Merhametli Karga
Mükemmel Eşleşme
Her genç kız bir gün taç takmanın hayalini kurardı.
Flört uygulamasını indirdiğim her seferinde aynı adamla eşleşmek kadar romantik bir şey olamazdı. Aşırı seksi miydi? Evet. Yasak bölge miydi? Kesinlikle evet.
Evren benden nefret ediyor olmalıydı.
Cole Kincaid abimin en iyi arkadaşıydı ve lisedeyken ona abayı yakmıştım. Şimdiyse Heston Üniversitesi hokey takımında babamın yardımcı koçu olmak için kasabaya geri dönmüştü. Onu görünce, tamamen sönmemiş hislerim anında alevlenmişti. Ama biz mümkün değildik. Hiç olmamıştık.
Kötü bir ayrılık döneminden geçiyordum ve yeni yıla yalnız girme düşüncesi katlanılmazdı. Ben de hemen bir flört uygulaması indirdim ve kendimi silip silip tekrar indirme döngüsüne kaptırdım. Ve Cole’la eşleştim. Her seferinde.
Kış boyunca herkesten gizli takılmayı kabul ettiğimizde aramızdakilerin ciddileşmesini beklemiyordum. Ama oynadığımız küçük oyunun risklerini anlamamıştık. Koyduğumuz sınırlar bulanıklaştığında hayatlarımız kökünden değişecekti.
No:26 Ciltli
Sen bırak tutunmayı, dünya bizi sarmalar.
Kendimi yaşamaya değer görmediğim her şey benim bu hayattaki esaretimdir.
Mine çocukluk döneminde babasından şiddet görmüş, annesi tarafından terk edilmiş ve sonrasında yurtta büyütülmüştür. Geçmiş travmalarının ve acılarının üzerine kendisine kurduğu yeni hayatında internetten Yeşil Küpeli Kız takma ismiyle magazin haberleri yaparak milyonlarca takipçiye ulaşmıştır. Mine'nin şimdiki haber hedefi ise hızla yayılan müzik videosuyla bir gecede şöhrete kavuşan, genç kızların yeni sevgilisi Efe Duran'dır...
Mine ve Efe’yi aynı çatı altında bir araya getiren No. 26, ikisi için de geri dönüşü olmayan bir değişimin başlangıcı olacaktır.
Bize hiçbir şeyi yaşamayı hak görmeyen herkese bir çiçeğin bataklıktan da doğabileceğini göstereceğiz.
No:26 Ciltsiz
Sen bırak tutunmayı, dünya bizi sarmalar.
Kendimi yaşamaya değer görmediğim her şey benim bu hayattaki esaretimdir.
Mine çocukluk döneminde babasından şiddet görmüş, annesi tarafından terk edilmiş ve sonrasında yurtta büyütülmüştür. Geçmiş travmalarının ve acılarının üzerine kendisine kurduğu yeni hayatında internetten Yeşil Küpeli Kız takma ismiyle magazin haberleri yaparak milyonlarca takipçiye ulaşmıştır. Mine'nin şimdiki haber hedefi ise hızla yayılan müzik videosuyla bir gecede şöhrete kavuşan, genç kızların yeni sevgilisi Efe Duran'dır...
Mine ve Efe’yi aynı çatı altında bir araya getiren No. 26, ikisi için de geri dönüşü olmayan bir değişimin başlangıcı olacaktır.
Bize hiçbir şeyi yaşamayı hak görmeyen herkese bir çiçeğin bataklıktan da doğabileceğini göstereceğiz.
Ölüm Portresi 2
Okyanusun karanlık bir yanı olduğunu boğulmadan öğrenemezsin.
Hera Yarkan ve Atlas Katrivas.
İsimlerimiz gazete kâğıtlarında yıllarca anılır, hakkımızdaki her gerçek birer birer kaleme alınırdı. Önümdeki deftere karaladığım güçsüz hayallerde bile biz herhangi birisi olmazdık.
Onunla aynı masaya oturduk, aynı evi paylaştık.
Geleceğimi, geçmişimi birlikte kurduk fakat hiçbir zaman hayal ettiğimiz o hayata sahip olamadık.
Karşısına oturup uzun uzun kazanacağımızdan bahsederken bile bir yanım onu terk edeceğim gerçeğiyle yüzleşirdi. Sanki gözlerime bakarsa bütün bu savaştan vazgeçip gidermiş gibi utanır, gözlerini kaçırırdı benden.
