Yalıyar Cilt – 1
₺456,00 Orijinal fiyat: ₺456,00.₺374,00Şu andaki fiyat: ₺374,00.
5 adet stokta
Yalıyar Cilt: 1
İvan Gonçarov, Sıradan Bir Hikâye (1847) ve Oblomov’un (1859) ardından yazımı yirmi yıl süren son romanı Yalıyar’ı 1869’da yayımlayarak “üçleme”sini tamamladı. Rus serflik düzeninin çöküş dönemine tutulmuş bir ayna olan “üçleme”nin her üç başkarakteri de (yeğen Aduyev, Oblomov ve Rayski), Vladimir Korolenko’nun deyişiyle ortak bir yazgıyı paylaşmaktadır; bu, can çekişen bir sineğin yazgısıdır. Eski yıkılmakta, fakat yeni henüz ufukta görünmemektedir.
Roman, Rayski’nin, Volga kenarında, nehrin oyduğu uzun yalıyarın (falezin) –roman adını buradan alır– bitişiğinde bulunan babadan kalma Malinovka köyünde geçirdiği altı ayın dramatik olaylarını konu alır. Nihilist Mark karakteri romana dinamizm ve sosyal içerik kazandırır. Yeni insan, kadının özgürleşmesi, kuşaklar arası kopuş gibi 1860’lar Rusya’sının güncel tartışmaları romanda genişçe yer bulur. Rus psikolojik nesrinin önde gelen yapıtlarından biri olan Yalıyar karmaşık bir olay örgüsüne ve yer yer güçlü bir gerilim, merak, dramatik çatışma atmosferine sahiptir. Karakter çeşitliliği, büyük bir ustalıkla çizilen kadın tipleri, serflerle, gündelik hayatla ilgili ayrıntılı tasvirler romanın belirgin özellikleridir.
Nuri Yıldırım’ın Rusça aslından çevirisi ve önsözüyle sunduğumuz Yalıyar, Rus klasikleri arasındaki seçkin yerini ebediyen koruyacaktır.
“Homeros eserlerinde gündelik hayatın ayrıntıları üzerinde özel bir aşkla uzun uzun durmaktaydı. Hayatın gündelik, sıradan yönüne duyulan aynı antik aşk, aynı, tek bir dokunuşla yavan gerçekliği şiire, güzelliğe dönüştürme yeteneği Puşkin ve Gonçarov’un da ayırt edici özellikleridir.” D. Merejkovski
İlgili ürünler
Çocukluk
“Hayatımın ilk yıllarında beni yönlendiren şey: korku, dehşet. Narin ellerin, kaba ellerden ayrı şeyler olduğunu tanımlamaya başladığımda, yavaş yavaş benim için itaat ve saygı çağrıştıran nesnelere dönüşüyorlar. Bu ellere alıştım ve hatta onları sevdim. Bana asla sevgi dolu davranmadılar ama bazen gözyaşlarımla ıslandılar ve korkularımı dindirdiler. Kaba eller çok haşindiler ama onların da arada yumuşadığı olurdu. Onları yöneten o gümbür gümbür ses acılığını yitirirdi. İçi boş bir kahkaha duyulurdu; o zaman her köşede saklanan korkular kaybolurdu. Ve biraz huzura kavuşurduk biz, zavallı yaratıklar: köpekler, bir çift afacan zenci, iki kız kardeşim ve tabii ben.”
Çocukluk edebiyatta “bölgeselcilik” akımının temsilcilerinden olan Graciliana Ramos’un 1945’te yayımlanan biyografik romanıdır. Yazar, Brezilyalı edebiyat eleştirmenleri tarafından kuzeydoğu bölgeselciliğinin en büyük isimlerinden biri olarak kabul edilir. Ramos eserini Brezilya Eğitim Bakanlığı’nda çalıştığı dönemde kaleme alır; hafızasının derinliklerine, çocukluk anılarına ulaşmaya çalışmasıyla başlayan Çocukluk giderek belirginleşen kişiler, yerler ve detaylarla dikkatimizi, Ramos’un iç dünyasından hikâyedeki olaylara çeker. Eser, okumayı sökmeye çalışan bir çocuğun yaşadığı güçlüğü ve bunun sebeplerini ortaya koyar; anlatımdaki sadelik, çocuğun kendi dünyasını ortaya koyma şekli olarak sunulsa da eserin tamamına hâkimdir. Elinizdeki kitap Brezilya kırsalında yoksulluk, eğitimsizlik ve güven duygusundan uzak geçen bir çocukluğu ve bu koşullarda gençliğe adım atan Ramos’un şahit olduğu dünyayı yansıtmaktadır.
