Vaiz Cilt 2: Dünyanın Sonuna Kadar
₺450,00 Orijinal fiyat: ₺450,00.₺372,00Şu andaki fiyat: ₺372,00.
3 adet stokta
Vaiz Cilt 2: Dünyanın Sonuna Kadar
“Garth Ennis Vaiz’le birlikte Alan Moore, Neil Gaiman gibi efsanelerin arasına katılıyor. Steve Dillon’ın çizimleri de bu macerayı bir üst seviyeye taşıyor. Sinemaya gitmekten çok daha keyifli.”
– Kevin Smith
“Çizgi romanlar kitap haline dönmeye başladığından beri yazılmış en iyi şey.”
– Washington Post
“Tür içerisinde yazılmış en iyi eser.”
– Guardian
İnanamayacağınız güçlere sahip Teksaslı genç bir vaiz unutamayacağınız, sıradışı bir yolculuğa çıkıyor…
Kendi halinde bir Teksas kasabasında vaizlik yapan Jesse Custer, Yaratılış isimli garip bir ruhani güçle birleştiğinde tüm inancını kaybetmiş bir insandı. Fakat artık büyük güçler kazanmıştı ve yeni bir amacı vardı. Manyak kız arkadaşı Tulip ve İrlandalı alkolik vampir Cassidy ile birlikte Jesse, Teksas’ın kalbinden Amerika’nın daha berbat taraflarına doğru çoğunlukla vahşi, genellikle şahane ve her daim rahatsız edici bir yolculuğa çıkacaktı.
Dünyanın Sonuna Kadar’da iki öykü bir araya geliyor:
“Aile İçinde”de Jesse, geçmişindeki şeytanlarla yüzleşmek için güneye doğru zoraki bir yolculuğa çıkıyor.
“Avcılar”da Jesse, batıya yol alarak İsa de Sade’ın sapkın partisine davetsiz misafir oluyor.
İlgili ürünler
Bu Bizim Anlaşmamız
Her yıl, Sonbahar Ekinoksu Festivali gecesinde kasaba halkı kâğıt fenerleri nehirden aşağı yüzdürmek için toplanır. Efsaneye göre, fenerler gözden kaybolduktan sonra Samanyolu Galaksisi’ne uçar ve gökteki parlak yıldızlara dönüşür. Peki bu efsane gerçekten doğru olabilir mi? Bu yıl, Ben ve sınıf arkadaşları fenerlerin gerçekte nereye gittiğini bulmakta kararlılar ve bu görevde başarıyı garantilemek için iki basit kural üzerine bir anlaşma yaptılar: Kimse eve dönmeyecek. Kimse arkasına bakmayacak.
Plan, gerçeği öğrenmek için ne kadar uzun sürerse sürsün nehir boyunca bisikletleriyle fenerleri takip etmek. Ancak anlaşmaya Ben ve sınıftan dışlanan arkadaşı Nathaniel dışında kimse uymaz.
Nathaniel ve Ben birlikte sihir, merak ve beklenmedik dostluklarla dolu bir yolda hiç kimsenin gidemediği kadar uzağa gitmekte kararlı. Ta ki konuşan bir ayı ile tanışana dek.
Cam Kapının Ardında – Japon Klasikleri Dizisi 7
"Yaşarken ölümü düşünmeye gerek var mı?
Ölene kadar herkes hayatta!”
Yaşamının son döneminde olan bir yazarın, dışarıda akıp giden hayatı ve geçmişin silik izlerini çalışma odasına konuk ettiği kısa bir yaşam sahnesi Cam Kapının Ardında...
Natsume Sōseki’nin çocukluğuna dair anılarıyla yazarlığının verdiği olgunluğun arasına sıkışmış bu otobiyografik denemeleri, kurgu dünyasının çok üstünde bir gerçekliğe açılır. Çalışma odasından evinin bahçesini izleyen ve kimi zaman geçmişin tozlu raflarına eli uzanan kimi zaman ise odasına aldığı misafirlerinin emanet ettiği öykülerle boğuşan yazar, hayatının süzgecinden geçirdiği anılarını, hatırlamanın ve hatırlanmanın büyülü yolculuğuyla okuruna aktarır.
Natsume Sōseki, 1916 yılında mide ülserinden yaşamını yitirmeden bir yıl öncesinde kaleme aldığı bu eserinde, roman ve öykülerinde okurlarına sunduğu kurmaca dünyanın dışına çıkan bir gerçek sunuyor. Çalışma masasından izlediği cam kapının ardındaki anılarında kendisiyle de yüzleşen yazar, hem yakın hem de uzak geçmişine çıktığı bu yolculuğa yine başladığı yerde, cam kapının ardındaki çalışma masasında son veriyor.
Fullmetal Alchemist – Çelik Simyacı 5 Manga
Galaktik Demiryolu’nda Gece – Japon Klasikleri Dizisi 12
İki çocuk, trene geç kalmamak için beyaz kayanın üzerinde var güçleriyle koştular. Gerçekten de rüzgâr kadar hızlı koşabildiklerini fark ettiler. Nefesleri kesilmemiş, bacakları yanmamış ya da acımamıştı. Giovanni böyle koşarlarsa dünyayı bile turlayabileceklerini düşündü.”
