Akademi
Amerika’nın küçük bir kasabasında doğup büyüyen on iki yaşındaki Leo’nun en büyük hayali bir gün profesyonel bir futbolcu olmaktır ama bu hayalini nasıl gerçekleştireceğine dair bir fikri yoktur. Derken bir gün bir yetenek avcısı tesadüfen Leo’nun oynadığı futbol maçını izleyip onu Londra Ejderhaları Gençlik Kampı’na davet eder. Leo bu bir aylık zorlu kamp eğitimini başarıyla tamamlarsa Akademi’ye girmeye hak kazanacak ve profesyonel bir futbolcu olma yolunda dev bir adım atacaktır. Daha önce hiç okyanusu görmemiş, hatta uçağa bile binmemiş olan Leo bu büyük macera için Londra’nın yolunu tutar. Ama işi hiç de kolay değildir. Çünkü dünyanın en yetenekli iki yüz genç oyuncusunun arasından sadece on bir tanesi Akademi’ye girmeye hak kazanacaktır. Onu burada yepyeni fırsatların ve dostlukların yanında zorluklar ve engeller de beklemektedir. Acaba kendi kasabasında bir yıldız olan Leo, iki yüz genç yeteneğin arasında kendini kanıtlayıp rüyalarını süsleyen Akademi’ye girebilecek midir?
Akhilleus Un Şarkısı
2012 Orange En İyi Roman Ödülü Kazananı.
Tanrılar beni küçük yaşımda sürdüler yuvamdan, itiraz edemedim; çelimsiz, beceriksiz, silik bir evlattım. Söyleyecek söz bulamadım, alt tarafı bir ölümlüydüm. Yalnız kalmanın, yenik düşmenin nasıl bir şey olduğunu bilirdim sadece. Sen böyle yenikken başkasının iyi talihinin nasıl diken gibi battığını da.
Lakin kader örgüm henüz sonlanmamıştı. Sürgünüm Aristos Achaion’un yanına, güzelliğinin güneşi dibinde diz çökmeye çıkmıştı. Mağlup olmuştum lakin böyle bir güzellik karşısında mağlup olmaktan kim utanır ki? Hikâyelerimizde o en iyimiz, en kahraman, en kuvvetlimiz olarak geçer. Hikâyelerimize göre bunun sebebi damarlarında akan ilahi kandır. Hikâyelerimiz yaşlılar tarafından ateş başlarında anlatılır, kahramanlardan bahseder ama kahramanlar yaşlanmaz hiç. Hikâyelerimizde savaşı yiğit Akha’ların kazandığı anlatılır...
Hikâyelerimiz gerçeği söylemiyor. Savaşın kazananı olmaz. Çağlar geçer, üstümüzde takımyıldızlar dönüp durur, ayla güneş her zamanki yollarını bitkin takip eder ve biz, biz felakete uğramışlar, biz sevdiğinden ayrı düşmüşler aşkın içimizi titreten şarkısı kulağımızda, huzursuz yatarız düştüğümüz yerde.
Ben, Kirke’nin yazarı Madeline Miller, Akhilleus’un Şarkısı’nda, şanı için hayatından vazgeçen yarı tanrı Akhilleus’u, can yoldaşı Patroklos’u ve Troya Savaşı’nı; kralların, tanrıların, savaşçıların destanını iki âşığın gözünden anlatıyor.
“Madeline Miller, çarpıcı ve tutkulu aşklarını Homeros’un sürükleyici manzum destanı kadar sade ve incelikli diliyle aktararak, bu iki genç adamın efsanelerde değil, gerçeklikte var olduğuna bizi ikna etmeyi başarıyor. Bu sayede isimlerini, 3000 yıldır anlatılagelen bu hikâyeyi zenginleştirerek bir sonraki nesle de aktarıyor.”
-Mary Doria Russell, Serçe’nin yazarı
“İlyada ve öncesindeki olayların Patroklos gözünden sürükleyici bir yeniden anlatımı; elden bırakması zor bir kitap, klasik eser sevenler özellikle Tanrıça Thetis karakterinin özündeki vahşi yan ve antik dönem esintisiyle büyülenecek.
