Meraklısı İçin Ortadoğu Kitabı
₺595,00 Orijinal fiyat: ₺595,00.₺505,00Şu andaki fiyat: ₺505,00.
“Ortadoğu geçmiş zamanla yazılamaz, şimdiki zamanda yazılmaktadır.”
Türkiye’nin dört Cumhurbaşkanı Filistin Cephesi’nde çarpıştı, ikisi İngilizlerin Mısır’daki esir kampında kaldı. Hepsi Kurtuluş Savaşı’nda ön saflardaydı.
Türkiye’nin üç Cumhurbaşkanı, zamanında Sovyetler Birliği olan Rusya’ya karşı İsrail ve İran’la kurulan gizli istihbarat işbirliği anlaşmasında görev almıştı. Uygarlıkların ve savaşların beşiği Ortadoğu’da rüzgârların ve ittifakların ne kadar çabuk yön değiştirdiğini biliyorlardı.
Nitekim Türkiye’nin NATO müttefiki ABD’nin bir başkanı, PKK liderinin yakalanıp hapsedilmesine yardımcı olurken, bir başkasının PKK’nın Suriye koluyla askeri işbirliğine gittiğine tanık olduk.
Kitapta “Başka bir Suriye siyaseti mümkün müydü?” sorusuna yanıt ararken, Gazze faciasıyla dünyanın vicdanını kanatan İsrail-Filistin çatışmasını ya da Kürt milliyetçiliğini mercek altına alırken, bütün bunların bir asır önce yarım kalmış hesaplardan ayrı düşünülemeyeceğine tanık olacaksınız. Siyasal İslamcılığı uluslararası ilişkilerde kullanma fikrinin İngiliz icadı olmayıp onların başka bir müttefikimizden kopya çekip geliştirdiğine de…
Düşünün ki “Ortadoğu” ifadesi bile bizlere, bölgemizin halklarına ait değil: Nerenin ortası, nereye göre doğu, değil mi? Kitapta bulacaksınız.
Coğrafyamızda yüzlerce kez tekerrür eden tarih elbette geçmiş zamanla anlatılamaz, her gün haberlerde yazılmaya devam ediyor.
| Yayınevi | Doğan Kitap |
|---|---|
| Yazar | Murat Yetkin |
| Sayfa Sayısı | 536 |
| Kağıt Cinsi | 2. Hamur |
| Baskı Yılı | 2024 |
| Boyut | “13, 0″, 5 X 21 |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
1 adet stokta
Doğan Kitap – Meraklısı İçin Ortadoğu Kitabı
/n
“Ortadoğu geçmiş zamanla yazılamaz, şimdiki zamanda yazılmaktadır.”
Türkiye’nin dört Cumhurbaşkanı Filistin Cephesi’nde çarpıştı, ikisi İngilizlerin Mısır’daki esir kampında kaldı. Hepsi Kurtuluş Savaşı’nda ön saflardaydı.
Türkiye’nin üç Cumhurbaşkanı, zamanında Sovyetler Birliği olan Rusya’ya karşı İsrail ve İran’la kurulan gizli istihbarat işbirliği anlaşmasında görev almıştı. Uygarlıkların ve savaşların beşiği Ortadoğu’da rüzgârların ve ittifakların ne kadar çabuk yön değiştirdiğini biliyorlardı.
Nitekim Türkiye’nin NATO müttefiki ABD’nin bir başkanı, PKK liderinin yakalanıp hapsedilmesine yardımcı olurken, bir başkasının PKK’nın Suriye koluyla askeri işbirliğine gittiğine tanık olduk.
Kitapta “Başka bir Suriye siyaseti mümkün müydü?” sorusuna yanıt ararken, Gazze faciasıyla dünyanın vicdanını kanatan İsrail-Filistin çatışmasını ya da Kürt milliyetçiliğini mercek altına alırken, bütün bunların bir asır önce yarım kalmış hesaplardan ayrı düşünülemeyeceğine tanık olacaksınız. Siyasal İslamcılığı uluslararası ilişkilerde kullanma fikrinin İngiliz icadı olmayıp onların başka bir müttefikimizden kopya çekip geliştirdiğine de…
Düşünün ki “Ortadoğu” ifadesi bile bizlere, bölgemizin halklarına ait değil: Nerenin ortası, nereye göre doğu, değil mi? Kitapta bulacaksınız.
