlukları, herkesin imkânları vardı ve imkânsızlıkları.
Hayat iki uçluydu her daim, kutlamaların konfetileri ve vedaların külleri arasında gidip geliyordu gerçeklik.”
Derin Mavi Sezer, en yakın arkadaşı Baran’ın kaybolduğu gün yanında görülen son kişiydi. Bu kayıp Derin’in ve arkadaşlarının hayatını temelinden sarsarken hayatlarına dahil olan bir yabancı tüm taşları yerinden oynatacaktır. Baran’ın kaybı çocukluk arkadaşları Derin, Dünya, Berfu ve Baran’a tamamen yabancı olan Aziz Ata’yı da içine alarak bir bulmacanın içine sürüklerken ortaya çıkacak gerçek, herkesin inandığından çok başka olacaktır. Kimse tüm bu olan bitenin eski bir fotoğraf çerçevesine bağlanacağını tahmin dahi edemeyecektir.
Çünkü harp ve harap kelimelerinin arasında yalnızca bir harf var.
İşte o kadar yakın birbirine savaşmak ve perişan olmak...
Bul Beni Karton Kapak
“Herkesin umutları vardı ve umutsuzlukları, herkesin imkânları vardı ve imkânsızlıkları.
Hayat iki uçluydu her daim, kutlamaların konfetileri ve vedaların külleri arasında gidip geliyordu gerçeklik.”
Derin Mavi Sezer, en yakın arkadaşı Baran’ın kaybolduğu gün yanında görülen son kişiydi. Bu kayıp Derin’in ve arkadaşlarının hayatını temelinden sarsarken hayatlarına dahil olan bir yabancı tüm taşları yerinden oynatacaktır. Baran’ın kaybı çocukluk arkadaşları Derin, Dünya, Berfu ve Baran’a tamamen yabancı olan Aziz Ata’yı da içine alarak bir bulmacanın içine sürüklerken ortaya çıkacak gerçek, herkesin inandığından çok başka olacaktır. Kimse tüm bu olan bitenin eski bir fotoğraf çerçevesine bağlanacağını tahmin dahi edemeyecektir.
Çünkü harp ve harap kelimelerinin arasında yalnızca bir harf var.
İşte o kadar yakın birbirine savaşmak ve perişan olmak...
Bulantı
20. yüzyılın önde gelen aydınlarından Jean-Paul Sartre, romanları, oyunları ve düşünce yazılarıyla varoluşçuluk düşüncesini olduğu kadar bütün bir yüzyılı da derinden etiklemiştir.
Bulantı, 20. yüzyılın en etkili düşünürlerinden Jean-Paul Sartre'ın ilk romanı. Bireyin kökten özgürlüğünü vurgulayan varoluşçu akımın sözcülüğünü üstlenen Sartre, adını 1938'de yayımlanan bu romanıyla duyurmuştu. Günlük biçiminde yazdığı bu kitabında, romanın kahramanı Roquentin'in dünya karşısında duyduğu tiksintiyi anlatıyordu. Bu tiksinti yalnızca dış dünyaya değil, Roquentin'in kendi bedenine de yönelikti. Kimi eleştirmeler romanı hastalıklı bir durumun, bir tür nevrotik kaçışın ifadesi olarak değerlendirdilerse de, Bulantı, yansıttığı güçlü bireyci ve toplum karşıtı düşüncelerle, sonradan Sartre'in felsefesinin temellerini oluşturacak birçok konuya yer veren özgün bir yapıttı.
"Varoluş"la yüz yüze gelen Ronquentin'in geçirdiği değişimi anlatan Bulantı, varoluşçuluğun kült kitaplarından biri oldu. 20.yüzyıl roman sanatında da önemli bir yeri olan bu kitabı, Selahattin Hilav'ın usta işi çevirisiyle sunuyoruz.
Bülbül
Bülbül Düdük
Bülbüllerin Şarkı Söylediği Yer
Yazıp resimlediği özgün çocuk romanlarıyla çok sevilen Behiç Ak, felsefi bir konuya yine mizahla yaklaşıyor, kendimizle ve çevremizle kurduğumuz ilişkilere eğiliyor. Aşırı hızlı şehir hayatında unutulan kırsal yaşamın dinginliğinin değerini; doğanın ahenginin, insanın kendini bulmasındaki etkilerini duyumsatıyor. Şehir ve köy yaşamı arasındaki farklara ve etkileşimlere dikkat çeken roman, çokrenkli karakterleriyle doğa, sanat ve yetenek üzerine düşündürüyor.
Kerem, babasından farklı olduğunu kanıtlamak istiyordu. Çıktığı yürüyüşte önce içsesiyle tanıştı, sonra kendini bülbül seslerinin yankılandığı yemyeşil bir yaylada buldu. Yollarda, kavun heykeli yapan dev adam, ablasının çokrenkli arkadaşı Dilan, çoban köpeği Dost, ablasından çello çalmayı öğrenen Eşber ve moda tasarımcısı Feyza Hanım'la tanıştı. Peki ya defile yapan korkuluklar, futbol topu dolu tarla gerçek miydi? Kerem kendisiyle nasıl barışacak, gerçek Kerem'i nasıl bulacaktı?.
