Suikast Planı
₺200,00 Orijinal fiyat: ₺200,00.₺160,00Şu andaki fiyat: ₺160,00.
NİKOLAY TURGENYEV : (Düşünceli hâli ve kısık sesiyle) Konu benim için o kadar kolay değil. Pavel ve Fyodor ikiniz de bekarsınız ana babanız hayatta değil. Kaybedecek tek şeyiniz atalarınızdan kalan toprak. Onu da ölü ya da diri kaybedecek gibisiniz. Bu yüzden bu eylem size kolay gelebilir. (Mihal’e dönerek) Mihail’e gelecek olursak onun da bağlı olduğu bir evi ve eşi yok, babasının işleri yolunda. Gençliğinin verdiği heyecanı da düşünecek olursak geride kimin kalıp kalmadığı çok da umrunda değil. Benimse bir evim, eşim, iki çocuğum bakmam gereken bir analığım var. Bunları düşünmek zorundayım. Kaybedecek bir şeyleri olmayanlar için ölmek sıradan bir eylemdir. (Yarım şarap şişesini alıp kafasına dikti.)
MİHAİL :
(Nikolay’ın kafasına diktiği şarap şişesini elinden aldı.) Korkakların içmeye hakkı yok, sen onurunu kaybetmişsin. (Nikolay’ın elinden aldığı şarap şişesini kafasına dikti.)
NİKOLAY TURGENYEV :
Onur senin için ne anlama geliyor?
MİHAİL :
İnsanın yaşaması için sahip olduğu şeydir onur. (Nikolay TURGENYEV’E sert sert bakmaya devam ediyordu.)
NİKOLAY TURGENYEV :
Yine gençliğin cahilce sözleri. Geride bıraktıklarını düşünmeyen biri nasıl onurlu ölmüş olur?
| Yayınevi | Kmd Yayınları |
|---|---|
| Yazar | Mert Mutlu |
| Sayfa Sayısı | 50 |
| Kağıt Cinsi | 2. Hamur |
| Baskı Yılı | 2024 |
| Boyut | “13, 0″, 5 X 21 |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
5 adet stokta
Kmd Yayınları – Suikast Planı
NİKOLAY TURGENYEV : (Düşünceli hâli ve kısık sesiyle) Konu benim için o kadar kolay değil. Pavel ve Fyodor ikiniz de bekarsınız ana babanız hayatta değil. Kaybedecek tek şeyiniz atalarınızdan kalan toprak. Onu da ölü ya da diri kaybedecek gibisiniz. Bu yüzden bu eylem size kolay gelebilir. (Mihal’e dönerek) Mihail’e gelecek olursak onun da bağlı olduğu bir evi ve eşi yok, babasının işleri yolunda. Gençliğinin verdiği heyecanı da düşünecek olursak geride kimin kalıp kalmadığı çok da umrunda değil. Benimse bir evim, eşim, iki çocuğum bakmam gereken bir analığım var. Bunları düşünmek zorundayım. Kaybedecek bir şeyleri olmayanlar için ölmek sıradan bir eylemdir. (Yarım şarap şişesini alıp kafasına dikti.)
MİHAİL :
(Nikolay’ın kafasına diktiği şarap şişesini elinden aldı.) Korkakların içmeye hakkı yok, sen onurunu kaybetmişsin. (Nikolay’ın elinden aldığı şarap şişesini kafasına dikti.)
NİKOLAY TURGENYEV :
Onur senin için ne anlama geliyor?
MİHAİL :
İnsanın yaşaması için sahip olduğu şeydir onur. (Nikolay TURGENYEV’E sert sert bakmaya devam ediyordu.)
NİKOLAY TURGENYEV :
Yine gençliğin cahilce sözleri. Geride bıraktıklarını düşünmeyen biri nasıl onurlu ölmüş olur?
İlgili ürünler
Eşeğin Gölgesi
İpin Ucu
Gereği düşünüldü: Sanığın mahkememizde yargılanmasına olanak bulunmadığı kanısına varıldığından usul yasasının 4820. maddesi uyarınca görevsizlik kararı verildi. Bu nedenle dosyanın yeterli uzunlukta bir ipe bağlanarak görevli mahkemeye sunulmak üzere aşağıya sarkıtılması için kapı dışında bekleyen mübaşire gerekli talimat verildi. (Işık kararır.)
Vüs’at O. Bener’in “sosyo-güldürü” olarak tanımladığı İpin Ucu , bölünmüşlüğü, yabancılaşmayı toplumsal ve bireysel düzlemde veren benzersiz bir oyun. Hesaplaşmayı cisimleştiren ana karakter iki kişidir ve hem kendisiyle hem düzenle dalgasını geçer: “Kendimi de öldürdüm. Kiminle kavga edeceğim şimdi ben?” Zaten insanı şekillendiren yapılar arasında ilerler bölümler; eğitim, din ve hukuk düzenine dokunarak ipin ucuna ulaşır.
