Adalet Çivisi
₺150,00 Orijinal fiyat: ₺150,00.₺120,00Şu andaki fiyat: ₺120,00.
18 adet stokta
Adalet Çivisi
Gözlerinin dolduğunu hissetti bir an için. Yüreğinde bir sızı hissetti, içi titredi. Sessiz çığlıkları hissediyordu; acı feryatları, son nefesleri, korkuyu… Ölümün kokusunu işi gereği biliyordu. Fakat korkunun kokusu?
Kurbanlarını öldürürken ardında delil bırakmayan katil, Başkomiser Gamze ve ekibini yakın takiptedir. Olay yerinde yok denecek kadar az sayıdaki kanıtla çıkmaza düşen ekibin denediği her yol çıkmaz sokaktır. Ellerinden son anda kaçırdıkları şüpheliyi bulma mücadelesi verirken, aslında katilin ilk günden beri gözlerinin önünde olduğu gerçeğiyle yüzleşen Başkomiser Gamze, cinayetleri durdurabilecek mi? Kurbanlarını özenle seçen seri katil, zeki ve gözü pek bir kadın olan Başkomiser Gamze karşısında ne yapacak?
Adalet Çivisi, gerilimi hiç düşmeyen hikâyesi ve şaşırtıcı finali ile soluk soluğa okuyacağınız bir polisiye.
İlgili ürünler
Bağdat’a Geldiler
Dünyanın en ünlü yazarlarından Agatha Christie, ilk kez Türkçe’ye çevrilen romanı Bağdat’a Geldiler ile bir kez daha okurla buluşuyor.
Polisiye türünün başarılı isimlerinden biri olan Agatha Christie, Bağdat’a Geldiler de ilginç bir ikiliye dikkat çekiyor: ABD ile SSCB. Yazar, romanın ana kurgusunu bu iki büyük gücün bitmek tükenmek bilmeyen ekonomik savaşları üzerine kuruyor.
Süper güçlerin gizli toplantısının Bağdat’ta yapılmasına karar verilmiştir. Ancak Bağdat, toplantının ve daha da önemlisi Dünyanın geleceği için hiç de güvenli bir yer değildir. ABD ve SSCB gizli ajanları uzun yıllardır sürdürdükleri ölüm-kalım savaşına Bağdat’ta devam etmeye kararlıdırlar ve hiç aksatmadan planlarını kurmaya başlamışlardır. Bu kez romanın bilmecesini çözmek ise genç bir kahramana düşecektir; şüphesiz yazar böyle istemiştir ve Christie’nin diğer kahramanları kadar ünlü olmasa da Victoria da en az onlar kadar akıllı ve iş bitiricidir.
Mavi Trenin Esrarı
Lüks Mavi Tren Nice’e ulaştığında, kondüktör derin uykuya dalmış Ruth Kettering’i uyandırmaya çalışır. Ancak Ruth bir daha asla uyanmayacaktır. Yüzüne aldığı ağır bir darbe sonucu öldürülmüştür. Ayrıca kadının paha biçilmez yakut takıları da ortadan kaybolmuştur. Tüm olasılıklar değerlendirildiğinde, bir numaralı katil zanlısı Ruth’un ayrı yaşadığı kocası Derek’tir. Ama Dedektif Poirot toplanan kanıtlardan tatmin olmamıştır. Sonunda esrarengiz cinayeti trende tekrar sahneye koymaya karar verir...
“Polisiye romanlar kraliçesinden eşsiz bir cinayet romanı daha.”
- Sunday Express
Ne Yaptığını Biliyorum
Karımı Üç Kelimeyle Anlatabilirim:
GÜZEL. HIRSLI. MERHAMETSİZ.
Kocamı Tanımlamak İçin Tek Kelime Yeter:
YALANCI.
Tipik bir İngiliz kasabası olan Blackdown’da bir kadın öldürüldüğünde, BBC spikeri Anna Andrews bu haberi yapmak istemiyordu. Dedektif Jack Harper’sa onun bu vakayla bir alakası olduğundan şüpheleniyordu. Ta ki başında bulunduğu cinayet soruşturmasında kendi de şüpheli durumuna düşene kadar.
Bazı sırlar, uğruna öldürmeye değerdi.