Bülbülü Öldürmek
Bülbülü Öldürmek-Çizgi Roman
Harper Lee’nin Pulıtzer Ödüllü Kült Eseri Bülbülü Öldürmek, Çarpıcı Bir Çizgi Roman Uyarlamasıyla Yeniden Hayat Buluyor!
"Saksağanları vurabilirsin, tabii tutturabilirsen ama bülbülü öldürmek günahtır, unutma.”
Harper Lee 1930’ların Amerika’sında geçen Bülbülü Öldürmek romanında, ırk ve sınıf, masumiyet ve adaletsizlik, ikiyüzlülük ve kahramanlık, gelenek ve dönüşümün unutulmaz bir portresini çiziyor. İlk yayımlandığı 1960’lardan bu yana, yani insan hakları hareketinin en çalkantılı yıllarından günümüze dek önemini hiç yitirmedi. İnsan doğasının karmaşık yapısını ve insan yüreğinin derinliğini mizah, sarsılmaz bir dürüstlük ve şefkatle anlatan senelerin eskitemediği bu klasik, Fred Fordham’ın nadide çizimleriyle yeniden doğuyor. Scout, Jem, Öcü Radley, Atticus Finch ve Alabama'nın küçük Maycomb kasabası gözlerinizin önünde pek çok ince detayıyla canlanacak.
Bülbülü Susturmak
“Saklıyım ben benden bile, itirafım var, gönül dünyamı lisana döküp kendime bile aşikâr edemem. Bu yüzden gizemlerle doludur kalbimin mahzenlerinde sakladığım duygular. Ötmüyor içimde şakıyan bülbül, gönül bestesine engel olsun diye ona dut yedirip susturdular. Öyle saf, öyle berrak ve lekesiz ki mana ırmağım; gün olur, çöllere hayat verir umudundayım. Gizliyim, saklıyım, bilinmezdeyim...”
Elli yılı aşan yazarlık serüveni boyunca eserleriyle okurlarında derin izler bırakan Ahmed Günbay Yıldız’dan tüm kısıtlamalara ve baskılara rağmen hayatın çıkmazlarına karşı koymayı başaran iki kız kardeşin kalplere dokunan hikâyesi: Bülbülü Susturmak...
Bülbülün Kırk Şarkısı Hz. Muhammed İçin
Gönüllere şifa bir hayat hikayesi: Hazret-i Muhammed…
Selamlar ki, şeker dudaklıların vuslatı gibi içtendir, elbette onadır. Hasretler ki, aşıkların avazı kadar yanıktır, elbette onadır. Övgüler ki, özlem sözlerince füzun ve arzular ki sevgililerin saçları misali uzun, ona, hep ona, hep onadır. O ki güldür, o ki sevgilidir, bütün mecburiyetler onadır.
Çölde alevlerle küfürler kavururken insanlığı ve bir gün ortasında kızıl kayalara çarparken vahşetlerin tutuşturduğu dalga dalga nefesler, bir melek adını andı onun. Sözcükler henüz yetim, sevgiler hançer sokumlarına mahkumdu. Goncalardan kan damlıyordu gülistanlara ve çırçır böceklerinin rüya aralığında cinayetler işleniyor; babalar kızlarını toprağa diri diri gömüyordu. Cinnet karargahına dönen yüreklerde hep aynı boşluk vardı ve masum kelebekler çarmıha geriliyordu, yalnızca masum oldukları için...
Zaman öyle bir zaman, mekan öyle bir mekandı… Ebabiller kara yere kararken Ebrehe’nin fillerini, gonca ana rahminde yetim kalıverdi. Kabe’nin duvarını bir kırlangıç kucaklamıştı oysa, çığlık çığlığa… Ardından bir şair kollarını açıp haykırmıştı: “Yaklaşıyor yaklaşmakta olan!.. Yaklaşıyor yaklaşmakta olan!.. Yaklaşıyor yaklaş…”
Avizesi cevza, ışığı dolunay idi gecenin... Yaklaşmakta olan, bir gül olup açtı ve yeminler edildi ömrüne. Gül açınca taşırdı insanlığın sevinç ırmaklarını ve dünya ilk kez dünya olduğunu hissetti. Bir bülbül gülün aşkına yanmış, yanmaktan kana boyanmıştı. Anlatıyordu: Zaman o gül gibi gül görmedi zaman olalı Gülün güzelliği dillerde dasitan olalı Peygamber Efendimizin hayat hikayesi… İskender Pala’nın güçlü kaleminden…
Bulgarca Dil Kartları
Bulundu
Buluşlarım
İsmi genellikle Thomas Edison’la girdiği bilimsel mücadeleyle birlikte anılsa da Nikola Tesla, belki de gelmiş geçmiş en önemli mucitlerden biridir. Amerikalı mucit Edwin Armstrong, “Dünya, Nikola Tesla gibi birinin bir kez daha gelmesi için çok uzun bir süre beklemelidir,” der ve haklıdır da. Dönen manyetik alan, kablosuz enerji aktarımı, uzaktan kumandalı model tekne, Tesla bobini ve transformatörün mucidi pek bilinmese de Tesla’dır. Buluşlarım: Bir Dâhinin Özyaşamöyküsü, Tesla’nın kendi yaşamını anlattığı ve zamanın ötesinde bir zihne sahip olduğunu kanıtladığı muhteşem bir eser.