Bir felaketin içindeydik. Fakat ben…
Yine de onu severdim.
Her şeye rağmen.
Çünkü kalbimdeki kara deliğin içerisinde yok olduğunu hissetmediğim tek duygu buydu. Atlas’a karşı duyduğum sevgi bana yaşadığımı ve hâlâ var olduğumu hissettirirdi.
Ben onun açtığı yaraya bile sadıktım. Göğsümde hissettiğim yakıcı hisse, onun için aldığım nefese, kalbime sığmayan acıya, benden çalınanlara bile sıkı sıkı bağlıydım.
O ise... Atlas’tı işte.
Her şeye rağmen kendini benim için feda eder, sonu ne olursa olsun yine evine, yanıma döneceğini söylerdi.
Bir fotoğraf karesinde gülümserken kısılan gözlerimi sol cebinde, kalbinin tam üstünde taşırdı.
Eski bir masalda anmışlar ismimizi.
Ve senden önce bendeki sen kavramış belimi.
Dudaklarımda yokluğunun bıraktığı yanık izleri.
Sevgilim, son bir nefes kaldı aşka.
Korkarım, yaralanmandan. Uzatma ellerini bana.
Ölümsüzlük
Perde arkasında daima ipleri elinde tutan kadınlar vardır. Tarih bizi görmez ama onu biz yazarız. Gizli gizli cerrahlık yapan bir kadın Hazel Sinnett geçen yıl yaşananların hayal gücünün bir ürünü olduğuna ikna olmuştu. Üstüne üstlük Jack’in yaşayıp yaşamadığını bile bilmiyordu. Artık bütün hayatı kendi tıp incelemesini yazmak ve onu gizlice çağıran hastaların yardımına koşmaktan ibaretti. Ülkenin umudu olan hasta bir prenses Bir hastasının hayatını kurtarmak hapse tıkılmasıyla sonuçlanınca Hazel pis bir hücrede idamını beklemeye başlamıştı. Ta ki kraliyet tarafından Prenses Charlotte’ın özel doktoru olması için İngiltere’ye çağırılana kadar. Prenses’in ülkenin önde gelen erkek doktorlarının çözemediği gizemli bir rahatsızlığı vardı ve müstakbel Kraliçe’nin kurtarılması büyük önem taşıyordu. Üstelik şimdi bütün sorumluluk Hazel’daydı.
Ölüm Yoldaşları adında gizemli bir topluluk Çok geçmeden Hazel, yetenekli sanatçılar ve biliminsanlarından oluşan Ölüm Yoldaşları’nın yastığına bir not bırakmasıyla sarayın şaşaasına ve romantizmine çekilmişti. Ancak herkesin saklayacak bir şeyi olduğunu fark edecek ve tehlikede olan tek şeyin cerrahlık kariyeri olmadığını keşfedecekti. Monarşiye karşı kötü planlar devreye sokulmuştu ve Hazel bunları durdurabilecek tek kişi olabilirdi.
Peri Kralı’nın Kalbi
Peri Mahkumu
Real Madrid Rüyası
“Bu kitap ünlü kulübün temel işleyişine dair tam ve kapsamlı bir araştırma. Tarafsız ve hassas bir dokunuşla tamamlanmış zihin açıcı bir anlatım.”
—SÖR ALEX FERGUSON, 1986-2013 Manchester United teknik direktörü
Real Madrid dünya üzerindeki en başarılı spor takımıdır. Kulüp, onun üzerinde UEFA Şampiyonlar Ligi kupası dahil olmak üzere, diğer tüm spor takımlarından daha fazla kupaya sahiptir. Ancak bu parlak başarının ardındaki hikâye, oyuncuların ve teknik direktörlerin ötesine geçmektedir. Genellikle göze çarpmayan nokta, çoğunlukla dışarıdan gelenlerden oluşan bir yönetim ekibinin takımı iflasın eşiğinden alıp dünyanın en değerli spor örgütü haline getirmesidir.
