Layla
New York Times çoksatan listesinin zirvesindeki yazar Colleen Hoover yine hayranlık uyandıran bir kurguyla karşınızda!
Layla , trajedilerle kesintiye uğrayan bir hayatın ve yok olmaya yüz tutmuş bir aşkın unutulmaz bir paranormal hikâyeye dönüştüğü şaşırtıcı bir roman.
Leeds, Layla ile tanıştığında bütün hayatını onunla geçirmek istediğini anlamıştır ancak beklenmedik bir saldırı Layla'nın hayati bir tehlikeyle karşı karşıya kalmasına neden olur. Haftalarca hastanede kalan Layla, fiziksel olarak iyileşse de aldığı duygusal ve zihinsel hasarlardan sonra artık Leeds'in âşık olduğu kadın değildir. Leeds, ilişkilerinin düzelmesi umuduyla Layla'yı tanıştıkları otele götürür. Ancak oraya vardıklarında, Layla'nın davranışları daha da tuhaf bir hâl alır. Bu durum, akla hayale gelmeyecek birçok esrarengiz olayın başlangıcı olacaktır.
Colleen Hoover, paranormal olaylarla ördüğü bu romanıyla hayal gücümüzü âdeta yeni bir boyuta taşıyor.
“Gizem, psikolojik gerilim ve çağdaş romantizm unsurlarıyla bezenmiş bu roman, gerçek aşkın ne kadar hızlı gelişebileceğine dair sorulara yanıt ararken en güçlü bağları bile tehlikeye atabilecek çatışmaları da gözler önüne seriyor... Hızlı, tempolu ve ilgi çekici... Benzersiz bir aşk hikâyesi.”
Kirkus Reviews
Londradan Sevgilerle
“Nasıl ki nergisler her bahar donmuş topraktan kendilerini gösterebiliyorsa ben de acıma dayanabilirdim.”
Zorlu bir boşanma sürecini atlatmaya çalışan Valentina, yıllardır görüşmediği annesinin öldüğünü ve ona Londra’da Kitap Bahçesi isimli bir kitabevini miras bıraktığını öğrenince Amerika’dan İngiltere’ye uzanan bir yolculuğa çıkar.
Çocukluğundan beri gerçek bir kitapsever olan Valentina Londra’nın en güzel semtlerinden birindeki kitabevini görür görmez bu masalsı yere âşık olur. Her girenin neşe ve huzur bulduğu Kitap Bahçesi, Valentina henüz bilmese de annesinin onun için hazırladığı sürprizlerle doludur. Ne var ki kitabevinin yüklü bir vergi borcu vardır ve Valentina annesinin mirasını yaşatmakla onu satmak arasında bir karar vermek zorundadır.
Londra’dan Sevgilerle, Londra’nın pastel renkli sokaklarında Valentina’nın kalbini yepyeni bir şehre açıp kayıplarını, kırgınlıklarını ve bitmiş evliliğini temize çekmesinin umut dolu hikâyesi...
Malala: Okula Gitmek İsteyen Kız
“Malala okula gitmek isteyen küçük bir kızdı. Ama yaşadığı yerde bu yasaktı. Kitaplar bile gizlenirdi. Okula giden yolda bir sürü tehlike vardı. Ölüm gibi akıl almayacak riskler bu bölgede kol geziyordu.”
Malala Yusufzay, tüm engellere rağmen okula gitmek istediği için neredeyse hayatını kaybediyordu. Bir gün Pakistan’ın cesur Peştun savaşçılarının koruduğu olağanüstü güzellikteki Svat Vadisi, Taliban’ın zalim yönetiminin eline geçti. Bu uzun sakallı adamlar müziği, dansı, kadınların sokağa çıkmasını ve kız çocuklarının okula gitmesini yasakladılar. İnsanların güle oynaya gezdiği çarşılar bile bomboş kalmıştı.
Ne var ki Malala, küçük yaşlardan itibaren öğretmen babasının izinden gitmeye kararlıydı. İnandığı şeyler uğruna ayağa kalkacak ve eğitimine devam edebilmek için savaşacaktı. Onun silahı kelimeleriydi. Ancak insanlığın kötülüğü onu da buldu ve susturmak için elinden geleni yaptı.
