Olduğu Kadar Güzeldik
₺250,00 Orijinal fiyat: ₺250,00.₺213,00Şu andaki fiyat: ₺213,00.
Kadir İnanır’la Türkan Şoray bir düğünde karşılıklı oynuyorlardı televizyonda. Biraz sonra vurulacaklardı biliyorum, belki on kez izlediğim film. Ama yine de biraz sonra biteceği bilinen bütün mucizeler gibi çok güzeldiler.”
Olduğu Kadar Güzeldik, Bandırma’nın rüzgârını, Ezine’nin güneşini, Ankara’nın soğuk yüzünü okuruna taşıyor. Çocukluk travmalarından gençlik sancılarına, taşranın umutsuzluğundan büyük şehirlerin yabancılığına savrulan karakterler, okuru hem düşündürüyor hem derinden etkiliyor.
Bu öyküler, bir nostalji albümünün sayfalarını karıştırmak gibi: Her biri tanıdık ama bir o kadar da derin. Aile içindeki küçük sırlar, çocukluğun unutulmuş oyunları, hayata tutunmaya çalışanların ince hesapları… Hepsi ince ince işlenmiş bu hikâyelerde saklı. Okudukça bir çay bardağının buğusunda, eski bir şarkının melodisinde kendinizi bulacaksınız.
60. Sait Faik Hikâye Armağanı’na layık görülen Olduğu Kadar Güzeldik ile Mahir Ünsal Eriş taşranın mahzun, muzip ve meraklı dünyasını yeniden kuruyor.
| Yayınevi | Doğan Kitap |
|---|---|
| Yazar | Mahir Ünsal Eriş |
| Sayfa Sayısı | 128 |
| Kağıt Cinsi | 2. Hamur |
| Baskı Yılı | 2024 |
| Boyut | “13, 5 X 19, 5″ |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
1 adet stokta
Doğan Kitap – Olduğu Kadar Güzeldik
/n
Kadir İnanır’la Türkan Şoray bir düğünde karşılıklı oynuyorlardı televizyonda. Biraz sonra vurulacaklardı biliyorum, belki on kez izlediğim film. Ama yine de biraz sonra biteceği bilinen bütün mucizeler gibi çok güzeldiler.”
Olduğu Kadar Güzeldik, Bandırma’nın rüzgârını, Ezine’nin güneşini, Ankara’nın soğuk yüzünü okuruna taşıyor. Çocukluk travmalarından gençlik sancılarına, taşranın umutsuzluğundan büyük şehirlerin yabancılığına savrulan karakterler, okuru hem düşündürüyor hem derinden etkiliyor.
Bu öyküler, bir nostalji albümünün sayfalarını karıştırmak gibi: Her biri tanıdık ama bir o kadar da derin. Aile içindeki küçük sırlar, çocukluğun unutulmuş oyunları, hayata tutunmaya çalışanların ince hesapları… Hepsi ince ince işlenmiş bu hikâyelerde saklı. Okudukça bir çay bardağının buğusunda, eski bir şarkının melodisinde kendinizi bulacaksınız.
60. Sait Faik Hikâye Armağanı’na layık görülen Olduğu Kadar Güzeldik ile Mahir Ünsal Eriş taşranın mahzun, muzip ve meraklı dünyasını yeniden kuruyor.
İlgili ürünler
Çikolataca Konuşur Musun
Çikolatanın gücünü asla hafife almayın!
Jaz, okulun yeni öğrencisi Nadima sınıflarına geldiğinde çok sevinmişti. En sonunda bir sıra arkadaşı olacaktı. Tek sorun Nadima’nın tek kelime bile İngilizce konuşamamasıydı. Nadima Suriye göçmeniydi. Jaz kısa sürede Nadima ile iletişim kurmanın bir yolunu bulur: Çikolata!
Jaz, arkadaşları ve ailesiyle ilişkilerinde; disleksi olduğu için de bazı derslerinde zorluklar yaşayıp hatalar yapsa da bu durumu düzeltmek için daima çaba gösteriyor. Nadima ile arkadaşlıklarında onları farklı kılan değil birleştiren şeyler üzerine yöneliyor.