Abdi İpekçi Tiyatro Armağanı’nı kazanan ve İstanbul Devlet Tiyatrosu’nca sahnelenen İpin Ucu , zengin diliyle açtığı ölüm-yaşam-özgürlük düğümleri üzerinden hem okuma hem seyir zevki yaşatan sıradışı bir yapıt.
“Yüzeyde yansıyan ayrıntılarıyla birlikte ele alındığında ise ‘İpin Ucu’, düşünce özgürlüğünü koşula bağlamaksızın benimseyememiş bir düzende, var olma nedeni ‘düşünmek’ olan kişinin, tarihsel-toplumsal-ekonomik konumu içinde yaşadığı çıkmaz için tiyatroda yakılmış ağıtların bir anlamda en yüreğe oturanı, bir anlamda da en güldürücü olanıdır.”
–Ayşegül Yüksel
Macbeth – Hasan Ali Yücel Klasikleri 38
William Shakespeare (1564-1616): Oyunları ve şiirlerinde insanlık durumlarını dile getiriş gücüyle yaklaşık 400 yıldır bütün dünya okur ve seyircilerini etkilemeyi sürdüren bu efsanevi yazar, büyük olasılıkla 1606 yılında yazdığı Macbeth’le "yükselme arzusu ve politik hırsın" kişiyi neye dönüştürebileceğini dünü, bugünü ve yarını kapsayacak bir derinlikle öngörmüştür. Sabahattin Eyüboğlu (1990-1973): Hasan Âli Yücel'in kurduğu Tercüme Bürosu'nun başkan yardımcısı ve Cumhuriyet döneminin en önemli kültür insanlarından biriydi. Tek başına ya da imece usulü yaptığı çeviriler, Hayyam'dan Montaigne'e, Platon'dan Shakespeare'w kadar, dünya kültürünün doruk adlarındandı.
Ne Mutlu Türküm Diyene
Benim adım Mustafa Kemal'dir. Ben her şeyden önce bir Türk milliyetçisiyim. Böyle doğdum. Böyle öleceğim. Eğer beni onurlandırmak istiyorsan, Türkiyeli Türkoğlu Türk Mustafa Kemal diye çağır. Benim hayat yolum şu düstur olacaktır: Türklük ve Türkler en yüksekte Bu memleket tarihte Türk'tü, halde de Türk'tür ve ebediyen Türk olarak yaşayacaktır. Türk Milleti büyük bir aslandır. Biz hepimiz onun tüyleri arasına sıkışmış ve sığınmış gözle görülmez küçük varlıklarız. O aslanın büyük hareketleri ve hamleleri ise inkılâp hareketleri ve hamleleridir. Bu arslanı tahrik edebilmek İşte bizim için iftihar edilebilecek rol budur. Kahraman Türk Milleti, tarih boyunca vatanı için can vermekte bir an bile tereddüt etmemiştir. Her karışı şehit kanları ile sulanmış olan vatan toprağı, tüm Türk Milleti için kutsaldır. Türk Milletinin karakteri yüksektir, Türk Milleti çalışkandır, Türk Milleti zekidir. Bir Türk dünyaya bedeldir.
Ne Mutlu Türküm Diyene!
Sivri Zeka (Eğlenceli Görsel Zeka Soruları)
Toplu Oyunlar 1
Kaldım yine kendi kendime. İlk baştaki gibi. Olsun ama artık trendeyim. Ne güzel karnım tok sırtım pek. Düzen içerisinde bir piyon olabildim sonunda. Amacım bu muydu? Ben söylenmemiş sözlere tercüman olacaktım. Akmayan göz yaşlarının akarsuyu olacaktım. Ne umdum ne buldum. Kendi sesim kendi ne nefesimdim halbuki. Şimdi düzenin bir parçası olmaktan başka çarem yok. Ne kadar acı. Makinist görevini yapıyor elçi de beni gözetliyor. Ben… Ben anca kendimle uğraşırım. Kendimi dinlerim. Bu tren durduğunda seneler geçmiş olacak ben ne olacağım peki? Zaten ben var mıydım? Hiç var oldum mu?
Vatan Yahut Silistre – Bilge Kültür Sanat
Oynandığı zaman halkı coşturan ve yazarının sürgüne gönderilmesine yol açan Vatan yahut Silistre Namık Kemal sahnelendiğini gördüğü ilk ve tek eseridir. Eserin asıl değeri vatan konusunu işlemiş olmasındadır. Türk edebiyatında vatan sevgisi ve fikri en güzel şekilde ilk defa bu eserde ele alınmıştır. Türk tiyatrosunun ilerlemesinde önemli bir yere sahip olan eserin öğrenciler tarafından sahneye konması insanımızın vatan kavramı üzerinde yeniden düşünmelerini sağlayacaktır.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.