Aşka Dair Ne Varsa
₺176,00 Orijinal fiyat: ₺176,00.₺141,00Şu andaki fiyat: ₺141,00.
1 adet stokta
Aşka Dair Ne Varsa
Bitmişti de sonrası hiç de öyle kolay olmamıştı. Tam bir ‘enkaz kadını’ olmuştum. Bir önceki ilişkimde yalnızlıktan pek hoşnutken, tüm enerjimi bu ilişkinin enkazını kaldırmaya çalışmak için harcıyor, onu bana geri getirecek bir mucizenin olmasını bekliyordum. İçimde biriken acı ve öfke, yüreğimi bir yangın yerine döndürmüştü. Gözümü her açtığımda onsuz yapamayacağımı düşünüyor ve bu çaresizlik beni bitkin düşürse de sevmekten bıkmıyor, usanmıyordum. İnsan günlerce sabaha kadar çocuk gibi ağlar mı? Ben ağlıyordum. Hem de kıyamet de kopsa geri dönmeyeceğini bile bile… Koca dünyada tek başımaydım. Herkesten uzak yaşadığım bu aşkı kimselere, hele de beni anlamayacağından emin olduğum ablama asla anlatamazdım. Kazancımın yarısını yedirdiğim psikologlar bile derdimin azgın bir hastalık gibi depreşmesine, yaramın derinleşmesine bir çare bulamıyordu. Olmuyordu. Ne kadar hak etse de onu unutamıyordum. ‘Aşk iki beceriksizin işidir,’ demişti şairin biri, ‘biri sevmeyi, diğeri unutmayı beceremez.’ Bu sözler sanki bizim için söylenmişti.
Handan Ünlü Haktanır, Aşka Dair Ne Varsa’da birbirinden keyifli okuma deneyimi sunan öykülerle okurları ile buluşuyor. Sekiz öyküye eşlik eden sekiz şiirin anlamlı bir şekilde harmanlandığı bu aşk öykülerinde yazar, aşkı nüanslarıyla ve ustalıkla, ince ince örerek sunuyor.
İlgili ürünler
62 Tavşanı
Atasözlerinin İlginç Hikayeleri – 4
Büyük Yüzücü
Önceki yüzyılda yazdığı halde bugüne en çok tesir eden adların başında gelir Franz Kafka. Birçok okurun hemfikir olacağı üzere, hepimizin bildiği, çok yakından tanık olduğumuz halde bir türlü ifade edemediğimiz durumları dile getiren bir yazardır. Üslubunda en çok dikkat çeken şey, alışılmadık bir olayı sıradan bir şeymiş gibi ve çok sade bir dille anlatmasıdır. Kendine göre bir dünya yaratır Kafka. Öyle ki bu dünyada sığınabileceğiniz bir köşe bile yoktur. Tek başınasınızdır.
Yazarın otuz dokuz kısa öyküsünden derlenen Büyük Yüzücü , Kafka’nın yazın alanındaki gücünü tüm yönleriyle ortaya koyuyor. Diğer başka eserlerinin de çekirdeğini oluşturan, çağımız insanının temel sorunu yabancılaşmayı aşmak için birey ile toplumun, ben ile dış dünyanın birleştirilmesi meselesini irdeleyen bir öykü seçkisi Büyük Yüzücü .
“Değerli misafirler! Kuşkusuz bir dünya rekoru kırdım, ama bunu nasıl yaptığımı sorarsanız tatmin edici bir cevap veremeyebilirim. Çünkü doğrusunu söylemek gerekirse yüzme bilmiyorum. Kendimi bildim bileli öğrenmek istemiştim, ama hiç fırsat bulamamıştım. Nasıl oldu da ülkem beni olimpiyatlara gönderdi anlamadım, açıkçası bunu çok merak ediyorum. Her şeyden önce, şu an memleketimde olmadığımı ve çok çaba göstermeme rağmen burada konuşulanlardan tek bir kelime bile anlamadığımı belirtmek isterim.”
