Mucize Denizaltı
₺345,00 Orijinal fiyat: ₺345,00.₺285,00Şu andaki fiyat: ₺285,00.
Angie Kim’den otizm anneliği, göçmenlik ve aile olmak üzerine güçlü bir gizem ve suç romanı.
Aileni korumak için ne kadar ileri giderdin? Aile içi sırlara sadık kalır mıydın? Söyledikleri yalanları göz ardı eder miydin?
Virginia’nın küçük bir kasabasında yaşayan bir grup insan düşünün. Hepsi birbirini tanıyor çünkü her biri, içinde kısırlıktan otizme kadar akla gelebilecek birçok hastalığı tedavi edebilen hiperbarik bir odanın bulunduğu özel bir tedavi merkezinin birer parçası. Sonra bir gün… Odada patlama olur, her şey yerle bir olur. İki kişi hayatını kaybeder.
Ancak patlamanın bir kazadan çok daha fazlası olduğu anlaşılır.
Patlamaya sebebiyet veren sahiden de bir hastanın dikkatsiz refakatçisi miydi? Yoksa sigortadan büyük meblağda para koparmayı hedefleyen hastane sahipleri mi? Yoksa… Tedavinin güvenli olmadığını kanıtlamaya çalışan bir protestocu mu?
“Ajandalarınızı temizleyin, telefonlarınızı uçuş moduna alın ve kalbinizin tiktaklarını dinlemeye hazırlanın! Bu kitap kesinlikle beni yere yapıştırdı!”
– Liberty Hardy, Book of the Month
| Yayınevi | Epsilon Yayınevi |
|---|---|
| Yazar | Komisyon |
| Sayfa Sayısı | 424 |
| Kağıt Cinsi | 1. Hamur |
| Baskı Yılı | 2023 |
| Boyut | “13, 00″, 50 X 21 |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
3 adet stokta
Epsilon Yayınevi – Mucize Denizaltı
Angie Kim’den otizm anneliği, göçmenlik ve aile olmak üzerine güçlü bir gizem ve suç romanı.
Aileni korumak için ne kadar ileri giderdin? Aile içi sırlara sadık kalır mıydın? Söyledikleri yalanları göz ardı eder miydin?
Virginia’nın küçük bir kasabasında yaşayan bir grup insan düşünün. Hepsi birbirini tanıyor çünkü her biri, içinde kısırlıktan otizme kadar akla gelebilecek birçok hastalığı tedavi edebilen hiperbarik bir odanın bulunduğu özel bir tedavi merkezinin birer parçası. Sonra bir gün… Odada patlama olur, her şey yerle bir olur. İki kişi hayatını kaybeder.
Ancak patlamanın bir kazadan çok daha fazlası olduğu anlaşılır.
Patlamaya sebebiyet veren sahiden de bir hastanın dikkatsiz refakatçisi miydi? Yoksa sigortadan büyük meblağda para koparmayı hedefleyen hastane sahipleri mi? Yoksa… Tedavinin güvenli olmadığını kanıtlamaya çalışan bir protestocu mu?
“Ajandalarınızı temizleyin, telefonlarınızı uçuş moduna alın ve kalbinizin tiktaklarını dinlemeye hazırlanın! Bu kitap kesinlikle beni yere yapıştırdı!”
– Liberty Hardy, Book of the Month
İlgili ürünler
Ateşin Şarkısı
Kemancı Julia Ansdell Roma’daki bir antikacıdan garip bir müzik kitabı ve el yazması bir vals eseri satın alır. Daha notaları okurken valsin güzelliği karşısında büyülenir. Ancak eve dönüp bu güzel şarkıyı çalmaya başladığında etrafında garip olaylar olmaya başlar. Bu büyüleyici, tutku ve acı dolu müziğin üç yaşındaki kızı Lily’nin üstünde açıklanamaz bir etkisi vardır.
Küçük kız önce evin kedisini sonra da Julia’yı bıçaklayınca Julia bu müziğin geçmişindeki gizemi ortaya çıkarmaya karar verir. Ailesini ve kendisini kurtarabilmek için Incendio adındaki bu valsin ardında yatan laneti bulmak zorundadır. Fakat müziğin notaları onu çok daha büyük bir tehlikenin kucağına düşürür.
“Nefes kesici… İlk sayfaları okuduktan sonra elinizden bırakamayacaksınız.”
David Baldacci
“Edebiyat, psikolojik gerilim ve duygu yüklü bir roman.”
