Hikayeler seti 4 Kitap
₺996,00 Orijinal fiyat: ₺996,00.₺795,00Şu andaki fiyat: ₺795,00.
1 adet stokta
Hikayeler seti 4 Kitap
– Kahve Tadında Hikayeler
– Çay Keyfinde Hikayeler
– Kurabiye Tadında Hikayeler
– Çikolata Tadında Hikayeler
İlgili ürünler
Başını Vermeyen Şehit
“Hava kapalıydı. Ufku, küflü demir renginde, ağır bulut yığınları eziyor, sürü sürü geçen kargalar tam hisarın üstünden uçarken sanki gizli bir kara haber götürüyorlarmış gibi acı acı bağırıyorlardı.
Palanka kapısının sağındaki beden siperinde sahipsiz bir gölge kadar sakin duran Kuru Kadı, yavaşça kımıldadı. İkindiden beri rutubetli rüzgârın altında düşünüyor; uzakta, belirsiz sisler içinde süzülen kurşuni kulelere bakıyordu. Bunların hepsi Türklerin elindeydi.”
*****
Başını Vermeyen Şehit; savaşta başı gövdesinden ayrılarak şehit düşen derviş Deli Mehmet’in, dilden dile dolaşan destansı bir hikâyesidir.
Dünya Hayal Kurma Günü
Düşle bir gün, senin olsun tüm hayallerin!
Şiirsel anlatımıyla edebiyatımızın en ince ruhlu kalemlerinden Habib Bektaş’ın yazdığı Dünya Hayal Kurma Günü , altı özel günü altı özgün öyküde buluşturan duygu yüklü bir öykü pınarı.
Esin kaynağını hayatın ta kendisinden alan öyküleriyle hem çocuk hem de yetişkin okurlarının yüreğini yaşama sevinciyle dolduran yazar, bu kitabıyla herkesi hayal kurmaya ve kendi özel gününü keşfetmeye çağırıyor.
Alabildiğine hayal kurmanın insan ruhunu ne denli coşturabileceğini gözler önüne seren Dünya Hayal Kurma Günü , kâh güldüren, kâh hüzünlendiren ama en çok da düşündüren öykü seçkisiyle yaratıcılığı kışkırtıyor.
Öyle bir gün ki… sadece senin bildiğin, sana özel! Herkesin özel bir günü vardır; unutamadığı, daima yüreğinin bir köşesinde yaşattığı. İşte bu çok özel günleri gün yüzüne çıkarıyor Dünya Hayal Kurma Günü . Türkiye'nin dört bir yanında çarpan altı küçük kalbin altı büyük öyküsünü anlatıyor bizlere. Onların sevinçlerine, kederlerine, heyecanlarına ortak kılıyor; hayal dünyalarına konuk, düşlerine arkadaş ediyor. Başkalarının hayatlarına göz kırparken duygulandırsa, hatta zaman zaman gözyaşı döktürse de umut ettirmekten ve hayal kurdurmaktan asla vazgeçirmiyor.
Okula başladığı ilk günü unutamayan küçük Tuna, hayalleri takas etme fikrini geliştiren Zeynep, evdeki huzursuzluğa dâhiyane bir çözüm önerisi getiren Özge, gülen bir babanın özlemiyle yanıp tutuşan Yakup, uzun yıllardır doğum günlerini pas geçen Filiz Öğretmen ve “Dünya Hayal Kurma Günü”nün mucidi Mustafa. Hepsini hayata bağlayan yegâne şey hayalleriydi…
Daha güzel ve anlamlı bir dünyanın hayal eden çocukların düşlerinde yeşerip serpileceğine inanan Habib Bektaş, insanı insan yapan değerlere vurgu yaptığı bu kitabında, okurlarını ters köşeye yatıracak öykülere imza atıyor.
Her öykünün sonunda Bektaş’ın çocuklara yönelttiği tartışma soruları ve sınıf etkinlikleri, okuduğunu anlama ve pekiştirme sürecine katkıda bulunuyor, okurların düşünme biçimlerini çeşitlendiriyor.
Hayatımızın Bir Günü
Devrimin etkilerinin sıcağı sıcağına hissedildiği Rusya’da gazetelerde ve dergilerde yayımladığı anlatılarda Bulgakov, bazen anekdotlardan, bazen güncel haberlerden, bazense kendi hayal gücünden yola çıkarak değişmekte olan yoksul toplumun günlük yaşamını, sıkıntılarıyla ve mutluluklarıyla gözlemlemişti. Hayatımızın Bir Günü’nde derlediğimiz yazılar, bir modern ustanın kaleminden yazılmış bir dönem tanıklığı olmasının yanı sıra kasvetli yaşamları dahi çekilir kılan mizahın da enfes bir örneği.
