Aklından Bir Sayı Tut
Bir adam, posta kutusuna bırakılmış imzasız bir mektup alır. Mektupta şöyle yazmaktadır: "Aklından herhangi bir sayı tut. 1 ila 1000 arasında herhangi bir sayı." Adam öylesine 658 sayısını tutar. Not şöyle devam etmektedir: "Sırlarını nasıl bildiğimi göreceksin... Küçük zarfı aç." "Aldıklarını geri vereceksin Vermiş olduklarını aldığın zaman. Biliyorum ne düşündüğünü, Ne zaman uyuduğunu, Nereye gittiğini, Nereye gideceğini. Seninle bir randevumuz var, Bay 658." Sıradanlıklara meydan okuyan, anında başınızı döndürecek ve ilgi çekici karakterlerinin kalp atışlarını tüm gerçekliğiyle hissedeceğiniz bir kitap "Aklından Bir Sayı Tut" kolay kolay unutmayacağınız bir roman.
Aklını Arayan Çocuk
Damla, Emre, Senem, Çağlar, Görkem, Pınar, Berk… Onların da her günü sizinkinden farklı değil. Okulda, bahçede aileleriyle, arkadaşlarıyla macera dolu günler yaşıyorlar. Biten her günün ardından kendileri ve çevreleri hakkında yepyeni şeyler öğrenirken akıllarını karıştıran sorulara cevaplar arıyorlar. Sen de bu maceraya göz kırpmak ister misin?
Aklınızı Başınıza Alın
Akrobat Pisicik
Bizim sokak denli heyecanlı bir sokak yoktur.
Yok canım, hiç sokak heyecanlı olur mu, sokağın insanları heyecanlı. Ufacık bir olay karşısında hemen heyecanlanırlar. Heyecanlanırlar ama, "Şunu şöyle yapalım, bunu böyle yapalım" derler. Heyecandan donup kalmazlar. Vahide Teyze'nin saksısı rüzgardan uçmuş; hiç balkon taşlığına saksı konur mu? Suç Vahide Teyze'de...
Akşam Yemeğine Gelen Kuzu
Akşam Yıldızı
“Sana Kervankıran derler
Bana dertli Kerem derler
Yare ikrar veren derler
Niye doğdun sarı yıldız, mavi yıldız
Evler yıkan, beller büken
Kanım döken, Kervankıran”
Dün ve bugün…
İyi ve kötü…
Aşk ve inanç…
Akşam Yıldızı, okurlarını bugünden alıp asırlar öncesinin
Göbeklitepe’sine götürüyor. İyi ile kötünün mücadelesinde
bir aşk yolculuğu bu… Sevginin inanca, inancın tutkuya, tutkunun hayata adım adım karıştığı noktadan
Göbeklitepe hakkında bilinen her şeye
yeni bir bakış, bir ters yüz ediş…
On iki bin yıl önce yaşayan kadim insandan günümüzün modern insanına evrilen anlam arayışı…
Duymak istediğimiz belki de ilk insanın var oluş hikâyesi…
İskender Pala’nın yetkin kalemi ve ustaca kurguya dönüşen hayal gücü, Göbeklitepe üzerine herkesi yeniden düşündürecek;
Akşam Yıldızı kendi gerçekliği ile ezber bozacak.
Aksi Kuş
Aktivite Günlüğüm 1 – Dil Ve Konuşma Aktiviteleri
Çocuğunuzun ilk üç yılı, zihinsel gelişimi açısından çok önemlidir. Zihinsel gelişimin yaklaşık %80’i, bu üç yılda tamamlanır. Doğumdan sonraki ilk aylarda bebek kendisi bir takım sesler çıkarırken, büyüdükçe dışarıdan duyduğu sesleri taklit ederek konuşmayı öğrenmeye başlar. Çocuğunuz dil ve konuşma becerisini öğrenmeye çalışırken, konuşması için desteklenmesine, uygun ortamlar yaratılmasına ve çeşitli uyarıcılar sunulmasına ihtiyacı vardır. Çocuğunuza oyun, şiir, tekerleme, parmak oyunları, hikâye anlatma, tekrarlama, yorumlama gibi çalışmalar yaptırarak hem dili düzgün kullanmayı öğretebilir hem de bunu yaparken çocuğunuzun keyif almasını sağlayabilirsiniz. Çocuğunuz keyif alırsa, bu çalışmaları daha çok yapar. Bu sayede, dil gelişim dönemini verimli bir şekilde geçirmiş olur.