Peki Real Madrid böylesine olağanüstü bir başarıya nasıl ulaştı? Columbia Business School’da misafir öğretim üyesi olarak çalışan Steven G. Mandis, bu konuyu enine boyuna incelemektedir. Eşi benzeri görülmemiş bir perde arkası erişim imkânı olan Mandis, bir spor takımının hem saha içi hem de ticari yönlerini titizlikle analiz eden ilk araştırmacıdır. Öğrendikleri tam anlamıyla beklenmediktir ve moneyball stratejisiyle beslenen veri analizlerinin, takımın başarısının arkasında bulunan birincil araç olduğu yönündeki genel kanıya meydan okumaktadır. Aksine, Real Madrid’in oyuncu seçiminden finansal yönetimine kadar hem saha içinde hem de saha dışındaki kazanma formülü, stratejiyi taraftar kitlesinin kültürü ve değerleriyle uyumlu hale getirmesine dayanmaktadır.
1990’ların sonlarında Real Madrid’in başına geldiği gibi, en yetenekli (ve en pahalı) oyuncuların peşinden koşmak, bir galibiyet rekorunun reçetesi olabileceği gibi bir finansal felakete de yol açabilir. Real Madrid yönetimi, kulübün Real Madrid camiasına hizmet etmek için var olduğuna inanmaktadır.
“Daha önce eşine benzerine rastlanmamış bir perde arkası erişimle yazılmış bu kitap hem saha içi hem de saha dışı performansı analiz eden, herhangi bir spor takımı hakkında bugüne dek yapılmış en eksiksiz çalışma olup çıkarımları hayranlık uyandırıcıdır.”
—DAVID STERN, NBA onursal komisyon üyesi
“Kitap Real Madrid’in, futbolun ve sporun tüm gizemine ustalıkla nüfuz ediyor. Arka planına odaklanıp toplantı ve soyunma odalarındaki gerçeklere farklı bir bakış açısı sunuyor.”
—RAY HUDSON, İngiliz emekli futbolcu ve eski MLS koçu
“Mandis bize topluluk markalarının inanılmaz gücünü açıklıyor. Bu kavramda küresel toplum, markaya öyle derin bir tutkuyla bağlıdır ki bu marka kişilerin bireysel kimliği, değerleri ve çok daha fazlasıyla özdeşleşir.”
—ANDREW MESSICK, IRONMAN CEO’su
“Eğer NFL, MLB ya da NBA seviyorsanız bu kitabı muhakkak okumalısınız çünkü tuttuğunuz takıma bakış açınızı değiştirecek.”
—GEOFF POPE, 2008 yılı XLII Super Bowl Şampiyonu
“Mandis’in iş dünyası ve akademik dünyadaki eşsiz geçmişi ve sahip olduğu objektif bakış açısı, her Madridlinin kütüphanesinde bulunması gereken bu önemli kitabı ortaya çıkarmıştır.”
—GABE LEZRA, ManagingMadrid.com’un kurucusu
“Real Madrid Yöntemi, efsanevi bir spor kulübünün başarı formülü hakkında çığır açıcı bilgiler sunuyor.”
—VINCE GENNARO, Columbia Üniversitesi Spor Yönetimi Yüksek Lisans Programı direktörü
“Real Madrid Rüyası hem sporseverler hem de yöneticiler için eşit derecede eğitici ve ilham verici.”
—LINDSAY MCGREGOR ve NEEL DOSHI, Vega Factor’ın kurucu ortakları ve The New York Times
çoksatanlar listesindeki Primed to Perform kitabının ortak yazarları
Renkler Şehri Şahane Şehirler Büyüklere Boyama
Rengarenk kalemlerinizi şimdiden hazırlayın.
Renkler Sokağı'ndan sonra, şimdi de şehirler renklenmeye başlıyor. Renk renk hacimle dolmak için sizin ziyaret etmenizi bekliyor bu şahane şehirler…
Şehirlerinizi renklendirirken hem stresinizi atabilir hem de biraz olsun gün içinde yaşadığınız sorunlardan uzaklaşabilirsiniz. Bu arada iç dünyanızın zenginliğini de keşfedebilirsiniz ki hayal gücünüzün sınırlarına siz bile şaşırabilirsiniz.
Belki de bir şiir dinletisi ya da hoş bir müzik eşliğinde kendinizle kalmanızı sağlayacak olan Renkler Şehrinde keyifli bir yolculuğa çıkmaya hazır mısınız?
Renkler Sokağı Büyüklere Boyama
Yetişkinler için hazırlanan bu karmaşık ve ayrıntılı hazırlanmış modeller ve tasarımlar, sizleri hem stresten uzak tutacak hem de zihinsel olarak rahatlamanızı sağlayacak.
