Almarpanın Gizemi
Kesişen hayatlar, canlanan efsaneler...
Kaunos... Köyceğiz’in ayaklı gölü... Sığla ağaçları...
Karetta karettalar...
Mavi Ege ve kuşlar... İlginç ve çarpıcı efsaneler... Dostluk, gizem ve macera...
2011 Tudem Edebiyat Ödülleri’nde birincilik ödülüne değer görülen Koray Avcı Çakman imzalı Almarpa’nın Gizemi, efsanelerle dolu sürükleyici bir macera sunuyor genç okurlarına...
Almodovar Teoremi
Bir gece aniden yola fırlayan bir geyik, korkunç bir trafik kazası, kazada ölen bir sevgili, yol olan bir yüz, uçup giden hayaller, yalnız, düşünerek geçirilen yıllar ve aşkla, cinsellikle, edebiyatla yeniden, yepyeni bir hayat... Hayatını internetten matematik dersleri vererek devam ettiren, Antoni Casas film yapacağını hayal eder. Gerçekle gerçeküstü, kurmacayla otobiyografik olanın arasındaki çizgiler yavaş yavaş silinir. Almodovar’ın "yüzü olmayan adama" en güzel hediyesi ise genç transseksüel Lisa’dır. Bir yandan edebiyat, bir yandan aşk, inzivaya çekilmiş yazarı "başka bir şenliğe" çağırır. İçinde yaşadığımız dünyaya dışarıdan, çekildiği inzivadan bakan yazarın gözlemleri ise oldukça çarpıcı. Yüzün, şeklin, görünüşün her şey olduğu bir dünyada, Almodovar Teoremi "çirkinliği güzelliğe çeviren bakışın gücü" üzerine kurulu. Otobiyografiyle kurmacanın, edebiyatla sinemanın, matematikle şiirin, fizikle müziğin, Newton’la Almodovar’ın içiçe geçtiği Almadovar Teoremi, 2008’de İspanya’da en iyi roman seçildi.
Alnı Mavide
Alparslan
Tarihi romanlarıyla Osmanlı sultanlarının birbirinden değerli hayat hikayelerini günümüz okuruna aktaran Okay Tiryakioğlu bu defa Selçuklu topraklarına uzanarak atalarımızın atası Alparslan’ı konuk ediyor sayfalarına. Ve serüven başlıyor!
Çağrı Bey önderliğindeki Selçuklu Devleti, Dandanakan zaferinin ardından gücüne güç katarak batıya doğru ilerlemektedir. Henüz yağız bir delikanlı olan Alparslan ise dövüş hocası olan yenilmez Korgan’dan aldığı eğitimle rüştünü ispatlayarak liderliğe doğru yükselir. Vatan aşkına sevda ateşi katan güzeller güzeli Selcen Kız’ı kaçırma planları yapılırken, devletin bütünlüğünü hırpalayan iç isyanlar da bir bir bastırılır. Ve nihayet Anadolu’nun kaderini değiştiren Malazgirt Savaşı’nın vakti gelir.
Alparslan ile Roman Diyojen’in tarihe mal olmuş bu destansı yüzleşmesine hazır olun.
Alparslan – Ötüken Neşriyat
Altı Kırk Dört Dalgası
Bir yazar, kahramanları kapıya dayandığında ne yapar?
Behiç Ak, çocukların zengin içdünyalarını, yaşamı sorgulayışlarını ve meraklı hallerini yansıttığı, usta işi resimlerle bezediği çocuk romanlarına bir yenisini ekledi. Bir yazarın düşünsel dünyasını, hayal gücünü, çevresiyle kurduğu ilişkiyi sıradışı bir kurguda harmanladı.
Odasından mahallesine, kentten köye, köyden orman yaşamına uzanan “yazarın yolculuğu”na, birbirinden özgün karakterler ve eşsiz hikâyeler eşlik ediyor. “Çocukların da entelektüel bir dünyaları var,” diyen usta yazar, bu kez yaşamın anlamını duyumsatan yaratıcı bir yazma serüveni sunuyor. Türkiye’nin 2021 ALMA (Astrid Lindgren Anma Ödülü) adayı olan Behiç Ak, yeni romanında hayal gücünün sınırlarında dolanıyor.
