Halk Anlatılarının Yeniden Yazımı Sürecinde Tepegöz (1923-2018)
₺625,00 Orijinal fiyat: ₺625,00.₺500,00Şu andaki fiyat: ₺500,00.
1 adet stokta
Halk Anlatılarının Yeniden Yazımı Sürecinde Tepegöz (1923-2018)
Antik bir mitolojik karakter olarak tarihle efsanenin bulanık bir eşikte birbiriyle kaynaşmasından çok önce yaratılan Tepegöz, Dede Korkut boyları içinde olağanüstü motiflerle süslü anlatıların en tanıdık ve İskoçya’dan Türkistan’a kadar geniş bir coğrafyada sözlü geleneğe ait pek çok varyantı bulunan evrensel figürüdür. Türk milletinin maddi ve manevi değerlerinin önemli bir kataloğunu sunan Dede Korkut Kitabı’nın keşfinden sonra yapılan ilk çalışmalarda bile özne odur ve bu incelemelerde meşhur Yunan Polyphemos’una kaynaklık eden eski anlatının Oğuz öyküsü olduğu savunulmuştur.
Ahmet Özgür Güvenç, arkaik çağlardan bu yana işlenen, mitos ve masalların yoğurduğu Tepegöz’ün çağdaş macerasını bize anlatıyor. Metinlerarası ilişki biçimleri ve halk anlatılarının yeniden yazılması süreçlerinde, asıl metin olan “Basat’ın Tepegöz’ü Öldürmesi”nin kültürel ve tarihsel yönleriyle ele alındığı kitapta, bu olağanüstü anlatı temelinde bilhassa Ziya Gökalp’ın Altın Işık’taki ilk nazma çekme çalışmalarından başlayarak 1923-2018 yılları arasında, bazıları dil ve şekil yönünden orijinal metinlerden ayrılıp bazıları dil ve şekil haricinde içerik bakımından da farklılıklar göstererek masal, hikâye, efsane, roman, şiir, tiyatro metni, çizgi roman ve çizgi film senaryosu formlarında ortaya konan metinler incelenmiş, böylece bir halk anlatısının zaman içinde uğradığı dönüşümler ortaya konulmuştur.
İlgili ürünler
Dede Korkut Destanları
Dede Korkut Kitabı Türkistan
Dedem der;
Ay öte, yıl dolana, zamaneler kopup gele;
Dağ otları tükene, diken kala;
Tatlı dirlik tükene, dava ile savaş kala;
Asıl beyler tükene, avam kala;
Silintiler yıkıla, bir yerde oba ola;
Derintiler yıkıla, bir yerde kentli ola;
Bir kentte iki gühâ olsa, beş dahice daruğa ola;
Onlar dahi birbirinin sözüne bitmeyeler;
Ortalıkta bed nefs ile yalancının günü doğa;
O günleri görmemişim ben,
Dedem görmüş gibi söylerim;
Yazı, kışı bilinmez yıllar ola;
Kuvveti, gücü bilinmez eller ola;
Yaylaklar kışlak ola, kışlaklar yaylak ola;
Tat evi ile Türk evi bir araya komşu ola;
Ağaç çanak, taş çanak birbirine karışık ola.
Köroğlu Destanı
Bu calışma, Anadolu sahası sozlu gelenek kulturunun ve dolayısıyla muzikal repertuarının başlıca şaheserlerinden olan Koroğlu anlatılarını hem icra kuruluşu ve hem de ezgileri bakımından ele alıp sozlu kompozisyon teorisi ışığında değerlendirmeyi amaclamaktadır. Gunumuze kadar Koroğlu anlatıları epizot ve motif eksenli calışılarak anlatıcı ve onun eseri inşa yontemleri goz ardı edildi.Motif ve epizot kavramlarının beraberinde getirdiği asıl karmaşanın, Koroğlu anlatılarının birbirilerinin varyantları olduğu ve buna gore bir urformunun bulunması gerektiği yonunde olduğu gorulur. Dolayısıyla, her icranın bir varyant oluşturduğu ve varsayılan ancak bir turlu bulunamayan asıl kaynağa gore bu varyantların hatalar, eksiklikler ve onarımlar içerdiği yonundeki fikirlerin, calışma konusunun surekli aynı noktaya takılmasını beraberinde getirdiği gorulmektedir. Koroğlu anlatılarının urformu ve varyantları konusu, “daha fazla ornek” elde edilerek “gelecekte bir gun” aydınlanabilir” şeklindeki yaygın inanışın mevcudiyetiyle daha fazla motif eksenli calışma yapılmasını salık vermektedir. Biz, sozlu kompozisyon teorisini ve onun alan araştırmalarından elde ettiği verilerden yola cıkarak geliştirdiği bulgularını Koroğlu anlatılarına uygulayarak formul ve tema kavramları aracılığıyla Koroğlu’nun anlatı yapısını inceleyeceğiz. Calışmamızın giriş bolumunde, Anadolu sahası Koroğlu anlatılarını ele alan araştırmacıların konu hakkındaki fikirleri ve yontemleri incelenecektir. Birinci bolum, “Koroğlu Anlatısı ve Sozlu Kompozisyon Teorisi” başlığını taşımakla beraber bu bolumde sozlu anlatıların muzikal yapıları üzerine araştırmacıların bahisleri ele alınıp daha sonra teorinin tanıtımı ve uygulamaları anlatılacaktır.İkinci bolumde, Anadolu sahasından derlenen Koroğlu anlatıları tematik bakış acısıyla ele alınacak ve karşılaştırılacaktır. Bu bolum ikinci bolumun devamı niteliğinde olup teoriye bakış acımızı, teorinin acmazlarını ve getirilerini tartıştığımız bolum olacaktır.Ucuncu ve son bolum ise daha onceki bolumlerin bulgularıyla beraber Koroğlu’nun Anadolu sahasındaki muzikal varlığı ve ozellikleri ele alınacaktır. Koroğlu anlatılarının gizli oznesi olarak muziğin ortaya çıkardığı karakteristik dağılım yapısı bu bolumde sergilenecektir.
Mektuplar
Ramayana Kişkindha Kanda (4. Kitap)
Süheyl ile Nevbahar
Türk ve Dünya Edebiyatında Destanlar
Üç Anadolu Efsanesi
Halk söylencelerine, efsanelere duyduğu hayranlıkla Köroğlu, Karacaoğlan ve Alageyik efsanelerini kendine has tarzıyla kaleme alan Yaşar Kemal, anlatım gücünü besleyen bereketli topraklara olan vefa borcunu da Üç Anadolu Efsanesi ile öder. "Kilometrelerce yürüyüp, dağ bayır koşup ne kurtarırsa kardır kuralınca, öne ağıtları, sonra da türküleri, koşmaları, destanları, Çukurova'nın tüm uyaklı uyaksız söz çeşitlerini, tekerlemelerini, küfürlerini avlıyordu. Folklor derlemesi filan değildi, bu iş hayat memat işiydi, özbeöz malını kurtarıyordu Çukurova'nın, sorumlusuydu kurda kuşa karşı, şaka değil." Abidin Dino, Milliyet Sanat "Yaşar Kemal, Anadolu aşık-hikayelerinin geleneğine göbek bağıyla bağlanmış bir yazar. Onu ta çocukluğundan başlayarak Anadolu sözlü geleneğinin destansı türleri büyülemiş." Pertev Naili Boratav, Folklor ve Edebiyat 1

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.