1923 Kuruluş Ayarlarına Dönmek
₺750,00 Orijinal fiyat: ₺750,00.₺619,00Şu andaki fiyat: ₺619,00.
Türkiye Nasıl Kurtuldu, Nasıl Batırıldı, Yeniden Nasıl Kurtulur?
Kurucu Aklı Anlamak ve Kuruluş Ayarlarına Dönmek
“Kuruluş Ayarlarına Dönmek”, kurucu tecrübeden, Atatürk’ün bağımsızlık ve uygarlık savaşından ilham alarak geleceğe dönmektir.Türkiye Cumhuriyeti’nde “kuruluş ayarlarına dönüşü” zorunlu kılacak şey, temel kurucu ayarların bozulmasıdır:
1. Eğer ülke yeniden tam bağımsızlığını kaybetmişse,
2. Eğer millet, egemenliğini yeniden birilerine kaptırmışsa,
3. Eğer aklın, bilimin ve çağdaş uygarlığın yerini yeniden hurafeler, boş inançlar ve bağnazlık almışsa,
4. Eğer “Yurtta barış dünyada barış” idealinden vazgeçilmişse, kuruluş ayarları bozulmuş demektir.
Maalesef Atatürk’ün ölümünden sonra bu dört temel kurucu ayar bozulmaya başlamış, bozulma 65-70 yıl devam etmiştir. Son 15 yılda ise bozulma tamamlanmıştır. Çok daha önemlisi, bugün karşıdevrim, Türkiye Cumhuriyeti’ni bambaşka bir yapıya dönüştürmek için kendi kuruluş ayarlarını yapmaktadır.
“Yalnızca ufku görmek yetmez, ufkun ötesini de görmek gerekir,” diyen Atatürk, ufkun ötesini görerek, gelecekte bir gün “kuruluş ayarlarına dönmek” gerekebileceğini düşünmüştü. Gelecekte Türkiye Cumhuriyeti’ni, ne zaman, nasıl ve kimin kuruluş ayarlarına döndürmesi gerekeceğini ise, 1927’de söylediği Nutuk’un sonundaki “Gençliğe Hitabe”de açıkça dile getirmişti. Bu anlamda “Gençliğe Hitabe”, kuruluş ayarlarına dönüş şifresidir.
| Yayınevi | İnkılap Kitabevi |
|---|---|
| Yazar | Sinan Meydan |
| Baskı Yılı | 2017 |
1 adet stokta
İnkılap Kitabevi – 1923 Kuruluş Ayarlarına Dönmek
/n
Türkiye Nasıl Kurtuldu, Nasıl Batırıldı, Yeniden Nasıl Kurtulur?
Kurucu Aklı Anlamak ve Kuruluş Ayarlarına Dönmek
“Kuruluş Ayarlarına Dönmek”, kurucu tecrübeden, Atatürk’ün bağımsızlık ve uygarlık savaşından ilham alarak geleceğe dönmektir.Türkiye Cumhuriyeti’nde “kuruluş ayarlarına dönüşü” zorunlu kılacak şey, temel kurucu ayarların bozulmasıdır:
1. Eğer ülke yeniden tam bağımsızlığını kaybetmişse,
2. Eğer millet, egemenliğini yeniden birilerine kaptırmışsa,
3. Eğer aklın, bilimin ve çağdaş uygarlığın yerini yeniden hurafeler, boş inançlar ve bağnazlık almışsa,
4. Eğer “Yurtta barış dünyada barış” idealinden vazgeçilmişse, kuruluş ayarları bozulmuş demektir.
Maalesef Atatürk’ün ölümünden sonra bu dört temel kurucu ayar bozulmaya başlamış, bozulma 65-70 yıl devam etmiştir. Son 15 yılda ise bozulma tamamlanmıştır. Çok daha önemlisi, bugün karşıdevrim, Türkiye Cumhuriyeti’ni bambaşka bir yapıya dönüştürmek için kendi kuruluş ayarlarını yapmaktadır.
“Yalnızca ufku görmek yetmez, ufkun ötesini de görmek gerekir,” diyen Atatürk, ufkun ötesini görerek, gelecekte bir gün “kuruluş ayarlarına dönmek” gerekebileceğini düşünmüştü. Gelecekte Türkiye Cumhuriyeti’ni, ne zaman, nasıl ve kimin kuruluş ayarlarına döndürmesi gerekeceğini ise, 1927’de söylediği Nutuk’un sonundaki “Gençliğe Hitabe”de açıkça dile getirmişti. Bu anlamda “Gençliğe Hitabe”, kuruluş ayarlarına dönüş şifresidir.
İlgili ürünler
Bayrak
30 Ağustos günü 16 daireli bir apartmanın önünden geçiyordum. Baktım: Tek balkonda bir küçük bayrak: "-Zaferi unutmuşuz," dedim. Bayramların bir resmî yönü var. Asker geçer, top, tank geçer. Bir de vatandaşcası var. Herkes gönülden çoşkunluk gösterir. Bu İkincisini kaybetmişiz.