Gazeteci Adriana Carranca bu küçük kıza yapılan saldırıdan günler sonra Svat Vadisi’ni ziyaret etti; Malala’nın hayatına dokunan insanlarla tanıştı, onun ayak bastığı sokaklarda yürüdü ve okuldaki sırasını, evindeki odasını zihnine kazıdı. İşte bu kitabı da orada şahit oldukları ve öğrendikleri üzerine yazdı.
Malala’nın dünyayı değiştiren cesur hikâyesini öğrenme sırası şimdi çocuklarda…
Mandal
Emekli olup çok sevdiği mesleğine ve dünya tatlısı öğrencilerine veda edince içindeki büyük boşluğu kadınlara dair bir roman yazarak doldurmak istedi Tomris Vural. Bedeniyle, aklıyla, yeterince dolduramadığını düşündüğü kendi hayatı yerine,
-belki bir faydası olur niyetiyle- nice kadının yarım yamalak hayatını yazmak istedi. Romanının adı Mandal olacaktı; sadece Mandal...
“Çamaşır mandalı; kendi içinde tutarlı, kendine dayanan, gücünü kendinden alan, bu güçle çamaşırları ip üzerinde tutan, birleştirici ve sakinleştirici bir alettir, huzur ve güven unsurudur.”
Üstün Dökmen, bireyden yola çıkarak topluma, Tomris Hanım’ın gözünden kadınların tarih boyunca süregelen sorunlarına bakıyor bu kitapta. Yine her zamanki gibi farklı bir bakış açısı kazandıran mizahıyla…
Martı Jonathan Livingston (Tam Metin)
Durgun denizin minik dalgacıkları üzerinde, güneşin altın gibi ışıldadığı pırıl pırıl bir sabahtı.
Sahilden bir mil uzaklıkta, denizi kucaklarcasına ilerleyen bir balıkçı teknesi, martılara kahvaltı zamanının geldiğini haber veriyordu.
Binlerce martı, bir lokma yiyecek için mücadeleye girişmişti bile. İşte zor bir gün daha başlıyordu.
Mavi Tüy
Mirabelle Kuralları Çiğniyor
Hadi yarı peri, yarı cadı Mirabelle ile tanışın.
Yarı peri, yarı cadı, Mirabelle uzun bir tatilin ardından cadı okuluna başlıyor.
Okulunu ve en yakın arkadaşını çok özledi. Bu yüzden çok heyecanlı! Ama sorun şu ki okulun kuralları var! Peri tarafı her ne kadar kurallara uymak istese de içindeki cadı yaramazlık yapmadan durmasına yardımcı olmuyor.
Mirabelle sevdikleri için uslu durmayı öğrenebilecek mi? Yoksa sınır tanımadan kuralları çiğnemeye devam mı edecek? Haydi, Mirabelle’in yaramaz dünyasına siz de katılın !
Mirabelle Yaramazlık Peşinde
Mucize Denizaltı
Angie Kim’den otizm anneliği, göçmenlik ve aile olmak üzerine güçlü bir gizem ve suç romanı.
Aileni korumak için ne kadar ileri giderdin? Aile içi sırlara sadık kalır mıydın? Söyledikleri yalanları göz ardı eder miydin?
Virginia’nın küçük bir kasabasında yaşayan bir grup insan düşünün. Hepsi birbirini tanıyor çünkü her biri, içinde kısırlıktan otizme kadar akla gelebilecek birçok hastalığı tedavi edebilen hiperbarik bir odanın bulunduğu özel bir tedavi merkezinin birer parçası. Sonra bir gün... Odada patlama olur, her şey yerle bir olur. İki kişi hayatını kaybeder.
Ancak patlamanın bir kazadan çok daha fazlası olduğu anlaşılır.
Patlamaya sebebiyet veren sahiden de bir hastanın dikkatsiz refakatçisi miydi? Yoksa sigortadan büyük meblağda para koparmayı hedefleyen hastane sahipleri mi? Yoksa... Tedavinin güvenli olmadığını kanıtlamaya çalışan bir protestocu mu?
