Birimiz Ölmek Üzere
Bayview Lisesi’nde yeni bir dönem başlıyor. Artık kimsenin sırrı güvende değil.
Yeni bir oyuna hazır mısın, Bayview?
Simon’ın ölümünden sonra bir sürü taklitçi türese de, Bayview Lisesi’nin dedikodu açlığı bitecek gibi değildi çünkü kimse gerçek sırlara ulaşamıyordu. Ta ki gizli numaradan okuldaki herkese bir mesaj gelene kadar:
Doğruluk Mu Cesaret Mİ?
Phoebe ilk hedefti. Eğer oyuna katılmayı reddederse bir sırrı açıklanacaktı ve onunki asla gün yüzüne çıkmamalıydı.
Sonraki mesaj Maeve içindi ve yaşananlardan ders çıkardıysa mutlaka cesareti seçmeliydi.
Sıra Knox’a geldiğinde, işler çoktan tehlikeli hâle gelmişti. Önceki yıl zor yoldan öğrendikleri gibi, yardım asla polisten gelmeyecekti.
İntikam almaya yeminli biri vardı ve bu oyunun kurallarını o koyduğu sürece zaman herkes için azalıyordu:
Tİk tak tİk tak…
“Kimse Karen McManus gibi gençlik gizem romanı yazamaz.” —Entertainment Weekly
“Okurların bayılacağı ters köşelerle dolu bir gizem.” —Booklist
“Her sayfada yeni bir sürpriz sizi bekliyor.” —Paste
“McManus hayranları, intikam ve dostlukla örülü bu hikâyeyi soluksuz okuyacak.” —Publishers Weekly, starred review
“Sıradan bir polisiye romandan çok daha fazlası. Hem gerçekçi hem de şaşırtıcı.” —USA Today
“Bir oturuşta bitireceğiniz, bağımlılık yapacak bir gerilim.” —Kara Thomas
Birinci Dünya Savaşı Tarihi
28 Haziran 1914. Kara El Örgütü üyesi Sırp milliyetçisi Gavrilo Princip’in yarı otomatik Browning’inden çıkan kurşunların uğursuz çınlaması Saraybosna’da duyulduğunda, bunun – kimi tarihçilere göre – tarihin ilk topyekûn harbiyle sonuçlanacağını pek az kişi öngörebilirdi. Ancak Avusturya-Macaristan Veliahdı Arşidük Franz Ferdinand ve eşi Prenses Sophie’nin ölümleri, 19. yüzyılın ikinci yarısındaki Fransa-Prusya Savaşı’ndan beri âdeta cadı kazanına dönmüş olan Avrupa’yı kıyamete sürükledi. Avusturya-Macaristan ve Alman İmparatorlukları çok geçmeden İngiltere, Fransa ve Rusya’dan müteşekkil İtilaf Devletleri’yle savaşa tutuştu. Birçok kişi, savaşın 1870-71’deki gibi bir manevra harbiyle süratle sona ereceğini, hatta askerlerin Noel’den önce evlerine döneceğini düşünüyordu. Ancak mücadele, kimi zaman birkaç kilometrelik kazanımlar için yüz binlerce askerin toprağa düşeceği, Manş Denizi’nden İsviçre’ye kadar uzanan çamurlu siperlerde durağan bir mevzi savaşı hâlini aldı. Nihayetinde 30’dan fazla ülkeyi içine çekerek 4 yıldan daha uzun süren Birinci Dünya Savaşı; kara, hava ve denizdeki çarpışmalarla yaklaşık 20 milyon insanın canına mâl oldu. İmparatorlukların tarihe karıştığı, büyük sosyoekonomik dönüşümlerin yaşandığı ve dünya haritasında köklü değişikliklerin ortaya çıktığı bu süreç, tarihin en büyük trajedisi olan İkinci Dünya Savaşı’na zemin hazırlayarak günümüz dünyasının da temellerini attı.
Andrew Wiest’in Birinci Dünya Savaşı Tarihi, dünyanın dört bir yanında gerçekleşen askerî, siyasi ve toplumsal hadiseleri 250’den fazla fotoğrafla, yalın bir dille aktarıyor. Kara, hava ve denizde gerçekleşen muhtelif muharebeler haritalar eşliğinde okuyucuya sunulurken, tankların ilk kez tarih sahnesine çıkışı gibi mühim gelişmeler ile önemli kişilere ilişkin bilgiler de hususi kutucuklarla açıklanıyor. Andrew Wiest’in Birinci Dünya Savaşı Tarihi, dünyanın küresel ölçekteki ilk modern savaşını, zengin görseller ve sürükleyici bir anlatımla çarpıcı bir okuma tecrübesine dönüştürüyor.
