Volkan’ın Romanı
₺365,00 Orijinal fiyat: ₺365,00.₺302,00Şu andaki fiyat: ₺302,00.
1 adet stokta
Volkan’ın Romanı
Sustu. Önüne baktı. Ağlamaya başladı. “Volkan’ın o kamera görüntüsünde ne yaptığını sizden iyi kim anlar? Otogarın altında ne aradığını ya da?” diye konuştu sonra hıçkırıklarının arasından. Bir erkek ağlarken nasıl da güzelleşir.
Volkan genç bir polis. Babası emekli Emniyet Müdürü Hilmi Bey; Volkan onun yakışıklılığını, komşu kadınları (ve kocalarını) nasıl etkilediğini, bacak arasını pudralayıp giyindiğini, sabahları ayakkabılarını annesinin giydirdiğini hatırlıyor. Hayat, Volkan’a böyle bir ihtimam göstermiyor ama; Teşkilat onu kurban seçiyor ve Volkan’ın varoluşunun ekseni bir günde değişiyor.
Volkan’ın Romanı, trajik bir karakterin izini sürerken kendini saklayan bir kitap, tıpkı bir enginar gibi; okuyucudan kabuklarını soymasını, özüne ulaşmasını, ama kabukların da tadına varmasını istiyor. Özünde derin kimlikler, derin devlet, derin ülke, derin komplo var, kabuklarındaysa Ahmet Tulgar’ın kendine özgü anlatımı.
Çağdaş Türk romanının ayrı duran yapıtlarından biri.
İlgili ürünler
Babamdan Sonra
Eserleri yıllara meydan okuyan yazar Ahmed Günbay Yıldız’dan hayata dair yepyeni bir roman; Babamdan Sonra...
Genç Muhsin, babasının ısrarı ile hiç aklında olmayan biriyle evlendirilir. Hayatı boyunca bunu bir haksızlık olarak gören Muhsin, askere gider ve bu yüzden bir daha eve dönmez. Ardında bıraktığı eşi ve çocuğuna karşı bir vicdan yükünün altında içten içe ezilirken, ikinci evliliğini gerçekleştirir. Eşler arasında din farklılığı olan bu evlilikte bir oğlu olur… Hayat artık Muhsin için kambur üstüne kamburdur… Muhsin ne gidebilmiş ne kalabilmiş ne de bir yere ait olabilmiştir… O, bir öfke uğruna hayatını sil baştan yaşamaya çalışmış, geçmişini reddetmiş ve tam da bu yüzden “kaybolmuş bir adamdır”…
Baba oğul ilişkisinin birey üzerindeki hayati etkisini, farklı kültürlerden gelen kişilerin yapacağı evliliklerde çıkabilecek çatışmaları, ebeveynin farklı inançları arasında kalan çocukların düşebileceği çıkmazları, ani kararların beklenmedik sonuçlarını, sadakat ve vefa duygularından yoksun bir hayatın insanı sürükleyebileceği çıkmazları ve bu çıkmazlardan çıkış yollarını Ahmed Günbay Yıldız’ın güçlü kurgusu ve akıcı anlatımıyla bu kitapta göreceksiniz…
Define
“Mağazalar, paranın temin edeceği bütün zevk ve rahatlık, keyif ve neşe vasıtalarını bana birer birer takdim ediyor, kadınların hepsi tebessüm ederek beni davet ediyorlar gibiydi. Birdenbire sarsıldım, durdum. Şayet bir aksilik çıkar da bu emeller gerçekleşmezse ne tamir edilemez bir felaket, ne tahammül edilemez bir sefalet olacaktı!”
Edebiyatımızın ilk psikolojik romanı kabul edilen Eylül ’ün yazarı Mehmet Rauf’un kendisiyle özdeşleşen tarzından farklı bir yola saparak serüven ve gizem hissini önde tuttuğu, kitabın devamı sayılan Kan Damlası ile beraber polisiye türünde kaleme aldığı tek eseri olan Define 1927 yılında yayımlanmıştı.
Sıkı bir polisiye okuru olan, Erzurum Hastanesi Başhekimi Şakir Feyzi’nin hastalarından Hacı Hanım, zamanında çalıştığı konaktaki Paşa’nın ona bir kitap verdiğini ve bu kitabın içinde büyük bir hazinenin yerinin saklı olduğunu söyler. Hacı Hanım yaşı nedeniyle defineyi bulamayacağından bu sırrı Şakir Feyzi’ye emanet etmek istiyordur. Büyük bir servetin heyecanına kapılan Şakir Feyzi, Fuzulî Divanı ’nın sayfalarında başlayan bu yolculukta, yalnızca okuduğu kitaplarda gördüğü türden bir maceranın içinde bulacaktır kendini.
Mehmet Rauf’un bir gizemi çözmenin coşkusunu, paranın akıl çelici kuvvetini anlattığı Define Türk polisiyesinin en sürükleyici yapıtlarından birisi.
Gülnihal
Ömer Seyfettinden Seçme Hikayeler
Hikâyelerinde kendi hayatı hakkında ipuçları veren Ömer Seyfettin, karakterleriyle yer yer gülümsetir, çoğu zaman da ders verir. Dilden dile dolaşan hikâyeleri, bu yüzden hiç eskimemiştir. Hikâyelerin bu kadar sevilmesinin en önemli sebepleri, gerçekçiliği ve samimiyetidir. Çocukluk anılarından olduğu kadar ailesinden de ilham alan yazar, annesi Fatma Hanım’la ilgili hatıralarını kitaptaki “İlk Namaz” adlı hikâyede anlatır. Yine “And” ve “Falaka” adlı hikâyeler ise, çocukluk günlerindeki hatıralarından izler taşır. “And” hikâyesinde doğduğu ve büyüdüğü Gönen’i, iki çocuk arasındaki dostluğu uzun uzadıya anlatan Ömer Seyfettin, hayatın içinden bulup çıkardığı bu gibi konuları ustaca hikâyeleştirmiştir.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.