Halid Ziya Uşaklıgil’in Kaleme Aldığı Ve Tercüme Ettiği Öykülerden Bir Seçki: Nakil
Türk edebiyatının usta kalemlerinden Halid Ziya Uşaklıgil, henüz çocukken Gedikpaşa Tiyatrosu’nda seyrettiği oyunlar vesilesiyle Fransız kültürü ve edebiyatıyla tanışır; bu tanışıklık İzmir Rüşdiyesi’nın sıralarında öğrenciyken Fransızca dersine duyduğu sevgiyle daha da ileri bir boyuta taşınır. Yine bu esnada yazar, özel hocası Auguste de Jaba’nın etkisiyle ilk tercümesini yapar; önceleri Jaba’nın seçtiği kitapları tercüme ederken bir süre sonra bağımsız devam eder ve tercümeye duyduğu tutkuyu şu sözlerle dile getirir: “Artık delice bir hevesle, birini bırakıp ötekine koşarak, bir oyuncak dolu masanın önünde kendisini şaşırmış bir çocuk hâliyle tercümeler yapmaya başladım.”
Halid Ziya Uşaklıgil’in Alphonse Daudet, Guy de Maupassant, Émile Zola gibi Fransız edebiyatının önde gelen kalemlerinden tercüme ettiği öykülerle kendi öykülerini bir araya getirdiği ve çiçeği burnunda bir yazarın hikâye anlatmanın her yönüne duyduğu derin tutkuyu gözler önüne seren eşsiz eseri Nâkil, eksiksiz olarak ilk kez gün yüzüne çıkıyor...
Lanetli Tavşan
Lanetli Tavşan, Güney Koreli yazar Bora Chung’un büyülü gerçekçilik, korku, masal ve bilimkurgu türündeki öykülerini bir araya getiriyor. Chung fantastiğin ve gerçeküstünün imkânlarını incelikle kullanarak kapitalizmin ve ataerkinin modern toplumda yol açtığı şiddeti ve dehşeti gözler önüne seriyor.
Kişiye özel hazırlanan lanetli eşyalar, banyodaki atıklardan vücut bulan bedenler, bilinç kazanan tekinsiz robotlar, intikamcı tilkiler ve daha fazlası bu karanlık öykü derlemesinde kendine yer buluyor.
“Chung’un öyküleri o kadar harika, şaşırtıcı derecede tuhaf ve güçlü ki, Lanetli Tavşan’ı elinizden bırakmanız neredeyse imkânsız. Sözün özü, bu derleme, mümkün olan en iyi hâliyle, âdeta bir lanetli eşya.” –Kelly Link
Stage-1 Animal Farm – İngilizce Hikaye
All Animals Are Equal
But Some Animals Are More Equal
Than Others
This story takes place on a farm in England. The animals of Manor Farm work too hard for the farmer Mr. Jones and they do not get much back in return for all of their work.
A wise pig named Old Major calls the animals together to give them a speech and to tell them about his dream. That is the start of the revolution. The animals decide that they will have better lives if they run the farm by themselves. They chase the humans away and write their own rules for their new farm: Animal Farm. They learn how to do everything by themselves. They even learn some human skills too like reading and writing.
But, will life on Animal Farm really be better than it was on Manor Farm? Will the animals really work less and have more? Will they really have more freedom? Or will things be worse than before?
Sultanmurat
Cengiz Aytmatov, İkinci Dünya Savaşı’nın bütün şiddetiyle devam ettiği yıllarda Kırgızistan’ın bir köyünde, cephedeki askerlerin ihtiyaçlarını karşılamak için yediden yetmişe herkesin tabiat ve savaş şartlarıyla çetin mücadelesini anlatıyor. Cesur, zeki ve okulun güzel kızı Mirzagül’e tutkun Sultanmurat 15 yaşında olmasına rağmen cephedeki askerlere yardım etmek için seçilen köyün beş gencinden biridir. Sultanmurat’ın gözünden savaşın yıkıcılığını ve insanları adeta birer canavara dönüştürmesini anlatan Cengiz Aytmatov, diğer bütün eserlerinde olduğu gibi, bu hikâyesinde de insana olan inancını vurgulamaktadır. Şartlar ne kadar ağır olursa olsun, insanın içinde sönmeden yanmaya devam eden o sevgi ateşi her türlü zorluğun üstesinden gelmek için insanın sahip olduğu en kıymetli hazinesidir.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.