Bir Ömür Nasıl Yaşanır
Daha anlamlı yaşamak için İlber Ortaylı’dan tavsiyeler…
“Cesur olun. Kendinizi rahat hissettiğiniz alanın dışında pencereler açın. Farklı dünyalarla ancak böyle tanışırsınız. Ben hep yerimde dursaydım, dünyamı değiştirecek insanları aramasaydım, bugün tanıdığınız ben olmazdım. Bir insanın bittiği an, miskinliğe esir olduğu andır. İnsan, konforundan vazgeçmeyi göze almalıdır. Kendi dünyasını yerinden kendisi oynatmalıdır.”
- İlber Ortaylı
İlber Ortaylı, yediden yetmişe herkesin faydalanacağı, bilge şahsiyetinden ve yaşam tecrübesinden süzülen tavsiyelerden oluşan bir eserle karşımızda. İlber Hoca bu kitapta, bir insanın, çocukluktan itibaren hayatın hemen her alanında ihtiyaç duyacağı çözümleri nasıl bulabileceğini örnekler vererek anlatıyor. “Herkes kendi talihinin mimarıdır” sözünü hatırlatarak, kendi yolunu çizmenin ne anlama geldiğini tüm kritik noktalarıyla yorumluyor.
“Bir Ömür Nasıl Yaşanır?”, ülkemizin medarıiftiharı olmuş bir tarihçinin gözünden, insanın hayattaki anlam arayışına, bu arayışın tadını nasıl çıkaracağına ve süreç boyunca karşılaşacağı zorluklarla nasıl baş etmesi gerektiğine dair çok özel bir kılavuz…
Bir Öykü Yazalım Mı?
Bir Pizza Dilimini Nasıl Ölçersin? – Küçük Matematikçiler İçin Rehber
Abisinin sürekli her şeyin daha fazlasını, daha büyüğünü almasından şikayetçi olan Ahmet, bir şeyin neye ve kime göre büyük olduğunu merak ediyor. Arkadaşlarıyla bir araya gelerek bu sorunun cevabını arıyorlar ve Ahmet matematik sayesinde abisini yenmeyi başarıyor.
STEAM yaklaşımı esas alınarak hazırlanan bu seride çocuklar, zihinlerini kurcalayan sorulara cevap ararken eğlenceli bir yolculuğa çıkacak ve mühendislikten yazılıma, kimyadan matematiğe birçok alanda bilgi sahibi olacaklar.
Bir Pırıltıdır Yaşamak
Yaşamın pırıltısını yakalamaya çalışan, sürekli, usanmadan araştıran, soran, öğrenen, daha iyiyi, daha güzeli amaçlayan... Yaşamdaki mutlulukların yanıp sönen pırıltılardan oluştuğunun bilincinde... Bu pırıltıların hiçbirini kaçırmadan, yaşamın her kesitini binbir renkle süsleyerek yaşamak isteyen gençtir, ‘modern’ ve ‘seçkin’ genç. Siz de böyle olmak istemez misiniz? Öyleyse el ele verelim ve hayatı binbir renkle yaşamak için elimizden ne geliyorsa yapalım. Var mısınız?
Bir Problem Bin Çözüm
Problemlerin, problemleri ıskalayan çözümleri!
Erdem, matematik problemlerinin bile sadece sayılarla çözülebileceğine inanmıyordu. Verilmiş sonuca ulaşmak değil, bütünü görmek ve akıl yürüterek çözüm üretmek istiyordu. Yetişkinlerin ‘gerçek çözüm' dediği işlemleri gayet iyi bilse de, onun sorunlar karşısında sormak istediği yeni sorular vardı. Çözümler her zaman şıklara sıkıştırılabilir miydi? Peki hayatta bize bir şık gibi görünen her yol gerçekten çözüm sunuyor muydu?..
Öğretmenlik mesleğinin deneyim ve gözlemlerini muzip kurgularla buluşturan Nehir Yarar, Bir Problem Bin Çözüm'le Can Çocuk okurlarını selamlarken, eğitim sisteminin beklentilerini ve hayatın düşündürdüklerini mizahi bir dille öyküleştiriyor.
Bir Problemle Ne Yaparsın
Bir problemle ne yaparsın?
Özellikle de seni etrafta takip eden ve hiç de gidecek gibi görünmeyen bir tanesiyle?
Kaygılanır mısın? Görmezden mi gelirsin? Uzaklaşır veya ondan saklanır mısın?
Bu hikâye inatçı bir problem ve onunla ne yapması gerektiğini bilmeyen bir çocuğun hikâyesi. Onun kaçma süresi uzadıkça problem daha da büyüyecek gibi gözüküyor. Çocuk sonunda onunla yüzleşecek cesareti kendisinde bulduğunda problem beklenenden çok daha farklı bir şekle dönüşüyor.