Birinci Tekil Şahıs
Belki de bir anlamda gerçek aşktı bu. Ya da gerçek yalnızlık…
Hepimiz öyle ya da böyle maske takarak yaşıyoruz. Bu vahşi dünyada maske takmadan yaşanamaz çünkü. Kötü ruhların maskesinin altında meleklerin gerçek yüzü, meleklerin maskesinin altında kötü ruhların gerçek yüzü vardır. Sadece biri olması mümkün değildir.
Birinci Tekil Şahıs’ta sıra dışı kahramanların sıra dışı öykülerini anlatıyor bize Haruki Murakami. Ölüm ve aşk üzerine şiirler yazan bir genç kız, kadınlara evet kadınlara âşık olan ve onların isimlerini çalan bir maymun, çok çirkin ama tuhaf bir çekim gücüne sahip bir kadın, uydurduğu bir yazıyla bir caz sanatçısının yeniden “doğmasını” hatta albüm yayınlamasını sağlayan bir genç adam…
Murakami’nin yazmak ve koşmak dışındaki üçüncü büyük aşkı beyzbol da var bu öykü seçkisinde.
Ve yazarın sizi gülümsetecek, şaşırtacak, beyzbol üzerine yazdığı muzip şiirler de…
Birlikte İyi Hissetmek
Problemli ilişkiler can yakar. Çoğumuz duygularımızı kendi değerimize, en azından bir kısmını diğer insanlarla olan ilişkilerimize dayandırırız. Önemsediğiniz biriyle tartışmak ya da kavga etmek hiç eğlenceli bir şey değildir. Hiç önemsemediğiniz biriyle kavga etmek bile, enerjinizi ve neşenizi tüketebilir.
Diğer insanlarla dostane, tatminkâr ilişkiler isteriz ama genellikle tam tersi, düşmanlık, acı güvensizlikle karşılaşırız. Peki, bu neden oluyor? Neden iyi geçinemiyoruz?
İyi Hissetmek kitabının yazarından!
25 yıllık klinik tecrübe ve 1000’den fazla kişiyle yapılmış araştırmalara dayanan Birlikte İyi Hissetmek, neden birbirimizle iyi geçinemediğimiz üzerine yepyeni bir teori sunuyor ve ilişkilerin yürümesi için basit, güçlü teknikler sağlıyor.
Bisikletim Vız Vız
Öğretmeni, Ali'nin saçlarını okşadıktan sonra:
- Ali sınıfını geçtin, dedi. Kutlarım.
-Teşekkür ederim öğretmenim.
-Çocuklar, Ali çok çalışkan bir çocuk. Size, bundan birkaç gün önce vermiş olduğum ödevde Ali ne yazmıştı biliyor musunuz?
Çocuklar:
-Bilmiyoruz öğretmenim, dediler.
-Ali, okullar tatil olunca boş durmuyor, çalışıyormuş. Geçen yıl da çalışmış, para biriktirmiş. Ali bu para ile ne alacak onu bilmiyorsunuz?
Bit Palas
Bazı romanlar bittiklerinde başa dönüp ilk sayfaları tekrar okumak istersiniz. Romanı birkaç günde okusanız bile, sanki ilk sayfaları okuyalı aylar hatta yıllar geçmiş gibi, nasıl ve nerede başladığını anımsamakta zorlanırsınız. İşte Elif Şafak’ın Bit Palas romanını bitirdikten sonra bunları hissettim ve tekrar başladım okumaya…
- Asuman Kafaoğlu Büke/Cumhuriyet Kitap
Edebi ve yazınsal başarısı, Türk kimliğini ve ülkenin tarihine yaklaşımını edebiyat yoluyla yeniden tanımlayan genç kuşak yazarlar arasında Şafak’ı temsilci olarak öne çıkarıyor…
Bu roman enerji dolu ve gizemli bir yolculuğa davet ediyor insanı; tutkuyla, gülmeceyle ve Türkiye’ye dair bir dolu fotoğraf karesiyle…
- The Independent
Bitirim İkili Amazon Ormanlarında – Uçuk Kaçık Ma
Bitirim İkili olarak bilinen kahramanlarımız Avni ile Nuri ajan olarak, KÖFTE isimli teşkilat tarafından verilen görevleri her zamanki gibi gayet ciddiye alıyorlar. Böylece “Kötülerle ve Felaketlerle Mücadele” edip iyi bir ajan olma yolunda emin adımlarla ilerliyorlar…
Uçuk kaçık iki arkadaş, kötülerle ve felaketlerle mücadele etmek için bu kez dünyanın akciğerleri Amazonlar’da! Yine Rüstem’in peşindeler, hem de Amazon Ormanları’nda!