-Donna Tartt, Saka Kuşu’nun yazarı
“Akhilleus’un Şarkısı, İlyada destanını daha önce hiç okumadığınız denli gerçekçi bir tarihsel ve fantastik anlatımla ortaya koyuyor...”
-Instinct Magazine
Akif Bey
Türk edebiyatının deniz konulu ilk piyesi olduğu için tiyatro tarihimiz açısından önemli olan Akif Bey’de, denizin güzelliği ve insanı etkileyen tarafları Akif Bey’in ağzından dile getirilir.
Bir savaş gemisinin kaptanı olan Akif Bey, Dilrüba adında ahlak yönünden düşük bir kadınla evlidir. Dilrüba ile evlenmek isteyen Esat Bey Rusların Türk donanmasını Sinop’ta yakmaları üzerine Akif Bey’in savaşta öldüğü haberini yayar. Dilrüba da kocasının Sinop’taki deniz savaşında öldüğünü iki yalancı şahitle ispat edip başkasıyla evlenmek için gerekli belgeyi alır ve Esat Bey’le düğün hazırlıklarına başlar. Sinop baskınından sağ olarak kurtulan Akif Bey, Dilrüba ile ilgili bütün gerçekleri babasından öğrenir. İntikam almak amacıyla düğün gecesi Dilrüba’nın evine gider ve ardından trajik olaylar yaşanır.
Eserin tiyatro severlerin ilgisini çekeceğini umuyor, Tiyatro Klasikleri serisi içinde yayımlamanın tiyatromuza katkıda bulunacağını düşünüyoruz.
Akile Hanım Sokağı
Halide Edib Adıvar'ın 1958 yılında yayımladığı Âkile Hanım Sokağı, 1950'lerin İstanbul yaşamının canlı, eğlenceli bir panoramasını çiziyor. Nermin ve Tarık, daha birkaç yıl önce evlenmiş, Ankara'da sakin bir evlilik sürmektedirler. Tarık bir yurtdışı görevi nedeniyle Roma'ya gidince Nermin de İstanbul'a, eniştesinin Beyazıd Âkile Hanım Sokağı'ndaki konağına gidip onu orada beklemeyi uygun bulur. Âkile Hanım'ın konağıyla komşu olan bu ev, içinde birbirinden ilginç sayısız hikâye barındırmaktadır. Çağdaş Türkiye'nin değişen yüzü; modern yaşamın getirdiği yeni ilişkiler, dünyada fırtınalar estiren ve Türkiye'ye yeni yeni giren Rock'n Roll, striptiz, kadınların özgürleşmesi, kuşak farkları, giyim kuşam; modernizmin iyi yanlarına övgü, kötü yanlarına eleştiri. Halide Edib'in bu keyifli romanı her yaştan okurun ilgisini bekliyor.
Akıl Labirenti
Akıl Labirenti Okuyucuları Çözümü Zor Ama Heyecan Dolu Bir Mantık Oyununa Davet Ediyor.
Kim olduğunuzu unutsaydınız kim olurdunuz?
Adam gözlerini açar, çıplak ve üşümüş ve boğulmak üzeredir. O ıssız okyanus kıyısında ondan başka kimse yoktur.
Tek hayat belirtisi az ilerideki içi boş bir Bmw'dir. Bu pahalı arabada üstüne tam oturan bir kıyafet, hırpalanmış haldeki ayaklarına uyan bir çift ayakkabı, Rolex saat ve Daniel Hayes adına kayıtlı bir araba ruhsatı bulur.
Ancak bir sorun vardı. Kim olduğunu, orada ne yaptığını hatırlamıyordu. Geçmişi, anıları, pişmanlıkları silinip gitmişti. Hatırlayabildiği tek şey bir kadın yüzüydü. Onun kim olduğunu bulmaktan başka çaresi yoktu. Birden bu kadının hayali onun evi, dünyası, umudu olmuştu. Ve belki de kendine geri dönüşünün tek yolu. Ancak bu yol onu soğuk bir gerçeğe götürecekti: Oraya gittiğinde karşılaşacağı bu gerçek karşısında, akıl labirentinden çıkmak hiç de kolay olmayacaktı.