Aktivitelerle Dikkat Gelişimi – Algısal Etkinlikler
Aktivitelerle Dikkat Gelişimi – Bilişsel Etkinlikler
Aktivitelerle Dikkat Gelişimi – Düşünsel Etkinlikler
Aktivitelerle Dikkat Gelişimi – Sayısal Etkinlikler
Aktivitelerle Zeka Gelişimi – Bulmaca
Aktivitelerle Zeka Gelişimi – Kavramlar
Aktivitelerle Zeka Gelişimi – Mantık
Akümülatörlü Radyo
Akvaryumdaki Balıklar – Sesli Kitap
Mutluluk her zaman sahip olduğumuz maddi şeyler ile gelmez. Çoğu zaman sahip olduğumuz değerlerin yanıbaşımzda olduğunu unutuveririz. Bu kitap en değerli varlıklarımızın her zaman yanıbaşımızda oldukları üzerine gülümseten bir öykü. 2-5 yaş arası çocuk algısına uygun, ünlü ressam Uğur Köse tarafından çizilen kitabın seslendirmesini tiyatrocu ve radyo programcısı Nilay Arpaç yaptı. Orijinal şarkılar smarteach çocuk korusu tarafından seslendirildi. Bu kitapla çocuğunuz küçük yaşta kitap kullanmayı, sesler ve resimler arasında mantıklı bağıntılar kurmayı, konuşma yeteneğini, drama yeteneğini ve Türkçeyi daha güzel kullanmayı ve yanıbaşımızdakilerin eşsiz güzelliğini öğrenecektir. . Kitaptaki öykü sayfa sayfa elektronik boarda sesli olarak kayıt edilmiş olup, çocuğunuz doğru butonları izleyerek kitabı sesli olarak dinleyebilir. . Kitaptaki öykü sayfa sayfa elektronik boarda sesli olarak kayıt edilmiş olup, çocuğunuz doğru butonları izleyerek kitabı sesli olarak dinleyebilir.
Al Çiçeğin Moru
Al Gözüm Seyrele Salih
Al Gözüm Seyreyle Salih'te Karadeniz'in küçük bir kasabaında on bir yaşındaki Salih'in, kanadı kırık bir martıya duyduğu sevgi ve mavi oyuncak bir kamyonu elde etme isteği konu alınır. 1970'lerin Türkiyesi, dönemin insan, devlet, iktidar ilişkileri Salih'in dünyasını çevreler. Yaşar Kemal, Salih'in gözündenhayata bakar ve çocukluğun bahçesinden, Türkiye'nin genel yapısını tüm inceliğiyle çizer. "Yaşar Kemal bir halkın kültürünü temsil etmektedir. Epiği geniş, katıksız bir halkçı temele yaslanmıştır.Romanları yaşamın zenginliği, sıcaklığı, güzelliğiyle doludur." Joel Ohlsson, Arbetet,(İsveç) "Yaşar Kemal'in yapıtları olgun, nefis bir meyve tadarcasına okunuyor." Gerard-Hunbert Goury, Le Matin, (Fransa) "Kemal büyük bir sevecenlik ve merhametle yazıyor." Daily Telegraph (İngiltere) "Yaşar Kemal'in destansı anlatımında hiçbir şey küçük değil. Onun her sözü, denizin köpüren dalgaları gibi çağıldıyor." Frankfurter Allgemeine Zeitung (Almanya)
Al Midilli
Steinbeck’in doğaya ve insana on yaşındaki bir çocuğun gözünden baktığı Al Midilli kendi edebi kariyerinde olduğu kadar Amerikan edebiyatında da bir dönüm noktası. Salinas Vadisi’ndeki bir çiftlikte anne-babası ve yardımcıları Billy Buck’la yaşayan Jody’nin tekdüze hayatı babasının hediye ettiği al bir midilliyle renklenir.
