Şarap Koyusu
₺300,00 Orijinal fiyat: ₺300,00.₺240,00Şu andaki fiyat: ₺240,00.
1 adet stokta
Şarap Koyusu
Tanrıların içeceği, yüce kralların sofralarının eksilmez iksiri. Şarap… Mitolojiden edebiyata, ziyafet sofralarından günlük sofralara uzanan kadim bir yolcu. Anadolu topraklarının şarapla 7 bin yıldır süren dansı, günümüzde Ege’nin, Trakya’nın ve Anadolu’nun butik şarap üreticilerinin, büyük içki gruplarının özverili çalışmalarında can buluyor. Şarap, varoluşu itibarıyla sanatla, müzikle, gastronomiyle girift bir yaşam sürerken, şarapseverler de bu eşsiz varoluşa tanıklık etmenin keyfini sürüyorlar. Zeynep Çolakoğlu, kimya yüksek mühendisi ve şarap tadımcısı kimliği ile edebiyatçı kimliğini birleştiriyor; şarabın Dionysos’la literatüre giren serüvenini, üretimine dair incelikleri, şarabın kendine has jargonu ve lügatiyle anlatıyor ve bu anlatıyı küçük bir şarap sözlüğü ile taçlandırıyor. Şarap sektöründe aktif bir yere sahip olan, aynı zamanda sanatın çeşitli kollarıyla, müzikle ya da edebiyatla ilgilenen konuklarıyla şarabın serüvenini irdeliyor. Şarabın ABC’si, damaklarda ağdalanan bu kadim iksirin tüm sırları Şarap Koyusu’nda can buluyor.
İlgili ürünler
Anılarınla Barışırsan Özgürleşirsin
Bir Şiirden
Turgut Uyar’dan Eşsiz Bir Şiir İncelemesi Bir Şiirden
Bugün şiir üstüne bütün konuştuklarımız, edebiyatımızın geleneği, olanakları, sınırları içinde dönenir. Ancak olup bitmişler, yapılmışlar üstünde düşünüp yargılara varabiliriz. Bir takım verilerdir düşüncemizi yeden. Şiir üzerine, gerçekten yeni olan şiirle, yeni bir şeyler öğrenebiliriz ancak; şiir üzerine yazılanlarla değil.
Modern şiirimizin ustaları aynı zamanda şiiri düşünmüş, incelemiş ve denemelere konu etmişlerdir. Abdülhak Hâmit’ten Cemal Kırca’ya 21 şairden birer şiirle Türk şiirinin ufuklarını çizen bu eşsiz kitaba imza atan Turgut Uyar da, farklı bir yöntemle, bir çeşit şiir antolojisi ya da şiir tarihi ortaya koymuştur.
Bir Şiirden, 1983 yılında yayımlandığından bu yana şiirimiz üstüne yazılmış gözde kitaplardan biri olmuştur. Kitabın bu önemini, ayrıcalıklı yerini belirlemek ve yeniden gündeme gelmesini sağlamak amacıyla ayrı bir basımını yapma gereği duyduk.
Birer şiiri üstünden incelenen 21 şair şunlardır: Abdülhak Hâmit, Mehmet Emin Yurdakul, Yahya Kemal Beyatlı, Faruk Nafiz Çamlıbel, Orhan Seyfi Orhon, Kemalettin Kâmi Kamu, Necip Fazıl Kısakürek, Nâzım Hikmet Ran, Ahmet Kutsi Tecer, Mümtaz Zeki Taşkın, Bedri Rahmi Eyuboğlu, Ahmet Muhip Dıranas, Cahit Sıtkı Tarancı, Muzaffer Tayyip, Rüştü Onur, Orhan Veli Kanık, Oktay Rifat, Sabahattin Kudret Aksal, Cahit Külebi, Metin Eloğlu, Cemal Kırca.