Coğrafyamızda yüzlerce kez tekerrür eden tarih elbette geçmiş zamanla anlatılamaz, her gün haberlerde yazılmaya devam ediyor.
İlgili ürünler
Dayının Casusları
Çok fazla kişi vardı. Birbirlerini tanımaları istenmiyordu…
Malikanenin içerisinde de eşi ile kalmadı...
Bahçede bulunan küçük müştemilatta dört gece geçirdiler... Malikaneye giderken yol üstünde eşyalarını görevliye bıraktılar.
Kendilerine bir de kod isim verilmişti.
Ve orada ilk kez şunu duydu: “Dayının akrabaları geldi, haber verin!”
Kim bu dayı?
O gün ilk defa sabah beş civarında uyanır...
Heyecanlıdır...
Elindeki mektubu kriminal şubeye götürecek ve “kim” olduğuna ulaşacaktır...
Eşini öper, çocuklarına sarılır ve... Hayal kırıklığı yaşar...
Çünkü parmak izi tespit edilememiştir...
Bir dostu pasaport şubeye gitmesini söyler ve gider...
Artık ilk parmak izi tespit edilmiştir!
Türkiye’nin tarihi yeniden yazılacaktır...
Kim bu hayalet?
Hayalet İmam-Darbenin Görünmez Adamı Adil Öksüz
-Adil Öksüz MİT elemanı mı ve kod adı Timsah mı?
- Mahrem imam olduğu bilinmesine rağmen hakkında daha önce niçin işlem yapılmadı?
- Adil Öksüz, hangi taktikle karakolda tutuldu?
- Başbakanlık Müşaviri’yle karakolda Arapça neler konuştu?
- Sorgu sırasında, Cumhuriyet Savcısı’yla hangi ayetle ilgili tefsir tartışması yaptı?
- Savcı o konuşma sonrası “mahrem imam” olduğuna nasıl karar verdi?
- Hâkim ile Cumhuriyet Savcısı arasında nasıl bir konuşma geçti?
- Serbest bırakıldıktan sonra avukatına telefonda neler sordu?
- “Hayalet imam” olduğunu ilk kim gündeme getirdi?
- Meydan meydan dolaştığı iddiasına rağmen niçin yakalanmadı?
- Tetikçi “Yeşil” ile Adil Öksüz arasında hangi benzerlikler var?
- Yakınları, neden Adil’in yurtdışına çıkmadığını söylüyor?
- Yakalama kararı çıkarmayan hâkim ve yakalamayan Emniyet mensubuna ne oldu?
15 Temmuz darbe girişiminin hemen ertesi günü darbenin merkezi sayılan Akıncı Hava Üssü yakınlarında yakalandı. Tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmasının ardından kendisinden bir daha haber alınamadı. Hakkında bir sürü haber çıkan ve hala yakalanamayan Adil Öksüz dosyası üzerine etkili bir çalışma…
Herkes Kendi Hayatının Kahramanı
Psikiyatrist Dr. Gülcan Özer, hayata dair biriktirdiklerini, dileklerini, arkanıza bakmadan kaçın dediklerini, hayatın, kararların ve kederlerin insana ait ve biricik olduğunu,
doğru yaşamın bir kuralı olmadığını, insanın kendisiyle, geçmişiyle ve muhtemel geleceğiyle baş edebilmesinin önkoşulunun kendisini, geçmişini ve muhtemel geleceğini
iyisiyle kötüsüyle doğru okumaktan geçtiğini anlatıyor.
Gülcan Özer, ikili ilişkilere dayandırdığı bu ilk kitabı
Herkes Kendi Hayatının Kahramanı ’nda, “Aşk nedir, iyi midir kötü müdür, biter mi, ilk aşk en şahanesi midir, aşkın gözü kör mü, illa âşık olunmalı mı?” sorularıyla başlıyor sözlerine.