Farkında olmadığı şey ise; o geçmişinin peşindeyken, tüm ülke de onun peşindeydi.
Akıl Odaları
Akıl Oyunları
Charlie Giles, kariyerinin zirvesinde bir yönetici. Kendisine şifreli notlar bıraktığını asla hatırlamıyor. Kimi öldüreceğini tek tek sıraladığı listeye ilk defa görmüşçesine bakıyor. Nasıl olur da en yakınındaki insanı bile öldürmek ister? Anlam veremediği bu şifreli notları kendisinin yazdığından emin. Gelebilecek tehlikelere karşı onu uyaran Anne Pedersen adında biriyle konuşuyor fakat kadının adı kayıtlarda yok. Ölmüş bir adam görüyor ancak polisi oraya götürdüğünde ceset ardında hiçbir iz bırakmadan ortadan yok oluyor. İşler daha da çığırından çıkmaya başladığında Charlie, kardeşi ve babası gibi şizofren olduğunu düşünmeye başlıyor. Kendisini durdurabilecek mi yoksa bu sonu olmayan akıl oyunlarına yenileri mi eklenecek? Çözebilmesi için halüsinasyonlar arasında tek bir gerçeğe ihtiyacı var ya da gerçeğe aykırı tek bir ayrıntıya. "Umulmadık sürprizler ve zihninizi kurcalayacak oyunlarla dolu bir roman. Muhteşem bir yapıt." -Tess Gerritsen- "Daniel Palmer okuyucuyu can evinden vuracak bir kitapla karşımızda. Karakter tahlilleri enfes. Son sayfaya kadar bitmek bilmeyen bir heyecan dalgası ve zekice düşünülmüş bir olay örgüsü." -John Lescroart- "Akıp giden bir konu, algılarınızı zorlayacak karakterler; net ve zekice kurgulanmış diyaloglar. Bir romandan başka ne beklersiniz? Çok yönlü bir yetenekten başlangıç vuruşu gibi bir ilk roman. Okuyucuyu daha da iştahlandıracak yazım tarzı ile tüylerinizi diken diken edecek bir okuma serüveni. Daniel Palmer, takip edilecek yazarlar arasındaki yerini bu kitapla perçinliyor." -Steve Berry-
Akıl Oyunları – Altın Kitaplar
Meslek hayatı çok kısa süren Nash otuz yıl şizofreninin pençesinde kıvrandıktan sonra mucizevi şekilde iyileşir ve Nobel Ödülü’yle onurlandırılır. Akıl Oyunları, otuz yaşında bir efsaneye dönüşen büyük dahi John Forbes Nash’in gözkamaştırıcı yükselişini, dünyadaki diğer matematikçilerin "olanaksız" diye niteledikleri bir dizi bugüne dek çözülmemiş problemleri çözerek matematik dünyasını büyülemesini sergiliyor. Duygusal bir öykü olarak Akıl Oyunları, matematik ilminin gizemli dünyası ile deliliğin trajedisini gözler önüne seriyor. Akıl Oyunları bir Rembrandt tablosunda olduğu gibi parlak ışık efektleriyle bezenmiş, çok iyi yazılmış, büyüleyici harika bir kitap...
Akıl Tutulması
Akıl Tutulması, Frankfurt Toplumsal Araştırma Enstitüsü'nün ve kurucusu Max Horkheimer'in (1895-1973) temel yapıtlarındandır. Kitap, yazarın ülkesini terketmek zorunda kaldığı İkinci Dünya Savaşı yıllarında, ABD'de, Avrupa felsefe geleneğine yabancı Amerikalı okurların düzeyi göz önünde tutularak ve İngilizce olarak yazılmıştır. Belki de bu yüzden, 'zorluğuyla' ünlü Frankfurt Okulu kuramcılarının en açık, en 'kolay' metinlerinden biridir.