Edebiyatın İlhamıyla Taylor Swift
Çağımızın en büyük yıldızı Taylor Swift’in söz yazarlığına ilham olmuş kederli şairler kim?
Albümlerinin bize fısıldadığı hikâyeler ne?
Taylor Swift’in müziği, Shakespeare`den Brontë kardeşlere, F. Scott Fitzgerald’dan Sylvia Plath’e kadar edebiyat tarihine iz bırakmış pek çok yazarın eserinden ilhamla dolu.
Hazırsanız, hep birlikte Swift`in albümlerini edebiyatın merceğinden inceleyecek ve onun yaratıcı yönüne dair yepyeni bir bakış açısı kazanacağız.
Renkli illüstrasyonları, tematik çalma listeleri ve kitap önerileriyle Edebiyatın İlhamıyla Taylor Swift müziğin edebiyatla ilişkisine dair keyifli bir rehber...
İnanç
“Beni okuyanların şunları da bilmelerini isterim: Ben hiçbir ortaklıkta hisseli değilim. Hiçbir bankanın, fabrikanın, şirketin, gazetenin kazancı ile ilgili değilim. 1917'den beri Rusya’ya birkaç defa gidip gelerek ve Moskova’da oturarak, daha sonra onun örnekliği ile türemiş olanları görerek ve Batı sosyalizminin bu derslere göre nasıl kendi kendini gözden geçirmekte olduğuna bakarak edindiğim inançları yaymaya çalışıyorum. Elli şu kadar yıldan beri de savaşlarımın tek dayanağı, inancım olmuştur.” diyor.
İnanç; Falih Rıfkı Atay’ın, dünyaya yön veren ideolojilerin, politikaların ve kişilerin toplumlar üzerindeki etkisini anlatan ve döneminin Türkiye’sine ışık tutan değerlendirmelerini onun ‘inanç’ perspektifinden okumak isteyenler için eşsiz bir eser niteliğindedir.
Kendini Affet
“Ben”in Sabotajından Kurtulma Yolları
"Yasak" bir şey yaptığımızda hissettiğimiz suçluluk duygularını veya vicdanımızın sızlamasını hepimiz biliriz: yine çok fazla yemek yemişizdir, adaletli ya da dürüst olamamışızdır, bir işi özenerek yerine getirmemişizdir.
İyi insan tablosuna uygun olmayan herhangi bir şey, düşüncelerimizi ve davranışlarımızı bir tür "moda"/ "moda değil" listesine göre değerlendiren içsel sansürcüyü sahneye çağırabiliyor. Bu liste eğitim, gelenekler ve alışkanlıklardan oluşan bir kurallar bütünü olup çoğumuz onu bir yük olarak yanımızda taşıyoruz. Zira ona her zaman uygun davranabilen biri yoktur herhalde? Ancak: Bunu yapmamız gerekiyor mu ki? Başkalarına ve tabii kendimize ait olan beklentilerimizle nasıl baş edebiliriz; onları özgüvenli, hatta neşeli bir şekilde çiğneyerek, ama yine de sorumluluk alarak?
"Katı içsel sansürcüyü" ve kendimize ilişkin bakış açımızı adım adım nasıl uzlaştırabileceğimizi, Peter Uffelmann bize somut ve tutkulu bir şekilde gösteriyor.
Kusursuz Casus Yoktur
Dünyaca ünlü adli bilimler uzmanı ve kriminolog Prof. Dr. Sevil Atasoy, casusların gizemli dünyasını, istihbarat yöntemlerini ve nasıl yakalandıklarını aydınlatıyor.Soğuk Savaş sırasında İstanbul casuslar için nasıl bir arenaydı?Gececiler, çöpçüler, pizzacılar… FBI’ın casusları yakalamak için kullandığı sıra dışı yöntemler nelerdi? Filmlere konu olan ünlü casus Çiçero’nun akıl almaz hikâyesi…Mata Hari bir günah keçisi miydi?Epstein gerçekten intihar etti mi?Naziler genelevleri bir istihbarat merkezi olarak nasıl kullanıyordu?“Casusların cinselliğe başvurması istisna değil. Her ne pahasına olursa olsun bilgiye ulaşmayı hedefleyen istihbarat örgütleri, kadınları baştan çıkaracak erkekleri ya da erkekleri baştançıkaracak kadınları kullanırlar.Tuzak kurmak, şantaj yapmak, ulusal sırlara ulaşmak için cinselliklerinden yararlanan kadın ve erkek casuslar her devirde, her ülkede karşımıza çıkar. Amaç ve yöntem farklılaşsa bileortak yanları tektir: Aldatma.”