Ezilenler – Anonim Yayıncılık
Dostoyevski’nin 1861 yılında yayımlanan romanı Ezilenler , Rus edebiyatının en başarılı yapıtları arasında gösterilmektedir. Yazarın sürgün dönüşü Petersburg’da kaleme aldığı kitap, kendi yaşamından önemli izler taşır. Dostoyevski, psikolojik betimlemelerle saydamlaştırdığı karakterlerinin ruh hallerini, okurun derinden hissetmesini sağlar. Ezilenler ; hayat boyu aşağılanan ve hakarete uğrayanların, zengin ve nüfuzlu kimselerin menfaatperestlikleri altında ezilişinin romanıdır.
Karamazov Kardeşler-1
Dostoyevski’nin başyapıtı kabul edilen Karamazov Kardeşler, evrensel çapta yankı uyandırmış, birçok bilim insanını, düşünürü ve edebiyatçıyı etkilemiş bir romandır. Einstein, romanın yazın dünyasındaki en büyük başarılardan biri olduğunu söylerken; Sigmund Freud, kendisini doruk noktasına bu romanla çıkaran Dostoyevski'nin edebi anlamda Shakespeare'nin hemen yanıbaşında olduğunu belirtir.
Karamazov Kardeşler, görünürde bir baba ve üç oğlunun ilişkisi üzerine kurulu gibi görünse de arka planında ihtirası, para hırsını, iyiliği, inanç ve inançsızlığı irdeleyen ve insan ruhunun en karmaşık duygularına dair ipuçları veren oldukça sarsıcı bir romandır.
Ölü Evinden Anılar
İklim soğuk olsa da, Sibirya’da memurluk hayatına kolay ısınılır. Orada, liberal düşünceler aşılanmış basit bir halk yaşar. Nizamlar eskidir, sağlamdır, asırlar boyunca kutsallık kazanmıştır. Haklın olarak Sibirya’nın saygınlarından gören bazı memurlar yerli, kökleşmiş Sibiryalılardır. Bazısı da Rusya’dan, hatta birçoğu büyük şehirlerden gelmişlerdir. Bunlar, Kadro ile ilgisi olmayan aylıklara, iki katı harcıraha ve koltuk için parlak ümitlere kapılarak gelirler. Onlardan, hayat bilmecesini çözebileneler hemen hemen her zaman Sibirya’da kalır, oraya seve seve yerleşirler. Sonra da, onların soyundan birçok zengin ve yararlı beyinler ortaya çıkar. Fakat uçanlar, hayat bilmecesini çözmesini bilmeyenler, Sibirya’dan çabucak bıkarlar, üzüntü ile kendi kendilerine, buraya niçin geldiklerini sorarlar. Sabırsızlıkla, yasal süre olan üç yılı doldurur doldurmaz tayinlerini çıkarmak için uğraşmaya başlarlar. Sonra, Sibirya’ya söverek, onunla alay ederek pılı pırtıyı toplayıp geri dönerler. Bu adamlar, haksızdırlar. Çünkü Sibirya’da yalnız memurluk bakımından değil, türlü bakımdan rahat ve mutlu yaşanabilir. Bir kere burası son derece güzeldir. Oldukça zengin, misafir sever birçok iş adamı, hali vakti yerinde pek çok yabancı da vardır.
Usta Ve Margarita – Modern Klasikler 114
1930’lu yıllarda Moskova’da sıcak bir bahar günü… Günbatımına yakın saatlerde Şeytan, iyi giyimli ve yabancı görünümlü bir beyefendi kılığında şehre iner ve kendini kara büyü uzmanı Profesör Woland olarak tanıtır. Onun garip maiyetiyle birlikte gelişini, Sovyet başkentini kasıp kavuran bir dizi esrarengiz ve tekinsiz olay izler. Bulgakov 20. yüzyıl Rus edebiyatında çığır açan romanında, biri 1930’ların Moskova’sında, diğeri eski Kudüs’te geçen iki ayrı hikâye arasında baş döndürücü zikzaklar çizerek sürdürür anlatısını. Stalin rejiminin en karanlık günlerinde yazılan Usta ve Margarita, Sovyet yaşam tarzına yönelik keskin bir hiciv, dinsel bir alegori, komik bir fantezi olduğu kadar, dokunaklı bir aşk öyküsüdür de aynı zamanda. Bulgakov’un yaşamının son günlerine dek üzerinde çalıştığı roman, uzun süre yasaklanmış, yazarın ölümünden yıllar sonra, üstelik sansürlenmiş haliyle 1966’da yayımlanabilmiştir ancak.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.