Sevimli Küçük Turuncu Bal Kabağı
₺300,00 Orijinal fiyat: ₺300,00.₺258,00Şu andaki fiyat: ₺258,00.
1 adet stokta
Sevimli Küçük Turuncu Bal Kabağı
Öyküler şiir tarz’ında yazılabilir mi.. Ve şiirler öykü kıvamında..? Bu soruyu zihnine sorduysan, Veya da henüz hiç sormadıysan, Bu soruya cevap olmak istedim.. Nasıl mı..? ‘’İlk Otuzum’’ adlı ilk kitabımda yazdıklarım gibi. Ve tabiki bu kitabımla. Kitabımda yaşanılmış anıları, Yaşanılamaz hayallerim, Ve kendime has üslubumla harmanladım.. Tabiki ejderha gücünde.. Ortaya bal kabağı tadında bi’ kitap çıktı. Bu arada anımda bahsettiğim kabak gerçek. Yani o kabak sayesinde bu kitap şuan seninle. Ve gerçekten tupturuncuydu.. Sevimli mi, sevimli bi’ kabak; Ama Ruh’uma hissettirdikleri ap’ acı.. Kitap adını bu yaşanmışlıktan aldı; Yani tamamen doğaçlama bi’ kitap ismi oldu, Oturup isim için hiç düşünmedim, Kitap ismini kendi buldu. Şiir tadında anıların yanında, Üşenmedim oturdum sırf bu kitap için şiirler de kaleme aldım, Hatta öyle bi’ alışkanlık oldu ki, Gecede iki şiir yazmadan uyuyamaz oldum.. Kimi zaman postmodern şiirler, Kimi zaman duyguların ötesinde satırlar, Hiç kasmadım.. ‘’Bu iyi olmuş, Yok yaa bu kötü oldu’’ kaygısından çok uzak diyarlarda, Anılarımın hatırına, Oturup bu kitap için şiirler yazdım: Bazen bilgisayarımdan, Bazense çok akıllı telefonumdan. Geriyeyse okumanın keyfi kaldı. Kabaklar bu dünyada gerçek, Masallardaki periler yalan.. ‘’Belki de zamanla gerçeğe dönerdi tüm yalanlar.’’ Kim bilir.. Tabii ki okuyan. Keyifli okumalar.. İ.Gökhan DURMAZ (Karanlık) Ocak – 2024
İlgili ürünler
Altmış Öykü
Altmış Öykü , Dino Buzzati’nin masalsı ve gizemli dünyasına kısa bir bakış gibidir.
Gündelik hayatın birer yansıması olan bu öykülerde olay örgüsü aniden canlanır, atmosfer gerçeküstü bir hal alır ve şaşırtıcı olaylar gerçekleşir: Brahms’ın senfonisini yönetmek için hazırlanmış dâhi maestronun seyircisi aniden salonu terk eder; bir âşık, sevdiği kadına mektup yazarken toplantı talepleriyle, telefon görüşmeleriyle bölünür; mesaisine yetişmeye çalışırken arabasına park yeri arayan bir adam şehirden gittikçe uzaklaşır; efsanelere konu olmuş ejderhayı görmek için bir Kont keşif gezisine çıkar.
Buzzati her zaman olduğu gibi insanlık hallerine odaklanır; varoluşun gizemi, insanın kader karşısındaki huzursuzluğu, ölüm, yalnızlık, hastalık gibi motifleri karanlık ormanlarla, bilinmez şehirlerle, ıssız dağlarla buluşturur.
Italo Calvino’nun "zamana en iyi dayanmış yazarlarımızdan biri" olarak nitelendirdiği, yirminci yüzyıl edebiyatının tartışmasız en iyi isimlerinden olan Dino Buzzati’den yaşamın anlamını düşündürecek öyküler…
“Gelecek nesillerin asla unutmayacağı isimler vardır şüphesiz. Dino Buzzati de bunlardan biri.” Jorge Luis Borges
Bir Kadının Hayatından 24 Saat
Riviera’da eşi ve iki kızıyla tatil yapan 33 yaşındaki Henriette bir gece ansızın ortadan kaybolur. Kusursuz bir evliliği olduğu sanılan genç kadının nasıl ve neden ortadan kaybolduğu dedikodu konusu olur. Pansiyonda kalanlar küçük çaplı bir Madam Bovary vakasıyla karşı karşıya oldukları düşüncesiyle kadını iffetsizlikle suçlar, anlatıcımız da kadını savununca tartışma alevlenir. Masadaki yaşlı ve zarif bir İngiliz hanımefendi de hoşgörüsünden cesaret bularak anlatıcıya gençliğinde, bundan tam 24 yıl önce, başından geçen unutulmaz bir 24 saatin hikâyesini anlatmaya başlar.
“Tüm duygularımla bu yabancı insanın, bu neredeyse her şeyini kaybetmiş, ölümün eşiğine gelmiş insanın tüm hırsları ve tutkularıyla son bir şeye tutunduğunu hissediyordum
Şark Kızı
Şark kızı…
Yürükleri burkan, akılları şaşırtan yaşanmış hayat hikâyesi…
Aşkın, sadakatin ve mertliğin sembolü…
Kötülüklere karşı başı dik, iyiliklere karşı boynu eğik…
Ağrı dağı kadar müthiş bir cesaret!
Van Gölü gibi esrarengiz…
Onur dolu, iffet dolu…
Güzelliği karakterine kazınmış…
Dürüstlüğü inancından almış…
Dünyaya sığmayan bir sevdanın sahibi…
Şark kızı…
Anadolu Kızı…
Bu toprakların kızı…
Bu sevda masalında mest olmak istiyorsanız;
Ebedi aşkın doyumsuzluğuna buyurun…
Yıldırım Sesli Manasçı-Asker Çocuğu-Beyaz Yağmur
Cengiz Aytmatov’un birbirinden güzel üç hikayesinin yer aldığı kitap; aslında insan, mekan ve hafıza arasında birbirini sürekli besleyen ilişkinin göz önüne serilmesi bakımından büyük önem taşıyor. Aytmatov, Asker Çocuğu isimli hikayesinde tıpkı çocuk kahramanların olduğu diğer hikayelerindeki gibi, çocuğa uçsuz bucaksız bir hayal dünyası vermiştir. Yazarın bu hikayesinde yetim bir çocuğun babaya duyduğu hasret okuyucuya öyle kuvvetli hissettirilmiştir ki, kısacık bir hikayede bunu başarmak elbette Aytmatov’un ustalığını bir kez daha ispatlamaktadır. Beyaz Yağmur hikayesinde aşkın tertemiz halini, Yıldırım Sesli Manasçı’da ise ölümsüz olanın fikir olduğunu anlatan Aytmatov, şu sözlerle Kırgız kahramanını bir Manas anlatıcısına dönüştürür: “Bu dünyada insanlar doğar ve ölür. (…) Ama dünyada, insan hafızası zamana meydan okur. İnsanın kendi hayatı, göz açıp kapatıncaya kadar geçen zaman kadar kısadır. Ölümsüz olan düşüncedir, fikirdir. Ve bu fikirler insandan insana geçer. Ölümsüz olan Manas’tır”

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.