1923 Kuruluş Ayarlarına Dönmek
Türkiye Nasıl Kurtuldu, Nasıl Batırıldı, Yeniden Nasıl Kurtulur?
Kurucu Aklı Anlamak ve Kuruluş Ayarlarına Dönmek
“Kuruluş Ayarlarına Dönmek”, kurucu tecrübeden, Atatürk’ün bağımsızlık ve uygarlık savaşından ilham alarak geleceğe dönmektir.Türkiye Cumhuriyeti’nde “kuruluş ayarlarına dönüşü” zorunlu kılacak şey, temel kurucu ayarların bozulmasıdır:
1. Eğer ülke yeniden tam bağımsızlığını kaybetmişse,
2. Eğer millet, egemenliğini yeniden birilerine kaptırmışsa,
3. Eğer aklın, bilimin ve çağdaş uygarlığın yerini yeniden hurafeler, boş inançlar ve bağnazlık almışsa,
4. Eğer “Yurtta barış dünyada barış” idealinden vazgeçilmişse, kuruluş ayarları bozulmuş demektir.
Maalesef Atatürk’ün ölümünden sonra bu dört temel kurucu ayar bozulmaya başlamış, bozulma 65-70 yıl devam etmiştir. Son 15 yılda ise bozulma tamamlanmıştır. Çok daha önemlisi, bugün karşıdevrim, Türkiye Cumhuriyeti’ni bambaşka bir yapıya dönüştürmek için kendi kuruluş ayarlarını yapmaktadır.
“Yalnızca ufku görmek yetmez, ufkun ötesini de görmek gerekir,” diyen Atatürk, ufkun ötesini görerek, gelecekte bir gün “kuruluş ayarlarına dönmek” gerekebileceğini düşünmüştü. Gelecekte Türkiye Cumhuriyeti’ni, ne zaman, nasıl ve kimin kuruluş ayarlarına döndürmesi gerekeceğini ise, 1927’de söylediği Nutuk’un sonundaki “Gençliğe Hitabe”de açıkça dile getirmişti. Bu anlamda “Gençliğe Hitabe”, kuruluş ayarlarına dönüş şifresidir.
Akl-I Kemal 3
O nasıl yaptı Ötekiler Nasıl Yıktı? "Devrim ve Karşı Devrim" Dünyaya parmak ısırtan Cumhuriyet mucizesi akıllı projelerin, akıllı projeler ise Akl-ı Kemal’in (Atatürk’ün aklının) bir ürünüdür. Akl-ı Kemal’in 3. cildinde yer alan "Atatürk’ün Akıllı Projeleri" şunlardır: Kemalist Ekonomi Modeli (KEM) Yokluk ve yoksulluk içinde kazanılan bir Kurtuluş Savaşı... Kağnı komutanları, kadın kağnı sürücülerinin gizli öyküsü, uçan kağnının ve paradaki sabanın sırrı. Tekalif-i Milliye Emirleri ve Türk insanının büyük fedakârlığı. İmalat-ı Harbiye gerçeği. Osmanlı’nın emperyalizme teslim olarak çöküşünün kısa tarihi. Atatürk’ün emperyalizmin pençesinde, borç batağında, yoksul bir ülkeden borçsuz ve tam bağımsız bir ülke yaratması. Kemalist Ekonomi Modeli. Belgeler, rakamlar ve istatistiklerle Cumhuriyet’in ekonomi mucizesi. Kemalist Ekonomi Modelinin yok edilişine ilişkin unutulan gerçekler: ABD istekleri, ABD raporları ve ikili anlaşmalar. Sosyal Fabrika Projesi: Atatürk’ün fabrikalara verdiği önem. Atatürk’ün kurduğu fabrikaların tam listesi. Belgelerle ve fotoğraflarla Atatürk’ün Sosyal Fabrika Projesi. Atatürk’ün Kalkınma Planları ve Devletçi ağır sanayi hamlesi. Atatürk’ün Sosyal Fabrika Projesi’nin yok edilişi. Kapısına kilit vurulan, yıkılan, yok pahasına satılan fabrikalar ve Nazilli Sümerbank Basma Fabrikası’nın bugünkü içler acısı durumunun belge fotoğrafları... Demirağ (Demiryolu) Projesi: Osmanlı Devleti’nin sömürülmesinde ve yıkılmasında yanlış demiryolu politikasının rolü. Yabancı şirketlere geniş ayrıcalıklar tanıyan demiryolu imtiyaz sözleşmeleriyle emperyalizmin Osmanlı’yı iliklerine kadar sömürdüğü gerçeği. Atatürk’ün antiemperyalist ve milli demiryolu politikası. Atatürk’ün Türkiye’yi demirağlarla ördüğü gerçeği. Atatürk’ten sonra Türkiye’nin Demirağ Projesinden vazgeçip "Karayolu Projesi"ne yönelmesinin nedenleri. Bu konudaki ABD raporları, ABD istekleri, ABD yardımları ve ikili anlaşmalar... Atatürk, akıllı projelerini geliştirirken tarihi tecrübelerden, Tanzimat’tan beri devam eden kırılgan ve kararsız Osmanlı modernleşmesinden, 15. yüzyılda başlayan Avrupa aydınlanmasından, Türk-İslam tarihinin aydınlık sayfalarından, okuduğu 5000’e yakın kitaptan ve Allah vergisi dehasından yararlanmıştır. Atatürk’ün Akıllı Projeleri, Atatürk’ün ölümünden hemen sonra yok edilmeye başlanmıştır. "Ben bu konuları daha gençliğimden beri düşünen bir insanım. Eğer size, bu konuları yeni düşünmeye başladığımı söylersem inanmayınız." -Mustafa Kemal Atatürk-
Akl-I Kemal 4