Bu iki deli dolu arkadaş, aksiyon ve eğlence dolu maceralarında hem Rüstem’i yakalamaya çalışacaklar hem de Amazon Ormanları’nı keşfedecekler! Heyecanın ve merak duygusunun eksik olmadığı; şaşırtan kurgusuyla okuyanları yerinden hoplatacak, gülmekten kırıp geçirecek, aksiyon dolu bir “Amazon Ormanları’nda” macerasına hazır olun!
Bitirim İkili Çoook Uzak Doğu’da – Uçuk Kaçık Mac
Bitirim İkili olarak bilinen kahramanlarımız Avni ile Nuri ajan olarak, KÖFTE isimli teşkilat tarafından aldıkları görevleri her zamanki gibi gayet ciddiye alıyorlar. Böylece “Kötülerle ve Felaketlerle Mücadele” edip iyi bir ajan olma yolunda emin adımlarla ilerliyorlar…
Uçuk kaçık iki arkadaş, kötülerle ve felaketlerle mücadele etmek için bu kez Uzak Doğu’da! Yine Rüstem’in peşindeler, hem de Japonya’da!
Bu iki deli dolu arkadaş, aksiyon ve eğlence dolu maceralarında hem Rüstem’i yakalamaya çalışacaklar hem de Japonya’yı keşfedecekler! Heyecanın ve merak duygusunun eksik olmadığı; şaşırtan kurgusuyla okuyanları yerinden hoplatacak, gülmekten kırıp geçirecek, aksiyon dolu bir “Çoook Uzak Doğu” macerasına hazır olun!
Bitiş Çizgisi – İndigo Kitap
İki düşman aile.
Chapman ve Miller.
İki düşman âşık.
Nora ve Andre.
Bir süredir hayranı olduğu yeni tasarım araba motorunu rakip şirketin kapısında gördüğünde hiç çekinmeden rüyalarını süsleyen aracı inceleyen Nora Chapman, bir akşam arabanın sahibi Andre Miller’ı karşısında bulur. Nora, tüm dünyada spor arabaların tanrısı lakabıyla bilinen Miller şirketinin vârisi Andre kendisine akşam yemeği teklif ettiğinde onu alaya alacak kadar akıllıdır çünkü Millerlar babasının en büyük düşmanıdır.
Kafasına koyduğu her şeyi yapan Andre Miller, onu reddeden kadının sıklıkla araba yarışlarına katıldığı Pist-On yarış pistine giderek Nora’ya kendi arabasına binmesi için meydan okur.
Nora meydan okumayı kabul edip sağ koltuğa oturduğunda Andre, kazanmak zorunda olduğunu bilir.
Nora, babasının övgüsünü kazanmak ve şirketin en üst katlarına terfi etmek için Andre’yi oyuna getirdiğinde iki düşman ailenin çocukları arasında bir savaş başlar. İntikam ateşiyle tutuşan Nora ve Andre, bu ateşin ikisini de yaktıktan sonra küllerinden bir aşk doğuracağından habersizlerdir.
“Bu sefer yanlış yere kaçtın, güzelim.
O dağın tepesinde tüm yollar bana çıkar.”
Bitiş Çizgisi Ciltli
İki düşman aile.
Chapman ve Miller.
İki düşman âşık.
Nora ve Andre.
Bir süredir hayranı olduğu yeni tasarım araba motorunu rakip şirketin kapısında gördüğünde hiç çekinmeden rüyalarını süsleyen aracı inceleyen Nora Chapman, bir akşam arabanın sahibi Andre Miller’ı karşısında bulur. Nora, tüm dünyada spor arabaların tanrısı lakabıyla bilinen Miller şirketinin vârisi Andre kendisine akşam yemeği teklif ettiğinde onu alaya alacak kadar akıllıdır çünkü Millerlar babasının en büyük düşmanıdır.