Bir yazar karakterlerini nasıl oluşturur, olayları nasıl kurgular? Yazmaya odaklanamayan yazarımız, bunları sorgularken, baş kahramanı kapıya dayanınca kendini öyküsünün içinde bulur. Tanıdığı ilginç insanlar, sıradışı karakterler olarak öyküsünde yaşamaktadır: Matematikçi Mecnun Bey, hayali köpeğini arayan Doğan, gezici kütüphanesiyle Nigar Hanım, annesini özleyen Şehrazat, horoz Muzaffer Bey, altı kırk dörtteki o dalga ve daha nicesi... Yazmak üzere masasına oturduğu gün, güçlü bir horoz sesi duyan yazarımızı kahramanları kadar, olayların akışı da şaşırtacaktır...
Altı Masal Üstü Masal
Kim demiş niye demiş, bu masalı kim dinlemiş?
Ayla Çınaroğlu’nun sihirli dizeleri, Mustafa Delioğlu’nun çizgi ve renkleriyle tadına doyulmaz bir anlatı şöleni sunan Altı Masal Üstü Masal, ikilinin daha önce ayrı kitaplar halinde okurla buluşan altı bağımsız ve özgün masalını tek bir kitapta buluşturuyor.
Dokuz yaş ve üzeri masalseverleri, geleneksellikten evrenselliğe uzanan gizemli bir masal evrenine konuk eden bu sürükleyici kitap; zaman zaman içinde, düşün gerçeğe karıştığı olağanüstü bir dünya resmediyor.
Özenli dili ve etkileyici üslubuyla türünün en nitelikli yapıtları arasında gösterilebilecek Altı Masal Üstü Masal, etik ve insani değerlere yaptığı güncel göndermelerle okurunu uzun uzun düşündürüyor.
“Masal bu ya, bir zamanlar bir sihirbaz varmış. Her parmağında bin beceri, her sözcüğünde bir sihir... O sahneye çıktı mı hayretle açılırmış gözler, tutulurmuş diller, ses soluk kesilirmiş.”
“Altı üstü masal canım,” deyip geçmeyin,
Düş ekmeden sakın ola niyet biçmeyin.
Gelin masalımıza kulak verip, şerre düşmeyin,
Siz siz olun “var”ın “yok”tan doğduğu masallardan şaşmayın!
Edebiyatımızın yaşayan çınarlarından Ayla Çınaroğlu’nun kaleminden, geleneksel masal öğelerini ustalıkla kullanan, günümüz yaşamına ayna tutan çok renkli bir masal seçkisi…
Altın Bilezik
"Akşam yemeğinde lokmalar boğazında
büyümüştü. Hep düşünüyor, gözleri doluyordu. Yukarı odaya yatmaya gittiğinde gözüne uyku girmedi. O gün olup bitenleri tekrar düşündü. Sonra gözlerinin önüne tâ uzaklarda kalan Bergama’nın yolları ve anası, babası, kardeşi geldi. Babasının parayı aldığı anki hâlini hayal etti."
Kemalettin Tuğcu Altın Bilezik kitabında;
bir beceri, zanaat sahibi olmanın önemini,
hayatta herkesin başına her şeyin gelebileceğini, insanların birbirlerini desteklemesi gerektiğini vurguluyor. Her kitabın arkasındaki sözlük ile yazarın kurduğu dünyayı bozmadanokurlara sunuyoruz.
Altın Ejder Krallığı
Altın Işık – Bilge Kültür Sanat
Ziya Gökalp çocuklar için yazdığı halk masallarında çalışkanlık ve dürüstlüğü, hakkın zulme karşı zaferini, görünüşe değer vermenin kötü sonuçlarını, sabrın ve iyi kalpliliğin faydalarını, aile bağının kutsallığını, kadının toplumun ilerlemesinde rol üstlenmesi gerektiğini, Türk’ün engin hoşgörüsünün varlığını savunmuştur. Altın Işık’ta halk kültürünün işlenmesiyle millî bir edebiyatın meydana getirilebileceğini göstermeye çalışan yazar bu eserinde çocuklara milli duygu ve ahlaki değerler aşılamaya çalışır.