O nasıl yaptı ötekiler nasıl yıktı? "Devrim ve Karşı Devrim" Dünyaya parmak ısırtan Cumhuriyet mucizesi akıllı projelerin, akıllı projeler ise Akl-ı Kemal’in (Atatürk’ün aklının) bir ürünüdür. Akl-ı Kemal’in 4. cildinde yer alan Atatürk’ün Akıllı Projeleri şunlardır: Uçak Sanayi projesi; (Havacılık ve Uzay Öngörüsü): Türk Havacılık Tarihi’nin kısa bilançosu, Kurtuluş Savaşı’nda kırık kanatlar mucizesi, Atatürk’ün Kayseri, Ankara, Eskişehir uçak ve motor fabrikaları, Vecihi Hürkuş ve Nuri Demirağ’ın yerli uçakları, 1930’larda uçak ihraç eden Türkiye gerçeği, Atatürk’ün bilinmeyen uzay öngörüsü ve Ay Projesi, 1940’larda Türkiye’nin yaptığı yarasa uçak Uçan Kanat, ilk yerli savaş uçağı Mehmetçik Projesi ve Ankara Rüzgâr Tüneli, 1950’lerde ABD raporlarıyla ve istekleriyle Türk uçak fabrikalarının tava, tencere ve traktör fabrikasına dönüştürülmesi..
Dinde Öze Dönüş Projesi: Atatürk’ün bilinmeyen din anlayışı, İslam Rönesansı’ndan hurafelerin bataklığına İslam dünyası, Osmanlı’da dinde öze dönüş çalışmaları, Atatürk’ün 1930’lardaki din ve İslam eleştirilerinin unutulan devrimci nedenleri; 1932’de Atatürk’ün 9 seçilmiş hafızla Dolmabahçe’deki bir haftalık Kur’an çalışması, Dr. Reşit Galip’in Türk’ün Milli Dini İslam tezi, Tarih Kurultaylarında Hz. Muhammed’e sahip çıkılması, Atatürk’ün Ayasofya’da planladığı büyük din tartışması, Türkçe Kur’an, dua, hutbe, ezan, salat konusundaki gerçekler, Mehmet Akif ve Kur’an tercümesi, Atatürk’ün İslama büyük hizmetleri, 1950’lerde Dinde Öze Dönüş Projesi’nin yok edilmesi...
Tarih ve Dil Tezleri Projesi: Türk Tarih Tezi’nin uluslararası kaynakları, Cumhuriyet’in Batı merkezli tarihe başkaldıran kültür-uygarlık eksenli bilimsel tarih kitapları, tarih kurultayları, Dil Devrimi’yle Türkçenin kurtuluşu, Güneş Dil Teorisi’nin uluslararası kaynakları, Dil Kurultayları, Tarih ve Dil Tezlerinin bilimsel boyutu ve uluslararası etkisi, Atatürk’ün dilbilim - kökenbilim çalışmaları; Atatürk’ün bilimkurgu tarih/dil görüşü, Atatürk’ün antropoloji çalışmaları; ırkçı Nazi antropolojisine eşitlikçi brakisefal Avrasya kuramıyla başkaldırı, Atatürk’ün antropoloji çalışmalarının bilimsel niteliği ve ırkçılık karşıtlığı, 1940’larda ve 1950’lerde Tarih ve Dil Tezleri Projesi’nin yok edilmesi...
Atatürk akıllı projelerini geliştirirken tarihi tecrübelerden, Tanzimat’tan beri devam eden kırılgan ve kararsız Osmanlı modernleşmesinden, 15. yüzyılda başlayan Avrupa aydınlanmasından, Türk-İslam tarihinin aydınlık sayfalarından, okuduğu 5000’e yakın kitaptan ve Allah vergisi dehasından yararlanmıştır. Atatürk’ün Akıllı Projeleri, Atatürk’ün ölümünden hemen sonra yok edilmeye başlanmıştır. "Ben bu konuları daha gençliğimden beri düşünen bir insanım. Eğer size, bu konuları yeni düşünmeye başladığımı söylersem inanmayınız." -Mustafa Kemal Atatürk-
Anahtar – Yakın Tarih İçin
Yakın Tarih İçin Anahtar, Atatürk’ün önderliğindeki Cumhuriyet Devriminin kapısını açıyor. O kapıyı açtığınızda; saltanatın kaldırılmasından 3 Mart Devrim Kanunlarına, laiklikten siyasette din istismarına, 20. yüzyılda Cumhuriyetin akıl-bilim eksenli aydınlanmasından 21. yüzyılda yağmur duasına ve türbelerin kutsanmasına, Osmanlı’nın Darülfünunundan Cumhuriyetin üniversitesine, Cumhuriyetin tamir ettirdiği Ağa Camisi’nden Mimar Sinan Türbesi’ne, harf devriminden mezar taşı okuma kulübüne, dünyadaki kadın hakları mücadelesinden Atatürk’ün kadın devrimine, İslam öncesinden Cumhuriyete Türk müzik tarihine, 1921 ruhundan (!) Andımız’a ve ulus devlete, dünya anayasalarındaki değiştirilemez maddelerden anayasamızdaki değiştirilemez maddelere, demografi ve devlet ilişkisinden Lozan’daki demografi savaşına, ülke kaynaklarını yabancılara teslim eden Abdülhamit modelinden ülke kaynaklarına sahip çıkan Atatürk modeline, Atatürk’ün çözüm önerilerinden ekonomik kurtuluş savaşına, Cumhuriyetin yüzen sergisinden Köy Enstitüleri deneyine, Cumhuriyetin sıtma savaşından Çin’e aşı göndermesine, Cumhuriyetin çay üretiminden kâğıt fabrikalarına, yok edilen Cumhuriyet değeri Sümerbank’tan yok edilen THK’ya, Lozan’dan Montrö’ye bağımsızlık mücadelesine, Afganistan’daki Atatürk etkisinden Taliban karanlığına, Cumhuriyetin anlamından Atatürk’e sahip çıkmanın anlamına ve Atatürk düşmanlığından yaşayan Atatürk’e kadar pek çok tarihi gerçekle karşılaşacaksınız. Yakın tarihten önemli dersler çıkaracaksınız. Türkiye’nin bugünkü durumunu çok daha iyi anlayacaksınız.