Kafasına koyduğu her şeyi yapan Andre Miller, onu reddeden kadının sıklıkla araba yarışlarına katıldığı Pist-On yarış pistine giderek Nora’ya kendi arabasına binmesi için meydan okur.
Nora meydan okumayı kabul edip sağ koltuğa oturduğunda Andre, kazanmak zorunda olduğunu bilir.
Nora, babasının övgüsünü kazanmak ve şirketin en üst katlarına terfi etmek için Andre’yi oyuna getirdiğinde iki düşman ailenin çocukları arasında bir savaş başlar. İntikam ateşiyle tutuşan Nora ve Andre, bu ateşin ikisini de yaktıktan sonra küllerinden bir aşk doğuracağından habersizlerdir.
“Bu sefer yanlış yere kaçtın, güzelim.
O dağın tepesinde tüm yollar bana çıkar.”
Bitkiler
Bitkiler – National Geographic Kids
Yeni okumaya başlayan çocuklar için National Geographic’ten eğlenceli ve öğretici bir başlık daha.
National Geographic Kids Okuma Kitapları okumaya yeni başlamış olan çocuklar için hazırlanmıştır. Üç ayrı seviyesi bulunan kitaplar ilginç içerikleri, merak uyandıran konu başlıklarıyla çocukların okuma hevesini destekler.
Bitkiler kitabıysa, ‘Sen Oku’, ‘Ben Okuyorum’ bölümleriyle yeni okumaya başlayan çocuğunuzla güzel vakit geçirmeniz için tasarlanmış bir kitap. Çocuğunuz yeni kelimeler öğrenirken bitkiler hakkında da ilginç ve eğlenceli bilgiler edinecek.
Bitkiler Okulu
"Bitkiler çocuklar için sanki bir oyundur. Ne çiçek, ne ağaç... başka bir görüntü. Bu yapıtta bitkiler evreni çocuğun gözleri önüne serilmektedir. Bir Bitkiler Okulu'nda buluşmaları, ağaçların odalara sığamadıkları için 'Açıköğretim' ile eğitildiği anlatılmaktadır. Bitkilerin sevilmesi önerilmektedir çocuklara." Ağaçlar esen yeli sever Esen yel Ağaçları sever Kuş İkisini birden sever Çocukların hepsi Üçünü birden sever
Bitkileri Öğreniyorum – Öğreniyorum Serisi
Bitkilerin Gizli Öğretileri
“Söyle bana” dedim. “Neden yaptığımız şeyleri yapıyoruz, neden Dünya’ya karşı bu kadar kaba davranıyoruz? İnsan denen türün ekolojik işlevi nedir?”
Doğa’yı, bitkisel ilaçları ve şifayı anlamak için beynin doğrusal algısının yanında kalbin holistik algısının önemi tarih öncesinden beri bilinmekteydi. Kuşaklar boyu şifacılar yetiştirmiş bir aileden gelen Stephen Harrod Buhner, İngiliz botanikçi Luther Burbank’ten Goethe’ye, bilim insanı, yazar ve düşünürlerin eserlerinde dolaşıyor. Okura Doğa’nın bilgisini özümsemeleri, bitkilerin tıbbi kullanımlarını öğrenmeleri ve Dünya’yla kurulacak derin bağın manevi etkilerini anlamaları için bir rehber sunuyor.
Bitkilerin Yaşam Döngüsü
Kuğu, gece gökyüzünde parlak yıldızların oluşturduğu en güzel takımyıldızlardan biri. Biz de bilimsel konularla ilgili yayınlar hazırlamak için bir araya gelmiş bir takımız. TAKIMYILDIZ olarak çocuklar için özgün bilimsel içerikler üretiyoruz.”
Bitkiler Dünya’yı nasıl değiştirdi? Eğreltiotları nasıl çoğalır? Mabet ağacına neden yaşayan fosil denir? Sümbülün çoğalmasına hangi hayvan yardım eder? Karahindiba tohumları nasıl yayılır? Her bitkinin yaşam döngüsü aynı mıdır? Hepsi bu kitapta...
