Üç Ölüm – Lev Nikolayeviç Tolstoy – İş Bankası Kültür Yayınları
₺91,00
5 adet stokta
Üç Ölüm
Lev Nikolayeviç Tolstoy (1828-1910): Anna Karenina, Savaş ve Barış, Diriliş, Kreutzer Sonat’ın büyük yazarı, yaşamının son otuz yılında edebiyatın yanı sıra insan, aile, din, devlet, toplum, özgürlük, boyun eğme, başkaldırma, sanat ve estetik konularında kuramsal çalışmalara yöneldi. Bu dönemde yazdığı roman ve öykülerde yıllarca üzerinde düşündüğü insanlık sorunlarını edebi bir kurguyla ele aldı. Bu kitapta yer alan Holstomer, Çömlek Alyoşa, Balodan Sonra, Köyde Şarkılar, Üç Ölüm hikâyeleri Tolstoy’un sade ve çarpıcı anlatımının doruğa çıktığı en güzel örneklerdendir. Bir atın hikâyesinin aktarıldığı Holstomer Türkçeye ilk defa çevrilmiştir. 
İlgili ürünler
Asi Çakıltaşı 3.Perde
Sanki bir mezarım vardı, yerini ondan başka kimse bilmiyordu.
Karan, Asi’nin yaralarını yavaş yavaş iyileştirirken, Asi artık hayatını usulca yoluna koymaya başladığını hisseder. Kelebeğin parçalanan kanatları yavaşça birleşiyordur ve karşısındaki adama gitgide daha da bağlanarak kördüğüm olan Asi, hislerinin bu denli büyük bir şiddetle büyüyerek onu ele geçirmesinden korkmaya başlar. Durdurulamaz bir şekilde birbirlerine karışan kelebek ve sığınağı için aşağı sarkan idam ipi, ucunda yeni acıları taşımaktadır. Asi, ruhunun bel kemiğini kıran bir olayla karşılaşır ve artık her şey daha karanlıktır.
“Şimdi sana nasıl dokunsam zamanı delerim ben?” Durdu, anlayamamıştım, zaman da bizimle birlikte durdu. “Şimdi sana nasıl dokunsam,” dedi tekrardan, sesi artık daha kısıktı, sanki bana bir sırrını fısıldıyordu. “Zaman dokunmaz bize?”
Gel Zaman Git Zaman
Halkın ortak kültürü ve şuurundan doğan masallar, sözlü edebiyatımız içinde hatırı sayılır bir yere ve üne sahiptir. Nesilden nesile, kulaktan kulağa aktarılarak günümüze kadar ulaşan masalların yeri ve zamanı belli değildir. Gerçek dışı olaylar kurgusudur. İnandırıcı özelliği olmayan ama inandırabilme özelliği taşıyan masallarımız aynı zamanda eğitici ve eğlendiricidir. Sözlü Edebiyat Kültürü’nün bir anlatım türü olup sade bir dile sahiptir.
Çocuklardan ziyade büyükler içindir. Çocukları uyutmak büyükleri uyandırmak vazifesi görür. Masallar, inandırıcılık iddiası olmayıp inandırabilme özelliğine sahiptir. Neslin gelişimi ve kültürün devamı için çok değerlidir. Öğüt vererek ahlak aşılar.
Her yaştan, her tabakadan insanın büyük bir zevkle ve keyifle dinlediği masalların anlatıcıları, hem erkek hem kadınlardır.
Masalsız bir dünya düşünmek imkânsız gibidir. Bugün insanlık; Heman, Voltron, Harry Potter ve Badman gibi filmlerle geleceğin masalını ortaya koymuyorlar mı? Öyle sanıyoruz ki, gün gelecek teknolojiye doymuş olan insanlık, bu masallara yönelecektir. Ama o gün elimizde, acaba ne kadar orijinal masal metni bulunabilecektir, bilemeyiz.
Günümüzde, masalların ne kadar değerli olduğu anlaşılmaya başlanmıştır. Çocukların olduğu kadar büyüklerin de masallarla kuvvetli bağ kurduğu bir gerçektir. Bazı psikologların -özellikle evlilik terapistlerinin- danışanlarını masal üzerinden tedavi ettiklerini rahatlıkla söyleyebiliriz. Çünkü bedenimizin maddi açlığını nasıl muhtelif besinlerle gideriyorsak ruhsal bazı açlıklarımızı da masallar yardımıyla doyuruyoruz.
Dileriz, büyük bir özveri ve titizlikle hazırlanıp kitapta yerini almış olan ve tamamen bizim olan bu masal metinleri öncelikle çocuklarımıza ve sonra da büyük Türk coğrafyasına ulaşır, okunur, okutulur ve anlatılır.
Son Hasat
ŞEYTAN VADEDİLENİ ALMAYA GELİYOR
Babasını, göğsüne sımsıkı bastırdığı bir haçla kanlar içinde ve etrafı hayvan cesetleriyle çevrili hâlde komşu sığır çiftliğinin ahırında bulan on yedi yaşındaki yıldız oyun kurucu Clay Tate’in hayatı bir anda cehenneme dönmüştü.
Midland, Oklahoma’da gerçekleşen bu dehşet verici katliamın birinci yıl dönümünde bütün kasaba Clay’e sıra ona gelmiş gibi bakıyordu. Geçmişi ardında bırakıp sadece ailesini kurtarmak isterken, babasının şeytana tapmakla suçladığı Koruma Derneği’nin onu rahat bırakmaya niyeti yoktu.
Kasabanın kurucularının altıncı neslinin karanlık bir görevi vardı ve herkes payına düşeni yapmak zorundaydı. Clay delirmeye başladığını düşünüyordu ancak çok daha kötücül bir şey yaklaşmaktaydı.
2017 Bram Stoker Ödülü Kazananı
“Yenilikçi, tüyler ürpertici ve hepsinden öte dehşet verici.” —Virginia Boecker
“Klasik şeytana tapınma korku hikâyelerine tüyler ürpertici, taze bir bakış… Gerçekçi karakterleri ve olaylarıyla bu roman ürkütücü, duygusal ve kâbusu andıran sürprizlerle dolu.” — TeenReads
“Elinizden bırakamayacağınız, kesinlikle insanı dehşete düşüren bir roman. Son sayfayı kapadıktan sonra bile uzun bir süre zihninizi meşgul edecek. Büyülenmeye hazır olun.” —Jasmine Warga
“Anlatım çok güçlü ve görkemli, atmosferse ürkütücü, rahatsız edici ve gergin. Bayıldım.” —April Genevieve Tucholke

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.