Yaşından büyük sorumluluklarının altında ezilen fakat hayata küçük bir umut penceresinden bakmayı asla bırakmayan bir çocuğun kırgın yüreği… Giovanni, annesine bakarken bir yandan da babasının yokluğunu içine ektiği umut tohumlarıyla yeşertmeye çalışır. Onu bu mücadelesinde en çok yoran ise arkadaşlarının acımasız yargıları ve sözleri olur. Fakat tüm bu zorluğun arasında Giovanni için yıldızlarla dolu bir yolculuk başlar ve bu yolculukta kendisine eşlik eden kişi en çok özlem duyduğu arkadaşı olur.
Çocuklar için yazdığı eşsiz kurgularla bilinen Kenji Miyazawa bu eserinde, iki çocuğun arkadaşlık, mutluluk ve yaşam keşfiyle dolu yolculuklarını yıldızların ışığında metaforlarla ele alıyor. Değişen hayatıyla birlikte yalnızlaşan küçük bir çocuğun sorumlulukları ve hayalleri arasında sıkıştığı bu hikâye, yetişkin zihinler için çocukluğun o saf ve aynı zamanda acımasız dönemine dönüş bileti oluyor.
Koya Dağı Keşişi – Japon Klasikleri Dizisi 14
"Enfes bir koku yayılıyordu havaya; kadının teninden gelen bir koku muydu yoksa dağ havası mı, emin olamıyorum. Belki de sırtıma vermemek için uğraştığı nefesiydi.”
Yollara düşen gezgin bir keşişin heybesine topladığı efsanevi anlatım… Zorlu dağ yollarını aşarak ilerleyen keşiş, hiç hesapta yokken bir yol ayrımına gelir. Yaşadığı ikilem sonucu içindeki sesi dinleyerek adım attığı yol ise gerçeküstü bir dünyanın kapılarını aralar. Üstelik bu zorlu orman yolu, ıssız dağların gölgesi ve karşılaştığı sürprizler keşişin kendi iç dünyasını, duygularını ve inancını da farklı bir yönle keşfetmesine yol açar.
Romantik duygular ve doğaüstü güçleri harmanlayarak okuyucunun ilgisini henüz ilk sayfalarda yakalamakta ustalık kazanmış Kyōka İzumi, kelimeleriyle bizleri uzun bir yolculuğa çıkarıyor. Yazarın ince ince ördüğü bu hikâyeyle zihinlerimize yansıttığı dünya, bizleri de keşişle aynı duygulara sürüklüyor, içsel evrenimize sorgulayıcı bir bakış açısıyla bakmamıza yol açıyor.
Küçük Bey – Japon Klasikleri Dizisi 5
"Ne bir rütbem ne de bir ünvanım var ama kendi ayakları üzerinde duran bir insanım.”
Küçük Bey, kırsaldan şehre uzanan saf bir bakış açısının hayatın gerçekleri ile yüzleşmesinin hikâyesi...
Ailesi tarafından "umutsuz” görülen Küçük Bey, çocukluk döneminde pek çok kez yok sayılmış olsa da evin hizmetlisi Kiyo herkesin aksine bütün hassasiyetini bu saf yüreğe sunmaktan kaçınmaz. Küçük Bey’in yolu hiç tanımadığı insanlarla dolu bir şehre düştüğünde bile karşılaştığı şaka yollu aşağılanmalara karşı tek sığınağı Kiyo’yla kopmayan bağı olur. Kendine has mizahi üslubuyla gerçeklik algısının sertliğini aktaran bu eserde, toplumsal statüler duyguların gücüyle yıkılırken eğitimden sosyal yaşama kadar döneminin birçok alanına farklı bir pencere açar.
Sıra dışı tarzıyla Japon edebiyatının öncülerinden olan ve modern dönem edebiyatını derinden etkileyen Natsume Sōseki, bu eseriyle okuru dünyanın bir başka ucundaki olayın merkezine ustalıkla yerleştiriyor. Etkileyici cümle tasarımları ve duygu aktarımıyla oluşturduğu perspektifte, Japon kültürü ve modernleşmenin Japonya’ya etkisi derin izlerle gözler önüne seriliyor.
Öğrenci Kız – Japon Klasikleri Dizisi 4
"Tokyo’nun neresinde yaşadığımı biliyor musunuz?
Bir daha benimle hiç karşılaşmayacaksınız.”
Öğrenci Kız, adını hiç öğrenemediğimiz genç bir kadının berrak zihnine ve tecrübesiz hayatına sızdığımız kısa ama derin bir yolculuk…
Döneminin Japonya’sında belki de yaşından büyük acılarla baş etmeye ve mutlu rolünü diğer insanlar gibi sürdürmeye çalışan karakterimiz hiçbir sıfatın arkasına saklanmadan, tüm çıplaklığıyla düşüncelerini ortaya koyar. Alışageldiğimiz gibi bir karakterle tanışamıyor olsak da en mahrem, en gizli düşünceler bir lütuf gibi bizlere sunulurken dönemin toplumsal gerçekleri satır aralarında karşımıza çıkar.
Romanlarında toplum yapısına geniş bir perspektiften bakan ve karakterin derinliğini tüm gerçekliğiyle okura hissettiren Osamu Dazai, bu eserinde bizleri, genç bir kadının saf ve gerçek yaşamının penceresinden hayata farklı bir bakış açısıyla bakmaya davet ediyor.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.