Bu hikâye, kurtulmak istediği bir problemi olan herkes için.
Probleminize daha da yakından bakmanız için sizi yüreklendirecek ve onun neden var olduğunu çözmenize yarayacak bir hikâye.
Probleminiz hakkında şaşırtıcı bir şeyler keşfedebilirsiniz… Kendiniz hakkında da.
Bir Psikiyatristin Gizli Defteri
Terapi koltuğunun ardındaki sırlar
Hep onlar mı bizi dinleyecek? Bu sefer geçmişini anlatan bir psikiyatristin ta kendisi. Koltuğa oturun ve kulak kabartın. Dr. Gary Small’un, Boston’un kalabalık acil servis koridorlarından Los Angeles’ın golf sahalarına uzanan hikâyesinde karşılaştığı vakalar kimi zaman tuhaf, kimi zaman da gizemli, ama hepsi gerçek.
Akıl hastalıklarının ilginç dünyasına kapı aralayan Bir Psikiyatristin Gizli Defteri sizi çok şaşırtacak…
Bir Ruh Macerası
“‘İslam bizi geri bıraktı, Batı karşısındaki yenilgilerimizin sebebi İslam’dır!’ hükmü; giderek bir inanç, bir yaşama biçimi halini aldı. Bunu da modernlik kisvesi altında hınç ve taassupla dolu telkinler halinde yaydılar, bu tür ideolojilere ve akımlara neredeyse meşruiyet kazandırıldı.
Bu yanılgıların ortasında doğdum ve yetiştim. Gerçeğin ise tam tersi olduğunu pek çok bedel ödeyerek idrak ettim. Hayatımın ilk yarısı bir korku filmi gibi geçti. Varoluşuna sahih neden bulamayan insan, bilsin yahut bilmesin, korku, endişe ve vehim içindedir. Ben bu marazî hâli, bir imtihandan geçiyor gibi ve en ağır derecelerde yaşadım. Şimdi şu eski koltuklarda oturuyorum ve gücüm yettiğince tefekkür ediyorum. Herkes geleceğe doğru hayal kurar, bense geçmişe doğru hayal kuruyorum. Bir bahçeye yolculuk yapıyorum. Manolyalar, frenk üzümleri, yıldız çiçekleri, çimenler; tam bir cennet bahçesi… Bir zamanlar, yani çocukluğumda öyle bir bahçenin ortasındaydım ama o günlerde o nimetin şükrünü eda edebilme hassasiyetine sahip değildim. Şimdiki halimle, aklım ve gönlümle o güzel bahçeye dönüyorum. Çimenlerin üzerine seccademi serip şükür namazı kılıyorum. Bu, benim geçmişe doğru yolculuğum; geçmişe dönük hayalim…”
Bir Sahiplenme Hikâyesi
Alışılagelmiş bir hayat hikayesini konu almıyor bu kitap. Köy evinden başlayıp dünyaya ulaşan başarı öyküsünün hikayesidir.
Aileyi, doğduğu topraklara borç ödemeyi, vefayı, sevdayı, idealizmi ve ülkesine adanmış bir hayat mücadelesini bulacaksınız bu kitapta…
Anadolu kırsalında başlayan, uluslararası başarılar ile taçlanan bir yolculuğun hikâyesi, 12 Eylül öncesi gençlik hareketlerine içeriden bakış, Petkim’in kamu yönetimi döneminde yaşanan verimsizlikler, batak konuma gelmiş bir şirketin kamu şemsiyesi altında yeniden ayağa kaldırılışı, Türk sanayisinin gelişimi ve tökezlemelerinin arka planı, özelleştirme sürecinde yaşanan krizler, Türkiye’nin en büyük özel sektör yatırımı STAR Rafinerisi’nin yapımına engel olmak için ortaya çıkan İngiltere sermayeli şirketle yapılan uluslararası mücadele gibi pek çok olay tüm detayları ve belgeleri ile ilk kez gün ışığına çıkıyor.
Bir Şampiyon Olmanı Sağlayacak 50 Zorlu Görev İçin Kılavuz
Atla, zıpla, oyna, top sektir, koş, nefes al!
İnan, fırla, kaç, eğlen, pes etme… Başla!
Şampiyon kimdir? Sümeyye Boyacı, Kareem Abdul-Jabbar ve daha niceleri…
Aslında herkes bir şampiyondur. Peki, neden insanlar şampiyon olmak ister? İşte, bu sorunun cevabını sen vermelisin.
Üç bacaklı koşudan mikado oyununa, mutluluk kumbarasından slaloma kadar bir şampiyon olmanı sağlayacak 50 egzersize hazır mısın?