Atatürk Ve Kayıp Kıta Mu
Yıllardır Saklanan Büyük Sır Açığa Çıkıyor! Bir Efsane Gerçek Oluyor... Her şey 1930’lu yıllarda Atatürk’ün ileri sürdüğü Türk Tarih Tezi’yle başladı. Atatürk, 1932’den sonra Türk Tarih Tezi’nin "kayıp parçası"nın peşine düştü. "Türklerin Orta Asya’dan önceki ilk yurtlarını" arıyordu. Bu amaçla 1934 yılında Tahsin Bey’i Meksika Büyükelçiliği’ne atadı. Tahsin Bey’in gizli görevi Türklerle eski Amerikan halkları arasındaki ilişkiyi araştırmaktı. Tahsin Bey, Meksika’daki araştırmalarının sonucunda şaşırtıcı bir bilgiyle karşılaştı. Bu bilgiye göre Türkler, MÖ 12.000’lerde bir doğal afet sonunda Pasifik Okyanusu’nda sulara gömülen Kayıp Kıta Mu’dan Orta Asya’ya göç etmişlerdi. - Atatürk Kayıp Kıta Mu’da ne aradı? - Tahsin Bey’in Meksika’dan Atatürk’e gönderdiği raporlarda hangi bilgiler vardı? - Atatürk, J. Churchward’ın Mu konulu kitaplarını neden Türkçeye tercüme ettirdi? - Atatürk, Tahsin Bey’in bazı raporlarını neden eleştirdi? - Kayıp Kıta Mu nasıl bir yerdi? - Türkçe ile eski Amerikan halklarının dilleri arasındaki şaşırtıcı benzerlikler neyin işaretiydi? Ve daha pek çok bilinmeyenin yanıtını"Atatürk ve Kayıp Kıta Mu"da bulacaksınız. Elinizdeki kitap Atatürk’ün daha önce "hiç bilinmeyen" bir özelliğini ilk kez tüm boyutlarıyla ortaya koymakta ve Atatürk’ün ömrünün son yıllarındaki "büyük arayışına" ışık tutmaktadır. Bu kitapta okuyacaklarınız sizi hem çok şaşırtacak, hem çok düşündürecek, hem de Atatürk’le ilgili bilgilerinize çok özgün katkılar yapacaktır. "Atatürk, Türklerin Orta Asya’ya gelmeden önce Mu kıtasında yaşadıklarına çok emin bir şekilde inanırdı, ama bu konudaki yoğun araştırmaları 1938’de son nefesini vermesiyle bitiverdi." Atatürk’ün Kütüphanecisi Nuri Ulusu.
