Bu Defteri Kimse Okumasın
Bu Dinciler O Müslümanlara Benzemiyor
Bu Gidiş Gidiş Değil
Bu Güzel Gezegen
Bu Hayat Sizin
Eğer siz bu kitabı “Diskoya gitmek için nasıl izin alırım?”ı öğrenmek için satın aldıysanız, vah verdiğiniz paralara... Yok eğer gençliğinizi derinlemesine ve saatleri dakikalarla yaşamak, gerçek anlamda yaşamak konusunda bir şeyler öğrenmek için aldıysanız, o zaman başka. Peki nasıl olacak bu gençliği gerçek anlamda yaşamak? Bazı şeylerin ‘farkına’ vararak. Nelerin farkına vararak? Önce sizin ‘kendi’ yaşantınızdaki, sonra yaşamdaki ‘ayrıntıların’ farkına vararak. Bu ayrıntılardan bazılarını sıralamak gerekirse...
Onlar da kitapta!
Bu İşte Bir Köstebek Var
Düşüncelerinize dikkat edin! Çukurun dibinde ''filozof'' bir köstebek var...
Eserleri ondan fazla dile çevrilen ödüllü yazar Cary Fagan, aile içi ilişkiler ve iletişim konularını ele aldığı Bu İşte Bir Köstebek Var'la, ebeveyn tutum ve davranışlarının çocuklar üzerindeki etkisini tartışıyor.
Aileyi bir arada tutan değerlere değinirken ''aile içi demokrasi kavramı''na da temas eden bu düşündürücü roman, savrulmakta olan bir ailenin yaşadığı sorunları, evin en küçüğünün gözünden paylaşıyor.
Fagan, öfke kontrolünün önemi gibi, bireyin ruhsal ve sosyal hayatına tesir eden hassas bir noktaya dikkat çekerken; karşılıklı ilişkilerde sevgi, saygı ve hoşgörüden ödün vermemek gerektiğine de vurgu yapıyor.
Ailesinin ''aniden'' aldığı taşınma kararına büyük tepki gösteren ve öfkeyle evden fırlayan Danny, önüne bakmadan koşarken, dev bir inşaat çukuruna düşer. Dipsiz bir karanlığın doldurduğu bu koca çukurda, yanında okul çantasından ve zekâsından başka hiçbir şey yoktur. Yerin metrelerce altında düşüncelere dalıp öfkesini dindirmeye çalışırken; şiir tutkunu, ''filozof'' ruhlu bir köstebekle karşılaşır. Bir an önce sakinleşip bir çıkış yolu bulmalıdır. Pek çok şey dener ama başarılı olamaz. Kaderine boyun eğip, çaresizce onu kurtaracak birini beklemeye karar vermişken, köstebekle dertleşmeye başlar. Hayatın güzellikleri ve aile birliği üzerine yaptıkları ''derinlikli'' konuşmalar, çok geçmeden Danny'nin daha olgun ve mantıklı düşünmesine sebep olur. Danny'nin, düştüğü çukurdan ve bu akıllı köstebekten öğrenecek çok şeyi vardır...
Öfkesi ve önyargıları yüzünden gerçekleri görmekte zorlanan bir çocuğun büyüme ve olgunlaşma serüvenini sayfalara taşıyan Cary Fagan; yeraltında gelişen sıra dışı bir dostluk ilişkisi üzerinden, bambaşka bir Robinson Crusoe hikâyesi anlatıyor.
Bu İşte Bir Köstebek Var, kimi gerçekleri içselleştirebilmek, daha kolay sindirebilmek için madalyonun öteki yüzüne de bakmak gerektiğini hatırlatıyor.
Bu Kadar Tantana Yeter
Bu Kimin Evi?
Bu Kimin Ormanı ?
Bu Kimin Sesi ?
Bu Kimin Yuvası ?