Ziya Gökalp Türk çocuklarını yepyeni masallarla buluşturarak onların gönüllerinde "altın ışık"ın yanmasını arzu ediyor. Sahi "altın ışık" ne? Merak ediyorsanız kitabı mutlaka okumalısınız. Keloğlan, Tembel Ahmet, Ala Geyik, Başat sizi bekleyen masallardan birkaçı sadece.
Altın Işık – Bilgi Yayınevi
Osmanlı’nın son dönemlerinde fikirleriyle dikkat çeken, sosyoloji alanının ilk temsilcilerinden olan Ziya Gökalp, toplumsal ve siyasal görüşlerini anlattığı sayısız makale yazmıştır. Yazdığı makalelerle hem döneminin aydınlarını hem de kendinden sonra gelen kuşakları etkilemiştir. Makalelerinin yanı sıra didaktik şiirler de yazan Gökalp, ulus ve tarih bilincini yerleştirmek, ulusal değerleri halka benimsetmek amacıyla eserlerini kaleme almıştır.
Türklerin Orta Asya’dan beri süregelen kültürünü yaşatmak isteyen Gökalp’in 1922’de yayımladığı Altın Işık, manzum ve mensur masallardan, Dede Korkut’tan manzumlaştırdığı parçalardan ve iki perdelik tiyatro oyunundan oluşmaktadır.
Altın Rüyası
Altın Saçlı Kız Ve Üç Ayı – Bir Varmış Bir Yokmuş
Altın Saçlı Kız, ormanda yürürken uzaklarda bir ev görmüş. Bu ev başka evlere hiç benzemiyormuş. Eve vardığında kapıyı çalmış ancak açan olmamış. O sırada burnuna yemek kokuları gelmiş ve dayanamamış eve girivermiş. Eve adımını atar atmaz başlamış evi karıştırmaya…
Uzun yıllar dilden dile aktarılan Altın Saçlı Kız ve Üç Ayı masalı, ilk kez yaklaşık iki yüz yıl önce kitap olarak yayımlanmıştır. Anna Walker’ın etkileyici çizimleriyle süslenen bu güzel masal, yeni anlatımıyla çocukların hayal dünyasını zenginleştirecek.
Altın Volkanı
1900 yılında yazılan ve Jules Verne’in (1828-1905) ölümünden sonra yayımlanan bu romanda yirminci yüzyılın sonlarında herkesçe bilinen altın arayıcılarının bol maceralı ama bir o kadar da acı ve keder dolu hayatları, o dönemin teknolojik gelişmeleriyle birlikte öykülenmiş.
Başkahramanlarımız Montréalli kuzenler, ölen dayılarından kalan bir arazi parçasının peşine düşerler. Kanada, Klondike’a vardıklarında, bir altın volkanının varlığından haberdar olur ve bu dağı aramaya koyulurlar. Böylelikle iki kuzen hem tehlikeli hem de heyecan dolu bir serüvene adım atar.
Altın Yağmur
Altınçayır Vadisinin Çocukları
“Semocum, hayalciler cesur olmak zorunda mı? Bilge olmamız gerekiyor mu?”
Altınçayır Vadisi’nin menekşe boyalı evinde annesi, babası, büyükannesi ve kedisiyle yaşayan Asinaz, can dostu Semagül’ün özlemiyle doludur. Babasının yıllar önce kaza geçirmesine neden olan altın madeni yeniden açılmış, pek çok aile vadiden taşınmak zorunda kalmıştır. Vadinin çocuk grupları Hayalciler, Bilimciler, Kuşçular ve Altıncılar oyunlarını sürdürür, yetişkinler maden konusunda ne yapacaklarını düşünürken, Asinaz’ın aklı Semagül’de ve günden güne suskunlaşan annesindedir. Aradığı cevapların onu zamanda bir yolculuğa çıkaracağından ise henüz habersizdir…
Dil ustası Latife Tekin çocuklar için yazdığı ilk romanında, doğayı ve insanı masalsı bir anlatımda buluşturuyor.