Cumhuriyet Tarihi Yalanları 1. Kitap
Elinizdeki kitap, "Resmi tarih yalan söylüyor!..." diyerek Cumhuriyet tarihine ve Atatürk’e saldırmanın moda haline geldiği bu günlerde, tarihsel belge ve bilgilerle "gerçekte kimin neden ve nasıl yalan söylediğini" gözler önüne sermek için kaleme alınmıştır. İşte kitapta belgelerle cevap verilen Cumhuriyet tarihi yalanlarından bazıları: Kurtuluş Savaşı’nın başlamasında Atatürk’ün herhangi bir etkisi yoktur! Atatürk Kurtuluş Savaşı’na sonradan katılmıştır! Vahdettin hain değil kahramandır! Kurtuluş Savaşı önemsizdir! Kurtuluş Savaşı antiemperyalist bir mücadele değildir! İngilizlerle savaşılmamıştır! Güney Anadolu’nun kurtarılmasında Atatürk’ün hiçbir etkisi yoktur! Çerkez Ethem hain değil kahramandır! İnönü Savaşı olmamıştır, sonradan uydurulmuştur! Yazı ve dil devrimi Türkiye’yi tarihinden koparmış, insanları bir gecede cahil bırakmıştır! Türkiye’nin içeriden ve dışarıdan emperyalist bir kuşatmayla çevrildiği bu günlerde Cumhuriyet tarihi yalanlarını öğrenmek ve bu yalanlara belgelerle cevap vermek çok büyük bir önem taşımaktadır. Amacım, Atatürk’ün "Tarih yazmak tarih yapmak kadar mühimdir (önemlidir); yazan yapana sadık (bağlı) kalmazsa değişmeyen hakikat (gerçek) insanlığı şaşırtan bir hal alır" sözü doğrultusunda, "tarih yapana" sadık kalmayan "tarih yazanları" göstermek ve böylece "değişmeyen gerçeğin insanlığı şaşırtan bir hal almasını" engellemektir. Dileğim, bu kitabın, yalancının mumunu söndürüp gerçeğin aydınlığına çıkmak isteyenlere biraz olsun kılavuzluk etmesidir. Değişik kaygılarla "Cumhuriyet tarihini çarpıtan; Mevlanzade Rıfat, Rıza Nur, Said-i Nursi, Kazım Karabekir, Necip Fazıl Kısakürek, Nihal Atsız, Kadir Mısıroğlu, Sevan Nişanyan, Yalçın Küçük, Fikret Başkaya, İdris Küçükömer, Eric Jan Zürcher, Mehmet Altan, Burhan Bozgeyik, Mustafa Müftüoğlu, Cemal Kutay, Emre Aköz, Atilla Yayla, Halil Berktay, Taner Akçam, Cemil Koçak, Mümtazer Türköne, Engin Ardıç, Mustafa Armağan, Abdurrahman Dilipak v.b. isimlere belgelerle Meydan okuyoruz...
Cumhuriyet Tarihi Yalanları 2
Atatürk ve Cumhuriyet Düşmanlarının Yalanlarına Belgeli Cevaplar! Cumhuriyet Tarihi Yalanları; yandaşlığın, yalakalığın, Atatürk ve Cumhuriyet karşıtlığının prim yaptığı bu günlerde, Atatürk’e ve Cumhuriyet’e yönelik saldırılara, yalanlara, yanlışlara ve yutturmacalara belgelere dayalı olarak cevap vermek, kandırılan ve aldatılan kamuoyuna mümkün olduğu kadar gerçekleri göstermek amacıyla yazılmıştır. Cumhuriyet Tarihi Yalanları’nın ikinci cildinde cevap verilen yalanlardan bazıları şunlardır: Atatürk’ün Çanakkale Savaşlarında önemli bir başarısı yoktur! (Yalan) Çanakkale zaferi Liman von Sanders’in eseridir! (Yalan) Çanakkale zaferini yeşil sarıklılar kazandırmıştır! (Yalan) Kürt Sorunu Cumhuriyet’le başlamıştır! (Yalan) Atatürk ve Cumhuriyet, Kürtlere düşmandır! (Yalan) Atatürk Kürtlere özerklik sözü vermiştir! (Yalan) Şeyh Sait İsyanı’nda İngiliz parmağı yoktur! (Yalan) Dersim isyan etmemiştir! (Yalan) Cumhuriyet Doğu’ya yatırım yapmamıştır! (Yalan) Atatürk Dersim’de Alevi-Kürt katliamı yapmıştır! (Yalan) Said-i Nursi Kurtuluş Savaşı kahramanıdır! (Yalan) Said-i Nursi’nin ayrılıkçı Kürt hareketiyle ilgisi yoktur! (Yalan) Said-i Nursi siyasetle ilgilenmemiştir! (Yalan) Said-i Nursi Hür Adam’dır; Almancı ve Amerikancı değildir! (Yalan) Atatürk, İsmet İnönü ve CHP camileri kapatmıştır! (Yalan) İsmet İnönü din düşmanıdır! (Yalan) İsmet İnönü paralardan Atatürk fotoğrafını çıkartmıştır! (Yanlış) Cumhuriyet Tarihi Yalanları’nda, Türkiye’nin dönüştürülme sürecinde, yakın tarihin nasıl sistemli bir şekilde çarpıtıldığı, Atatürk’ün ve Cumhuriyet’in nasıl ahlaksızca karalandığı ve Türk insanının nasıl vicdansızca kandırıldığı şüpheye yer bırakmayacak biçimde kanıtlanmıştır. "Dünyanın yarısını her zaman ve dünyanın hepsini bir zaman aldatmak mümkündür; fakat bütün dünyayı her zaman aldatmak mümkün değildir." -Mustafa Kemal Atatürk-
El Cevap
Tarih Tezleri'ne El-Cevap'ta Başbakan Erdoğan'ın aşağıdaki "tarih tezleri"ne cevap verilmiştir...
CHP, İnönü camileri kapattı, sattı, ahır, yatakhane, depo, parti merkezi yaptı!
Türkçe ezan zulümdür!Türkçe ezan milletin değerlerine saldırıdır! Türkçe ezan iç karartıcıdır!
CHP Kur'an-ı Kerim'i yasaklattı, ezanı susturdu! Ezanı Menderes'in DP'si (tek başına) aslına çevirdi!
Dersim isyan etmedi, bahanelerle operasyon yapıldı! Seyit Rıza isyancı değil din mazlumudur! CHP, İnönü Dersim'de katliam yaptı! Dersim Harekatı'nda zehirli gaz kullanıldı!