“Ajandalarınızı temizleyin, telefonlarınızı uçuş moduna alın ve kalbinizin tiktaklarını dinlemeye hazırlanın! Bu kitap kesinlikle beni yere yapıştırdı!”
- Liberty Hardy, Book of the Month
Nasıl Temizlenebilirim?
İnsanlara veya bazı nesnelere değdikten sonra, hatta bazen onlara
dokunmamışken bile kirlenmekten korkuyor musunuz?
• Dokunma yoluyla size bir hastalık bulaşmasından çekiniyor mu-
sunuz?
• Başkaları tarafından kirletilmekten ya da onları kirletmekten en-
dişeleniyor musunuz?
• Dışarıdan evinize girecek şeylere karşı sürekli tetikte misiniz?
• Kirlendiğini düşündüğünüz şeyleri aşırı mı temizliyorsunuz? Ya
da onları atıyor musunuz? Kirlendiğini düşündüğünüz şey bir kı-
yafetse, onunla temiz olduğunu düşündüğünüz bir yere oturmak-
tan kaçınıyor musunuz?
• Herhangi bir şeyin tam anlamıyla temiz olduğundan bir türlü emin
olamıyor musunuz?
• Evinizde aile üyelerinin bile giremeyeceği, dokunamayacağı, otu-
ramayacağı “temiz”, “güvenli”, “yasak” alanlar oluşturuyor musu-
nuz?
• Bir şeylerin temizlendiğini hissedene kadar harcadığınız saatler-
den veya hiçbir şey kirlenmesin diye aldığınız önlemlerden artık
yoruldunuz mu?
• Kirlilik hissine dayanamıyor musunuz?
• Yıkanmak size durdurulması imkânsız bir şey gibi mi geliyor artık?
Prof. Dr. M. Hakan Türkçapar’ın editörlüğünde hazırlanan Hayatı
Anlamak Serisi’nin ana rengi, psikolojik bozuklukların nedenleri ve
çözümlerini anlamak için iletişime dayalı bilimsel yöntemi esas alan
Bilişsel Davranışçı Psikoterapi. Bireyin kendine nasıl yardım edebile
ceğine yoğunlaşan serinin bu kitabının konusu ise Bulaşma-Yıkanma Tipi Obsesif Kompulsif Bozukluk.
Türkçapar, Bulaşma-Yıkanma Tipi Obsesif Kompulsif Bozukluğun ne olduğunu ve neden olduğunu anlatırken, azımsanmayacak sayıda kişinin mustarip olduğu bu sorunun, doğası gereği kendini saklayan ve sürekli gözden kaçırılan asıl temelini gözle görülür hâle getiriyor.
Türkçapar şunu soruyor: Asıl sorun kirlenme-bulaşma mı, yoksa
obsesif kompulsif bozukluğun kendisi mi?
Rahatsızlığın sonlandırılmasında kritik bir öneme sahip olan bu
sorunun yanıtı, kitapta verilen özgün yöntemler ve etkin çözümlerle
birlikte okuru sahici bir iyileşmeye davet ediyor.
Notalar Apartmanı
Notalar Apartmanı sizleri hem sevimli bir öyküye hem de notaları öğrenmeye davet ediyor .
Her katında bir notanın yaşadığı Notalar partmanı’nın birbirinden farklı sakinleriyle tanışmaya hazır mısın?
Ağzında kalemiyle dolaşan Do Dede, dişleriyle övünerek “reee”leyen Re Nine, kedi ve telefon bağımlısı Mi Hanım, dağınık Fa Çocuk, yönetici Sol Teyze, hayat dolu La Kız, arılardan bunalan Si Kardeş ve Do Dede’nin kitapkurdu torunu İnce Do Kardeş…
Sen de tıpkı Kurabiyeci Kız gibi Notalar Apartmanı’na konuk olup birbirinden sevimli notaları tanımak ve bu renkli hikâyeye ortak olmak ister misin?
“Şöhret Doğruyol Sağbaş, Notalar Apartmanı ’nda müzik bilgisinin alfabesi sayılan ‘Do Majör Ton Gamı’nı her kata bir ses kişiliği vererek ustalıkla kurgulamış. Minik okurlarına çok yönlü bir ufuk açacağından hiç şüphem olmayan bu seçkin eseri, tüm çocuklara tavsiye ederim.”