Ailesiyle birlikte Suriye’deki iç savaştan botlarla kaçıp İngiltere’de bombalardan ve silahlardan uzakta yeni hayatına uyum sağlamaya çalışan Nadima ve Jaz’ın çok özel dostlukları okuyucuları gülümsetirken bazen de savaş ve mültecilik gibi hassas konular üzerine düşündürecek.
Çikolataca Konuşur Musun? arkadaşlığın dilinin kelimeler değil anlamlar olduğunu ve farklı diller konuşmanın, farklı kültürlerden gelmenin arkadaşlığın önünde engel olmadığını gösteren sımsıcak bir arkadaşlık hikâyesi.
Biraz çikolatadan daha fazlası!
Deve Gözü
Eserleriyle dünya edebiyatında en fazla tanınan yazarlardan olan Cengiz Aytmatov, bu kısa hikayesinde her zamanki berrak ve sade üslûbunu bu defa tabiat tasvirleri için kullanmıştır. Onun eserlerini okurken, tasvir ettiği yerlere ayak basmış, o yerleri karış karış gezmiş gibi hissedersiniz. Deve Gözü isimli bu hikâye de işte o eserlerden biridir. Aytmatov’un halk ile aydınlar arasındaki çatışmaya da yer verdiği bu hikayesi, kısalığına rağmen okuyucuda iz bırakır. Bunda hikâyenin muhtevası kadar Aytmatov’un üslubunun da tesiri olduğu muhakkaktır.
Halid Ziya Uşaklıgil’in Kaleme Aldığı Ve Tercüme Ettiği Öykülerden Bir Seçki: Nakil
Türk edebiyatının usta kalemlerinden Halid Ziya Uşaklıgil, henüz çocukken Gedikpaşa Tiyatrosu’nda seyrettiği oyunlar vesilesiyle Fransız kültürü ve edebiyatıyla tanışır; bu tanışıklık İzmir Rüşdiyesi’nın sıralarında öğrenciyken Fransızca dersine duyduğu sevgiyle daha da ileri bir boyuta taşınır. Yine bu esnada yazar, özel hocası Auguste de Jaba’nın etkisiyle ilk tercümesini yapar; önceleri Jaba’nın seçtiği kitapları tercüme ederken bir süre sonra bağımsız devam eder ve tercümeye duyduğu tutkuyu şu sözlerle dile getirir: “Artık delice bir hevesle, birini bırakıp ötekine koşarak, bir oyuncak dolu masanın önünde kendisini şaşırmış bir çocuk hâliyle tercümeler yapmaya başladım.”
Halid Ziya Uşaklıgil’in Alphonse Daudet, Guy de Maupassant, Émile Zola gibi Fransız edebiyatının önde gelen kalemlerinden tercüme ettiği öykülerle kendi öykülerini bir araya getirdiği ve çiçeği burnunda bir yazarın hikâye anlatmanın her yönüne duyduğu derin tutkuyu gözler önüne seren eşsiz eseri Nâkil, eksiksiz olarak ilk kez gün yüzüne çıkıyor...
Şark Kızı
Şark kızı…
Yürükleri burkan, akılları şaşırtan yaşanmış hayat hikâyesi…
Aşkın, sadakatin ve mertliğin sembolü…
Kötülüklere karşı başı dik, iyiliklere karşı boynu eğik…
Ağrı dağı kadar müthiş bir cesaret!
Van Gölü gibi esrarengiz…
Onur dolu, iffet dolu…
Güzelliği karakterine kazınmış…
Dürüstlüğü inancından almış…
Dünyaya sığmayan bir sevdanın sahibi…
Şark kızı…
Anadolu Kızı…
Bu toprakların kızı…
Bu sevda masalında mest olmak istiyorsanız;
Ebedi aşkın doyumsuzluğuna buyurun…

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.