Horkheimer, Akıl Tutulması'nda ABD kültürünün egemen felsefesi olan pragmatizmi ve onun temelinde yatan pozitivizmi eleştirirken, Frankfurt Okulu'nun belli başlı temalarını da gündeme getirmektedir. Kitapta, Batı düşüncesinde Akıl kavramının tarihi, önce hurafeye dönüşmesi tartışılmaktadır. Aydınlanmanın mitos içindeki kökenleri ve giderek yeni bir mitoloji haline gelişi, insanın doğa üzerindeki egemenliğinin tahripkar boyutu, Faşizmin Batı Aklının tarihi içindeki yeri, bireyciliğin sonucunda bireyin ölümü, işçi hareketinin imkanları ve direnme gücü -bunlar, Horkheimer'in bir toptan yıkım döneminin getirdiği perspektif açısından gözden geçirdiği temel sorunlardır.
Akıllı Çocuk Gelişim Etkinlikleri Kesme Ve Yapıştırma Çalışmaları ( Okul Öncesi )
Akıllı Fındık
Akıllı Pireler
Yeryüzündeki ülkelerden birinde olağanüstü yeteneklerle donanmış, çok akıllı bir bilim adamı yaşıyordu. Anaokuluna başlamadan, okuma yazmayı öğrenmişti. Yaşıtları orta öğrenimlerini sürdürürken o, birçok bilim dalında profesörlük düzeyine gelmişti. Ama, durumundan yine de hoşnut değildi. Bildiklerini yineleyerek, öğrencilere aktarmak yerine; insanlığın yararına sunabileceği, yeni bir şeyler bulmak istiyordu. Fakat üzerinde derinleşebileceği konuyu bir türlü saptayamıyordu. İkide bir, 'Geçmişte yaşayan bilginler, evrenin pek çok gizini çözmüşler. Bana bir şey kalmamış' diye yakınmaktan kendini alamıyordu. Bir gün, bu sorunu, çok sevdiği arkadaşına açtı. Arkadaşı ona, şöyle bir öneride bulundu...
Akıllı Tilkinin Masalı
Akıllı Yatırımcı
Akıntı Adaları
Nobel Edebiyat Ödüllü Hemingway'in, yazarlığının en olgun döneminin ürünlerinden biri.
Hemingway'in bizzat yaşadığı ve duygusal yönü ağır basan serüvenlerden yola çıkılarak yazılmış olan roman, yazarın son kitaplarından biridir. Üç bölümlük bu romanda yazar, hareketli ve karmaşık bir serüvenler zinciriyle okuru adeta bağlıyor.
# Nobel Edebiyat Ödüllü Hemingway'in "bir insanın başına bunca şey gelebilir mi" dedirten, inanılmaz bir serüvenler dizisi.
# Kısa, yalın cümleler kullanan, özgün sert tarzı ile bilinen ve "tragedya yazarlarının sonuncusu" olarak tanımlanan yazarın insanı sarsan anlatım yeteneğiyle roman okumanın tadına varacaksınız.
Akıntıya Karşı
Akış Mutluluk Bilimi
Mutluluğun bir sırrı olmadığını mı düşünüyorsunuz?
Çağımızda yaşayan ortalama bir insanın sahip olduğu lüks ve konfora yüz yıl öncesinin kral ve kraliçeleri bile sahip değildi. Ancak tüm bu konfor artışına ve reel milli gelirlerin birkaç katına çıkmasına rağmen mutluluk oranları değişmiyor. Sayısız bilimsel araştırma paranın, daha lüks ve daha konforlu bir hayatın mutluluk getirmediğini net bir şekilde ortaya koymuş durumda. O zaman insanı gerçekten mutlu eden nedir? Yaşam kalitemizi ve hayattan aldığımız tadı artıracak bir yöntem var mı?
Dünyaca ünlü Akış teorisi, insanın gerçekte nasıl mutlu olacağını açık bir biçimde ortaya koyuyor. Mutluluk kontrolsüzce bir haz arayışından değil, bilinçli bir adanmışlıktan geçiyor. Diğer bir deyişle; Akış deneyiminden.