Ali Çetinkaya yüzü kapkara bir katildir, cellattır! Ali Çetinkaya İskilipli Atıf Hoca'yı düzmece bir mahkemeyle "Kararın infazına, şahitlerin sonra dinlenmesine" diyerek idam ettirdi!
"Neyi ördün?" Türkiye'yi demir ağlarla CHP değil AKP ördü!
Atatürk dönemi antropoloji çalışmaları ırkçıdır!
İsmet İnönü dinsel içerikli kitapları yasaklattı!
CHP, Aşık Veysel'i Sivas'a sokmadı! CHP'ye göre saz gerici bir müzik aletidir! CHP döneminde Halk Müziği yasaklandı!
İsmet İnönü döneminde gaz, ekmek, şeker vb. karneyle dağıtıldı!
Üç beş çanak çömlek Marmaray'ı dört yıl geciktirdi!
Kanuni'nin ömrünün 30 yılı at sırtında geçti!
EL-Cevap'ta 1950'den 2013'e Cumhuriyet tarihinin neden, nasıl ve kimlerce çarpıtıldığı gözler önüne serilmiş ve Cumhuriyet tarihiyle ilgili en çok merak edilen konulara belgelerle açıklık getirilmiştir.
Hafıza
İnsan Unutur Tarih Hatırlatır. Bugün bize Atatürk’ü ve ‘’yakın tarihi’’ unutturmak isteyenler, ‘’ulus bilincimizi’’ oluşturan ‘’milli hafızamızı’’ silmek istiyorlar. ‘’Siyasal hafızamızı’’ kurgusal bir tarihle yeniden biçimlendirmeye çalışıyorlar. İşte bu kitabı, unutturulmak istenen ‘’yakın tarihimizi’’ hatırlatarak ‘’milli hafızamızı’’ tazelemek için yazdım. Hafızanı silip yeniden biçimlendirmelerine izin verme! Unutma, hatırla!
Kurtuluştan Kuruluşa Cumhuriyet
Atatürk’ün Samsun’a çıkışıyla ilgili yalanlar ve gerçekler. Son Padişah Vahdettin’in Kurtuluş Savaşı karşıtlığının belgeleri Kurtuluş Savaşı’nın iç cephesi Atatürk’ün, Kurtuluş Savaşı stratejisi Türkiye’nin bağımsızlıkveaydınlanmamücadelesindeTıbbiyeli ruhu 1. ve 2. İnönü Muharebelerinin önemi Sakarya Meydan Muharebesi ve Büyük Taarruz ile bu muharebelerdeki “Atatürk etkisi” Sevr Antlaşması, Mudanya Ateşkes Antlaşması, Lozan Barış Antlaşması ve Montrö Boğazlar Sözleşmesi hakkındaki yalanlar ve gerçekler Atatürk’ün vizyonu laik Cumhuriyet ve Türkiye’de akıl çağının başlaması Tarikatların kapatılması Cumhuriyet’in tarım devrimi kapsamında buğday ve zeytin politikası Cumhuriyet’in kültür devrimi kapsamında Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nin kuruluşu Atatürk’ün aydınlanma kurumu Halkevleri Cumhuriyet’in Türk dilini kurtarma çabası ve Atatürk’ün “Geometri” kitabı Cumhuriyet’in sağlık devrimi ve Dr. Refik Saydam gerçeği Nutuk’un tarihsel değeri Atatürk’ün onurlu dış politikası kapsamında Türkiye’nin Milletler Cemiyeti’ne girişi Cumhuriyet’in sanayi devrimi kapsamında kurulan uçak fabrikaları ve Danimarka’ya satılan Türk uçağının gerçek öyküsü Cumhuriyet’in kalesi fabrikalar ve Son Kale Bursa Merinos Fabrikası’nın açılması Demografinin önemi Atatürk’ün Barış Projesi Atatürk’ün Hatay’ı kurtarmak için attığı son adımın öyküsü Uğur Mumcu’nun bugünleri gören, yarınlara ışık tutan açıklamaları…
Lozan
Türkiye’nin Zaferi, Emperyalizmin Yenilgisi
Sevr’den Lozan’a, 1920 Ağustos’undan 1923 Temmuz’una kadar yaklaşık üç yıl içinde Türkiye’nin ve Türklerin kötü kaderi tamamen değişti. Bu, modern insanlık tarihindeki en etkileyici, en şaşırtıcı ve en ilham verici değişimlerden biridir. Lozan Barış Antlaşması bu büyük değişimin uluslararası tescilidir.
Lozan, Anadolu’nun ortasına sıkıştırılıp yok edilmek istenen Türklerin, kazandıkları büyük bir bağımsızlık savaşının ardından, tüm dünyanın gözleri önünde gerçekleştirdiği bir diplomasi savaşının zafer anıtıdır. Lozan Barış Antlaşması ile Türkiye, uluslararası sistemin “ötekisi” değil, “eşit” ve “egemen” bir parçası olarak kabul gördü.
Lozan Barış Antlaşması kurumlarıyla, değerleriyle tam bağımsız, üniter, laik, çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’ne zemin hazırladı.