50 zorlu görevi tamamla, rekorlarını not et, kitabın kapağındaki zarfı aç ve sana özel kartını al. Hem bedenini hem de zihnini arındır, egzersiz yapmayı günlük yaşamının bir parçası haline getir ve şampiyon olmanı sağlayacak niteliklere kavuş.
Ama egzersizleri yaparken sana önerilen şarkıları dinlemeyi de ihmal etme!
Bir Şeftali Bin Şeftali – Bilgi Yayınevi
Bir Şeftali Bin Şeftali – Can Çocuk
Samed Behrengi'yi kim sevmez ki. Onu, dünyanın dört bir yanında büyük yankılar uyandıran, iki de büyük ödül kazanan Küçük Karabalık adlı kitabıyla tanımıştık. Bir Şeftali, Bin Şeftali de onun en güzel kitaplarından biri. Bu küçük öyküde iki küçük yoksul çocuk var: Ali ile Mehmet. Ama öykünün asıl kahramanı, dalından kopmuş dünya güzeli bir şeftali. Samed Behrengi, öyle uygun görmüş, şeftali'yi konuşturmuş bu kez.
Toprağın altında kalın kabuklu bir çekirdek olarak nasıl uyuyup beklediğini, mevsim bahara dönüşünce nasıl çekirdeğin kabuğunu ikiye ayırıp içinden filizlenip boy attığını, sonunda toprağın üstüne çıktığını, ağaç olabilmek, meyve verebilmek, özellikle Ali ile Mehmet yesinler diye, dünya güzeli şeftalilerle dallarını süslemek için nasıl çabaladığını ilgiyle okuyacaksınız. Sonra bu güzel şeftali ağacının bir de küsüşü var. Yok, öykünün bütününü anlatmamızı beklemeyin. Açın, okuyun. Çok seveceğinizi umuyoruz.
Bir Şehir Kalbimi Çaldı
Bir Ses
Bir Ses Böler Geceyi
Kamil insan olma yolunda
12 Eylül döneminde hapis yattıktan sonra hayata yeniden tutunmaya çalışan Süha, akademik bir araştırma yapmak için bir Alevi köyüne gelir. Burada geçirdiği trafik kazası işine sekte vursa da onu mistik, ardı ardına açılan sır kapılarıyla dolu bir yolun başına getirir.
Şeriat kapısı, tarikat kapısı, marifet kapısı, hakikat kapısı
Ahmet Ümit’in ilk dönem romanlarından Bir Ses Böler Geceyi, yazarın karakter ve atmosfer yaratmadaki saf yeteneğini görme açısından önemli bir fırsat. Türk kültürünün gizlenmiş fakat asla göz ardı edilemeyecek yapı taşlarının ustaca işlendiği roman bir solukta okunacak kadar tempolu, yıllarca hatırlanacak kadar etkileyici.
Yeni bir ürperti dalgası sardı bedenini. Mezarın içini görmemesine karşın, upuzun yatan ölünün yer yer etleri dökülmüş yüzü geldi gözlerinin önüne. Öte yandan aklı hâlâ mantıklı bir açıklamanın peşindeydi. Belki de bu mezar henüz ölmemiş biri için kazılmıştı. Neden olmasın?
Bir Şiirden
Turgut Uyar’dan Eşsiz Bir Şiir İncelemesi Bir Şiirden
Bugün şiir üstüne bütün konuştuklarımız, edebiyatımızın geleneği, olanakları, sınırları içinde dönenir. Ancak olup bitmişler, yapılmışlar üstünde düşünüp yargılara varabiliriz. Bir takım verilerdir düşüncemizi yeden. Şiir üzerine, gerçekten yeni olan şiirle, yeni bir şeyler öğrenebiliriz ancak; şiir üzerine yazılanlarla değil.
Modern şiirimizin ustaları aynı zamanda şiiri düşünmüş, incelemiş ve denemelere konu etmişlerdir. Abdülhak Hâmit’ten Cemal Kırca’ya 21 şairden birer şiirle Türk şiirinin ufuklarını çizen bu eşsiz kitaba imza atan Turgut Uyar da, farklı bir yöntemle, bir çeşit şiir antolojisi ya da şiir tarihi ortaya koymuştur.
Bir Şiirden, 1983 yılında yayımlandığından bu yana şiirimiz üstüne yazılmış gözde kitaplardan biri olmuştur. Kitabın bu önemini, ayrıcalıklı yerini belirlemek ve yeniden gündeme gelmesini sağlamak amacıyla ayrı bir basımını yapma gereği duyduk.
