Tatsız Bir Öykü
Yeni kitabını yazmak için sakin bir yer arayışına giren genç yazar Öykü, imza gününe gittiği bir kasabaya hayranlık duyar ve buraya yerleşmeye karar verir. Tüm kasaba sakinleri, ne kadar güvenli ve huzurlu olduğundan bahsetse de Öykü burada kaldıkça işlerin aslında göründüğü gibi olmadığının farkına varır. Kendisini gizemlerle ve kayıplarla dolu esrarengiz bir gerilimin içinde bulur.
Ne kadar yaklaştığını nefes seslerinden anlayabiliyordum.
Her bir adımı beni ölümün ucuna sürükleyen bir vahşetti.
Her saniye hem kaderim hem kederimdi.
Şeytan gökyüzünden inmişti ama artık melekler de masum değildi.
Tatsız Bir Öykü Ciltli
Yeni kitabını yazmak için sakin bir yer arayışına giren genç yazar Öykü, imza gününe gittiği bir kasabaya hayranlık duyar ve buraya yerleşmeye karar verir. Tüm kasaba sakinleri, ne kadar güvenli ve huzurlu olduğundan bahsetse de Öykü burada kaldıkça işlerin aslında göründüğü gibi olmadığının farkına varır. Kendisini gizemlerle ve kayıplarla dolu esrarengiz bir gerilimin içinde bulur.
Ne kadar yaklaştığını nefes seslerinden anlayabiliyordum.
Her bir adımı beni ölümün ucuna sürükleyen bir vahşetti.
Her saniye hem kaderim hem kederimdi.
Şeytan gökyüzünden inmişti ama artık melekler de masum değildi.
Varislerin Oyunu Ciltli
Yirmi dört krallık arasında bölünmüş ve düzensiz bir şekilde yönetilen Wisteria Diyarı…
Savaş, açlık ve suçlarla dolu bir dünya…
Krallıklar arasındaki savaşın kurbanlarından biri olan Irithel, küçük yaşta hem annesini hem de abisini kaybetmiştir ve çektiği acıların intikamını almak için kendini yıllarca eğitip usta bir dövüşçü haline gelmiştir.
Yıllar süren hazırlığın ardından Irithel’in planı basittir: Yirmi dört krallıktan yirmi dört vârisin eğitim gördüğü Kraliyet Okuluna sızacak, ailesini ondan alan krallığın karşısında duracaktır.
Her şey yolunda giderken Irithel’in planları, okuldaki gizemli bir katil tarafından bozulur. Beraber kapana kısıldığı yirmi dört vâristen biri, onları teker teker öldürmeye karar vermiştir ve bunu bir oyun haline getirerek art arda suikastlara imza atar.
Oyundan kurtulmanın tek yolu ise bu oyunu kuran suikastçının kim olduğunu bulmaktır.
Yağmurun Gözyaşları
Sırf sevdiklerin üzülmesin diye tek başına sahiplendiğin acılar vardır.
Sana anlatmadığım, anlatamadığım şeyler de var anne. Kim bilir, belki de senden öğrendim içimin fırtınalarını yüzümdeki gülümsemeyle ve dudağımdaki, “İyiyim ben,” yalanlarıyla kapatmayı. Kim bilir, belki de sen anlıyorsun gözlerimdeki acıyı. Ama ne senin sormaya dilin gidiyor ne de benim anlatmaya cesaretim yetiyor. Oysa uzanıp dizlerine, “Yoruldum artık anne!” diyerek ağlamayı ne de çok isterdim. Ama sen beni yine de iyi bil anne. Ne ben artık senin arkana saklanacak kadar küçüğüm ne de sen beni o yorgun dizlerinde taşıyabilecek kadar güçlüsün. Sebep olacağım her gözyaşına kurban olurum. Sen kendine iyi bak annem. Ben toparlanmanın yolunu nasıl olsa bir şekilde bulurum.
Yağmurun Gözyaşları Kalubela
Savaşlarımı tek başıma verdiğim, kendimi yapayalnız hissettiğim ve acı çektiğim zamanlarda tanıdım uzakların yakınlığını ve yakınlarımın uzaklığını. O zaman öğrendim insanın önce kendine yaslanması gerektiğini. Geriye ne kaldı derseniz; büyük yorgunluklar, affedilemeyen kırgınlıklar ve “keşke hiç tanımasaydım” diye geçmişin tozlu raflarına kaldırdığım insanlar... Bugün baktığımda, geçmişte kimseye muhtaç olmamanın ve tek başıma ayakta durmanın huzurunu yaşıyorum. İnsanları tanımak için önce onları zamana bırakmak gerekiyormuş. Bu gerçeği de yeni yeni anlıyorum. Evet, adım çoğu zaman geçimsize çıkıyor, tavırlarım çekilmez geliyor.
Ama kimse bu hale nasıl geldiğimi, neden böyle davrandığımı anlamıyor. Herkes son sahneye bakıyor. Nitekim hayat böyle. Hayaller ayrı, gerçekler ayrı… Buna olgunluk deniyor, yalnızlık deniyor, yaşanmışlık deniyor ve insan her şeye zamanla alışıyor.
Yine De Sevdik
Değiştirebildiğiniz kadar değil, olduğu gibi kabullenerek sevin insanları...
“Biz bittik,” demişsin. Fakat sen bitmenin ne demek olduğunu bilememişsin.