Prof. Dr. Mesut İKTU/Opera Sanatçısı/ Öğretim Ü yesi
Kitabın arkasındaki QR kodu okutarak Notalar Apartmanı şarkısını dinleyebilir ya da şarkıya eşlik edebilirsiniz.
Ölüme Fısıldayan Adam
“Yanmış kibrit çöplerini âdeti olduğu gibi mumların altına koyup üzerlerine erimiş mum döktü.
Sanki yanan kibrit çöpleri bizdik, mum dipleri de mezarımız... Kibrit çöpü mezarlığı, bizim gibi kırık ve kaybedenler için ne güzel bir benzetmeydi... Yana yana yaşa, yanarak öl ve öldükten sonra da yanmaya devam et. Yanmak tüm varoluşunu tanımlıyormuş gibi...”
Geçmişindeki acıların küllerinden doğmuş, zeki bir dolandırıcı...
Arı kovanına giren kelebek.
Yaşamadığı için ölmeyi bile beceremeyen, hayata küskün bir kız...
Sudan korkan balık.
Tanrı’nın birbirlerinde çare bulmaları için bir araya getirdiği iki kişi.
Peki ya, bir gün ömrü olan bir kelebek yarına aşık olursa ne olacak?
Onun Şeytanları
İnsanları insanlar öldürür, silahlar değil. Bu devirde sözler işliyor cinayetleri, katiller değil.
Beni başrolleri yakınlaştırmak için yazılan ikinci karakter, hikâyesini dinlemek istemediğin figüran olarak hatırlarsın. Ama herkesin bir hikâyesi vardır. Ve ben o sarışınım. Sen ise benden nefret ediyorsun.
“Üşürken içimi sevgi ısıtmadı benim, hep çay ya da kahve içtim. Büyüdüm, büyüdüm...
Büyürken sıcak şeylerle ısınamadığım kışlar geçirdim. Odamın kapısı bir gece yarısı çocuk masallarına hiç açılmadı. Bu yüzdendir belki de, yatağımın altındaki canavarlar her gece kafamda cirit atardı. Anneme söyledim, babama da... Susmayı böyle öğrendim: Saat 8'de, yemek masasında.”
Onun Şeytanları Ciltli
"İnsanları insanlar öldürür, silahlar değil. Bu devirde sözler işliyor cinayetleri, katiller değil."
Romanlarda hep ikinci kız rolünü üstlenen, başroller için güzel sahneler çıkaran ve kendinden başka herkesin mutlu sona sahip olmasını sağlayan o kenardaki, gölgedeki, düşünceleri önemsenmeyen, kimsenin ne yaşadığını bilmediği sarışınları merak ettiniz mi hiç?
Bir kalp, bir ömür boyunca ortalama 3 milyar kez atar. Sen kaç kez atışını duydun onunkinin, kaç kez okudun ki?
İşte bu hikâye, kalan o kalp atışlarının hikâyesi.
"Üşürken içimi sevgi ısıtmadı benim, hep çay ya da kahve içtim. Büyüdüm, büyüdüm... Büyürken sıcak şeylerle ısınamadığım kışlar geçirdim. Odamın kapısı bir gece yarısı çocuk masallarına hiç açılmadı. Bu yüzdendir belki de, yatağımın altındaki canavarlar her gece kafamda cirit atardı. Anneme söyledim, babama da... Susmayı böyle öğrendim: Saat 8'de, yemek masasında."
Peynirimi Kim Kaptı
Peynirimi Kim Kaptı? değişimle ilgili tüm gerçekleri; kahramanları bir labirentte karınlarını doyuracak "Peynir"i arayan dört sevimli karakter olan bir öyküyle anlatıyor. Peynir, elde etmeye çalıştığımız isteklerimizin simgesi. Labirent ise, bu isteklerimizin peşine düştüğümüz yeri temsil ediyor. Öyküde kahramanlar hiç beklemedikleri değişikliklerle yüz yüze geliyorlar. Tıpkı gerçek yaşamdaki milyonlarca insan gibi. Bu yüzden kitap okuyucularına bir gün mutlaka yararlanacakları dersler veriyor; değişime kolayca uyum sağlamalarına yardımcı oluyor.