Jody’nin henüz tay olan midilliye binebilmesi için hem tayın büyümesini beklemesi hem de onu eğitmesi gerekir. İnsan doğasının zayıflıklarını ve karmaşıklığını resmetme ustası Steinbeck, kendi çocukluk anılarından esinlenerek kaleme aldığı Al Midilli’de ergenliğin ıstıraplarını gözler önüne seriyor. “Al Midilli, Steinbeck’in kendi kişisel ve sıradan deneyimlerini ‘sanatın simyası’ aracılığıyla evrensel masallara dönüştürme konusundaki becerisini gösteriyor.”
John Timmerman
“Bir başyapıt… Çocukluğun yürek burkacak kadar gerçek bir tablosu.”
Clifton Fadiman
Al Yanaklı Hasan
Ala Çocuk Yollarda
Antik Çağ'da Anadolu'nun Ege kıyılarını, bir çocuğun gözünden, şiirsel bir dille anlatan öyküler!
Arkeolog, yayıncı, yazar Mine Soysal'ın 1996-2000 yılları arasında yazdığı dört kitaptan oluşan "Ala Kitapları" dizisi Ala Çocuk Yollarda adıyla tek kitapta toplandı. Soysal'ın, günümüzden 2500 yıl önce Anadolu'nun Ege kıyılarını bir çocuğun gözünden şiirsel bir dille anlattığı öyküler, bilimsel verilerin ışığında kaleme alındı. Anadolu'nun her yanında kalıntılarına rastlanan eski kentlerin, kutsal alanların, yolların, pazaryerlerinin ya da tapınakların gerçekte nasıl göründüklerini, kimler tarafından, nasıl kullanıldığını anlatan kitap, Serdar G. Sönmez'in karakalem resimleriyle bezeli. Hem çocuklar hem yetişkinler için kültür tarihimizin önemli bir dönemini aydınlatan değerli bir rehber niteliğinde.
İlk öykü "Ala"da tanıdığımız Ala çocuk, Anadolu ülkesini bulutların arasındaki Gökkuşağı Evi'nden izleyen meraklı bir çocuktur. Günün birinde dostları Bilge Yağmur ve Deli Rüzgâr'a Anadolu'ya gitmek istediğini söyler. İkinci öykü "Mermer Kent Priene"de Ala, 2500 yıl öncelerindeki Priene kentini, bir Demeter rahibesi olan Nikeso'dan dinleyecek, kentin yağmurla yıkanan sokaklarında yürüyecektir. Üçüncü öykü "Dağlardaki Tanrılar, Labraynda"da Ala'nın yolu Anadolu'nun en eski kutsal alanlarından olan Labraynda'ya düşer. Milas Ovası'na bakan dağlardaki Zeus Tapınağı'na giden Ala, fildişi keçi Pani'den yapılan törenleri ve inançları dinler. Son öykü "Mavi Zamanlar, Halikarnassos"taysa Ala, tarih biliminin babası olarak kabul edilen araştırmacı-yazar Herodotos'la karşılaşır. Ala, bir zamanlar günümüzün eğlence merkezi Bodrum'un yerinde yükselen Halikarnassos kentinin ve Dünyanın Yedi Harikası'ndan biri olan Mausoleum'un öyküsünü bu kentte doğup büyüyen Herodotos'un ağzından dinler.
Alaaddin’in Sihirli Lambası
Alaca Efsanesi
Alacağınız Olsun
Her insanın bir öyküsü vardır! Bu kitapta da Sedat Öğretmen'in ve onun öğrencilerinin öyküleri yer alıyor. Ama baştan belirtelim; bu öğrenciler, büyüklerin övdüğü tertipli, düzenli, örnek öğrencilere pek benzemiyor. Onlar; yaramaz, esprili, şakacı ve fazlasıyla süslüler...
Durun! "Nasıl bir kitap bu?" diyerek atmayın bir köşeye. Çünkü bu kitaptaki çocuklar aynı zamanda çok dürüst, dost canlısı, merhametli ve cesurlar!