Bu Kitabı Sakın Okuma
Bu Kitap Annelere Çok İyi Gelecek
Bu Kitap Gri
Bu Kitap Kendini İmha Edecek
Bu kitap BEŞ dakika içinde kendini imha edecektir! Senin görevin Ajan Harrier, tabii kabul edersen, bombayı etkisiz hâle getirmek, suçluyu yakalamak ve herkesi havaya uçmaktan kurtarmak! Tüm kitabın kaderi senin pençelerinde Harrier (ama stres yapma sen yine de). Sükunetini koru ve yanlış kapıyı tekmelememeye dikkat et. Garip kokular geliyor burnumuza... Hâlâ ne duruyorsun? KAYBEDECEK ZAMAN YOK! HADİ, HADİ, HADİ!
Özel Ajan Ben Sanders`tan, sürprizlerle ve tehlikeden kıl payı kurtuluşlarla dolu, son derece eğlenceli bir casusluk hikâyesi.
Bu Kış Kimse Üşümeyecek
Bu Kış Kimse Üşümeyecek”
Küçük kır faresi ısınmak istiyor!
Soğuk bir kış sabahı üşüyerek uyanan küçük kır faresi, yakacak çalı çırpı bulmak için yola koyulur. Ama karlarla kaplı uçsuz bucaksız ormanda beklenmedik bir şey olur. Bakalım küçük kır faresi ısınmanın bir yolunu bulabilecek mi?
Tavşan dev yığını görünce gözlerine inanamadı.
“Bu yükü çekmeye gücüm yetmez!” dedi.
“Güçlerimizi birleştirirsek çekebiliriz” dedi küçük fare.
Feridun Oral’ın yazıp resimlediği sıcacık bir hikâye.
Bu Kız Biraz Sessiz
Bu Sorular Tam Benlik
Bu Takıntılı Düşüncelerle Ne Yapacağım?
Değer yargılarınıza ters, uygunsuz, tuhaf düşünceler mi musallat
oluyor zihninize?
• Kimliğinize aykırı, örneğin saldırganca dürtüler hissettiğinizde
bunlara ilişkin görüntü ve imajlar mı beliriyor zihninizde?
• Zihninizde âdeta kendiliğinden beliren bu tür rahatsız edici,
istenmeyen düşünce, imge ve dürtüleriniz daha çok dini, cinsel ya
da felsefi konularla mı ilgili?
• Kendinizi, en kutsal saydığınızı tahrip ederken ya da kendinize
ve en yakınınızdakilere zarar verirken mi hayal ediyorsunuz?
Bunları yapabileceğinizden korkup önlemler mi alıyorsunuz? Ya
da bunlar aklınızdan geçtiği anda, o düşüncelerden kaçabilmek için çeşitli ritüeller mi geliştiriyorsunuz?
• Bu düşünce, imge ve dürtüler kimseye açamayacağınız kadar aykırı mı sizce? Ya da durumunuzu yakınlarınızla paylaşmak hiçbir şeyi değiştirmedi mi?
• Rahatsız edici bu düşünce, imge ve dürtülerinizi tehlikeli mi buluyorsunuz? Bu durumun eninde sonunda bir felaketle mi
sonuçlanacağına inanıyorsunuz?
• Sizce bu düşünce, dürtü ve imgelerinizden sorumlu musunuz?
• Bu düşünce, imge ve dürtüler sizi delirtebilir mi?
• Ne kadar kaçsanız, reddetseniz de zihninize tekrar tekrar gelen bu
düşünce ve imgelerden nasıl kurtulacağınızı bilemiyor musunuz?
Prof. Dr. M. Hakan Türkçapar’ın editörlüğünde hazırlanan Hayatı
Anlamak Serisi ’nin bu beşinci kitabında Prof. Dr. Kadir Özdel, insan
zihnine âdeta kendiliğinden gelen rahatsız edici düşüncelerin nasıl
obsesif kompulsif bozukluğa dönüştüğünü anlatıyor. Bilişsel Davranışçı Psikoterapi`yi esas alarak hazırladığı değerlendirme anketleri
ve çözüm uygulamaları ile bu konuda kendi kendinize nasıl yardım
edebileceğinizi adım adım gösterirken, insanın en karanlık gizlerinden birini aydınlatıyor:
Zihniniz, zehirsiz de olsa yılanların dolandığı bir bahçeyse, o bahçede
nasıl sağlıklı yaşarsınız?