Bitlerimi Geri Verin
Çocukların eğlencesi bit-mez.
Uluslararası üne sahip Fransız sanatçı Pierre Elie Ferrier, küçükler için yazıp resimlediği kitabıyla ilk kez Tükçe'de! Yalnızlıktan canı sıkılan bir çocuğun bitlerle kurduğu fantastik arkadaşlığı anlatan yazar, steril kent yaşamına mizah dolu bir yaklaşımla eğiliyor. Çocukların bakış açısından her şeyin eğlenceli bir macera olabileceğini özgün bir dille öyküleştiren kitap, renkli resimleri ve sözcük oyunlarıyla da okumayı keyfe dönüştürüyor.
"Yeni Efendiler" sitesinin seçkin ailelerinden birinin oğluydu. Oturdukları lüks dairenin bol penceresi, acayip modern bir güvenlik sistemi, iki televizyonu, uzaktan kumandalı bir sürü araç gereci vardı. Ama ailesi geç saatlere kadar çalıştığı için, Anton evde tek başına çok sıkılıyordu. Günün birinde kafasında bir kaşıntı hissetti. Bitlendiğini keşfettiği an, ilginç bir maceranın içinde buluverdi kendini...
Bitmemiş Öyküler
Bitmemiş Öyküler, Tolkien’in Orta Dünya efsanesinin çok önemli bir parçasıdır. Özellikle Yüzüklerin Efendisi, Silmarillion ve Hobbit kitaplarını okuyan Tolkien hayranlarının dikkatini çekecek bu kapsamlı çalışma, yazarın yaşarken tamamlayamadığı ama oğlu Christopher Tolkien’in kendi notlarıyla sunduğu bir eser.
Bitmemiş Öyküler, Orta Dünya’nın Birinci Çağı ile Yüzük Savaşı’nın sona erişi arasındaki zamana ait öyküleri kapsıyor. Çöküşü öncesindeki uzun çağlardan Númenor hakkında günümüze kalan tek öykünün yanı sıra, Palantíri ve Amroth Efsanesi de yine Bitmemiş Öyküler arasında anlatılıyor.
Bitmeyen Aşk
Edebiyatımızın ustalarından Pınar Kür, Bitmeyen Aşk’ta “aşk”ı tüm boyutlarıyla ve çok değişik, alışılmadık açılardan irdeliyor. Edebiyatın ve yaşamın en temel öğelerinden biri olan “aşk”ı duygusal değil de akılcı bir yaklaşımla ele alıp taşıdığı tüm olasılıkları bir bir ortaya çıkarmayı denerken, “klasik aşk romanı”nın konusunu olduğu gibi koruyor ama içeriğini ve anlatımını altüst ediyor. Bunu yaparken okur ve öteki kişilerle birlikte “yazar”ı da romanın başkişilerinden biri olarak olayları keşfetme sürecine sokuyor. Bu “yazar”, Nilgün ile Sinan’ın öznel anlatımlarını kendi nesnelliğiyle dengelemek iddiasındaysa da, nesnelliğini her zaman koruyup korumadığı konusundaki son karar okurun olacaktır elbette.
Gelelim bu romanda “yazar” kisvesi altına saklanan ukala yazara... Olayları doğru dürüst, sırasıyla anlatacağına, bir oraya bir buraya atlayan, başkişilerinin gevezeliklerine uzun uzun yer verdikten sonra, tam gevezelikler heyecanlı olmaya başladığında söze dalan bir yazara pek çok okur, belki de haklı olarak “ukala” sıfatını yakıştırmıştır. Buna karşı yazarın tek savunması, burada anlatılanın alışılmış bir öykü olmadığıdır. Burada anlatılan ne bir aşk öyküsüdür ne de Nilgün’ün, Sinan’ın yaşamları... Aşkın öyküsünü anlatmak gibi belki de olasız bir çabanın içine girmiş olan yazar, Nilgün ile Sinan’ın yardımını istemiştir yalnızca. Yani onların aşkı iyi mi sonuçlanacak kötü mü, mutlu mu olacak mutsuz mu, bu kalpsiz ve duygusuz ve cinselliği belirsiz yazarın umurunda bile değil.