Lozan, Türklerin yüz yılı aşkın bir zamandır devam eden yenilgiler, bozgunlar, katliamlar ve ölümlerden kaynaklanan büyük travmasını bitirdi.
Lozan Barış Antlaşması, emperyalist Batı’nın küresel düzeyde ilk büyük diplomatik yenilgisidir. Lozan’da kapitülasyonların kaldırılmasıyla Türkiye’nin tam bağımsız olması, emperyalizmin yıkılmaz sanılan yüksek surlarında büyük ve onarılmaz bir gedik açtı.
Türkiye Cumhuriyeti, Lozan Barış Antlaşması’yla kurulan ve Atatürk’ün “Yurtta barış dünyada barış” politikasıyla kurumsallaştırdığı “Lozan Barış Düzeni” sayesinde -şimdilik- yüz yılı aşkın bir zamandır çevresindeki tüm yıkıcı savaşlardan uzak kalmayı başarabildi.
“Lozan hezimettir!” tezi ise Türk ulusuna ve Türkiye Cumhuriyeti’ne yönelik psikopolitik bir saldırıdır. Bu kitap, 1950’lerden beri süren bu saldırıya karşı bilimsel bir karşı çıkıştır.
“Sevr, ölüm halinde hasta olan bir ulusun ‘defin ruhsatı’ gibi yazılmış olabilir. Fakat Lozan, yalnız bu ruhsatı iptal eden değil, aynı zamanda ‘hasta’ olmadığını eylemleriyle gösteren bir ulusun sağlık belgesi olmuştur.”
(Arnold J. Toynbee, Kenneth P. Kirkwood, “Türkiye; Bir Devletin Yeniden Doğuşu”)
“Lozan’da onursuz bir barış imzaladık. Bu, İngiltere’nin şimdiye dek imzalamış olduğu antlaşmaların en uğursuzu, en mutsuzu ve en kötüsüdür.”
(Sir Andrew Ryan)
Nutukun Deşifresi – Atatürkü Doğru Anlamak İçin
Cumhuriyet tarihinin şifreleri çözülüyor... Nutuk’taki Atatürk yeniden ete ve kemiğe bürünüyor... Nutuk’un Deşifresi, Atatürk’ü, Kurtuluş Savaşı’nı ve sonrasındaki uluslaşma ve çağdaşlaşma hareketlerini, Nutuk’a dayalı olarak anlatan; Nutuk’un yazılışını, okunuşunu, içeriğini ve bilinmeyen özelliklerini "açıkça" ortaya koyan ve Atatürk’ün Nutuk’taki değerlendirmelerinin bugünün Türkiye’sine ışık tuttuğunu gösteren "resmi tarih dışı" bilimsel bir araştırmadır.
"İnsan bütün bunları okurken, insan kümelerini ve insan fertlerini avucunun içinde istediği gibi kullanabilen, ölçülmez bir kuvvete sahip bir ruhlar hükümdarının huzurunda bulunduğunu hayraniyet ve tebcil ile duyuyor."
- Yusuf Akçura
Öteki Mehmed Akif : Vaiz
Mehmed Akif ile Yüzleşmek Uydurulmuş Mehmed Akif'e Karşı Gerçek Mehmed Akif Mehmed Akif'i araştırdıkça onunla ilgili üstü örtülmüş, anlatılmamış veya çarpıtılmış pek çok başka gerçekle karşılaştım. Araştırmalarım sonunda gördüğüm -yıllarca belli çevrelerin tekelinde kalıp olabildiğince sömürülmüş o bildiğimiz Mehmed Akif'e pek benzemeyen ve bugüne kadar pek anlatılmamış öteki Mehmed Akif'ti…
Bu kitabı Mehmed Akif'i övmek veya yermek için değil, uydurulmuş Mehmed Akif'e karşı gerçek Mehmed Akif'i göstermek için yazdım. Ayrıca Akif üzerinden Doğu, Batı, İslam, Osmanlı, Türk Bağımsızlık ve Aydınlanma Savaşı ile Atatürk üzerine bir kere daha düşündürmeyi amaçladım…
"Allahım ne muazzam zaferdi o! (Büyük Taarruz). Ortalık herc-ü merç oldu. Beş altı saat içinde bir başka dünya doğdu… ve biz mest olduk!" "Artık benim ne düşünecek, ne yazacak, hatta ne yaşayacak takatim kalmıştı… Bizim dilimiz tutulmuştu. Ordu bizzat yazıyordu. "
- M. Akif Ersoy
1936 tarihli son röportajından…
Panzehir
Atatürk ve Cumhuriyet düşmanlığına panzehir
“Yalanlardan arındırılmış Atatürk ve Cumhuriyet gerçeği”
“Bir zamanlar gelir, beni unutmak veya unutturmak isteyen gayretler belirebilir. Fikirlerimi inkar edenler ve beni lanetleyenler çıkabilir. Hatta bunlar benim yakın bildiğim ve inandıklarım arasından bile olabilir. Fakat ektiğimiz tohumlar o kadar özlü ve kuvvetlidir ki bu fikirler Hint’ten, Mısır’dan döner dolaşır, gene gelir feyizli neticeleri kalpleri doldurur.”
- Mustafa Kemal Atatürk, 1937
İşte Panzehir’de Atatürk’ün fikirlerini inkar edenlerin, onu unutturmak isteyenlerin, onu lanetleyenlerin yalanlarına, çarpıtmalarına ve iftiralarına tamamen belgelere dayalı olarak bilimsel cevaplar verilmiştir.
