Yer Değiştiren Gölge
₺210,00 Orijinal fiyat: ₺210,00.₺179,00Şu andaki fiyat: ₺179,00.
1 adet stokta
İlgili ürünler
Bu Kafka Mı? 99 Keşif
Edebiyat Ve Ekoloji
Hangi Batı
“Cumhuriyet kuşaklarının dramı Atatürk sonrasında başlar. Çağdaşlaşmayı batılılaşma yapan sonrakilerdir. Hiç değilse, müdafaa-i hukuk doktrinini ulusalcı içleminden soyanlar, Dersaadet tipi kozmopolit bir batılılaşmayı Ankara’ya göçürüp Cumhuriyet’in ‘resmi’ tutumu yapanlar, onlardır. Avcıoğlu, yeni devletin ilk yıllarından itibaren, Bâbıâli’nin, köhne kadrolarıyla Ankara bürokrasisini ele geçirdiğini yazar. Yalnız bürokrasiyi mi? Kuva-yi Milliye ruhunu da ele geçirip dağıtmışlar, devrimin ideolojisini şaşılacak bir çabuklukla yozlaştırmışlardır.”
- Attila İlhan
İkinci Hayat
Karalama Defteri Ararken
Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatına, deneme ve eleştirileriyle damgasını vuran Nurullah Ataç'ın, kuşku, ironi, coşku yüklü yazılarında dil, uygarlık, şiir ve sanat üstüne, günümüz okuruna söyleyecek pek çok sözü var. Bu "sözler" okundu, okunuyor, okunacak. "Ataç,... Türkçeyi kullanışıyla bize eşsiz bir tat, sanatın sorunlarına uygulayabileceğimiz bir açı bıraktı.Şimdi o bu yazıyı okusaydı, her zaman konunun dışında tuttuğu gülmece silahını çekinmeden kendisi için kullanır, biraz da homurdanarak, yazılarından birinin son tümcesini yinelerdi: Büyük bir şey değil ya pek de küçümsemeyin." (Sabahattin Kudret Aksal)
Okuruma Mektuplar Prospero İle Caliban
Okuruma Mektuplar'da, yaşamın kanıksanmış yönlerine ayna tutarak şiir, aşk, ölüm, doğa, hastalık, yalnızlık gibi konularda ilgili tutkularını, bildiklerini, özlediklerini -kendini- tüm çıplaklığıyla ortaya koyan bir Ataç var karşımızda.Prospero ile Caliban'da ise, aydınların (mutlu azınlığın) toplumdaki görevi, yazar ve toplum ilişkisi, gelenek, uygarlık gibi konularda bizi çerçevenin dışına çıkarak düşünmeye çağırıyor."... kimine göre bir diken, kimine göre bir öğendireydi. En uyuşuk kafalara, bereketli bir 'acaba' akıtmakta ustaydı. (...) eleştirmeciliği, bir 'beğeni' eleştirmeciliğiydi. (...) Fakat nesnel ölçülerin dışında kaldığından olacak, içgüdüsü, sezgisi alabildiğine gelişmişti. Kendi sanat görüşüne uygun eserler arasında (bu görüşün on dokuzuncu yüzyılı aşamadığı da bir gerçektir) en özlülerini hemen sezer, deyimim hoş görülsün, bunların kokusunu alır, az eleştirmende görülen bir inatla da hemen savunurdu. Bu bakımdan aramızdan 'alacaklı' olarak ayrıldığını söyleyebiliriz."

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.