Bitmeyen Gece
Çocukluk ve gençlik yılları bütün diğer iki kitabında anlattığı zorlukları önemsizleştiren mesut hatıralarla dolu olan yazara talih bitmeyen bir gece hazırlar. Gözlerinin ışığı söner ve sonra çileler başlar.
Bitmeyen gece insani ve edebî bakımdan ibretlik bir azim şaheseri, sabır, metanet ve vekar destanıdır. Eser yazarın gözlerinin ferine kavuşmak için çıktığı yolculuğu anlatır. Hangi şartlar altında olursa olsun, hayat karşısında yenilmeyen ve direnmekten vazgeçmeyen bir insanın tok ve ümit aşılayan sesiyle yazılmıştır. O ses bazen kendi kendine yakınır, bazen dipdiridir, bazen de tatlı bir üslupla okuyucuyla konuşur.
Bu kitabı da göstermektedir ki Mitat Enç hem edebiyatımız hem de cemiyetimiz için bir övünç kaynağıdır, olmalıdır.
Bitmeyen Kavga
Bitmeyen Kavga, insanlığın bitmek tükenmek bilmeyen mücadele gücünün anlatıldığı eşsiz bir grev romanı. John Steinbeck, bir kıvılcımla doğan ve dalga dalga büyüyen bir grevi kaleme alıyor. Torgas Vadisi’nde elma toplayıcılığı yapan işçiler, kötü muameleye ve düşük ücretlere karşı isyan eder ve bu isyan bir anda greve dönüşür.
Toprak sahiplerine karşı büyük bir azimle girişilen ve iki işçinin önderliğiyle alevlenen bu kavga, tüm grevcilere büyük bir umut verir. Bitmeyen Kavga, işçilerin gündelik yaşamına odaklanan romanlarıyla benzersiz bir edebiyat evreni oluşturan Steinbeck’ten, cesaret ve ilham veren bir roman. “Bitmeyen Kavga’da, insanlığın kendi kendisiyle tutuştuğu, acılarla dolu, ezeli ve ebedi savaşın sembolü olarak meyveliklerle dolu bir vadide girişilen küçük grevi seçtim.”
John Steinbeck
“Bitmeyen Kavga, iktisadi ve toplumsal bir çalkantıdan yola çıkılarak yazılan en iyi işçi ve grev romanıdır.”
Fred T. March
Bitmeyen Yol
Biyoçeşitlilik: Hubert Reeves Anlatıyor
Biyomacera
Biz
“Romantik, yaratıcı, zekâ dolu, güçlü ve güzel bir kitap… Muhtemelen şimdiye dek yazılmış en iyi bilimkurgu romanı.”
- Ursula K. Le Guin
“Zamyatin belli bir ülkeyi değil, sanayi uygarlığının hedeflerini ele alıyor. Bu kitabın konusu aslında Makine, yani insanın düşüncesizce şişesinden çıkardığı ve tekrar şişesine sokamadığı o cin…”
- George Orwell
“Herkesin aklını kaçırması gerekli, en kısa zamanda herkesin delirmesi lazım!”
Yevgeni Zamyatin ütopyaların nasıl tepetaklak olabileceğini fark eden belki de ilk yazar. Orwell, Huxley, Le Guin ve daha birçoğuna ütopyaya farklı, ters bir açıdan bakma ilhamını veren Biz ise “distopya” kelimesinin altını dolduran ve onca yıl sonra bile hakkını vermeye devam eden bir şaheser.
Yaşamın bitmez tükenmez kaosunun dizginlendiği bir gelecek… Bu gelecekte ne özgürlük ne demokrasi ne de birey; sadece matematik ve mantığın hükümranlığı geçerli. Mahremiyetlerini ve cezalandırılma hakkı dışındaki bütün haklarını Tek Devlet ve onun sureti Velinimet’in demir eline teslim eden insanlar ise sadece birer Numara’dan ibaret. Hem numaraların kutsal kitap yerine koydukları Saat Tableti’ne göre yaşadığı bu mutlak iktidarın hem de son devrimin diğer gezegenlere müjdelenmesi için camdan bir uzay aracı inşa edilir. İntegral adındaki bu aracın başmühendisi D-503, öteki gezegenlerdeki ilkel okurlarına Tek Devlet’i anlatmak üzere bir günlük tutmaya başlar.