“Atatürk düşmanı, yobaz-liboş takımının yalanlarına tarihçi-yazar Sinan Meydan, tokat gibi cevaplar veriyor.”
- Uğur Dündar, Sözcü 3 Haziran 2015
Pusula
Yakın Tarih İçin.
İnsanın güvenebileceği en sağlam pusula özgür akıldır. Kant’ın ifadesiyle, “aklını kullanma cesaretini gösteren” aydınlanmış insan kendi yolunu bulur.
Bugün Türkiye’de yakın tarih hiç olmadığı kadar çarpıtılmakta ve bu çarpık tarih üzerinden yeni bir geçmiş ve gelecek kurgulanmak istenmektedir. Böyle bir ortamda, yakın tarih konusunda yeterli bilgi birikime sahip olmayan insanların, özellikle genç kuşakların yolunu kaybetmesi hiç de zayıf bir olasılık değildir. İşte “Yakın Tarih İçin Pusula”, belgelere dayalı gerçek tarihi gözler önüne sererek yakın tarihte kaybolmanızı engellemek; yalan, yanlış ve çarpıtma bombardımanı arasında güvenle yolunuzu bulmanıza yardım etmek için yazılmıştır.
Sarı Lacivert Kurtuluş
Futbolu yasaklayan Osmanlı Padişahı kimdir? İttihat ve Terakki’nin futbol merakının ve Fenerbahçe "sevdasının" arkasında ne vardır? Osmanlı dönemindeki Fenerbahçe-Galatasaray derbilerinin bilinmeyenleri nelerdir? Atatürk’ün Fenerbahçe’yi ziyaretinin "gizli amacı" nedir? Fenerbahçe’nin Kuruluş Tüzüğü’ndeki 2. Madde’nin sırrı nedir? Fenerbahçe Kurtuluş Savaşı’nda Anadolu’ya nasıl gizlice silah kaçırmıştır? Anadolu’ya geçerek Kurtuluş Savaşı’na katılmak isteyen Fenerbahçeli şehzade kimdir? İngiliz İşgal Kuvvetleri Komutanı General Harrington, Fenerbahçe’yi neden kapatmıştır? Atatürk’ün Büyük Taarruz öncesindeki "futbol planı" nedir? Fenerbahçe, Harrington Kupası’nı nasıl kazanmıştır? Atatürk futbolla ne kadar ilgilenmiştir? Hiç futbol maçı izlemiş midir? Atatürk Altay, Karşıyaka, Galatasaray ve Beşiktaş’la neden ve nasıl ilgilenmiştir? Atatürk’ün Fenerbahçeli olduğunun bilinmeyen 12 kanıtı nedir?
Sarı Paşam – Bir Mustafa Kemal Romanı
Sarı Paşam, yirminci yüzyılın en büyük lideri Mustafa Kemal Atatürk’ün çocukluğuna, gençliğine, psikolojik ve düşünsel köklerine yapılan derin ve büyülü bir yolculuğun gerçek hikâyesidir. 1800’lü yılların sonudur... Osmanlı İmparatorluğu, emperyalist bir kuşatmayla çevrilmiştir. İstanbul’da Sultan II. Abdülhamit nefes aldırmayan bir istibdat düzeniyle tüm dizginleri ele geçirmeye çalışmaktadır. Selanik’te vatansever, özgürlükçü subaylar gizli bir cemiyet kurmuş, ihtilal hazırlığı yapmaktadırlar. Jön Türkler Avrupa’da çalışmalarını sürdürmekte, İttihatçı fedailer içeride kan dökmeye devam etmektedirler. Mustafa Kemal, bir taraftan geleceğini hazırlarken diğer taraftan vatan ve hürriyet mücadelesi vermekte, bazen de aşk acısıyla yanmaktadır. Bu kitap sizi geçmişte bir yolculuğa çıkaracak: Önce Mustafa Kemal’i tanıyacaksınız bu yolculukta; hiç bilinmeyen özelliklerini öğreneceksiniz; gerçekleşecek çocukluk düşlerine tanık olacaksınız. Onunla Manastır, Selanik, Şam ve İstanbul arasında gidip geleceksiniz. Sonra, Jön Türklerle ve İttihatçılarla tanışacaksınız: Enver, Talat ve Mithat Şükrü’yle Selanik’in arka sokaklarında bir evde yapılan vatan ve hürriyet konulu gizli toplantılara kulak misafiri olacaksınız. Teğmen Atıf ve Yakup Cemil’le silahların gölgesinde çatışmaya girecek, icabında "yarıp çıkacaksınız!" Ve sonra Sultan II. Abdülhamit’i tanıyacaksınız; Padişah’ın gizli dünyasının kapılarını ardına kadar aralayacak; duygularını, düşüncelerini, kaygılarını, korkularını, doğrularını ve yanlışlarını öğreneceksiniz. Yıldız Sarayı’nın büyük salonunda Padişah’la diz dize oturup konuşacaksınız!
Son Truvalılar – Truvalılar Türk Müydü?
Hektor'un İntikamını Almak!