Altıncı Koğuş – İndigo Kitap
Buraya kimi kapattıysak burada o bulunur, kimi kapatmadıysak o da serbest gezer; hepsi bu. Benim doktor olup, sizin akıl hastası olmanızın ahlakla ya da mantıkla bir ilgisi yok, sadece basit bir tesadüf.
Bir kasaba hastanesinde göreve başlayan Doktor Andrey Yefimıç, ilk zamanlarda hastanedeki koşulların düzeltilemeyecek kadar umutsuz olduğunu görüp, var olan koşulların da verdiği memnuniyetsizlikle hastaneye her gün gitmemeye karar verir. Bir gün akıl hastalarının yattığı Altıncı Koğuş’a ziyaretinde, oradaki hastalardan biri olan İvan Dimitriç’in hayata dair derinlikli konuşmaları doktorun ilgisini çeker. Bu sebeple hastaneye daha çok gidip gelmeye, Dimitriç’le sık sık sohbet etmeye başlayan Doktor Yefimıç için bu ziyaretler, kendisini dönüşü olmayan, beklenmedik gelişmelerin içinde bulmasına sebep olacaktır.
Rusya’da ilk kez 1892 yılında yayımlandığında büyük ses getiren Altıncı Koğuş’un alt metninde, ülkedeki aydınların, halkın sorunlarına ışık tutmakta yetersiz kaldığının eleştirisi yer almaktadır.
Altıncı Koğuş – Modern Klasikler 102
Çehov bir taşra kasabasındaki akıl hastanesinde geçen bu novellasında, eğitimli bir hasta olan İvan Dmitriç ile Doktor Andrey Yefimıç arasındaki felsefi çatışmaya odaklanır. İvan Dmitriç maruz kaldıkları adaletsizliğe, içinde yaşamaya zorlandıkları baebat koşullara karşı çıkarken, Andrey Yefimıçbunları görmezden gelmekte ısrar eder ve durumu değiştirmek için kılını bile kıpırdatmaz. Doktor sonunda içine düştüğü ‘felsefi’ yanılgının farkına vardığında ise artık iş işten geçmiştir.Altıncı Koğuş, Rusya’nın ve ülkenin sorunlarıyla ilgilenmek yerine onları uzaktan izlemeyi tercih eden elit Rus aydınının ‘deliliği’nin simgesidir adeta.
Altmış Öykü
Ama Sizden Değilim
Amaç
200’ün üzerinde üniversite ve işletme fakültesinde ders kitabı olarak okutulan ve yöneticilerin elinden düşmeyen iş ve aşk romanı Yönetim danışmanı ve imalat yönetimi uzmanı Dr. Eliyahu M. Goldratt’ın Kısıtlar Teorisi’ni ortaya attığı kitap. "Bu teori, teslimatta gecikme ve düşük gelir problemleriyle mücadele eden işletmeler için ikna edici bir çözüm sağlıyor."
- Harvard Business Review
Amaç kapanmak üzere olan bir fabrikanın üretim müdürü olan Alex Rogo’nun hikâyesini anlatıyor. Karmaşık üretim yönetimi sorunları, art arda ortaya çıkan darboğazlar, iş ortamındaki çekişmeler, iş arkadaşları dayanışması, global rekabet, rakiplerin kurnazlıkları, yönetim kurulu toplantıları, iş ve yaşam dengesini kurma problemleri... İmalat ortamında harikalar yaratan isimsiz kahramanların bu pek yakından tanıdığı kaosu yönetmek mümkün mü? Peki ya Julie? Julie ve Alex ne olacak? "Fabrika ortamı roman konusu olamazmış sanılabilir; ancak bu kitap çok başarılı."
- Tom Peters