Türk – Yunan Sorunları
₺300,00 Orijinal fiyat: ₺300,00.₺248,00Şu andaki fiyat: ₺248,00.
“Türk-Yunan ilişkilerinin seyrini ABD, NATO ve Avrupa’dan ayrı tutmak mümkün olmamakla birlikte, Yunanistan’ın bağımsızlığını kazandığı 1829 yılından itibaren 2024 yılına kadar geçen 195 yıl içinde, her iki devlet arasındaki sorunlarda, bazı ülkelerin siyasi tercihlerini gerek ulusal çıkarları, gerekse eski Yunan medeniyetine duyulan hayranlık ve dinsel nedenler ile Yunanistan lehine kullandığı görülmektedir. AK parti iktidarının son yıllardaki dış politika tercih ve önceliklerinin de etkisiyle birlikte, ABD ile Fransa ile İngiltere gibi bir kısım Avrupa Birliği ülkeleri ve Ayrıca İsrail, Mısır, Suudi Arabistan ve BAE gibi Ortadoğu devletlerinin Yunanistan’ı cesaretlendirici tutum ve davranışları neticesinde, yenilerinin eklenmesi beklenen mevcut sorunların kısa süre içerisinde çözümlenmeyeceği değerlendirilmektedir.”
| Yayınevi | Kırmızı Kedi Yayınevi |
|---|---|
| Yazar | Ali Demir |
| Sayfa Sayısı | 288 |
| Kağıt Cinsi | 2. Hamur |
| Baskı Yılı | 2024 |
| Boyut | “13, 00″, 70 X 23 |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
18 adet stokta
Kırmızı Kedi Yayınevi – Türk – Yunan Sorunları
/n
“Türk-Yunan ilişkilerinin seyrini ABD, NATO ve Avrupa’dan ayrı tutmak mümkün olmamakla birlikte, Yunanistan’ın bağımsızlığını kazandığı 1829 yılından itibaren 2024 yılına kadar geçen 195 yıl içinde, her iki devlet arasındaki sorunlarda, bazı ülkelerin siyasi tercihlerini gerek ulusal çıkarları, gerekse eski Yunan medeniyetine duyulan hayranlık ve dinsel nedenler ile Yunanistan lehine kullandığı görülmektedir. AK parti iktidarının son yıllardaki dış politika tercih ve önceliklerinin de etkisiyle birlikte, ABD ile Fransa ile İngiltere gibi bir kısım Avrupa Birliği ülkeleri ve Ayrıca İsrail, Mısır, Suudi Arabistan ve BAE gibi Ortadoğu devletlerinin Yunanistan’ı cesaretlendirici tutum ve davranışları neticesinde, yenilerinin eklenmesi beklenen mevcut sorunların kısa süre içerisinde çözümlenmeyeceği değerlendirilmektedir.”
İlgili ürünler
Güç Mücadelesinde Türkiye
Türkiye bir Bölgesel Güç mü veya Büyük Güç müdür? Ya da Türkiye Bölgesel Güç veya Büyük Güç olmalı mıdır? Son dönemlerdeki bölgesel ve küresel gelişmeler ve bu gelişmelerin gölgesinde Türkiye’nin hamleleri bu soruları akla getirmektedir. Türkiye, özellikle Soğuk Savaş sonrası değişen dünya koşullarının da etkisiyle 21’inci yüzyıla bölgesinde etkin ve güçlü olma iddiasıyla girdi. Özellikle milli menfaatlerin uzandığı alanlarda bölgesel güç olma yolunu seçti. Bu noktada doğal olarak ülkenin sahip olduğu güç bileşenlerinin bölgesel güç olmak için yeterli olup olmadığı hayati bir soru olarak ortaya çıkmaktadır. Zamanında büyük güç hatta küresel bir güç olan Osmanlı İmparatorluğu’nun güçten düşmesiyle birlikte bir ulus devlet olarak kurulan Türkiye Cumhuriyeti kuruluş yıllarından itibaren bölgesinde barışı ve istikrarı hem teşvik etmiş hem de garantisi olmuştur.
Hayalet İmam-Darbenin Görünmez Adamı Adil Öksüz
-Adil Öksüz MİT elemanı mı ve kod adı Timsah mı?
- Mahrem imam olduğu bilinmesine rağmen hakkında daha önce niçin işlem yapılmadı?
- Adil Öksüz, hangi taktikle karakolda tutuldu?