Mesela
Geleneğin hikmetiyle günümüzün gerçeği “Mesela”da buluşuyor.
“Doğu kültürü sosyal hayatı hikayelerle harmanlamayı, kuşaktan kuşağa aktarırken büyük veya küçük hikayeler üzerinden ilerlemeyi sever. Bazen kulağımızdan kısa bir hikaye girer, zihnimize veya kalbimize yerleşir, benliğimiz ile özdeşlik kurarak bize bir ders verir. Modern zamanlar maalesef bu devamlılığı bozdu ve bizi o tür medeniyet taşıyıcı hikayeciklerden, mesellerden mahrum bıraktı.
Bu coğrafyanın ve medeniyetin bağrında özenerek ve göz nuru ile üretilen iğne oyaları maalesef ucuz pahaya feda edildi. Ve şimdi bazısını restore veya tamir etmeye, kimisinin imitasyonunu yapmaya, kimisini de inşa ve ibda usulüyle yeniden üretmeye mecburuz.”
Bu mecburiyete dikkat çeken İskender Pala, “Mesela” diye okumaya başlayacağımız doksan dokuz hikaye sunuyor bize. Her bir hikaye “mutlaka”larımız ile “keşke”lerimiz üzerine yeni bir bakış açısı getiriyor. Bazen bizi eski zamanlara götürüyor, bazen güncel sorunlara farklı bir gözle bakmamızı sağlıyor, en çok da çevremizi ve kendimizi tekrar tanımamıza kapı aralıyor. Usta kalemiyle geleneğin hikmetlerini ve günümüzün tecrübelerini güncel bir üslupta buluşturan Pala, okuyucularına eğlenceli ve yararlı bir okuma serüveni vadediyor.
Theogonia – İşler Ve Günler – Hasan Ali Yücel Klasikleri 286
Hesiodos (y. MÖ 8. yüzyıl): Kullandığı dil, yapıtlarının taşıdığı bazı karakteristik özellikler, hayatı hakkında çok az bilgiye sahip olduğumuz Hesiodos’un Aiol ve İon kökenli olduğunu göstermektedir. Büyük ozana ait olduğu kanıtlanmış iki önemli eserden biri olan Theogonia, evrenin yaratılışı, tanrıların doğuşu, tanrıların ve tanrısal varlıkların soyları gibi Yunan kozmolojisini kuran meseleler ile belli başlı Yunan efsanelerini konu alan epik bir eserdir. Yunan didaktik şiirinin ilk örneği kabul edilen İşler ve Günler’de ise ozan, insanlık tecrübesine adalet, erdem, çalışma, cömertlik, hak, hukuk, düzen ve doğruluk gibi kavramların “gerçeğini” söyleyerek dokunur; tarım, denizcilik işlerine dair işlevsel bilgiler sunar; ayın uğurlu ve uğursuz günlerini sıralar. Bu bilgece öğütler Anadolu insanına yabancı gelmeyecektir, zira konuşan sadece Hesiodos değil, aynı zamanda Akdeniz halklarıdır. Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi, bu iki eserin bu en değerli çevirisini, Azra Erhat’ın hazırladığı “Hesiodos Eseri ve Kaynakları” başlıklı inceleme ve sözlük eşliğinde yeniden okurla buluşturuyor.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.