Bu Ülke
Bu Ülke, Cemil Meriç’in “aynı kaynaktan fışkırdılar” dediği eserler dizisinin önemli bir halkası. Bir çağın, bir ülkenin vicdanı olmak isteği Meriç’in bütün çabasına her zaman yön vermiştir: “Bu sayfalarda hayatımın bütünü, yani bütün sevgilerim, bütün kinlerim, bütün tecrübelerim var. Bana öyle geliyor ki, hayat denen mülakata bu kitabı yazmak için geldim; etimin eti, kemiğimin kemiği.” Bu Ülke, Meriç’in sürekli etrafında dolandığı Doğu-Batı sorunu yanında, sol-sağ kutuplaşmasına ve kalıplaşmasına ilişkin önemli tesbit ve aforizmalarını da içeriyor.
Bu Vücut Benim Ben Ne Dersem O Olur
Bu kitap çocukların cinsel istismarını önlemek amacıyla çocuklarımızı beden güvenliği konusunda bilinçlendirmek ve onlara kendilerini koruma becerisi kazandırmak için hazırlanmıştır.
- Vücut Mahremiyeti
- Özel Bölgeler
- İyi Dokunuş ile Kötü Dokunuş Arasındaki Fark
- Erken Uyarı İşaretleri
- Güvenlik Ağı
- Sır ile Sürpriz Arasındaki Fark gibi, çocukların kendilerini koruyabilmeleri için bilmeleri gereken en temel konular tek tek ele alınıp anlaşılır bir dille açıklanmıştır.
Bubunun Çemberi
Budala – Hasan Ali Yücel Klasikleri 165
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski (1821-1881): İlk romanı İnsancıklar 1846’da yayımlandı. Ünlü eleştirmen V. Belinski bu eser üzerine Dostoyevski’den geleceğin büyük yazarı olarak söz etti. Ancak daha sonra yayımlanan öykü ve romanları, çağımızda edebiyat klasikleri arasında yer alsa da, o dönemde fazla ilgi görmedi. Yazar 1849’da I. Nikola’nın baskıcı rejimine muhalif Petraşevski grubunun üyesi olduğu gerekçesiyle tutuklandı. Kurşuna dizilmek üzereyken cezası sürgün ve zorunlu askerliğe çevrildi.Cezasını tamamlayıp Sibirya’dan döndükten sonra Petersburg’da Vremya dergisini çıkarmaya başladı, yazdığı romanlarla tekrar eski ününe kavuştu. En önemli eserlerinden Budala 1868-1869 yıllarında Russki Vestnik dergisinde tefrika edildi. Dostoyevski bu romanında insan ruhunun labirentini çılgınlık, tutku ve hastalık prizmasında kırılan görüntüsüyle sergilemiştir.
Budala Yeni Beyaz Kapak
Büyük yazarın ilk büyük romanı sayılan Budala, Dostoyevski’nin, kişinin içsel sorunları ve toplumdaki varoluşunu en çıplak biçimde ele aldığı yapıtlarından biridir. 1868 yılında tamamlanan Budala’nın kahramanı Prens Mışkin, tıpkı Dostoyevski gibi saralıdır. Tedavi için gittiği İsviçre’den bitkin halde döner. İnsanlardan iyice uzaklaşmış, kendi iç dünyasına kapanmıştır. Mışkin, dış dünyadan kopukluğu ve budalalık derecesinde iyi yürekliliği temsil eder. Dostoyevski’nin ruhsal bir arınmayı işlediği bu büyük eser, hem bir tragedya hem de bir aşk romanıdır.