Rowleynin Müthiş Korku Hikayeleri
El fenerini al, yorganının altına gir ve Rowley Jefferson’ın son derece şaşırtmacalı, sürprizli ve gizem dolu hayal dünyasına hızlı bir dalış yapmaya hazırlan! Âdeta bir korku tüneline benzeyen bu kitapta; hayaletler, vampirler, zombiler ve daha pek çoklarıyla buluşacaksın.
Rowley’nin korku hikâyeleri seni kahkahalara boğabilir ama dikkat et, gece ışıklar açık uyumak zorunda kalabilirsin!
Rüzgarın Getirdiği
Şafak Vakti – Epsilon Yayınevi
Bir vampiri sevdiğinizde, seçim hakkınız kalmaz. Bunun sevdiğiniz kişiyi inciteceğini bile bile nasıl kaçar, nasıl savaşırdınız? Sevdiğinize verebileceğiniz tek şey hayatınızsa, nasıl vermemezlik ederdiniz? Ya onu gerçekten seviyorsanız? Vazgeçilmez bir şekilde bir vampire aşık olmak, Bella Swan için, bir fantezi ve kâbusun gerçeğe karışmasıdır. Edward Cullen’a duyduğu yoğun tutkuyla bir tarafa kurt adam jacob Black ile arasındaki derin bağ ile öbür tarafa çekilmiş bir halde, nihai dönüm noktasına ulaşmak için kayıplar ve mücadele dolu çalkantılı bir yıl geçirmiştir. Artık kaçınılmaz bir şeçimle karşı karşıyadır; ya ölümsüzlerin karanlık ama çekici dünyasına katılacak ya da iki kabilenin arasında insan olarak hayatına devam edecektir. Bella artık kararını vermiştir ve kendisini muhtemelen yıkıcı ve anlaşılmaz sonuçları olacak benzeri görülmemiş bir olaylar zincirinin içinde bulur. Önce Alacakaranlık’ta yıpranmış olduğunu, ardından Yeniay ve Tutulma’da da dağılıp koptuğunu gördüğümüz ipler, artık tamamen düzeltilip bir araya gelecek gibi görünüyor. Peki ya bu sonsuza kadar gerçekleşemezse?
Saftirik 1 Bu Benim
Epsilon Gençlik Kulübü okuyucularını çok eğlendirecek Saftirik Greg'le tanıştırıyor.
Yazar ve illüstratör Jeff Kinney'in kahramanı Greg yazmak zorunda kalınca ortaya hem gençlerin hem de büyüklerin gülerek okuyacakları bir günlük çıkıyor.
Çocuk olmak ne zordur? Öyle değil mi? Gelişimi henüz tamamlanmamış ufaklıklara, her gün tıraş olmak zorunda olan azmanların aynı sırada oturmak zorunda kaldığı ortaokulda okuyan Saftirik Greg'in Günlüğü bir zamanlar benzer şikayetlerle dolu olan yetişkin okuyucuları ve halen aynı sıkıntıları çeken geçleri oldukça eğlendirecek.
Saftirik 10 Hey Gidi Günler
Hayat eskiden daha güzeldi, diyorlar. Öyle miydi gerçekten?
Kasabada herkes gönüllü olarak fişleri prizden çekip elektronik eşyalar olmadan yaşamayı denerken, Greg kendine bu soruyu soruyor. Ama modern hayatın kendine özgü güzellikleri var ve Greg, eski günlere dönmek konusunda hiç de hevesli değil.
Heffley ailesinin evinin içinde ve dışında gerilim artarken, Greg bütün bunların üstesinden gelmenin bir yolunu bulacak mı? Yoksa “Hey gidi günler!” demek Greg gibi bir çocuk için çok mu zor?
Saftirik 11 Karışık İşler Bunlar
Greg’in üzerindeki baskı giderek artıyor. Annesi bilgisayar oyunlarının onun beynine zarar verdiğini düşünüyor ve bunlardan vazgeçip daha “yaratıcı” şeyler yapmasını istiyor. Öte yandan Cadılar Bayramı çok yaklaştı ve Greg yılın en eğlenceli partisine gitmek zorunda.