Bu kitapta gırgır var, şamata var, macera var, daha da önemlisi çok ilginç karakterler var. Örneğin; şaşırtıcı sorularıyla Sedat Öğretmen, çılgın dedeleriyle Ülken, intikam planlarıyla Kerem, ablalığın tadını çıkaran Hazal, dakikalarla yarışan Deniz, kendi modasını yaratan Nazlı, şair ruhlu İlhan, alerjik bünyeli Elif ve hiç eksilmeyen iştahlarıyla Doğancan ile Suatcan sizlerle tanışmayı bekliyorlar.
Onları tanıyıp da ne mi yapacaksınız? Kim bilir! Belki siz de kendi öykünüzü yazarsınız... Ya da yeni arkadaşlar edinmenin coşkusunu yaşarsınız. Ne de olsa, bu kitabın kahramanları çok kafa dengi çocuklar!
Alacakaranlık Kuşları
Onlar, Nuh Tufanı’ndan çok önce, dünyamızda yaşamaya başlamışlardı. Onlar, kendileri istemedikçe, insanlara görünmezlerdi. Onlar, varlıklarında taşıdıkları Gizil güç’le dönüşümü başarmışlardı. Başta insan olmak üzere, her türden canlının görünümüne bürünebilir, aramıza katılıp İnsanüstü eylemlerde bulunabilirlerdi. Efsanelere geçen bu kutsal kuşların adı, Aliopanta’ydı. Bir gün, Hakkari’de ışık topları halinde, insan içine indiler. Sonra bir solukluk sürede görkemli kuşlara Dönüşerek, gökyüzünün derinliklerine daldılar.
Bu göz kamaştırıcı olayı, gizemli bir uyarı olarak değerlendiren, Genç Bilimciler; Akilopanta’ların peşine düşme tutkusuna kapıldılar. Hedefleri, kuşlardaki gizil gücün niteliğini ve kaynağını keşfedip insanların yararına sunmaktı. Tüm dünyada, Doğaüstü olaylarla, şaşırtıcı serüvenler yaşayarak, Akilopanta’ların izini sürmeye giriştiler. Bu süreçte, Akilopanta’ların da türlü görünümlere bürünerek, kendilerini izleyip gözlemekte olduğunu bilmiyorlardı.
Ve bir gün...
Alaska Tatili
New York Times çok satanlar listesinin vazgeçilmez ismi Debbie Macomber bizi Alaska'nın büyülü doğasına davet ediyor ve aşkı en beklenmedik yerde bulduğumuzda onu korumanın nasıl mümkün olduğunu gösteriyor.
Josie, hayallerindeki işe nihayet kabul edilmiştir. İşe başlamadan önce yaz aylarını Alaska’nın muhteşem kasabası Ponder'da aşçılık yaparak geçirmeye karar verir. Bu gözlerden uzak kasabada yaşayan insanların sıra dışı hayatlarının cazibesine kapılır ve kendine yepyeni arkadaşlar edinir. Bunlar arasında, sakin bir yaşam süren, tutkulu kılıç ustası Palmer Saxon da vardır.
Josie ve Palmer, Alaska’nın uzun yaz günlerinde yakınlaşsalarda Josie sonbaharda gerçek hayata ve zorluklarla elde ettiği kariyerine geri dönecektir. Öte yandan Palmer, Josie’nin Ponder'da kalması için elinden geleni yapmaya hazırdır. Josie ise aşk için kariyerini feda etmeyi hiç mi hiç istememektedir.
Ancak Josie, kış bastırmadan önce Ponder’dan kalkan son feribotu kaçırır ve burada mahsur kalır. Eğer geri dönmezse işini kaybedecektir ve Alaska’dan gitmek için her yolu denemeye kararlıdır.
Debbie Macomber, bu güzel kış hikâyesinde, evimizi aramak için çıktığımız uzun yolculukların aşkla nasıl güzelleştiğini, Alaska’nın eşsiz atmosferinin ev sahipliğinde anlatıyor.
