Kuşatılmış Toplum
₺420,00 Orijinal fiyat: ₺420,00.₺345,00Şu andaki fiyat: ₺345,00.
1 adet stokta
Kuşatılmış Toplum
Bu eser insanların toplu halde bu dünyada nasıl yaşadıklarını ve nasıl yaşamak istediklerini belirlemesi için gereken düşünsel araçları yenileme girişiminin sonucu. Bauman akıcı bir dille bu araçların, özellikle de sosyoloji disiplininin geçmişten bugüne katettiği yolculuğu bize rahat bir dille ve derin bir entelektüel birikimle sunuyor. Her şeyin akış halinde olduğu modern çağda, bireylerin ve toplulukların önündeki tercihleri, sorunları, tehlikeleri ve belirsizlikleri tek tek masaya yatırıyor.
Bauman sosyolojinin yaşadığımız çağda tekrar büyük bir önem kazanacağını söylüyor bize. Yaşadığımız dünya insanların yarattığı ve yeniden yaratabileceği bir dünya. Dahası aynı dünya yaşanan onca çevresel, politik, toplumsal ve ekonomik felaket karşısında, insanların varlıklarını sürdürebilmek için farklılıklarıyla uzlaşmasının her zamankinden daha acil hale geldiği bir yer artık.
İşte Bauman okurlarına sosyolojinin insanları bu felaketlerden kaçınıp, yaşadıkları dünyayı nasıl daha iyi bir yere dönüştürebileceğinin ipuçlarını veriyor…
İlgili ürünler
Edebiyat Sohbetleri
Bugün, en az 12 asırlık yazılı Türk edebiyatı eserlerine harcanan Türk emeğini, Türk zevkini, Türk duygu ve düşüncesini hiçe saymaya hakkımız yoktur. Yeni Türk Edebiyatı, Halk Edebiyatı ve Divan Edebiyatı olarak kendi klasiklerini, kendi tarihi-içtimai devirleri ve şartları içinde, kendi estetiği ve kendi değerleriyle tanımaya mecburdur.
Bu, edebiyatlar, iyi tanındığı takdirde, onların yeni medeniyet dünyası içinde de, her şeyden çok, kendi temellerine dayanan bir Türk Edebiyatı vücuda getirmek için asıl kaynak değeri taşıdığı, çok yakından görülecektir.
İkinci Hayat
Kitaplar Ve Savaş – Savaş Zamanında Okurlar ve Kütüphaneler
Marguerite Yourcenar’ın Doğu Öyküleri Adlı Yapıtına Arketipsel Bir Yaklaşım
Metapoetika
Okuruma Mektuplar Prospero İle Caliban
Okuruma Mektuplar'da, yaşamın kanıksanmış yönlerine ayna tutarak şiir, aşk, ölüm, doğa, hastalık, yalnızlık gibi konularda ilgili tutkularını, bildiklerini, özlediklerini -kendini- tüm çıplaklığıyla ortaya koyan bir Ataç var karşımızda.Prospero ile Caliban'da ise, aydınların (mutlu azınlığın) toplumdaki görevi, yazar ve toplum ilişkisi, gelenek, uygarlık gibi konularda bizi çerçevenin dışına çıkarak düşünmeye çağırıyor."... kimine göre bir diken, kimine göre bir öğendireydi. En uyuşuk kafalara, bereketli bir 'acaba' akıtmakta ustaydı. (...) eleştirmeciliği, bir 'beğeni' eleştirmeciliğiydi. (...) Fakat nesnel ölçülerin dışında kaldığından olacak, içgüdüsü, sezgisi alabildiğine gelişmişti. Kendi sanat görüşüne uygun eserler arasında (bu görüşün on dokuzuncu yüzyılı aşamadığı da bir gerçektir) en özlülerini hemen sezer, deyimim hoş görülsün, bunların kokusunu alır, az eleştirmende görülen bir inatla da hemen savunurdu. Bu bakımdan aramızdan 'alacaklı' olarak ayrıldığını söyleyebiliriz."

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.