Yeniçeri – 58
Yeniçeri´yi dünyanın ilk teşkilatlı ve meslekî ordusu olarak gören ve gösteren Necip Fazıl´a göre, Yeniçeri, kuruluşundan sonraki ilk iki asır içinde ideal askerdir ve devletinin gayesine ve ahlakına bağlıdır. Tanzimata kadar sürecek olan sonraki üç asır içindeyse bizzat devlet süikastçısı bir âsidir.
Yeniçerinin bu çöküşü, ruhî ve sosyal bir müessire, iman vecd ve aşkının gönüllerden uçup gitmesine bağlıdır ve Yeniçeri, bu korkunç ve hazin tecelliyi göstermekte sadece bir vesiledir.
Bu eser, müellifinin bizzat belirttiği gibi, tarihî rezalet ve fecaatlerin bir hikâyesi olarak kaleme alınmış olmaktan ziyade, Yeniçerinin işe nereden başlayıp, işi nerede bitirdiğini göstermek ve bunun ruhî ve sosyal müessirlerini çerçevelemek gayesiyle yazılmıştır.
Bir Adam Yaratmak – 3
Geçirdiği büyük ruh çilesinin sahne destanı… İstanbul Şehir Tiyatrosunun 1937-38 sezonunda Muhsin Ertuğrul tarafından sahnelenip temsil edilen eser, ilk temsil gecesinden itibaren çok büyük yankı uyandırmış ve 1977 yılında sinemaya da aktarılmıştır.
(Eserin tamamlandığı tarih: 8 Temmuz 1937, Perşembe, gece yarısı...)
Son Devrin Din Mazlumları – 40
Bu eser, ´Tarih Boyunca Büyük Mazlumlar´dan sonra beklenmesi ve ona eklenmesi gereken bir bahsi çerçeveliyor. İmân ve ideal uğrunda umumi mazlumluk davasının çok yakından, öz hayatımızdan, yakın tarihimizden ele alınması ve hususi planda gösterilmesi? Bu yakın tarih ve hususi plân, İttihad ve Terakki ile başlayan, Cumhuriyetle yerleştiğini gördüğümüz İslâm nefretinin zeminini çizer ve o zemin üzerinde en kuduz zulüm kılıciyle düşürülen mazlum başların hikâyelerini anlatır. / N.F.K.
Çile – 4
Necip Fazıl Kısakürek, insan ruhunun mistik-trajik dehlizlerinde cesurca dolaşmış, kendi "Poetika"sını yazmış bir şair olarak modern Türk şiirinin, fikir ve dava adamı kimliğiyle de Türk düşünce hayatının baş aktörlerindendir.
Çile, şairin yıllar içinde bütün şiirlerini ayıklayarak, düzelterek, sıralayarak oluşturduğu; altmış yılı bulan şiir serüveninin verimlerini kendi kurduğu bir yapı içinde topladığı bir başyapıttır. Behçet Necatigil'in sözleriyle: "Tekke şiirimizin verilerini modern Fransız şiiri ölçüleriyle değerlendiren, şiirlerinde soyut insanın evrendeki yerini araştıran; madde ve ruh problemlerini, iç alemin gizli duygu ve tutkularını dile getiren Necip Fazıl; dinç ve oturmuş bir dil, mazbut ve sağlam bir teknikle yazdı."
Tohum – 15
Tohum: (3 Perde ) Muhsin Ertuğrul, bir yemekte; "Niçin bir piyes yazmıyorsun?" sualiyle, tiyatroyu, "hayatın (kantite) gibi değersiz ve geçici yüzünü değil, (kalite) gibi derin ve sonsuz şahsiyetini zapteden ve onu molozlarından ayıklayarak tasfiye eden, tıpkısını, fakat başka türlüsünü gösteren mistik bir ayna" olarak gören Necip Fazıl`ın yıllardır içinde gömülü bir hasrete dokunur. O anda, Şehir tiyatrosuna bir eser teslim etmek için sadece 20 günlük bir süre kalmıştır. Hemen kararını verir ve 7 gün içinde "Tohum"u bitirir.
Çöle İnen Nur – 39
Tefsir, hadis, siyer ve nakil olarak en emin kaynaklardan devşirili ve kaynaklarını tek tek göstermek tasasından uzak bu eser, "Başlangıç" yazısında da belirtildiği gibi, sadece iman sahiplerine hitap edici, hiçbir akli teftiş, tespit ve ispat gayretine düşmeyici, mutlak "doğru" üzerine hissi ve teessüri bir çatı kurucu ve eğer bir kıymeti varsa onu bu noktada toplayıcı bir denemedir; ve akla verdiği pay, onu bazı noktalarda yine akılla iptal etmekten ibarettir. Bu bir ilim değil, san'at eseridir ve ilmin içini ve dışını tahkik selahiyetinde olmadığı mukaddes kapıya, ancak, inanmış ve teslim olmuş san'at tavriyle sokulmaktan başka çare yoktur.
Tehlikeye 3 Yolculuk
İyi ve kötü arasındaki sonsuz çelişki üzerine soluksuz bir macera, felsefi bir yolculuk.
Kötülükler Prensi Zoliran büyülü defterine üç gün içinde gerçekleşecek üç kötülük yazmıştır. Eğer bu üç kötülüğe engel olunmaz ve biri bile gerçekleşirse, tüm dünya kötülüğün egemenliği altına girecektir. Dünyayı Zoliran'dan kurtaracak büyüleri yapabilen tek kişi Büyücü Olbi'dir. Oysa yaşlı büyücü, bir süre önce kendini emekliye ayırmıştır. Onu ikna etmek için evine gönderilen büyücü oğlu Maji, bunu başarır, ama bu kez de ona yardım etmek zorunda kalır. Maji'nin önünde, bilinmedik yerlere tehlikelerle dolu üç yolculuk yapacağı korkutucu üç gün vardır...
Felsefenin derinliğini kitaplarına taşıyan felsefe eğitimli yazar Aslı Der'in, "Küçük Cadı Şeroks"tan sonra kaleme aldığı ikinci romanında, çocukları yine fantastik bir dünyada düşünmeye davet ediyor. Büyücü oğlu Maji'nin, Kötülükler Prensi Zoliran'a karşı giriştiği soluk soluğa mücadele, çocukları iyi-kötü kavramları arasında felsefi bir yolculuğa çıkarıyor.
Gül Sokağı’nın Dikenleri
Zeynep Cemali'den çocuklarımız için gerçekçi, usta işi öyküler!
Öyküleriyle ve romanlarıyla çocukların kalbini fetheden Zeynep Cemali, anne babalar ve öğretmenler tarafından da severek okunuyor. Cemali, güçlü öykücülüğünü yansıtan bu kitabında gerçekçi, sıcak ve esprili dokuz öyküyle yaşamdan kesitler sunuyor. Akıcı ve yalın anlatımı ve bu anlatımı destekleyen siyah-beyaz desenleriyle, çocuklarımızın okuma alışkanlığı kazanmalarına katkıda bulunacak bir kitap.
Kitapta yer alan 9 öykü: Bir Şişe Mürekkep, Fosil ile Tüysüz, Küçük Bir Serüven, Aileme Neler Oluyor?, Gül Sokağı'nın Dikenleri, Deniz Kulübünde Balo, Küçük Kayabalıkları, Kardeşlik Bağları, Çekirge Bir Sıçrar.