Albay Jack – Hasan Ali Yücel Klasikler
Daniel Defoe (1660-1731): Londra’da varlıklı bir ailede dünyaya geldi. İyi bir akademik eğitimin ardından ticarete atıldı. Çetin ve macera dolu bir ticaret hayatından sonra siyasi yergilerle yazarlığa başladı. Gözüpek bir gazetecilik kariyeri ve pek beğenilen didaktik eserlerinin akabinde, 1719 yılında onu dünya edebiyatının başköşelerinden birine yerleştiren Robinson Crusoe romanını yazdı. Defoe’nun pikaresk sayılabilecek romanlarından biri olan Albay Jack, tema olarak epey benzerlik taşıdığı Moll Flanders eseriyle aynı yıl, 1722’de yayımlanır. Daniel Defoe, hayatına hırsızlık ve yankesicilikle başlayan yetim Albay Jack’in suç dünyasındaki sürükleyici maceralarını, Virginia’da kölelikten çiftlik sahipliğine ulaşmasını, pek çok Defoe karakteri gibi ticaretle zenginleşmesini, talihsiz evliliklerini, savaşlara katılmasını, tövbekâr oluşunu benzersiz üslubuyla capcanlı gözlerimizin önüne getirir. Tek bir insanın hayatına sığması, peş peşe gelmesi neredeyse imkânsız görünen onlarca tesadüf Daniel Defoe’nun ayrıntıcı kalemi sayesinde Albay Jack’te hayat bulur.
Albaya Mektup Yok
Albaya Mektup Yok, çağımızın en büyük yazarlarından Gabriel García Márquez'in en güzel uzun öykülerinden biri. Ülkesi uğruna savaşarak yaptığı hizmetlerin karşılıksız kaldığını anlayan, emekliye ayrılmış yaşlı bir askerin öyküsü. Bir türlü gelmeyen emekli aylığını her cuma günü karısı ve horozuyla birlikte bekleyen emekli bir albayın komik, ama bir o kadar da trajik hikâyesi. Gabriel García Márquez'in 1982'de Nobel Edebiyat Ödülü'ne değer görülmesinde, hiç kuşkusuz, Albaya Mektup Yok'un da payı var. Büyülü gerçekçilik ustasının anlattığı her sahne, karakterlerin her davranışı, umarsız görünen bir dünyada yaşama sevincinin türküsünü söylüyor, ölüme ve yalnızlığa meydan okuyor. Her cümle, yaşamın uçsuz bucaksız boşluğunun suskunluğunu kırıyor.
"İmge, gerçekliğe ulaşmanın aracıdır," diyen Gabriel García Márquez'in buruk bir alaycılık içeren bu öyküsü neredeyse görsel bir edebiyat başyapıtı.
Albert Nobbs
Albert Nobbs, her yerde karşılaştığımız ve ânında unuttuğumuz insanlardan biri. Dublin’in lüks otellerinden birinde yıllardır garsonluk yaparak gözlerden uzak, sade bir yaşam süren bu orta yaşlı adamın bir sırrı vardır – aslında bir kadındır. Bir gece sırrının ortaya çıkmasıyla Albert bir yandan inşa ettiği benliği korumaya çalışır, öte yandan arzularının peşinden gitmeye karar verir. George Moore’un 1918 tarihli öyküsü, cinsellik ve kimlik gibi konuları zamanının ötesinde bir içtenlikle tartışıyor.
Albıe Brıghtın Sayısız Dünyası
Dünyanızı Değiştirmek İçin Ne Kadar İleri Giderdiniz?
Albie, annesi öldüğünde, doğal olarak onun nereye gittiğini merak eder. Ebeveyni bilim insanlarıdır ve genellikle her soruya yanıt verebilirler. Babası kuantum fiziği ve paralel evrenlerle ilgili bir şeyler mırıldanınca Albie karton bir kutu, bir dizüstü bilgisayar ve çürüyen bir muzu bulup uzayda ve zamanda gezinmeye başlar.
Bulduğu, aradığı şey olabilir de olmayabilir de; ama pek çok büyük sorunun yanıtını bulacaktır.
Meraklı Herkes İçin İnanılmaz Bir Roman.
"Bilimle ilgili romanların, muazzam derecede eğlenceli olabileceğini kanıtlıyor."
Times Gazetesi, Haftanın Çocuk Kitabı
"Devasa bir beyni, bolca kahkahası ve koskocaman kalbi olan bir kitap."
Frank Cottrell Boyce