Onun kelamıyla söyleyelim:
“İstediğinizi alın, istemediğinizi bırakın…”
Katli Vacip
Katli Vacip , laiklik ile din ve vicdan özgürlüğünün iki kardeş olduğunu da gözler önüne seriyor. Çünkü laiklik, en çok dindar yurttaşlarımızın inançlarının onlara bir bıçak gibi saplanmasını engelliyor. İnançlarını, sömürüden özgürleştiriyor. Yediğine, içtiğine, adımına, hatta cinselliğine bir şeyhin karar verdiği düzendeki ölümcül bağlanmanın, aslında hür inancı ortadan kaldırdığını bir fotoğraf karesine dönüştürüyor.
BARIŞ TERKOĞLU
Elinizdeki kitap kendi yarattıkları çamurda boğulanlar kadar, istismar çarkına itiraz edenlerin ve irini patlatmak isteyenlerin de toprak altına atılmasını anlattı. Asıl azmettirenlerin sorgulanması için cesur bir ilk adımdı, atıldı. Şimdi, tarikatları bir sivil toplum kuruluşu gibi yutturmaya çalışanların aslında hangi suçları da örtbas ettiklerini gördünüz. Artık sır değil ve siz de biliyorsunuz. O halde bu değerli gazetecilik kitabındakileri unutmamak göreviniz. Zira, yarının adil düzeni için bir savcının masasında açılacak dosyanın ilk harflerinden birini okudunuz.
BARIŞ PEHLİVAN
Kripto Üçgeni
Saklı Seçilmişler
Susurluktan Pekergate’e Mafya-Siyaset-Ticaret
Sedat Peker’in iddialarının odağındaki isimlerin oluşturduğu ağ, Türkiye’de “Mafya-Siyaset-Ticaret” ilişkilerinin nasıl kurumsallaştığını gösteriyor. Aradan yıllar geçmesine rağmen, Susurluk’ta adları yer alan bazı isimler Pekergate’te de varlar. Bu durum, rejimin Susurluk’tan AKP’nin “Yeni Türkiye”sine taşındığını ortaya koyuyor.
TBMM’de bu iddiaları halk adına sorgulayan milletvekillerinden Ali Mahir Başarır, Pekergate skandalındaki olayları tek tek inceleyerek her birini ayrı dosya haline getirdi. Ortaya iddiaların bile ötesinde bir rejim çıktı: Narkopolitik rejim.
Yerli ve milli baronlar, Balkan kontları, Kafkasya lordları…
Türkiye’ye kara para aklamaya gelen finans dükleri…
Uluslararası bağlantıları olan uyuşturucu şebekeleri…
İstanbul’u merkez yapan çokuluslu mafyalar…
Gemiler, TIR’lar, silahlar, suikastlar, cinayetler…
Servet transferi borsaları…
Siyaset, yargı, emniyet, istihbarat, ticaret…
Elinizdeki kitapta tüm bu ilişkileri isim isim, olay olay okuyacaksınız. Türkiye’nin nasıl bir rejime dönüştürüldüğünü tüm çıplaklığıyla göreceksiniz.
Türk – Yunan Sorunları
“Türk-Yunan ilişkilerinin seyrini ABD, NATO ve Avrupa’dan ayrı tutmak mümkün olmamakla birlikte, Yunanistan’ın bağımsızlığını kazandığı 1829 yılından itibaren 2024 yılına kadar geçen 195 yıl içinde, her iki devlet arasındaki sorunlarda, bazı ülkelerin siyasi tercihlerini gerek ulusal çıkarları, gerekse eski Yunan medeniyetine duyulan hayranlık ve dinsel nedenler ile Yunanistan lehine kullandığı görülmektedir. AK parti iktidarının son yıllardaki dış politika tercih ve önceliklerinin de etkisiyle birlikte, ABD ile Fransa ile İngiltere gibi bir kısım Avrupa Birliği ülkeleri ve Ayrıca İsrail, Mısır, Suudi Arabistan ve BAE gibi Ortadoğu devletlerinin Yunanistan’ı cesaretlendirici tutum ve davranışları neticesinde, yenilerinin eklenmesi beklenen mevcut sorunların kısa süre içerisinde çözümlenmeyeceği değerlendirilmektedir.”

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.