Kör Pencereler
Türk öykücülüğüne ve düşünce dünyasına yeni fikirler ve boyutlar kazandırarak unutulmaz eserler veren Rasim Özdenören, öykü ve düşüncedeki istikrarlı ve güçlü konumuyla kendinden sonra gelen pek çok yazarı etkiledi. Türkçeyi doğru ve güzel kullanmadaki mahareti, insan ruhunun sırlarına vâkıf olması, gözlemciliği, ayrıntıları yakalamadaki ustalığı, dilde ve muhtevada yerli duruşu her kesimde kabul gördü. Öyküleri; özetlenemez oluşuyla, her defasında yeniyi ve yenilenmeyi yakalamasıyla dikkat çekti. Benliğimizi, bilincimizi tazeleyen, okuyucusunu tekraren kendine çağıran metinler ortaya koydu. Toplumdaki değişmeyi, yabancılaşmayı, uyumsuzluğu, modern çağın insanının dramını ve trajiğini sergilemedeki başarısıyla özgün bir yere sahip oldu. Bu özellikleriyle edebiyat ve düşün dünyamızın bilgesi olarak anıldı. Türk öykücülüğünün ve deneme yazarlığının gelmiş geçmiş en usta kalemlerinden biri olarak temayüz etti.
Pencereler; kör, sağır, dilsiz, ışıksız ve ruhsuz… Bekleyişin, arayışın remzi davetkâr pencereler… Beklemek; kavuşma umudu olmadan ama hep kavuşma iştiyakıyla beklemek…
Aşk, kavuşma iştiyakının tezahürü… Sevgili; bütün pencerelerde, her yerde aranan ama her defasında pencereleri ve kapıları âşığın yüzüne kapatan sevgili… Âşık; arayan hep arayan, bir ölü balık gibi sevgiliyi bulduğunda hayat bulacak, sevgiliyle bütünleşen âşık… Gerçekle düş arası, hayal kırıklıkları, inlemeler, ağlamalar, ciğer yangını, yanık et kokuları…
Modern öykümüzün ustası Özdenören; Kör Pencereler ’de, insanın içinde başlayan, büyüyen, yaşayan, kavuşma mümkünken imkânsıza dönüşen aşkı anlatıyor. Hayalle gerçek sarkacında yaşanan aşkın öznesinin de nesnesinin de BEN olduğunu doyumsuz üslubuyla dile getiriyor. Büyük usta, Kör Pencereler ’le sanatını her dem tazelemeye devam ediyor.
Paranormal Hikayeler 2
“Paranormaliçe”nin üç yıldır beklenen yeni korku hikâyeleri ile baş başa kalmaya hazır mısınız?
Korku hikâyeleri ve videoları denince akla gelen ilk isim olan Işıl Işık, başta Japon efsaneleri olmak üzere dünyaca bilinen efsanelerden inanması zor olaylara, lanetli köylerden hayalet otobüse, Türk korku hikâyelerinden esrarengiz kayıp vakalarına, çözülememiş gizemli cinayetlere ve daha pek çok inanılmaz olaya değindiği, tüylerinizi diken diken edecek kısa öyküleri yeni kitabında topladı.
Paranormal Hikâyeler 2, korku severlerin ellerinden bırakamayacağı, ara vermeden okurken olayların arkasındaki gerilimin müziğini duyacakları türden tüyler ürpertici öykülerle sizleri bekliyor.
Stage-1 Animal Farm – İngilizce Hikaye
All Animals Are Equal
But Some Animals Are More Equal
Than Others
This story takes place on a farm in England. The animals of Manor Farm work too hard for the farmer Mr. Jones and they do not get much back in return for all of their work.
A wise pig named Old Major calls the animals together to give them a speech and to tell them about his dream. That is the start of the revolution. The animals decide that they will have better lives if they run the farm by themselves. They chase the humans away and write their own rules for their new farm: Animal Farm. They learn how to do everything by themselves. They even learn some human skills too like reading and writing.
But, will life on Animal Farm really be better than it was on Manor Farm? Will the animals really work less and have more? Will they really have more freedom? Or will things be worse than before?

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.