Onlar, Anadolu'da kazandıkları büyük başarılardan sonra "Truva'nın intikamını aldım" dediler; onlar kendilerini Truvalı kahraman Hektor'la özdeşleştirdiler, onlar Doğu'nun son kahramanları, Son Truvalısı idiler. Onlar Fatih Sultan Mehmet ve Mustafa Kemal Atatürk'tü…
Son Truvalılar'ın çıkış noktası, Fatih Sultan Mehmet ve Mustafa Kemal Atatürk'ün kendilerini "Doğu kahramanlığının" sembolü Truva'yla özdeşleştirmeleridir. Son Truvalılar'da cevap verilen sorulardan bazıları şunlardır:
Homeros'un İlyada ve Odysseia destanlarının bilinmeyen kaynakları nelerdir?
Atlantis ve Mu gibi "kayıp uygarlıklarla" Truva arasında nasıl bir ilişki vardır?
Truva Savaşı'nın, tarihin ilk "medeniyetler çatışması" olduğu doğru mudur?
Truva Savaşı'yla Çanakkale Savaşı arasındaki "düşündüren" benzerlikler nelerdir?
Batı neden önce Truva'yı Türklerle özdeşleştirmiş, sonra Truva'ya sahip çıkmıştır?
Nazi lideri Hitler'in sahip çıktığı Truva bulgusu nedir?
Truvalıların devamı olan Roma'nın kurucusu Etrüskler "Türk kökenli"midir?
Ve Truvalılar Türk müdür?
Köklü uygarlığımızın derinliğini ortaya koyan Son Truvalılar, tarihe bakışınızı değiştirecek özgün ve bilimsel bir çalışmadır.
Son Truvalılar, arkeolojik ve antropolojik bulgular ışığında tarih içinde Truvalıların izini sürmektedir. Siz de eğer Son Truvalılarla birlikte bu yolculuğa katılacak olursanız, yakışıklı Prens Paris'le güzel Helena'nın dillere destan yasak aşkını gözlerinizle görecek, Truva Savaşı'nda Hektor'la Aşil'in mücadelesine tanık olacak, Son Truvalı Aenias'la birlikte maceralı bir yolculuktan sonra İtalya'ya varacaksınız. Kayıp Kıta Atlantis'ten Kayıp Kıta Mu'ya, Antik Girit'ten eski Mısır'a, Anadolu'dan Mezopotamya'ya; Hititlere, Sümerlere, oradan da Orta Asya'ya kadar uzanacaksınız. İlyada ve Odysseia'nın anlatıcısı ünlü ozan Homeros'la tanışacak, Schliemann'ın bulduğu hazineleri görecek, en önemlisi de Topkapı Sarayı'nda Fatih'le tanışıp oradan Ankara'ya geçerek Atatürk'le Truva'yı konuşacaksınız!
Yüzyılın Kitabı
Osmanlı’nın 1880’lerdeki, Cumhuriyet’in 1950’lerdeki “bağımlılığını” bilmeden, Atatürk’ün “tam bağımsızlık” mücadelesi kavranamaz. 1876 ve 1924 anayasalarını bilmeden bugünkü Başkanlık Anayasası’nın Türkiye’yi nereye götüreceği kestirilemez. Osmanlı’da dinsel hukuku, Mecelle’yi ve 1917 Aile Kanunnamesi’ni bilmeden bugünkü “müftülük nikâhı”nın amacı bilinemez. I. Dünya Savaşı’nı, İzmir’in işgalini, Atatürk’ün Anadolu’ya geçişini, Amasya Genelgesi’ni, Sivas Kongresi’ni, TBMM’nin açılmasını, Sakarya Savaşı’nı, Büyük Taarruz’u, Anadolu’daki Yunan zulmünü, İzmir’in ve İstanbul’un kurtuluşunu bilmeden; Vahdettin’i, Damat Ferit’i, Rıfat Börekçi’yi, Abdurrahman Kâmil Efendi’yi tanımadan Milli Mücadele anlaşılamaz. Said-i Nursi’yi tanımadan FETÖ anlaşılamaz. Misuri Zırhlısı’nı, Kore Savaşı’nı, NATO’ya üyeliği, 6. Filo’yu, Kanlı Pazar’ı bilmeden Türkiye’de “Amerikancılık” bilinemez. Lozan’ın önemini kavramak için sadece Lozan’ı bilmek yetmez, önce Sevr’i bilmek gerekir; o da yetmez, 1950’lerde ABD ile imzalanan ikili antlaşmaları bilmek gerekir. Atatürk’ün önemini kavramak için sadece Atatürk’ü tanımak yetmez, Atatürk’ten önceki ve sonraki asker-sivil liderleri; II. Abdülhamit’i, Enver Paşa’yı, Vahdettin’i, İsmet İnönü’yü, Adnan Menderes’i de az çok tanımak gerekir. Atatürk’ü tanımak için Anatürk’ü, Zübeyde Hanım’ı tanımak gerekir. İşte “Yüzyılın Kitabı ”nda bunlar ve daha fazlası var.
"Yüzyılın Kitabı ”, bugün yaşadığımız güncel olayların, 1860’lardan 1960’lara uzanan tarihsel arka planlarını anlatıyor, böylece tarihle bugüne ışık tutuyor.
“Yüzyılın Kitabı ”nı okuyunca karşınıza “Yüzyılın Lideri ”, yani Atatürk çıkıyor.