Büyük Yüzücü
₺90,00 Orijinal fiyat: ₺90,00.₺75,00Şu andaki fiyat: ₺75,00.
Önceki yüzyılda yazdığı halde bugüne en çok tesir eden adların başında gelir Franz Kafka. Birçok okurun hemfikir olacağı üzere, hepimizin bildiği, çok yakından tanık olduğumuz halde bir türlü ifade edemediğimiz durumları dile getiren bir yazardır. Üslubunda en çok dikkat çeken şey, alışılmadık bir olayı sıradan bir şeymiş gibi ve çok sade bir dille anlatmasıdır. Kendine göre bir dünya yaratır Kafka. Öyle ki bu dünyada sığınabileceğiniz bir köşe bile yoktur. Tek başınasınızdır.
Yazarın otuz dokuz kısa öyküsünden derlenen Büyük Yüzücü , Kafka’nın yazın alanındaki gücünü tüm yönleriyle ortaya koyuyor. Diğer başka eserlerinin de çekirdeğini oluşturan, çağımız insanının temel sorunu yabancılaşmayı aşmak için birey ile toplumun, ben ile dış dünyanın birleştirilmesi meselesini irdeleyen bir öykü seçkisi Büyük Yüzücü .
“Değerli misafirler! Kuşkusuz bir dünya rekoru kırdım, ama bunu nasıl yaptığımı sorarsanız tatmin edici bir cevap veremeyebilirim. Çünkü doğrusunu söylemek gerekirse yüzme bilmiyorum. Kendimi bildim bileli öğrenmek istemiştim, ama hiç fırsat bulamamıştım. Nasıl oldu da ülkem beni olimpiyatlara gönderdi anlamadım, açıkçası bunu çok merak ediyorum. Her şeyden önce, şu an memleketimde olmadığımı ve çok çaba göstermeme rağmen burada konuşulanlardan tek bir kelime bile anlamadığımı belirtmek isterim.”
| Yayınevi | Kırmızı Kedi Yayınevi |
|---|---|
| Yazar | Franz Kafka |
| Sayfa Sayısı | 72 |
| Kağıt Cinsi | 2. Hamur |
| Baskı Yılı | 2022 |
| Boyut | “13, 00″, 50 X 21 |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
5 adet stokta
Kırmızı Kedi Yayınevi – Büyük Yüzücü
Önceki yüzyılda yazdığı halde bugüne en çok tesir eden adların başında gelir Franz Kafka. Birçok okurun hemfikir olacağı üzere, hepimizin bildiği, çok yakından tanık olduğumuz halde bir türlü ifade edemediğimiz durumları dile getiren bir yazardır. Üslubunda en çok dikkat çeken şey, alışılmadık bir olayı sıradan bir şeymiş gibi ve çok sade bir dille anlatmasıdır. Kendine göre bir dünya yaratır Kafka. Öyle ki bu dünyada sığınabileceğiniz bir köşe bile yoktur. Tek başınasınızdır.
Yazarın otuz dokuz kısa öyküsünden derlenen Büyük Yüzücü , Kafka’nın yazın alanındaki gücünü tüm yönleriyle ortaya koyuyor. Diğer başka eserlerinin de çekirdeğini oluşturan, çağımız insanının temel sorunu yabancılaşmayı aşmak için birey ile toplumun, ben ile dış dünyanın birleştirilmesi meselesini irdeleyen bir öykü seçkisi Büyük Yüzücü .
“Değerli misafirler! Kuşkusuz bir dünya rekoru kırdım, ama bunu nasıl yaptığımı sorarsanız tatmin edici bir cevap veremeyebilirim. Çünkü doğrusunu söylemek gerekirse yüzme bilmiyorum. Kendimi bildim bileli öğrenmek istemiştim, ama hiç fırsat bulamamıştım. Nasıl oldu da ülkem beni olimpiyatlara gönderdi anlamadım, açıkçası bunu çok merak ediyorum. Her şeyden önce, şu an memleketimde olmadığımı ve çok çaba göstermeme rağmen burada konuşulanlardan tek bir kelime bile anlamadığımı belirtmek isterim.”
İlgili ürünler
Falaka – Parıltı Yayınları
Osmanlı’da çocukluk nasıl yaşanırdı?
Eğitim hangi yollarla verilirdi?
Ahmet Rasim, başta bunları ve daha fazlasını, anılarından doğan Falaka’da, 19. yüzyılın İstanbul manzaraları eşliğinde anlatıyor.
Edebiyatımızın en üretken kalemlerinden Ahmet Rasim,
okul hayatının ilk dönemini oluşturan “mahalle mektebi” yıllarında yaşadığı olayları, kıvrak kalemiyle yazıya döktü. Bugünden bakıldığında bir yanı trajik, bir yanı komik sayılabilecek bu tecrübeleri 1927’de, Falaka adı altında yayımladı.
