Hayalet Tozu
₺440,00 Orijinal fiyat: ₺440,00.₺363,00Şu andaki fiyat: ₺363,00.
Sevilen mizah yazarı Hanzade Servi, ödüllü ilk kitabı Ortanca Balık ‘tan yaklaşık üç yıl sonra kaleme aldığı yepyeni kitabı Hayalet Tozu ile okurlarıyla yeniden buluşmanın heyecanını yaşıyor.
Vampirlerin, hayaletlerin, canavarların, hatta tanımlanamayan pek çok insan dışı varlığın boy gösterdiği korku edebiyatının gençler arasında tercih sebebi olduğu bilinen bir gerçek. Türk yazarları bu türde bazı örnekler verseler de mevcut kitapların büyük çoğunluğunu çeviri eserler oluşturuyor. Hanzade Servi’nin uzun süre üzerinde çalıştığı yeni romanı Hayalet Tozu ise işte bu noktada devreye girerek Türk çocuk ve gençlik edebiyatındaki korku kitapları türüne güzel bir alternatif sunuyor.
Adından da anlaşılabileceği üzere kitap bir hayalet hikâyesi anlatıyor. Ama hemen öyle korkuya kapılmayın! Yazar korkunun dozunu kararında bırakarak, on yaş ve üzerindeki çocukların yürek çarpıntılarıyla okuyacağı heyecan dolu bir kitap hazırlamış. Hayalet Tozu, Düşçe adında dokuz yaşlarındaki bir oğlan çocuğunun etrafında gelişen gizemli olayları konu edinen sürükleyici bir öykü üzerine kurulmuş. Düşçe’nin babası başarısız olmasına rağmen yazmaktan vazgeçmeyen azimli bir korku kitapları yazarı, annesi ise Korku Tüneli adlı bir kitapçı dükkânını işleten uzman bir psikolog. Bu çekirdek ailenin en büyük eğlencesi ise Düşçe’nin babasının bir türlü bitiremediği romanlar için yeni konular bulmak.
Düşçe, günlerden bir gün, iki ay önce karşı apartmanlarına taşınan çiftin penceresinde bir kız çocuğu görür. Birdenbire ortaya çıkan bu kız kim olabilir? Yoksa karşı komşularının bir kızı mı var? Peki ama daha önceden neredeydi? Düşçe tüm bu gizemli soruların peşine düşedursun, bu sırada etrafındaki herkesin hayatında bazı sırlar olduğunu keşfeder. Alt kat komşuları Bayan Tozlusüslü, üst kat komşuları gizemli Bulut Bey, annesinin dükkânındaki bıyıklı Peri ve daha kimler kimler… Tüm bunların üzerine annesi Düşçe’yi bir yolculuğa göndermeye karar verir. Peki Düşçe hayatının sırrını keşfedeceği bu yolculukta nelerle karşılaşır?..
Büyümek, ölüm, arkadaşlık, ebeveyn-çocuk ilişkisi gibi can alıcı konular etrafında şekillenen Hayalet Tozu ile Hanzade Servi, son derece özgün, akıcı ve nefes nefese okunacak dört başı mamur bir kitaba imza atmış.
Düşçe’nin peşine takılarak hem eğlenceli hem de heyecan dolu bir serüvene hazır olun!
| Yayınevi | Tudem Yayınları |
|---|---|
| Yazar | Hanzade Servi |
| Baskı Yılı | 2015 |
5 adet stokta
Tudem Yayınları – Hayalet Tozu
/n
Sevilen mizah yazarı Hanzade Servi, ödüllü ilk kitabı Ortanca Balık ‘tan yaklaşık üç yıl sonra kaleme aldığı yepyeni kitabı Hayalet Tozu ile okurlarıyla yeniden buluşmanın heyecanını yaşıyor.