Akış deneyiminin ne olduğunu açıklayan ve bu deneyimi nasıl yaşayabileceğimizi sayısız örnekle bize sunan bu kitap, Akış teorisinin sahibi Prof. Dr. Mihaly Csikszentmihalyi'nin mutluluğu araştırmaya adanmış 25 yıllık çalışmasının bir sonucudur. AKIŞ: Mutluluk Bilimi kitabı, akademik dünyayla birlikte yaşamına değer katmak, hayatı daha derinden keşfetmek ve öz farkındalığını artırmak isteyen herkes içindir.
Mutluluğun gerçekten de bir sırrı var.
Akkuzu Karakuzu
Akl-I Kemal 3
O nasıl yaptı Ötekiler Nasıl Yıktı? "Devrim ve Karşı Devrim" Dünyaya parmak ısırtan Cumhuriyet mucizesi akıllı projelerin, akıllı projeler ise Akl-ı Kemal’in (Atatürk’ün aklının) bir ürünüdür. Akl-ı Kemal’in 3. cildinde yer alan "Atatürk’ün Akıllı Projeleri" şunlardır: Kemalist Ekonomi Modeli (KEM) Yokluk ve yoksulluk içinde kazanılan bir Kurtuluş Savaşı... Kağnı komutanları, kadın kağnı sürücülerinin gizli öyküsü, uçan kağnının ve paradaki sabanın sırrı. Tekalif-i Milliye Emirleri ve Türk insanının büyük fedakârlığı. İmalat-ı Harbiye gerçeği. Osmanlı’nın emperyalizme teslim olarak çöküşünün kısa tarihi. Atatürk’ün emperyalizmin pençesinde, borç batağında, yoksul bir ülkeden borçsuz ve tam bağımsız bir ülke yaratması. Kemalist Ekonomi Modeli. Belgeler, rakamlar ve istatistiklerle Cumhuriyet’in ekonomi mucizesi. Kemalist Ekonomi Modelinin yok edilişine ilişkin unutulan gerçekler: ABD istekleri, ABD raporları ve ikili anlaşmalar. Sosyal Fabrika Projesi: Atatürk’ün fabrikalara verdiği önem. Atatürk’ün kurduğu fabrikaların tam listesi. Belgelerle ve fotoğraflarla Atatürk’ün Sosyal Fabrika Projesi. Atatürk’ün Kalkınma Planları ve Devletçi ağır sanayi hamlesi. Atatürk’ün Sosyal Fabrika Projesi’nin yok edilişi. Kapısına kilit vurulan, yıkılan, yok pahasına satılan fabrikalar ve Nazilli Sümerbank Basma Fabrikası’nın bugünkü içler acısı durumunun belge fotoğrafları... Demirağ (Demiryolu) Projesi: Osmanlı Devleti’nin sömürülmesinde ve yıkılmasında yanlış demiryolu politikasının rolü. Yabancı şirketlere geniş ayrıcalıklar tanıyan demiryolu imtiyaz sözleşmeleriyle emperyalizmin Osmanlı’yı iliklerine kadar sömürdüğü gerçeği. Atatürk’ün antiemperyalist ve milli demiryolu politikası. Atatürk’ün Türkiye’yi demirağlarla ördüğü gerçeği. Atatürk’ten sonra Türkiye’nin Demirağ Projesinden vazgeçip "Karayolu Projesi"ne yönelmesinin nedenleri. Bu konudaki ABD raporları, ABD istekleri, ABD yardımları ve ikili anlaşmalar... Atatürk, akıllı projelerini geliştirirken tarihi tecrübelerden, Tanzimat’tan beri devam eden kırılgan ve kararsız Osmanlı modernleşmesinden, 15. yüzyılda başlayan Avrupa aydınlanmasından, Türk-İslam tarihinin aydınlık sayfalarından, okuduğu 5000’e yakın kitaptan ve Allah vergisi dehasından yararlanmıştır. Atatürk’ün Akıllı Projeleri, Atatürk’ün ölümünden hemen sonra yok edilmeye başlanmıştır. "Ben bu konuları daha gençliğimden beri düşünen bir insanım. Eğer size, bu konuları yeni düşünmeye başladığımı söylersem inanmayınız." -Mustafa Kemal Atatürk-