Hayal gücü denen bir hastalıktan mustarip olduğunu düşünen D-503, kusursuz bildiği denklemde bazı hatalar, mutlak devrimde bazı eksiklikler fark eder. Bu hastalıktan kurtulmaya çalıştıkça inancını da kaybetmeye başlar.
Biz, distopyanın şafağı.
Ursula K. Le Guin’in önsözüyle
Yevgeni Zamyatin’in makaleleriyle
Biz – Modern Klasikler 187
Bütün yerkürenin Tek Devlet’in egemenliği altına alınmasından bin yıl sonra uzay gemisi İntegral, başka gezegenlerdeki “yabani” varlıkları aklın boyunduruğu altına almak amacıyla kalkışa hazırlanmaktadır. Projenin mühendisi, tam da bu günlerde uygarlık merdiveninin alt basamaklarındaki potansiyel okurlar için yazmaya koyulduğu günlükte, Tek Devlet’teki yaşamı anlatır. Modern sanayi toplumu öyle bir noktaya varmıştır ki özgür irade artık mutsuzluk sebebidir ve yurttaşların yaşamları F. W. Taylor’ın geliştirdiği verimlilik sistemine dayanan matematiksel bir kesinlikle denetlenebilmektedir. Devasa Yeşil Duvar tarafından ilkel yabani dünyadan koparılan Tek Devlet’in yurttaşları sürekli yeniden seçilen Velinimet tarafından yönetilir. İsim yerine numaralarla çağrılır, birörnek giysiler giyip yapay yiyeceklerle beslenirler. Özel yaşamları ise yoktur. Aldous Huxley’nin Muhteşem Yeni Dünya ve George Orwell’in 1984 romanlarına esin kaynağı olan Biz, Zamyatin’e “karşı ütopyacı romanın babası” unvanını kazandırmıştır. İngilizce çevirisi 1924’te New York’ta yayımlanan roman, Sovyetler Birliği’nde ise ancak 1988 yılında okurla buluşabilmiştir.
Biz Adam Olmayız
– Gürültüde yazarım da, yalnız yanı başımda birisi konuşursa yazamıyorum.
– Canım efendim, gürültü olmasa daha iyi değil mi? Ne hakları var sizi rahatsız etmeye, yavaş da konuşabilirler. İşte Danimarka’da, İsveç’te, Hollanda’da katiyen böyle bişey olmaz. Onun için de adamlar ilerliyorlar. Çünkü onlarda insanın insana saygısı vardır.
Bu saygı üstüne türlü örnekler de göstererek konuştu da konuştu. Terbiyesizlikti ama ne yapayım, o anlatırken başımı kâğıtlara eğip yazmaya başladım; yazmıyordum, yazarmış gibi yapıyordum.
– Hiç boşuna uğraşmayın, yazamazsınız, sinirleriniz bozulur, dedi; Avrupa başka... Avrupalı insan demek, insanın insana saygı duyması demek. Bizde nerdeee... Biz işte bunun için adam olamayız beyim, biz adam olamayız!"
Biz Beş Kişiyiz
Biz Filistinliyiz
Biz İnsanlar – Ötüken Neşriyat
Boğaziçi’ndeki okullardan birinde yatılı okumakta olan Tahsin, kendisine eşek Türk diyen Cemil’e taş atar ve onu yaralar. Okulun öğretmenlerinden Orhan ilk müdahaleden sonra yaralanan çocuğu evlerine götürür. İdealizmle materyalizm arasında bocalayan, milliyetçi bir öğretmen olan Orhan, Mütareke sonrası İstanbul’unun zengin ve yozlaşmış kesimiyle bu olaydan sonra ilişki kurar ve o evdeki Batılı tarzda eğitim almış, kozmopolit düşüncelere sahip Vedia’ya aşık olur.
Peyami Safa, yazarlığının zirvesinde olduğu dönemde kaleme aldığı Biz İnsanlar romanında can alıcı bir soru sorar: “Türkiye’nin yaşayacağına inanmayan bir Türk’ün kaç türlü ahlakı olabilir?” Mütareke döneminde aydınların gündemini işgal eden materyalizm, sosyalizm, mandacılık, milliyetçilik gibi fikirleri karakterleri üzerinden tartışarak ideal buhranı yaşayan insanların dengelerini yitireceğine işaret eden Peyami Safa, insanın maddî bir varlıktan çok manevî bir varlık olduğunu, insanda ruhun maddeden önce geldiğini gösterir.