Vampirlerin, hayaletlerin, canavarların, hatta tanımlanamayan pek çok insan dışı varlığın boy gösterdiği korku edebiyatının gençler arasında tercih sebebi olduğu bilinen bir gerçek. Türk yazarları bu türde bazı örnekler verseler de mevcut kitapların büyük çoğunluğunu çeviri eserler oluşturuyor. Hanzade Servi’nin uzun süre üzerinde çalıştığı yeni romanı Hayalet Tozu ise işte bu noktada devreye girerek Türk çocuk ve gençlik edebiyatındaki korku kitapları türüne güzel bir alternatif sunuyor.
Adından da anlaşılabileceği üzere kitap bir hayalet hikâyesi anlatıyor. Ama hemen öyle korkuya kapılmayın! Yazar korkunun dozunu kararında bırakarak, on yaş ve üzerindeki çocukların yürek çarpıntılarıyla okuyacağı heyecan dolu bir kitap hazırlamış. Hayalet Tozu, Düşçe adında dokuz yaşlarındaki bir oğlan çocuğunun etrafında gelişen gizemli olayları konu edinen sürükleyici bir öykü üzerine kurulmuş. Düşçe’nin babası başarısız olmasına rağmen yazmaktan vazgeçmeyen azimli bir korku kitapları yazarı, annesi ise Korku Tüneli adlı bir kitapçı dükkânını işleten uzman bir psikolog. Bu çekirdek ailenin en büyük eğlencesi ise Düşçe’nin babasının bir türlü bitiremediği romanlar için yeni konular bulmak.
Düşçe, günlerden bir gün, iki ay önce karşı apartmanlarına taşınan çiftin penceresinde bir kız çocuğu görür. Birdenbire ortaya çıkan bu kız kim olabilir? Yoksa karşı komşularının bir kızı mı var? Peki ama daha önceden neredeydi? Düşçe tüm bu gizemli soruların peşine düşedursun, bu sırada etrafındaki herkesin hayatında bazı sırlar olduğunu keşfeder. Alt kat komşuları Bayan Tozlusüslü, üst kat komşuları gizemli Bulut Bey, annesinin dükkânındaki bıyıklı Peri ve daha kimler kimler… Tüm bunların üzerine annesi Düşçe’yi bir yolculuğa göndermeye karar verir. Peki Düşçe hayatının sırrını keşfedeceği bu yolculukta nelerle karşılaşır?..
Büyümek, ölüm, arkadaşlık, ebeveyn-çocuk ilişkisi gibi can alıcı konular etrafında şekillenen Hayalet Tozu ile Hanzade Servi, son derece özgün, akıcı ve nefes nefese okunacak dört başı mamur bir kitaba imza atmış.
Düşçe’nin peşine takılarak hem eğlenceli hem de heyecan dolu bir serüvene hazır olun!
İlgili ürünler
Define
“Mağazalar, paranın temin edeceği bütün zevk ve rahatlık, keyif ve neşe vasıtalarını bana birer birer takdim ediyor, kadınların hepsi tebessüm ederek beni davet ediyorlar gibiydi. Birdenbire sarsıldım, durdum. Şayet bir aksilik çıkar da bu emeller gerçekleşmezse ne tamir edilemez bir felaket, ne tahammül edilemez bir sefalet olacaktı!”
Edebiyatımızın ilk psikolojik romanı kabul edilen Eylül ’ün yazarı Mehmet Rauf’un kendisiyle özdeşleşen tarzından farklı bir yola saparak serüven ve gizem hissini önde tuttuğu, kitabın devamı sayılan Kan Damlası ile beraber polisiye türünde kaleme aldığı tek eseri olan Define 1927 yılında yayımlanmıştı.
Sıkı bir polisiye okuru olan, Erzurum Hastanesi Başhekimi Şakir Feyzi’nin hastalarından Hacı Hanım, zamanında çalıştığı konaktaki Paşa’nın ona bir kitap verdiğini ve bu kitabın içinde büyük bir hazinenin yerinin saklı olduğunu söyler. Hacı Hanım yaşı nedeniyle defineyi bulamayacağından bu sırrı Şakir Feyzi’ye emanet etmek istiyordur. Büyük bir servetin heyecanına kapılan Şakir Feyzi, Fuzulî Divanı ’nın sayfalarında başlayan bu yolculukta, yalnızca okuduğu kitaplarda gördüğü türden bir maceranın içinde bulacaktır kendini.