Akl-I Kemal 4
O nasıl yaptı ötekiler nasıl yıktı? "Devrim ve Karşı Devrim" Dünyaya parmak ısırtan Cumhuriyet mucizesi akıllı projelerin, akıllı projeler ise Akl-ı Kemal’in (Atatürk’ün aklının) bir ürünüdür. Akl-ı Kemal’in 4. cildinde yer alan Atatürk’ün Akıllı Projeleri şunlardır: Uçak Sanayi projesi; (Havacılık ve Uzay Öngörüsü): Türk Havacılık Tarihi’nin kısa bilançosu, Kurtuluş Savaşı’nda kırık kanatlar mucizesi, Atatürk’ün Kayseri, Ankara, Eskişehir uçak ve motor fabrikaları, Vecihi Hürkuş ve Nuri Demirağ’ın yerli uçakları, 1930’larda uçak ihraç eden Türkiye gerçeği, Atatürk’ün bilinmeyen uzay öngörüsü ve Ay Projesi, 1940’larda Türkiye’nin yaptığı yarasa uçak Uçan Kanat, ilk yerli savaş uçağı Mehmetçik Projesi ve Ankara Rüzgâr Tüneli, 1950’lerde ABD raporlarıyla ve istekleriyle Türk uçak fabrikalarının tava, tencere ve traktör fabrikasına dönüştürülmesi..
Dinde Öze Dönüş Projesi: Atatürk’ün bilinmeyen din anlayışı, İslam Rönesansı’ndan hurafelerin bataklığına İslam dünyası, Osmanlı’da dinde öze dönüş çalışmaları, Atatürk’ün 1930’lardaki din ve İslam eleştirilerinin unutulan devrimci nedenleri; 1932’de Atatürk’ün 9 seçilmiş hafızla Dolmabahçe’deki bir haftalık Kur’an çalışması, Dr. Reşit Galip’in Türk’ün Milli Dini İslam tezi, Tarih Kurultaylarında Hz. Muhammed’e sahip çıkılması, Atatürk’ün Ayasofya’da planladığı büyük din tartışması, Türkçe Kur’an, dua, hutbe, ezan, salat konusundaki gerçekler, Mehmet Akif ve Kur’an tercümesi, Atatürk’ün İslama büyük hizmetleri, 1950’lerde Dinde Öze Dönüş Projesi’nin yok edilmesi...
Tarih ve Dil Tezleri Projesi: Türk Tarih Tezi’nin uluslararası kaynakları, Cumhuriyet’in Batı merkezli tarihe başkaldıran kültür-uygarlık eksenli bilimsel tarih kitapları, tarih kurultayları, Dil Devrimi’yle Türkçenin kurtuluşu, Güneş Dil Teorisi’nin uluslararası kaynakları, Dil Kurultayları, Tarih ve Dil Tezlerinin bilimsel boyutu ve uluslararası etkisi, Atatürk’ün dilbilim - kökenbilim çalışmaları; Atatürk’ün bilimkurgu tarih/dil görüşü, Atatürk’ün antropoloji çalışmaları; ırkçı Nazi antropolojisine eşitlikçi brakisefal Avrasya kuramıyla başkaldırı, Atatürk’ün antropoloji çalışmalarının bilimsel niteliği ve ırkçılık karşıtlığı, 1940’larda ve 1950’lerde Tarih ve Dil Tezleri Projesi’nin yok edilmesi...
Atatürk akıllı projelerini geliştirirken tarihi tecrübelerden, Tanzimat’tan beri devam eden kırılgan ve kararsız Osmanlı modernleşmesinden, 15. yüzyılda başlayan Avrupa aydınlanmasından, Türk-İslam tarihinin aydınlık sayfalarından, okuduğu 5000’e yakın kitaptan ve Allah vergisi dehasından yararlanmıştır. Atatürk’ün Akıllı Projeleri, Atatürk’ün ölümünden hemen sonra yok edilmeye başlanmıştır. "Ben bu konuları daha gençliğimden beri düşünen bir insanım. Eğer size, bu konuları yeni düşünmeye başladığımı söylersem inanmayınız." -Mustafa Kemal Atatürk-