Birer şiiri üstünden incelenen 21 şair şunlardır: Abdülhak Hâmit, Mehmet Emin Yurdakul, Yahya Kemal Beyatlı, Faruk Nafiz Çamlıbel, Orhan Seyfi Orhon, Kemalettin Kâmi Kamu, Necip Fazıl Kısakürek, Nâzım Hikmet Ran, Ahmet Kutsi Tecer, Mümtaz Zeki Taşkın, Bedri Rahmi Eyuboğlu, Ahmet Muhip Dıranas, Cahit Sıtkı Tarancı, Muzaffer Tayyip, Rüştü Onur, Orhan Veli Kanık, Oktay Rifat, Sabahattin Kudret Aksal, Cahit Külebi, Metin Eloğlu, Cemal Kırca.
Bir Siyah Saçlı Kadının Gezi Notları
Sırtına çantasını atıp, cebinde pasaportu, bir tren bileti (Interrail) öğrenci harçlığıyla yabancı ülkeleri tek başına gezmek hangi gencin hayallerini süslememiştir?
Bir Siyah Saçlı Kadının Gezi Notları, Buket Uzuner'in üç kitabının kuzeyinde Norveç, İsveç, Finlandiya, A.B.D., Cezayir, Danimarka ve Rusya'da sırt çantasıyla yaptığı uzun tren yolculukları sırasında dünyayı, kendini ve 'öteki'ni keşfedişinin hikayesidir.
Bir edebiyatçı gözüyle aktarılan ve uzak coğrafyalardan insan portreleri taşıyan bu seyahatname, bize edebi ve insani tadlar sunuyor. İçinde serüvenci ruhla doğmuş herkese 'İyi Yolculuklar!'
Bir Sır Kaç Kilometre?
Bir Sırrım Var
Bir Sorum Var – Nasıl?
Bir Sosyopatın İtirafları
Bir Süre Yere Paralel Gittikten Sonra
Bir şey sunulmuştu bana, bir hediye, bir meyve. Ama ben o meyveden tadamadım, gök erik gibi kaldı avcumda dünya. Şimdi ben uykusuzum, yalınayağım, kendimle meşgulüm. Kapımın önünde boş peynir tenekeleri, yağmur suyu biriktiriyorum.
İntihar eden Başak... Yakınındaki ve uzağındaki insanları, geçmişi ve geleceği de alıp götüren Başak...
Bir Sürgün
Yirminci yüzyılın ilkyarısında büyük bir üretkenlikle dergilere yazdığı şiir, öykü, makale ve eleştiri türü yazılarla Türk edebiyatı sahnesine adımını atan Yakup Kadri Karaosmanoğlu, romanları, hikayeleri, denemeleri, oyunları ve anılarıyla, en önemli edebiyatçılarımız arasında yer alır. Üslûp özellikleri bakımından Yakup Kadri'nin 1910'dan 1974'e dek verdiği eserler Türkçe'nin geçirdiği bütün evreleri yansıtır. Eserlerinin konu ve fikir zenginliği de dil özelliklerinin çeşitliliğinden aşağı kalmaz.
Yakup Kadri'nin Fransız edebiyatı etkisinde başlayan yazarlığı, 1920'lerden sonra özgün bir sese kavuşarak siyasi ve sosyolojik konulara, tarihe, dönem çatışmalarına ve birey psikolojisi irdelemelerine yönelir. Fecr-i Ati'den yetişmiş ama bunu izleyen elli yıl boyunca toplumsal koşullar, tarihi süreçler ve bireysel portreleri romanın dokusuna işlemek için roman tekniğiyle de boğuşmuş bir yazar olan Karaosmanoğlu'nun eserleri, hala tüketilememiş ayrıntılarının tartışılıp incelenmesi gereken zengin bir "panorama" dır.
Bir Tanışma Öyküsü
Bir Tatlı Huzur
"Şiirde İstanbul’u Nedim, Yahya Kemal ve Orhan Veli anlatmıştı... Müzikte ise Münir Nureddin... Orhan Veli’nin İstanbul’u Münir’in İstanbul’undan çok farklı idi. Kapalıçarşı’nın baş döndüren hareketi! Bir yaz öğlesinde doklardan yükselen çekiç sesleri! Köprü üstü! Galata’daki çıplak kolları dövmeli, vesikalı yâr! Zaman da gece değil... Münir Nureddin’in İstanbul’u ise aksine huzur ve sükûnet dolu, eski Kadıköy geceleri... Fenerbahçe... Mühürdar... Moda koyu... Kalamış mehtapları..." -Hikmet Feridun Es- Türk müziğinde frak giydiren bir solist, müziğiyle İstanbul’un dile getiren bir besteci: Münir Nureddin. Biyografi edebiyatının günümüzdeki en önemli temsilcisi Ayşe Kulin’in kaleminden...