1- Pastel ve renkli kalemlerinizi özgür bırakın.
2- Telefonunuzu, tabletinizi, bilgisayarınızı kapatın.
3- İşinizi, kredi notunuzu, itibarınızı, amaçlarınızı, emeklilik birikimlerinizi düşünmeyi bırakın.
4- Kendinize renklerin birer yaşam belirtisi olduğunu hatırlatın. Asıl önemli olan bu.
5- Kitapta en sevdiğiniz sayfayı bulun. Bu sizin için başlangıç olsun. Boyamaya başlayın.
6- Böylece tüm endişelerinizden uzaklaşıp, özgürce düş kurabileceğiniz, heyecanlı, meraklı ve keyifli, olacağınızı fark edin. Derin nefes alın ve eğlencenin tadını çıkarın.
7- Tatmin olduğunuzda ya da sıkıldığınızda bırakın
Renkler Ülkesi Hayvanlar Doğa Büyüklere Boyama
Yetişkinler için hazırlanan bu karmaşık ve ayrıntılı hazırlanmış modeller ve tasarımlar, sizleri hem stresten uzak tutacak hem de zihinsel olarak rahatlamanızı sağlayacak.
1- Pastel ve renkli kalemlerinizi özgür bırakın.
2- Telefonunuzu, tabletinizi, bilgisayarınızı kapatın.
3- İşinizi, kredi notunuzu, itibarınızı, amaçlarınızı, emeklilik birikimlerinizi düşünmeyi bırakın.
4- Kendinize renklerin birer yaşam belirtisi olduğunu hatırlatın. Asıl önemli olan bu.
5- Kitapta en sevdiğiniz sayfayı bulun. Bu sizin için başlangıç olsun. Boyamaya başlayın.
6- Böylece tüm endişelerinizden uzaklaşıp, özgürce düş kurabileceğiniz, heyecanlı, meraklı ve keyifli, olacağınızı fark edin. Derin nefes alın ve eğlencenin tadını çıkarın.
7- Tatmin olduğunuzda ya da sıkıldığınızda bırakın.
Sen Buradaydın
Sen On Yedi Yaşımsın
Senden Bir Tane Daha Yok
Varlığın kendine armağan olsun, başkalarına köle değil.
İnsanlar ve yaşadıkların gelip gidecek senden. Her şeyin sonunda yine kendinle baş başa kalacaksın. Acılarında, mutluluklarında ve yalnızlıklarında kendini çok daha iyi tanıyacaksın. Verdiğin emeğin, gösterdiğin sevginin ve layık olduğun değerin ne kadar kıymetli olduğunu anlayacaksın.
İşte bu yüzden sevmeye önce kendinden başlayacaksın. Çünkü hayatın boyunca en uzun ve en değerli ilişkini kendinle yaşayacaksın.
Aldığın nefesin de geçen günün de tekrarı yok.
Şu hayatta birçok şeyin alternatifini bulabilirsin.
Çok şeyin yerini zamanla doldurabilirsin.
Ama şunu sakın unutma:
Senden Bir Tane Daha Yok…
Serçeyi Öldürmek
Siren 2 Ciltli
Ben şimdi, kendisinden nefret eden bir adama yürürken kalbi böyle çarpan bir kadın mı oldum?
Karmen hakkında öğrendiği gerçekler Deren’i aşk ile nefret ayrımına götürür. Tek arzusu bir an evvel Karmen’in canını yakmaktır. Karmen ise kızından sonra sevdiği adamı da kaybetmiş olmanın üzüntüsü içindedir. Artık tek bir amaç için yaşıyordur:
Kızını kaçıranlardan intikam almak.
Karmen kızının intikamının peşine düşerken Deren de kendi intikamını almak için Karmen’in peşine düşer. Yolları acı gerçeklerin getirdiği öfkeyle ayrılan Karmen ile Deren’in heyecan dolu kaçma kovalama hikâyesi başlar. Yolları tekrar birleşmeden önce ise Karmen eskiden sahip olduğu gücü geri kazanmıştır ve Deren onu kilometrelerce ötede, İtalya’da bulduğunda aşk ile nefretin savaşı kaldığı yerden devam edecektir.
“Benden bunu aldın.”
“Neyi?”