Falaka, o günden bu yana hayatımızda ve
Ahmet Rasim’in, dahası edebiyatımızın en çok okunan
kitapları arasında yer alıyor.
Şimdi, günümüz Türkçesiyle…
Halid Ziya Uşaklıgil’in Kaleme Aldığı Ve Tercüme Ettiği Öykülerden Bir Seçki: Nakil
Türk edebiyatının usta kalemlerinden Halid Ziya Uşaklıgil, henüz çocukken Gedikpaşa Tiyatrosu’nda seyrettiği oyunlar vesilesiyle Fransız kültürü ve edebiyatıyla tanışır; bu tanışıklık İzmir Rüşdiyesi’nın sıralarında öğrenciyken Fransızca dersine duyduğu sevgiyle daha da ileri bir boyuta taşınır. Yine bu esnada yazar, özel hocası Auguste de Jaba’nın etkisiyle ilk tercümesini yapar; önceleri Jaba’nın seçtiği kitapları tercüme ederken bir süre sonra bağımsız devam eder ve tercümeye duyduğu tutkuyu şu sözlerle dile getirir: “Artık delice bir hevesle, birini bırakıp ötekine koşarak, bir oyuncak dolu masanın önünde kendisini şaşırmış bir çocuk hâliyle tercümeler yapmaya başladım.”
Halid Ziya Uşaklıgil’in Alphonse Daudet, Guy de Maupassant, Émile Zola gibi Fransız edebiyatının önde gelen kalemlerinden tercüme ettiği öykülerle kendi öykülerini bir araya getirdiği ve çiçeği burnunda bir yazarın hikâye anlatmanın her yönüne duyduğu derin tutkuyu gözler önüne seren eşsiz eseri Nâkil, eksiksiz olarak ilk kez gün yüzüne çıkıyor...
Şark Kızı
Şark kızı…
Yürükleri burkan, akılları şaşırtan yaşanmış hayat hikâyesi…
Aşkın, sadakatin ve mertliğin sembolü…
Kötülüklere karşı başı dik, iyiliklere karşı boynu eğik…
Ağrı dağı kadar müthiş bir cesaret!
Van Gölü gibi esrarengiz…
Onur dolu, iffet dolu…
Güzelliği karakterine kazınmış…
Dürüstlüğü inancından almış…
Dünyaya sığmayan bir sevdanın sahibi…
Şark kızı…
Anadolu Kızı…
Bu toprakların kızı…
Bu sevda masalında mest olmak istiyorsanız;
Ebedi aşkın doyumsuzluğuna buyurun…
Sultanmurat
Cengiz Aytmatov, İkinci Dünya Savaşı’nın bütün şiddetiyle devam ettiği yıllarda Kırgızistan’ın bir köyünde, cephedeki askerlerin ihtiyaçlarını karşılamak için yediden yetmişe herkesin tabiat ve savaş şartlarıyla çetin mücadelesini anlatıyor. Cesur, zeki ve okulun güzel kızı Mirzagül’e tutkun Sultanmurat 15 yaşında olmasına rağmen cephedeki askerlere yardım etmek için seçilen köyün beş gencinden biridir. Sultanmurat’ın gözünden savaşın yıkıcılığını ve insanları adeta birer canavara dönüştürmesini anlatan Cengiz Aytmatov, diğer bütün eserlerinde olduğu gibi, bu hikâyesinde de insana olan inancını vurgulamaktadır. Şartlar ne kadar ağır olursa olsun, insanın içinde sönmeden yanmaya devam eden o sevgi ateşi her türlü zorluğun üstesinden gelmek için insanın sahip olduğu en kıymetli hazinesidir.
Yakıcı Sır
Stefan Zweig’tan yakıcı bir roman...
Edgar on iki yaşında bir erkek çocuktur. Yeni geçirdiği hastalığın ardından dinlenmesi için babası onu annesiyle birlikte bir dağ oteline gönderir. Burada arkadaşlık edebileceği bir yaşıtı olmayan Edgar otele tatil için gelen genç Baron’la tanışır ve onunla vakit geçirmeye başlar.
Baron geçici bir macera arayışı içindedir ve Edgar’la yakınlık kurmasındaki amacı da onun orta yaşlı, alımlı bir kadın olan annesine yaklaşmaktır. Edgar, Baron ve annesi arasındaki yakınlaşmayı yadırgar. Kadınlarla erkekler arasında yaşanan ve yetişkinlerin açıklamaktan kaçındığı şeyin ne olduğunu bilmemekte ve bu büyük sırrı öğrenmek istemektedir.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.