The Huffington Post
Bundan Kimseye Bahsetme
Görünmez Gardiyan -1. Kitap
Baztán Nehri kıyısında genç bir kız cesedi bulunur – aynı ay içinde ikinci kez. Elizondo kasabasında söylentiler dolaşmaya başlar: Bu acımasız bir seri katilin işi midir, yoksa daha uğursuz bir şey mi?
Hırslı ve cesur dedektif Amaia Salazar, doğup büyüdüğü kasabadaki gizemli cinayetleri araştırmak üzere görevlendirilir. Annesi ve kız kardeşlerinin de yaşadığı, dört yanı ormanla çevrili ve sisle örtülü bu yerde nedenini çözemediği bir şey çocukluğundan beri peşini bırakmamıştır.
Cinayetlerin sayısı ve vahşeti arttıkça kasaba halkı bunun Bask mitolojisinin en büyük yaratıklarından biri olan Basajaun’un işi olduğundan da emin olur. Amaia bir yandan katilin izini sürerken bir yandan da kendi kâbusları ve geçmişiyle yüzleşmek zorunda kalır.
Lontano
Jean-Christophe Grange’den Kongo-Fransa-Belçika üçgeninde tüyler ürpertici, soluk soluğa bir kovalamaca.
Onlar ölümsüzlüğün sırrına vakıf olanlardı.
İntikam hissiyle yanıp tutuşan, kötülüğün öncüleriydi.
Zamanın ve mekanın ötesine geçebilenlerdi. Afrika’nın derinliklerinden getirdikleri
Kara büyüleriyle aklın sınırlarını aşanlardı.
Sherlock Holmes 3 – Sherlock Holmes’un Dönüşü
Yılan Avı
John Verdon’ın şimdiye kadarki en sürükleyici polisiyelerinden biri olan Yılan Avı’nda emekli NYPD dedektifi Dave Gurney en tehlikeli düşmanıyla yüzleşiyor!
Eski tenis oyuncusu ve yeni uyuşturucu satıcısı Ziko Slade, küçük çaplı bir suçlu olan Lenny Lerman'ı vahşice öldürmekten yirmi yıl hapis cezasına çarptırılır. Arkadaşının ricası üzerine davayı üstünkörü inceleyen Dave Gurney ortada görünürden çok daha katmanlı bir suç olduğunu anlar.
Gurney olayların perde arkasını araştırırken kendini bir cinayetin baş şüphelisi olarak bulur ve soğukkanlı bir katil tarafından takip edilir. İtibarını kurtarmak için işlenen cinayetleri çözmeye çalışırken kanundan kaçmak zorunda kalan Gurney dedektiflik mesleğine olan sarsılmaz güvenini sorgulayacaktır.
“Verdon'ın Dave Gurney serisinin sekizinci polisiyesi daha ilk sayfadan itibaren büyülüyor. Yılan Avı Verdon'ın neden en iyi polisiye yazarlarından biri olduğunun kanıtı.”
—Publishers Weekly
Yırtıcı Kuşlar Zamanı
… alıştığımız ülke, alıştığımız İstanbul, alıştığımız hayat kayıp gidiyordu avuçlarımızın arasından…
Sokaklarda cirit atan uluslararası suç şebekeleri, onlarla fotoğraf çektirmekten utanmayan siyasiler, faili meçhulden faili meşhura evrimleşen cinayetler, ekonomik bozulmanın ve kolay para kazanma arzusunun hızlandırdığı ahlaki çürüme, liyakatsizliğin getirdiği kamusal ve kurumsal çöküş…
Yüzünde kan var Nevzat!
Başkomser Nevzat bu kez geçmişin hayaletleriyle mücadele ediyor. Ailesini katledenlerin peşinde maceradan maceraya koşarken, Nevzat ve ekibinin yaşadıkları olaylar bir 21. yüzyıl Türkiyesi portresi çiziyor.
Yırtıcı Kuşlar Zamanı’nda Ahmet Ümit Türkiye’nin yıllardır mustarip olduğu toplumsal hastalıkların röntgenini çekiyor.
Olan bitenin farkındaydım, arkadaşlarım etrafımdaydı, insanlar bana yardım etmek için çırpınıyorlardı. Ama umurumda bile değildi. Yemek yiyemiyordum, iğne ipliğe dönmüştüm. Vazgeçmiştim, her şeyden, herkesten, hepsinden… Kılımı kıpırdatamıyordum. Kıpırdatmak istemiyorum diye değil, kıpırdatamıyordum, çünkü artık içimde yaşama isteği yoktu.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.