Mehmet Rauf’un bir gizemi çözmenin coşkusunu, paranın akıl çelici kuvvetini anlattığı Define Türk polisiyesinin en sürükleyici yapıtlarından birisi.
Kerem İle Aslı – Anonim Yayıncılık
Kerem ile Aslı, büyük hikâyeler grubuna girer. Hikâyenin geçtiği yer ve tarih hakkında farklı görüşler ileri sürülmüştür. Hikâyenin XVI. yüzyıldan daha eski olamayacağı söylenir. Olayların geçtiği yerler ise Azerbaycan ve Doğu Anadolu bölgesi olduğu düşünülmektedir. Bu hikâye gerek âşık edebiyatında gerekse halk edebiyatında derin izler bırakmıştır. Farklı sanat dallarında da (opera, bale, sinema, resim vb.) işlenmiş, türküleri halk arasında kullanılmıştır.
Müşahedat
Müşâhedat, Ahmet Mithat Efendi’nin sadece natüralist bir roman yazmak için kaleme aldığı bir eser değil, bu natüralist romanın nasıl yazılacağına öncülük eden bir rehber niteliğindedir. Tanzimat Dönemi romanının ötesine geçerek Batı’da dahi henüz görülmediği söylenen tekniklerle yazılan bu roman, büyük oranda toplumsal beklentileri sorgular ve sosyal eleştiride bulunur.
Ahmet Mithat’ın olaylara ve insanlara karşı gözlemlerinden oluşan Müşahedât ’ta, yazar, romanın başkahramanı olarak kendine de yer verir. Mithat, çalıştığı gazeteye gitmek için Beykoz’dan Eminönü’ne giden bir vapura biner. Biri yaşlı ikisi genç üç kadın ile karşılaşır, aralarında geçen bütün konuşmalara tanıklık eder. Duyduğu ilgi uyandırıcı konuşmalar arasında yazacağı romanın konusunu düşünür ve kadınların konuşmalarına kulak kabartmaya devam eder. Vapur iskeleye yaklaşınca onları takip ederek ulaştığı gizemli kadının hikâyesi romanın temel izleğini oluşturur.
Yazar, romanında Batılılaşma, kadın-erkek ilişkileri, Müslüman ve gayrimüslimlerin yaşantıları konularına ilişkin tespitlerini dönemin sosyal ve siyasal atmosferiyle harmanlayarak ele alır. Mithat’ın flanörvari keskin gözlem yeteneği, İstanbul’un kalabalık sokaklarına ve gizli köşelerine hayat vererek, geçmiş dönemlere bir bakış sunar. Şehrin hareketli sokaklarının, entelektüel çevrelerinin, karakterlerinin özünü yakalayarak günlük yaşamın canlı bir resmini çizer.
Ömer Seyfettinden Seçme Hikayeler
Hikâyelerinde kendi hayatı hakkında ipuçları veren Ömer Seyfettin, karakterleriyle yer yer gülümsetir, çoğu zaman da ders verir. Dilden dile dolaşan hikâyeleri, bu yüzden hiç eskimemiştir. Hikâyelerin bu kadar sevilmesinin en önemli sebepleri, gerçekçiliği ve samimiyetidir. Çocukluk anılarından olduğu kadar ailesinden de ilham alan yazar, annesi Fatma Hanım’la ilgili hatıralarını kitaptaki “İlk Namaz” adlı hikâyede anlatır. Yine “And” ve “Falaka” adlı hikâyeler ise, çocukluk günlerindeki hatıralarından izler taşır. “And” hikâyesinde doğduğu ve büyüdüğü Gönen’i, iki çocuk arasındaki dostluğu uzun uzadıya anlatan Ömer Seyfettin, hayatın içinden bulup çıkardığı bu gibi konuları ustaca hikâyeleştirmiştir.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.