- Başbakanlık Müşaviri’yle karakolda Arapça neler konuştu?
- Sorgu sırasında, Cumhuriyet Savcısı’yla hangi ayetle ilgili tefsir tartışması yaptı?
- Savcı o konuşma sonrası “mahrem imam” olduğuna nasıl karar verdi?
- Hâkim ile Cumhuriyet Savcısı arasında nasıl bir konuşma geçti?
- Serbest bırakıldıktan sonra avukatına telefonda neler sordu?
- “Hayalet imam” olduğunu ilk kim gündeme getirdi?
- Meydan meydan dolaştığı iddiasına rağmen niçin yakalanmadı?
- Tetikçi “Yeşil” ile Adil Öksüz arasında hangi benzerlikler var?
- Yakınları, neden Adil’in yurtdışına çıkmadığını söylüyor?
- Yakalama kararı çıkarmayan hâkim ve yakalamayan Emniyet mensubuna ne oldu?
15 Temmuz darbe girişiminin hemen ertesi günü darbenin merkezi sayılan Akıncı Hava Üssü yakınlarında yakalandı. Tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmasının ardından kendisinden bir daha haber alınamadı. Hakkında bir sürü haber çıkan ve hala yakalanamayan Adil Öksüz dosyası üzerine etkili bir çalışma…
Katli Vacip
Katli Vacip , laiklik ile din ve vicdan özgürlüğünün iki kardeş olduğunu da gözler önüne seriyor. Çünkü laiklik, en çok dindar yurttaşlarımızın inançlarının onlara bir bıçak gibi saplanmasını engelliyor. İnançlarını, sömürüden özgürleştiriyor. Yediğine, içtiğine, adımına, hatta cinselliğine bir şeyhin karar verdiği düzendeki ölümcül bağlanmanın, aslında hür inancı ortadan kaldırdığını bir fotoğraf karesine dönüştürüyor.
BARIŞ TERKOĞLU
Elinizdeki kitap kendi yarattıkları çamurda boğulanlar kadar, istismar çarkına itiraz edenlerin ve irini patlatmak isteyenlerin de toprak altına atılmasını anlattı. Asıl azmettirenlerin sorgulanması için cesur bir ilk adımdı, atıldı. Şimdi, tarikatları bir sivil toplum kuruluşu gibi yutturmaya çalışanların aslında hangi suçları da örtbas ettiklerini gördünüz. Artık sır değil ve siz de biliyorsunuz. O halde bu değerli gazetecilik kitabındakileri unutmamak göreviniz. Zira, yarının adil düzeni için bir savcının masasında açılacak dosyanın ilk harflerinden birini okudunuz.
BARIŞ PEHLİVAN
Menzil Bir Tarikatın İki Yüzü
Menzil’e gidenin uyuşturucuyu bırakması için neler yapılıyor?
Menzil niçin ikiye bölündü? Şeyhler arasında nasıl bir mücadele sürüyor?
Menzil şeyhi niçin zehirlenmek istendi? Yargı ve Emniyet neden kapıştı?
Alparslan Türkeş, Menzil için kime hangi görevi verdi? Sonunda ne oldu?
Tarikat, Bilgin Balanlı’nın Hava Kuvvetleri Komutanlığı’nı nasıl önledi?
Menzil, bürokrasi ve siyasette nasıl bir yol izliyor?
Holding kuran tarikatın ticari işleri nasıl yürütülüyor?
Kılıçdaroğlu’nun danışmanı Menzil’e niçin gitti?
Menzil 15 milyon lirayı kurtarmak için kimden yardım istedi?
Şeyh ailesine meleklerin hizmet ettiği, sofilerin parasız çalıştığı doğru mu?
Diyanet’in tarikat raporunda Menzil için ne deniliyor?
Şeyh 15 Temmuz için neden film dedi, generallerle neler konuşuldu?
İlk kez Saygı Öztürk’e konuşan şeyhler Feyzeddin ve Saki Erol, Atatürk, laiklik ve ticaret konusunda neler anlattı, birbirlerini neyle suçladılar?
Araştırmacı gazeteci-yazar Saygı Öztürk, Menzil’e ve Buhara’ya gitti, şeyhlerle, sofilerle konuştu, “tövbe alma”, “ölüm hatmesi” ritüellerine katıldı. Tarikatın dününü, bugününü, yaşananları, söylenenleri yerinde gördü, araştırdı, yaşadı ve yazdı.