İyi ama nasıl? Peki Cadılar Bayramı’ndan geriye kalan şekerler bir film çekmek konusunda ilham verir mi acaba? Ya da film çekmek o kadar kolay mıdır? Of! Karışık İşler Bunlar…
Saftirik 12 Tam Bir Felaket
Greg Heffley ile ailesi yine yollarda!
Soğuk havanın ve yaklaşmakta olan Noel tatilinin de etkisiyle bir tropik adaya gitmeye karar veren Heffley ailesinin tek istediği, biraz dinlenip iyi vakit geçirmek. Cennet gibi bir yerde birkaç gün geçirmek kime iyi gelmez ki?
Ancak çok geçmeden adanın hiç de bekledikleri gibi bir yer olmadığını görüyorlar. Güneş, zehirli böcekler, mide sorunları, garip sürüngenler, aileyi; özellikle de Greg’i canından bezdiriyor. Tatil her şeye rağmen güzel olabilir mi, yoksa tam bir felaketle mi sonuçlanacak? Ne dersiniz?
Saftirik 13 Eridik Bittik !
Saftirik 10 yaşında!
Bir nesil arkadaşlığı, bir kitabı paylaşıp okumaktan keyif almayı Saftirik'le öğrendi.
Jeff Kinney'nin olay yaratan ve yayımlandığı 50’den fazla ülkede satış rekorları kıran Saftirik Greg'in Günlüğü serisinin son kitabı Eridik bittik! bütün dünya ile aynı anda Türkçede!
"Jeff Kinney, JK Rowling'le birlikte artık gezegendeki en çok satan çocuk edebiyatı yazarlarından biri."
- Independent
Eyvah, ortalık karıştı!
Kar yüzünden okul tatil olunca Greg Heffley’nin mahallesi karla kaplı bir savaş alanına dönüştü. Rakip gruplar toprak için savaşıyor, kardan devasa kaleler inşa ediyor ve destansı kartopu savaşları yapıyorlar. Hedefte ise Greg ile onun en iyi arkadaşı Rowley Jefferson var.
Bu, Greg ve Rowley’nin eriyen bir mahallede savaşan çeteleri yönettiği, müttefiklerin ve ihanetlerin olduğu tehlikeli bir savaş. Kar kalktığında, Greg ve Rowley birer kahraman mı olacaklar, yoksa sadece hayatta kalmayı mı başaracaklar?
Saftirik 14 Yıktı Geçti
Bir nesil arkadaşlığı, bir kitabı paylaşıp okumaktan keyif almayı Saftirik'le öğrendi.
Jeff Kinney'nin olay yaratan ve yayımlandığı 50’den fazla ülkede satış rekorları kıran Saftirik Greg'in Günlüğü serisinin son kitabı Yıktı Geçti! bütün dünya ile aynı anda Türkçede!
"Çocukken insanı okulla, ödevlerle bu kadar oyalamasalar Şimdiden ünlü olurdum ama bunlarla uğraşmaktan İSİM yapacak vaktim kalmıyor."
Heffley ailesine hiç beklemedikleri bir anda miras kalınca evlerinde büyük değişiklikler yapma şansına kavuşuyorlar. Ama kısa sürede ev tadilatının sadece yıkıp dökmekten ibaret olmadığını anlıyorlar.
Duvarlar yıkılırken ortaya bir sürü sorun çıkıyor! Neler mi? Çürümüş keresteler, zehirli küf, istenmeyen yaratıklar ve bu yenilemeyi Greg’le ailesinin burnundan getiren çok daha uğursuz şeyler.
Tüm bu toz duman dağıldığında Heffley’ler evlerinde mi kalacak… yoksa şehri mi terk edecekler?
Saftirik 15 Çıkmaza Girdik
Jeff Kinney’den Saftirik serisinin 15. kitabı Çıkmaza Girdik sizlerle!
Dünya genelinde milyonlarca kopya satan Saftirik serisi yepyeni kitabıyla yine çok eğlenceli.