“Ellerine dokununca öpme isteğimi.”,
Sıfır Kilometre Ciltli
Işıklar Sana Evinin Yolunu Gösterecek
Birbirimizi uzaktan uzağa sevmek bir göldü, biz de o göle atlayan iki balıktık.
O ufacık gölün içerisinde birbirimizi bulduk ve hiç kaybetmeyiz sandık.
Oysa hiçbir şey sandığımız kadar kolay olmadı. Yan yana olmak koskoca bir denizdi ve biz bu denizde birbirimizi kaybettik. Binlerce kilometreyi aştık, birbirimize geldik. Oysa şimdi her zamankinden zor bir savaş bekliyor bizi, buram buram hissediyorum bunu. Sonra kulaklığımı takıyorum, telefonumu atıyorum cebime, kendi kendime fısıldamaya başlıyorum içimden…
“Işıklar sana evinin yolunu gösterecek…”
Bir kez daha tekrar ediyorum:
“Işıklar sana evinin yolunu gösterecek…”
Sonra bir kez daha…
“Işıklar sana evinin yolunu gösterecek…”
Ben İzmir ve bu benim evimi bulma hikâyem.
İzmir ve Ege'nin ışıklarla dolu karanlık dünyalarının hikâyesi devam ediyor... Üstelik aralarındaki mesafe artık sıfır kilometre!
Işıklarınızı yeniden yakmaya geliyoruz, hazır mısınız?
“Tüm bu belirsizliklerin ortasında emin olduğum bir şey vardı, o buradaydı ve artık yıldızlarla doluydu üstümüzü kaplayan bu gökyüzü... Her ne olursa olsun, her nasıl olursa olsun.”
Sıfır Kilometre Ciltsiz
Işıklar Sana Evinin Yolunu Gösterecek
Birbirimizi uzaktan uzağa sevmek bir göldü, biz de o göle atlayan iki balıktık.
O ufacık gölün içerisinde birbirimizi bulduk ve hiç kaybetmeyiz sandık.
Oysa hiçbir şey sandığımız kadar kolay olmadı. Yan yana olmak koskoca bir denizdi ve biz bu denizde birbirimizi kaybettik. Binlerce kilometreyi aştık, birbirimize geldik. Oysa şimdi her zamankinden zor bir savaş bekliyor bizi, buram buram hissediyorum bunu. Sonra kulaklığımı takıyorum, telefonumu atıyorum cebime, kendi kendime fısıldamaya başlıyorum içimden…
“Işıklar sana evinin yolunu gösterecek…”
Bir kez daha tekrar ediyorum:
“Işıklar sana evinin yolunu gösterecek…”
Sonra bir kez daha…
“Işıklar sana evinin yolunu gösterecek…”
Ben İzmir ve bu benim evimi bulma hikâyem.
İzmir ve Ege'nin ışıklarla dolu karanlık dünyalarının hikâyesi devam ediyor... Üstelik aralarındaki mesafe artık sıfır kilometre!
Işıklarınızı yeniden yakmaya geliyoruz, hazır mısınız?
“Tüm bu belirsizliklerin ortasında emin olduğum bir şey vardı, o buradaydı ve artık yıldızlarla doluydu üstümüzü kaplayan bu gökyüzü... Her ne olursa olsun, her nasıl olursa olsun.”
Sıfır Kilometre Film Özel Baskı
“Tüm bu belirsizliklerin ortasında emin olduğum bir şey vardı: O buradaydı ve artık yıldızlarla doluydu üstümüzü kaplayan bu gökyüzü... Her ne olursa olsun, her nasıl olursa olsun.”
Birbirimizi uzaktan uzağa sevmek bir göldü, biz de o göle atlayan iki balıktık.
O ufacık gölün içerisinde birbirimizi bulduk ve hiç kaybetmeyiz sandık.
Oysa hiçbir şey sandığımız kadar kolay olmadı.
Yan yana olmak koskoca bir denizdi ve biz bu denizde birbirimizi kaybettik.
Binlerce kilometreyi aştık, birbirimize geldik.
Oysa şimdi her zamankinden zor bir savaş bekliyor bizi, buram buram hissediyorum bunu.