Bitmek değildi bizimkisi, hiç başlayamamaktı. Bitmek için başlamak gerekir biriciğim. Biz hiç başlamadık ki… Sen beni güzel sevmedin.
Sana her adım attığımda beni biraz daha sensizliğe ittin.
Ben seni her şeyim diye sevmiştim.
Meğer senin için koca bir hiçmişim. İnsanlara, “Ben ondan çoktan gittim,” deme; çünkü sen bana hiç gelmedin.
Ben senin varlığını hiçbir zaman hissetmedim.
Fakat bir gün olsun vazgeçeyim de demedim.
Şunu unutma; ben bizden hiç vazgeçmedim, sen beni vazgeçirdin. Ama rahat olsun için çünkü sensiz daha rahat artık benim de içim!
Kabul olacak dua olsan, açılmayacak uğruna ellerim…
Zaman Hırsızları
Zaman Makinesi
Victoria döneminde yaşayan bir bilimci icat ettiği zaman makinesine biner ve kendini bir anda 802.701 yılında bulur. Başlangıçta dünyanın bütün dertlerinin sona erdiğini, cefanın yerini güzelliğe, refaha ve barışa bıraktığını zannetse de yanıldığını anlaması çok uzun sürmez. Zaman yolcusu önce Eloi adı verilen insan türüyle tanışır. Ancak soyları kadim zamanların yüce kültürüne dayanan bu güzellik abidelerinin, aslında ne kadar güçsüz olduğunu ve karanlığa karşı nasıl da çocukça bir korku duyduğunu çok geçmeden keşfeder. Eloiler korkmakta haklıdırlar, çünkü yerin altında bambaşka bir insan türü; tekinsiz Morloklar pusuya yatmış beklemektedirler. Bu sırada makinesini kaybeden zaman yolcusunun da yapması gereken tek şey, Morlokların o uğursuz yeraltı tünellerine inerek makineyi onlardan geri almaktır.
Zaman Makinesi zamanda yolculuğun ilk ve en etkili tasvirlerinden biridir. İlk kez 1895’te yayımlanan bu şaheser, Wells’in ustalıklı hikâye anlatma yeteneği ve çarpıcı kavrayışı sayesinde okuyucuları nesiller boyu etkilemeye devam ediyor.
Zamansız – İndigo Kitap
Bir yazar olan Rosanna Camborne zihnindeki karakterleri kelimelere dökmeyi planladığı esnada olaylar bambaşka gelişir. İlkel bir zamana ve hayal gücündeki canlıların bile ötesinde bir dünyaya geçtiğinde yazmayı planladığı kötü karakter artık tam karşısındadır:
Blake Nightingale.
Rosanna yabancısı olduğu bu zamanda, Efendi Nightingale tarafından tutsak edilirken bir yandan kimliğini gizleyerek hayatta kalmaya bir yandan da büyüleri ve tehlikeli yaratıkları aşmaya çalışır. Efendi’nin gazabından korkup onun baş savaşçısı Gölge’nin karanlığına da bir o kadar sığındığı bu dünyada Rosanna Camborne, kurgusunun başkarakteri çoktan olmuştur.
"Soğuk beni sarıp varlığımı sonsuza kadar işkence etmek için dondururken aklımda tek bir şey vardı... Şeytanın cehennem ateşinde yaktığı koca bir yalandı.”
"Annemin kitaplarını incelerken bazı büyülere rastlarım," dedi kulağı okşayan bir sesle. "Onları sadece kendisi için yazmış, başka kimse anlamasın diye karmaşıklaştırmış. Onları anlamaya çalışmak beni heyecanlandırırdı."
Kaşlarımı hafifçe çattığımda dudaklarındaki kıvrım daha da büyüdü.
"Sen de o çözülmesi zor büyüler gibisin."
Zamansız – İndigo Kitap
Bir yazar olan Rosanna Camborne zihnindeki karakterleri kelimelere dökmeyi planladığı esnada olaylar bambaşka gelişir. İlkel bir zamana ve hayal gücündeki canlıların bile ötesinde bir dünyaya geçtiğinde yazmayı planladığı kötü karakter artık tam karşısındadır:
Blake Nightingale.
Rosanna yabancısı olduğu bu zamanda, Efendi Nightingale tarafından tutsak edilirken bir yandan kimliğini gizleyerek hayatta kalmaya bir yandan da büyüleri ve tehlikeli yaratıkları aşmaya çalışır. Efendi’nin gazabından korkup onun baş savaşçısı Gölge’nin karanlığına da bir o kadar sığındığı bu dünyada Rosanna Camborne, kurgusunun başkarakteri çoktan olmuştur.
"Soğuk beni sarıp varlığımı sonsuza kadar işkence etmek için dondururken aklımda tek bir şey vardı... Şeytanın cehennem ateşinde yaktığı koca bir yalandı.”
"Annemin kitaplarını incelerken bazı büyülere rastlarım," dedi kulağı okşayan bir sesle. "Onları sadece kendisi için yazmış, başka kimse anlamasın diye karmaşıklaştırmış. Onları anlamaya çalışmak beni heyecanlandırırdı."
Kaşlarımı hafifçe çattığımda dudaklarındaki kıvrım daha da büyüdü.
"Sen de o çözülmesi zor büyüler gibisin."