Okurken kahkahalara boğulacağınız muhteşem bir maceraya daha var mısınız?
Greg Heffley ve ailesi bu kez uzun bir karavan yolculuğunda ama işler istedikleri gibi gitmiyor. Önce başları ayılarla derde giriyor, sonra da cennet gibi bir yerde tatil yapacaklarını zannederken kendilerini korkunç bir karavan kampında buluyorlar. Berbat havuz partileri, havada uçuşan karpuzlar, kamp alanını basan kokarcalar… Üstüne bir de gök delinip ortalığı sel götürmesin mi? Çatır çatır düşen yıldırımlar da cabası. Bir an önce bu tatili kurtarmanın bir yolunu bulmaları lazım, yoksa her şey için çok geç olacak!
Saftirik 16 Tam İsabet !
Okulda yapılan spor seçmelerinde büyük hüsrana uğrayan Greg, spor kariyerinin henüz başlamadan bittiğini düşünüyor. Fakat annesinin ısrarlarına dayanamayıp spora bir şans daha vermeye karar veriyor ve basketbola yazılıyor.
Seçmeleri kötü geçen Greg, artık bir takıma girme şansının olmadığını düşünse de kasabanın en kötü takımında forma giymeye hak kazanıyor.
Greg ve takım arkadaşlarının bu sezon boyunca tek maç kazanması dahi olası değil gibi. Ama söz konusu spor olunca her şey mümkün.
Bakalım, topu bir kere eline geçiren Greg bu şansı nasıl değerlendirecek?
Saftirik 2 Rodrıck Kuralları
Epsilon Gençlik Kulübü okuyucularını çok eğlendiren Saftirik Greg ikinci günlüğüyle tatilden dönüyor!
Ama siz ne yaparsanız yapın, sakın Greg Heffley'ye yaz tatilinin nasıl geçtiğini sormayın. Çünkü bu konuda tek kelime etmek istemiyor. Greg yeni okul yılına başlarken yazın yaşadığı her şeyi, özellikle bir olayı, ardında bırakmakta kararlı. Ancak ne yazık ki ağabeyi Rodrick tüm olanları biliyor. Zaten bütün sırlar bir gün açığa çıkar. Hele işin içinde bir de günlük varsa. Yazar ve illüstratör Jeff Kinney'in kahramanı Wimpy Kid Greg'in yeni günlüğünü okumaya ne dersiniz?
Saftirik 3 Türünün Son Örneği
"Çekil Harry Potter! Artık çok satan çocuk kitapları listelerinden inmeyecek yeni bir dizi var. Üstelik bunlarda 'fantezi' de yok. "
-Andrea Yeats - NPR-All Things Considered
"Müthiş bir kahraman ve inanılmaz bir mizah..."
-New York Times
Epsilon Gençlik Kulübü okuyucularını çok eğlendiren Saftirik Greg üçüncü günlüğünü okurlarına açıyor! Artık şunu kabul edelim: Greg Haffley saftirikliğinden kurtulamayacak. Birinin bunu Greg'in babasına anlatması gerek!
Frank Haffley oğluna çekidüzen vermeye ve onu adam etmeyeçalışıyor. Onu spor yapmaya, kendisine faydalı olacak etkinliklere teşvik ediyor.
Saftirik Greg'in Günlükleri okumayı pek sevmeyenler ya da komik kitap okumak isteyenlerin bayılacağı kitaplar!
Saftirik 4 İşte Şimdi Yandık
Yaz Tatili... Hava harika, bütün çocuklar dışarda eğlenip tatilin tadını çıkarıyor. Peki Greg Heffley nerede dersiniz? Evde panjurları indirip bilgisayar oyunları oynuyor. Greg kendi deyimiyle " ev kuşu" çin yaz tatili, "sorumluluklardan ve kurallardan uzak olmak" demek. Oysa Greg'in annesinin farklı bir tatil anlayışı var. Dışarıda gerçekleştirilen etkinlikler ve "ailece geçirilen zaman" olmazsa olmaz!
Sizce kimin dediği olacak? Yoksa Heffley ailesine yeni katılan biri her şeyi değiştirecek mi?