Sonra kulaklığımı takıyorum, telefonumu atıyorum cebime, kendi kendime fısıldamaya başlıyorum içimden…
“Işıklar sana evinin yolunu gösterecek…”
Bir kez daha tekrar ediyorum:
“Işıklar sana evinin yolunu gösterecek…”
Sonra bir kez daha…
“Işıklar sana evinin yolunu gösterecek…”
Ben İzmir ve bu benim evimi bulma hikâyem.
İzmir ve Ege'nin ışıklarla dolu karanlık dünyalarının hikâyesi devam ediyor... Üstelik aralarındaki mesafe artık sıfır kilometre!
Işıklarınızı yeniden yakmaya geliyoruz, hazır mısınız?
Sınır
Sınırsız
Sokak Nöbetçileri
Çocukluğunda fazlasıyla yara alan ve on yedi yaşında Koza tarafından Ekip’e dahil edilen Helin Aktan, son görevi için ajan olarak Sokak Nöbetçileri’nin yanına gönderilir fakat çıkmış olduğu bu yolda kendisi kadar yaralı beş kişiyle tanışacağından habersizdir. Ummadığı ve tanımadığı bir tabloyla karşılaşır: Sokaklarda büyümüş bir aile vardır karşısında. Ailenin lideri ve beyni olan Yankı, gücü ve merhameti olan Bartu, bacakları ve sessizliği olan Lâl, elleri ve rengi olan ikizler Mutlu ile Işık... Kendi benliğini kaybettiğini onlarda gördüğü parçalarla fark eden Helin, eline bir fırça alıp kendisini yavaş yavaş bu tabloya yerleştirmeye başlar. Daha önce hiç tanımadığı ve ilk defa karşılaştığı aşk, onu bu tabloda beklemektedir.
“Ne olacak senin bu durmadan titreyen sesin?
Durmadan titreyen ellerin ve dizlerin?
Helin, ne yapacağım ben seninle?”
Biz altı yetişkin. Yaşlarımız yirminin üzerinde.
Biz altı çocuk. Yaşlarımız onun altında.
Biz her ikisiydik.
Onlar benim ilk oyun arkadaşlarımdı, ilk çocukluk hayallerimin mimarları ve ilk gerçek eğlencelerim.
Sokak Nöbetçileri benim her parçam olmaya başlamıştı, minnettarlığımın artık ölçüsü olamazdı.
Sokak Nöbetçileri 2 Ciltli
“Ama hep aynı noktaya dönüyorsun. Çocukluğuna. Senin affetmediğin değil, seni hiç affetmeyen çocukluğuna.”
Sokak Nöbetçileri’nin arasına ajan olarak gönderilen Helin Aktan, karşısında bir aile bulmuştur ve o ailenin de bir ferdi olmak üzeredir fakat kendisini bir köprünün ortasında hissetmeye başlamıştır. Köprünün bir tarafında merhameti, sevgisi ve kurtuluşu vardır; diğer tarafında ise geçmişi, korkuları ve gerçek ailesi. O köprünün ortasında durmaya devam ederken sırlar yavaş yavaş açığa çıkmaya başlamış, hiç kimsenin göründüğü gibi olmadığını da fark etmiştir. Koza ve Sokak Nöbetçileri’nin arasındaki soğuk savaş sadece Helin’in mağlup olduğu bir savaşa dönüşecektir çünkü bağlılığın yıkıcı hissini de tadacaktır.
Mutlu Sarca, nasıl kıyametlerin içinde olursam olayım hayata sıkı sıkı bağlanan neşeli tarafımdı.
Işık Sarca, en büyük depremleri yaşadıktan sonra hayattan vazgeçen tarafımdı.
Lâl Sarca, ruhen sırtına kırbaçlar yediği halde yürümeye devam eden hırçın ve yaralı tarafımdı.
Bartu Sarca, daima yalnız kalacağına inanan ve elinde vicdanından başka hiçbir duyguyu barındırmayan kimsesiz tarafımdı.
Yankı Sarca, umudumu ve yolumu bulduğum ama hiçbir zaman aynaya baktığımda olamayacağım, kaybolmuş tarafımdı.
Koza, izlerimle ve çocukluğumla zorla itildiğim karanlık tarafımdı.
Onlar Sokak Nöbetçileri’ydi; hepsinde kendimden bir parça vardı.
Sokak Nöbetçileri 2 Ciltsiz
“Ama hep aynı noktaya dönüyorsun. Çocukluğuna. Senin affetmediğin değil, seni hiç affetmeyen çocukluğuna.”