“Hızlı akan bir macera… Hikâye yalnızca katili ortaya çıkaran değil, anlatıcıların güvenilirliğini de sorgulatan bir doruk noktasına doğru ilerliyor.” —New York Times Book Review
“Zekice kurgulanmış bir psikolojik gerilim… Nefes kesici finalinin okurları hazırlıksız yakalayacağı kesin.” —Publishers Weekly, starred review
“Muazzam bir kedi fare oyunu.” —Booklist
“Bu yılın en heyecanlı kitabını buldunuz.” —Woman & Home
“Kimse bir hikâyeyi Alice Feeney gibi kurgulayamaz. Ne Yaptığını Biliyorum insana kime güvenebileceğini sorgulatan, çarpıcı, elinizden bırakamayacağınız bir roman.” —Samantha Downing
“Ne Yaptığını Biliyorum’da Alice Feeney, okurların sayfaları hızla çevirmesine neden olacak karanlık ve sarsıcı bir hikâyeyi ustalıkla dokuyor. İnsanın tüylerini ürperten bu cinayet romanında gerçek suçluyu tahmin etmeye çalışıp her seferinde yanılacaksınız.” —Mary Kubica
“Feeney yine yapacağını yapmış! İnsana bundan sonra birine güvenip güvenemeyeceğini sorgulatıyor. Elimden bırakamadım.” —Christina Dalcher
“Ne Yaptığını Biliyorum’u bir çırpıda okudum. Ustaca kurgulanmış anlatıcıları ve karanlık sırların gün yüzüne çıktığı tipik İngiliz kasabasıyla film gibi bir atmosferi olan sürükleyici bir roman.” —Helen Monks Takhar
Ölüler Diyarı
Cinayet büro amiri Stephane Corso, bir dizi striptizci cinayetini araştırmakla görevlendirildiğinde, ne peşinde olduğu katilin karmaşık ruh halinin ne de girmesi gereken karanlık dünyanın farkındadır. Soruşturma onu geçmişi şaibeli, goya hayranı bir ressama götürür: Phılıppe Sobıeskı’ye. ressamla Corso arasındaki düello, porno ve sadomazoşizm dünyasının labirentlerinde bir kedi fare oyununa dönüşür. Gerilimin efendisi Grange, ölüler diyarı’nda insan doğasının kuytu köşelerini keşfe çıkıyor…
Sen kötüsün.
Sen bir katilsin.
Sen bir sapkınsın.
Senin kanın çürümüş, zehirli ve kokuşmuş bir kan. soyun neyse kanın da odur.
Ölüm Meleği
Jane Marple hiç beklemediği birinden bir mektup alır. Yolculuklarının birinde tanıştığı Bay Rafiel’den gelen mektup yaşlı kadını şaşırtır. Kısa bir süre önce ölen adam, onun adalet duygusuna güvendiğinden söz ederek bir cinayet olayının ortaya çıkarılmasını istemektedir. Ama tüm b u isteklerin dışında cevaplanmamış sorular vardır: Bir; sözü edilen cinayeti kim işlemiştir? İki; cinayet nerede ve ne zaman gerçekleşmiştir? Tüm bu soruları cevaplandıracak olan yaşlı Marple, kalan zamanı ve düşmanını bilemeden hızla yol almak zorundadır... -Agatha Christie-
Şeytanın Çırağı
“Sayın Savcı Tsuchida, bir katil zanlısı olarak burada tutuluyorum. Fakat belki de aslında katil ben değilim. Evet. Belki. Böyle söylemek zorunda kaldığım için üzgünüm.”
Japon polisiyesinin temellerini atan yazarlardan biri olan ve Japonya’nın en ünlü polisiye yazarı Edogava Ranpo’yu da etkileyen Şiro Hamao, Şeytanın Çırağı’ndaki iki kısa romanda iki farklı cinayetin portresini tüyler ürpertecek şekilde çiziyor.
İlk kısa roman “Şeytanın Çırağı”nda yazdığı günlük yüzünden genç bir kadının ölümünden sorumlu tutulan anlatıcı, davanın savcısına gönderdiği sarsıcı mektupta hem başka suçları için günah çıkarıyor hem de yaptıkları için çocukluk arkadaşı olan savcıyı suçluyor. İkinci kısa roman “Onları Öldürdü mü?”de genç bir avukat, herkes tarafından cinayeti işlediğine kesin gözüyle bakılan ve suçunu kabul de eden bir adamın masum olma ihtimalinin peşinden gidiyor.
Sherlock Lüpen Ve Ben – Operada Cinayet
Yanlış Adım
Unutulmayacak bir kuzey polisiyesi… Tüm dünyada ses getiren Dedektif Karen Eiken’ın maceraları Türkçede.
Ücra bir ada. Acımasız bir cinayet.
Geçmişte saklanan bir sır. . .
Birleşik Krallık ve Danimarka arasındaki Doggerland’da birkaç kadın polis memurundan biri olmak için çok çalışan dedektif Karen Eiken Hornby, bir otel odasında amiri Jounas Smeed'in yanında uyandığında büyük bir hata yaptığını fark eder. Ancak işler daha da kötüye gitmek üzeredir: O günün ilerleyen saatlerinde Jounas'ın eski karısı vahşice öldürülmüş olarak bulunur. Cinayet için hiçbir ipucuna sahip olmayan Karen, zamana karşı bir yarışta katili bulmak için mücadele eder. Gerçeğin Doggerland'ın tarihinde yatabileceğinden şüphelenmeye başlar ve araştırması derinleştikçe şunu öğrenir: Küçük adalar bile ölümcül sırları gizleyebilir.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.