Fakat kısa süre içerisinde zaaflarımı ele geçirdim ve daha önce hiç yaşamadığım bir keyfi yaşadım; dilediğimi yapmayı... Zaman içerisinde bu güçlü zihinsel egzersiz benim için alışkanlık haline geldi. İlk başlarda dileklerim sönüktü fakat kademeli olarak arzu ile arzuyu gerçekleştirmek için gerekli irade özdeşleşti. Yıllarca süren bu disiplin pratiğinden sonra kendimi kontrol etmekte öyle uzmanlaştım ki bazı güçlü insanları mahveden ihtiraslar benim için adeta oyuncak gibiydi.
Bulut Kuş
Bulut Ve Selis Haykırdı Ağaçlarımıza Ne Oldu Alfabe Bulutu 4
Çok uzun zaman önce, insanlar yazmaya ihtiyaç duyduklarını anladılar. Ancak bunu nasıl yapacaklarını bilmiyorlardı. Tam o sırada, dünyayaen yakın bulut olan Alfabe Bulutu’nda yaşamlarını süren harfler, insanlarla iletişime geçip onlara yazıyı öğrettiler. Alfabe Bulutu’nun düzenli ziyaretçilerinden Alp Gökalp, bu dizide bizlere bazı bulut sakinlerinin hikâyelerini anlatıyor…
O sabah, şehirdeki herkes ağaçların yok olduğunu fark etti. Bahçelerinde, ormanlarda tek bir ağaç kalmamıştı. Günlük hayattabir ağacı diğerinden ayırt edemeyen insanlar, bir felaketin yaklaştığını hissetmenin huzursuzluğunu yaşıyorlardı. Alfabe Bulutu ise başka bir haberle çalkalanmaktaydı: Küçük harflerden biri o gün okuldan eve dönmemişti.
Bulutçelen Kuşları
Bulutlar
Bulutlar Dağılırken
Kerem’in en büyük hayali, duvarlarına posterlerini astığı basketbolcular gibi bir gün başarılı bir basketbolcu olmaktır. Okul takımına girmek için günlerdir hazırlanan Kerem, seçmelerin yapılacağı gün içindeki “bulut”la da başa çıkmaya çalışır. Ne zaman büyük işler başarmaya kalksa, bu “bulut” ona eşlik eder. Büyük bir hevesle seçmelere katılan Kerem, o gün başarılı olamaz.
Seçmelerde yaşadığı başarısızlık ve arkadaşları Can ve Deniz’in onunla uğraşması, Kerem’i daha da mutsuz eder. Ama Kerem pes etmez ve mücadeleye etmeyi seçer. Başarılı olmanın kolay olmadığını, bunu için çok çalışması ve artık bir şeyleri değiştirmesi gerektiğini fark eder.
İniş çıkışlarla dolu basketbol yolculuğunda beklenmedik zorluklarla karşılaşan Kerem’e, bu macerada en yakın arkadaşları ve ailesi destek oluyor. Kerem, bu mücadelede hem içindeki bulutları dağıtıp hem de sahada parlamayı başarabilecek mi?
Bulutlara Şiir Yazan Çocuk
Her çocuk bulutlar kadar yaratıcıdır! Çok sevilen mizah ustası, yazar Behiç Ak'ın çocuk romanları koleksiyonu altıya ulaştı.Yaşasın Ç Harfi Kardeşliği! ile başlayan, Postayla Gelen Deniz Kabuğu, Eve Giden Küçük Tren, Bebek Annem ve Çatıdaki Gezegen'le genişleyen koleksiyon, Bulutlara Şiir Yazan Çocuk'la taçlandı. "Tektip çocuk" tehlikesine birbirinden farklı ve özgün çocuk karakterler yaratarak karşı duran sanatçı, modern dünyanın ve sosyal medyanın tekdüzeliğini, sıkıcılığını mavi bulutlarla dağıtıyor.
İçinden şiirlerin, masalların ve hayallerin geçtiği roman, desenleriyle de okumayı keyfe dönüştürüyor. Sevgican, bulutlarla haşır neşir, yağmur altında ıslanmayı seven, biraz içekapanık bir çocuktur. Ne Batu kadar zeki, ne de Erol kadar yaratıcı olduğunu düşünür... Artık kimse mektup yazmadığı için, çantasında sadece öteberi taşıyan postacı, Sevgican'ın aklına harika bir fikir getirir! Ama başkası bunu çoktan akıl etmiştir bile. Canı sıkılan Sevgican, şiirler yazıp sosyal medyada paylaşmaya başlar. Şiirleri, arkadaşlarını olduğu kadar ailesini de etkileyecek kadar ilgi görür...