Parsel Parsel Ankara
Melih Gökçek başbakan olabilmek için neler yaptı?
AKP kurulmadan önce ABD ziyaretinde neler yaşandı?
30 yıl boyunca nasıl “örgüt” gibi hareket etti?
A Takımında kimler vardı?
Fenerbahçe’ye neden başkan olmak istedi?
Genelev patronları Ankara’da neler yaptı?
Gözaltına alındığında kim kurtardı?
Trafik kavgasında neden silah kullanıldı?
Turgut Özal kime ve neden “dangalak” dedi?
İlk “parsel parsel” satış ne zaman gerçekleşti?
ANKAPARK ihalesinin ucu hangi mafya liderine uzandı?
Osman Gökçek ölen çete lideriyle ne konuştu?
Zekeriya Öz’ü Dubai’de ağırlayan kişinin
Melih Gökçek ile ne ilişkisi vardı?
FETÖ firarisini kim, nasıl korudu?
17-25 Aralık’tan sonra FETÖ’ye imar rantı sağlandı mı?
15 Temmuz’dan sonra FETÖ’cü isme parsel verildi mi?
Parsel Parsel, bunlar ve daha onlarca sorunun yanıtını veriyor…
Siz Kimi Kandırıyorsunuz
Tarihin labirentlerinde, ezber bozan, şaşırtıcı bir yolculuk…
Ülkelerin dünü ve bugünü arasındaki kimi benzerlikler şaşırtıcıdır.
Osmanlı Padişahı Abdülaziz’in 30 Mayıs 1876’da askeri darbeyle tahttan indirilmesi ile Cumhuriyet döneminde ağır ekonomik kararlar alan hükümetlerin başına gelenler benzerdi.
Protestanlığın yayılmasında Osmanlı’nın rolü neydi?
İngilizler, Osmanlı istihbarat örgütünü neden ve nasıl kurdu?
MHP’nin 2000’li yıllarda başörtüsünü desteklemeye başlaması şaşırtıcı değildi, çünkü Ülkücü harekette yaklaşık 50 yıl önceki Nihal Atsız-Alparslan Türkeş ayrılığıyla birlikte tarihsel dönüşüm yaşanmış, oy uğruna İslam motifinden yararlanmaya karar verilmişti.
Geçmişte ülkenin sosyo-ekonomik ve siyasi hayatında önemli rol oynayan tarikatların bugün geldiği nokta ne?
Dünün Akıncı Gençler’i bugün ne yapıyor?
AKP’lilerin eşleri neden örtündü?
Dincilerin, Mehmed Âkif Ersoy’la ilgili yalanı nasıl son buluyor?
Türk “Che Guevera”lar nasıl ortaya çıktı?
Doğruyu bulmak, zekâ ve bilgi meselesinden çok, kişilik ve ahlak sorunudur.
Susurluktan Pekergate’e Mafya-Siyaset-Ticaret
Sedat Peker’in iddialarının odağındaki isimlerin oluşturduğu ağ, Türkiye’de “Mafya-Siyaset-Ticaret” ilişkilerinin nasıl kurumsallaştığını gösteriyor. Aradan yıllar geçmesine rağmen, Susurluk’ta adları yer alan bazı isimler Pekergate’te de varlar. Bu durum, rejimin Susurluk’tan AKP’nin “Yeni Türkiye”sine taşındığını ortaya koyuyor.
TBMM’de bu iddiaları halk adına sorgulayan milletvekillerinden Ali Mahir Başarır, Pekergate skandalındaki olayları tek tek inceleyerek her birini ayrı dosya haline getirdi. Ortaya iddiaların bile ötesinde bir rejim çıktı: Narkopolitik rejim.
Yerli ve milli baronlar, Balkan kontları, Kafkasya lordları…
Türkiye’ye kara para aklamaya gelen finans dükleri…
Uluslararası bağlantıları olan uyuşturucu şebekeleri…
İstanbul’u merkez yapan çokuluslu mafyalar…
Gemiler, TIR’lar, silahlar, suikastlar, cinayetler…
Servet transferi borsaları…
Siyaset, yargı, emniyet, istihbarat, ticaret…
Elinizdeki kitapta tüm bu ilişkileri isim isim, olay olay okuyacaksınız. Türkiye’nin nasıl bir rejime dönüştürüldüğünü tüm çıplaklığıyla göreceksiniz.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.