Sokak Nöbetçileri’nin arasına ajan olarak gönderilen Helin Aktan, karşısında bir aile bulmuştur ve o ailenin de bir ferdi olmak üzeredir fakat kendisini bir köprünün ortasında hissetmeye başlamıştır. Köprünün bir tarafında merhameti, sevgisi ve kurtuluşu vardır; diğer tarafında ise geçmişi, korkuları ve gerçek ailesi. O köprünün ortasında durmaya devam ederken sırlar yavaş yavaş açığa çıkmaya başlamış, hiç kimsenin göründüğü gibi olmadığını da fark etmiştir. Koza ve Sokak Nöbetçileri’nin arasındaki soğuk savaş sadece Helin’in mağlup olduğu bir savaşa dönüşecektir çünkü bağlılığın yıkıcı hissini de tadacaktır.
Mutlu Sarca, nasıl kıyametlerin içinde olursam olayım hayata sıkı sıkı bağlanan neşeli tarafımdı.
Işık Sarca, en büyük depremleri yaşadıktan sonra hayattan vazgeçen tarafımdı.
Lâl Sarca, ruhen sırtına kırbaçlar yediği halde yürümeye devam eden hırçın ve yaralı tarafımdı.
Bartu Sarca, daima yalnız kalacağına inanan ve elinde vicdanından başka hiçbir duyguyu barındırmayan kimsesiz tarafımdı.
Yankı Sarca, umudumu ve yolumu bulduğum ama hiçbir zaman aynaya baktığımda olamayacağım, kaybolmuş tarafımdı.
Koza, izlerimle ve çocukluğumla zorla itildiğim karanlık tarafımdı.
Onlar Sokak Nöbetçileri’ydi; hepsinde kendimden bir parça vardı.
Sokak Nöbetçileri 3 Ciltli
İnsanın ait olmak istediği yer kafasındaki dünya ve hayalleridir. Ait olduğun dünyaya eğer ulaşırsan onu kaybetmemek için gösterdiğin çaba, senin geleceğin olacak.”
Dostluk ile düşmanlık arasında çok ince bir çizgi vardır ve Koza, Sokak Nöbetçileri’yle arasındaki bu ince çizgiyi aşmaya başlamıştır. Seçmek istediği yol her ne kadar düşmanlık olsa da aile bağı, kardeşlik, sevgi ve merhamet daha ağır basmaktadır. Geçmişin gizemi açığa çıktıkça ve Sokak Nöbetçileri gerçek düşmanlarla yüz yüze geldikçe aralarındaki o bağ gitgide kuvvetlenir.
Aralarındaki sırlar onların daha sıkı kenetlenmesini sağlayacak ya da yollarının tamamen ayrılmasına neden olacaktır. Altı kişiyi ayakta tutan ise aralarına ajan olarak gönderilen fakat sonra Sokak Nöbetçileri’nin kalbi olan Helin’dir.
Biz yedi kişi aslında çocuktuk. Ve biz yedi kişi aslında yetişkindik.
Bizi çocuksu duygularımız yönlendiriyordu. En büyük kırgınlıklar, çocukluktan geliyordu.
Çocuktum ve buradaydım. Büyümüştüm ve hâlâ buradaydım. Çocuklardı ve buradalardı. Büyümüşlerdi ve hâlâ buradalardı.
Belki de bu hislerimin hepsi son bulacaktı, belki de bu düşündüklerimde haksızdım, belki de hiç büyümemişlerdi ve büyümemiştim ama önemli olan şu andı. Biz savaşmaya devam edecektik.
Sokak Nöbetçileri 4 Ciltli
“Göğüs kafesinde büyük bir boşlukla yaşayan bir çocuğun hangi çocuk parkında kalbini unuttuğunu bilemezsiniz.”
Birbirine artık kördüğümle bağlı olan Sokak Nöbetçileri’ni ayırabilecek ve bu ailenin dağılmasına neden olabilecek güç, düşmanlarıdır; bir yandan geçmişin acılarıyla baş etmeye çalışırlarken bir yandan da düşmanlarını yenmek zorundadırlar.
Kırgınlıklar, mucizeler, iç içe geçmiş hayatlar, hataların doğurduğu yıkımlar, çocukluk izleri ve vazgeçişler… Sokak Nöbetçileri, bu savaşıntan yedisi beraber ya zaferle çıkacak ya da içlerinden biri kaybetse bile yok olacaklardır.
Gücünü Bartu’dan, sessizliğini Lâl’den, zekâsını Yankı’dan, dik duruşunu Koza’dan, ellerini Işık ve Mutlu’dan, kalbini ise Helin’den alan Sokak Nöbetçileri; yolun sonuna geldiklerinde bir kez daha o yedi kişilik masaya çocukluklarıyla oturabilecekler midir yoksa bambaşka hayatlara mı savrulacaklardır?
Bugün, yedi kişi son kez kozlarımızı paylaşmak için masaya oturmuştuk, sırlar ortaya dökülecekti ve son kez hesaplaşacaktık. Son kezdi çünkü bu sefer bir kişi masadan kalkarsa hepimiz farkındaydık, geri dönüşü olmazdı ve biz dağılırdık. Biliyordum, ne kadar aile olduğumuzu söylesek de onarılması zor kırık kalplerimiz vardı.
Ve yine biliyordum; bu kadar sırdan sonra o masadan yedi kişi beraber kalkmamız da mucizenin başka bir yüzüydü.
Sokak Nöbetçileri Ciltli
Çocukluğunda fazlasıyla yara alan ve on yedi yaşında Koza tarafından Ekip’e dahil edilen Helin Aktan, son görevi için ajan olarak Sokak Nöbetçileri’nin yanına gönderilir fakat çıkmış olduğu bu yolda kendisi kadar yaralı beş kişiyle tanışacağından habersizdir. Ummadığı ve tanımadığı bir tabloyla karşılaşır: Sokaklarda büyümüş bir aile vardır karşısında. Ailenin lideri ve beyni olan Yankı, gücü ve merhameti olan Bartu, bacakları ve sessizliği olan Lâl, elleri ve rengi olan ikizler Mutlu ile Işık... Kendi benliğini kaybettiğini onlarda gördüğü parçalarla fark eden Helin, eline bir fırça alıp kendisini yavaş yavaş bu tabloya yerleştirmeye başlar. Daha önce hiç tanımadığı ve ilk defa karşılaştığı aşk, onu bu tabloda beklemektedir.
“Ne olacak senin bu durmadan titreyen sesin?
Durmadan titreyen ellerin ve dizlerin?
Helin, ne yapacağım ben seninle?”
Biz altı yetişkin. Yaşlarımız yirminin üzerinde.
Biz altı çocuk. Yaşlarımız onun altında.
Biz her ikisiydik.
Onlar benim ilk oyun arkadaşlarımdı, ilk çocukluk hayallerimin mimarları ve ilk gerçek eğlencelerim.
Sokak Nöbetçileri benim her parçam olmaya başlamıştı, minnettarlığımın artık ölçüsü olamazdı.
Sonat – Ciltli
“Sevgilim, o kadar gece ki neredeyse sabah...”
Tehlikeli sular;
Ancak sen yüzmeyi bilmiyorsun.
Seni var eden her şeye sırtını dönüyorsun.
Gece daha vahşi, güneş daha ölü şimdi...
Hazan Yakut Demirkıran için hayat bir örüntüden ibarettir. Henüz küçük bir çocukken ayırdına vardığı ve teninde izlerini taşıdığı reddediliş onu tek kurtuluşu olan müziğe iter. Babasının kaybının ardından da hayatın onu annesi gibi bir kenara attığına emindir artık. Hayat tüm acımasız yüzlerini teker teker gösterirken Hazan, ruhunun el değmemiş çorak topraklarına adım atacak güneş saçlı çocuktan bihaberdir.
Hazar Nikolai Baranov kaderinin henüz doğmadan çizildiğini bilerek içine doğduğu köklü Rus örgütünde büyümüş ve tek bir kaideye bağlı olarak yaşamıştır: Kan bağı her şeyden üstün gelir. Bu yüzden gördüğü en yalnız gözlere sahip alev saçlı kızla tanıştığında terazisi tehlikeli bir şekilde sallanmaya başlar. Zira kız beraberinde ikisinin de geleceğini tehlikeye atan bir sır taşıyordur. Ve içine düştükleri çıkmazda hayatları kadar kalplerini de birbirlerinden korumaları gerekiyordur.
Çünkü bir Baranov daima kazanır.
Sonunda her şeyini kaybedeceğini bilse bile…