Zaferden bir gün önceki Türkiye'yi hatırlıyorum. Yunan ordusu bütün Batı Anadolu'da, Bursa'da, Trakya'da. İstanbul hükümeti, yenen devletlerin diktasına boyun eğmiş. Eğer İstanbul barışı olursa, Venizelos Anadolu Rumları ile Batı Anadolu Türklerini değiştirecek. Şimdi İzmir, Selânik kadar bir Yunan şehri olacaktı. İstanbul milletlerarası bir nitelikte kalacaktı. Çoktan bu şehirde azınlıkta olacaktık. Bir defa ne çarşılarda, ne bankalarda, ne ithalât ihracatta Türk'ün payı olmayacaktı. Doğu'da Ermenistan kurulmuş olacaktı. Kapitülasyonlar yürürlükte kalacaktı.
Anadolu ve Trakya çarşıları hıristiyan azınlıkların elinde bulunacaktı. Hıristiyan azınlıkların refahı durmadan artacak ve Kürde, Çerkeze, Şiiye, Sünniye parçalanan toplumun yoksulluğu gittikçe çoğalacaktı.
Bu ölüm hükmünden kurtulmanın tek çaresi Anadolu'da zaferi kazanmaktı. Bu zafer de ancak bir taarruzla kazanılabilirdi. Hükümet: "-Param yok!" diyordu. Ordunun başında bulunanlar taarruza karşı idiler. Meclis çoğunluğu ortalama bir barış peşinde idi.
İşte böyle kara bir günün kapkara bulutları içinden bir şimşek çaktı. Mustafa Kemal ordunun başına geçti. Bir vuruşta o sarsılmaz sanılan Yunan cephesini yıktı.
Bugünkü Türkiye ve Türklük yüzde yüz o günkü zaferin eseridir.
Bir Zamanlar O Da Çocuktu – Adı: Mustafa
....Bu Dünya'dan adı Mustafa olan kimbilir kaç çocuk geldi, geçti. Ama bunların içinden biri, öncelikle biz Türkler için, aynı zamanda bütün insanlık için çok önemliydi. Onun hangi Mustafa olduğunu hepimiz çok iyi biliyoruz:
Mustafa Kemal Atatürk!
Öyle değil mi?
İşte ben bu kitapta sizlere, çocukluk günlerinden başlayarak onun yaşam öyküsünü anlatmaya çalışacağım.
Bu öyküyü, bütün Türk çocuklarının ince ince bilmesi gerektiğine inanıyorum. Çünkü küçük Mustafa öncelikle Türkler için, ama aslında dünya insanlığı için çok önemli, gerçekten önemli, doğru ve büyük eylemleri başardı.
Dakikalar İçinde Atatürk Ve Dünyası: Askeri Siyasi Ve Özel Hayatı
TÜM YÖNLERİYLE ATATÜRK’ÜN HAYATI
"100. yılı dolayısıyla Cumhuriyet tarihimizin en önemli safhasını, Kurucu Önderimiz ve askerî çevrelerde Türkiye’nin Ebedî Başkomutanı olarak kabul edilen Mareşal Mustafa Kemal Atatürk’ün hayatını ve dünyasını anlatan bu kitabı neşretmeyi uygun gördük."
İlber Ortaylı
Dakikalar İçinde Atatürk ve Dünyası, Cumhuriyet’in kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün doğumundan yetiştiği Selanik kentine, ailesine, askerlik yaşamına, özel hayatına, Millî Mücadele’ye; İnönü Muharebelerine, Büyük Taarruz’a, Cumhuriyet’in kuruluşuna, Lozan ve Montreux’ye, çok partili hayata geçiş dönemine, devrimlere, Atatürk’ün kitap sevgisine, çocuklarla ilişkisine ve ölümüne kadar yaşamının her yönüyle inceliyor. Bunların yanında İsmet İnönü, Fevzi Çakmak, Kâzım Karabekir, Rauf Orbay, Ali Fuat Cebesoy, Halide Edip Adıvar, Ayşe Afet İnan, Celal Bayar, Börekçizâde Rifat Hoca gibi siyasetten sanata, edebiyata, askerliğe, musikiye kadar etrafındaki isimlerle ilişkilerini ele alıyor.
Dakikalar İçinde Atatürk ve Dünyası, Osmanlı’nın son dönemini ve Cumhuriyet’in ilk yarısını merkeze Kurucu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü alarak konulara göre özel seçilmiş görseller eşliğinde sunuyor.
Dersimiz Atatürk
Tarih, savaşlarda düşmana galip gelen büyük komutanlarla dolu. Tarihte milletlerini daha ileriye götürmek için çalışan birçok önemli önder var. Ama hiçbiri Atatürk gibi anılmıyor, özlenmiyor. Tarih sayfalarında uyuyorlar.
Çünkü aralarında Atatürk gibi hem vatanını düşmanlardan temizleyip yeni bir devlet kuran, hem milletini sömürüden, hurafelerden, ortaçağlılıktan kurtarıp çağdaş uygarlığa kavuşturan biri yok.
Üstelik Atatürk'ün Milli Mücadele ve Cumhuriyet zaferlerinin özellikleri, koşulları incelenirse, benzersiz büyüklüğü daha iyi anlaşılır.
Atatürk yoksul, ilkel, geri, çağdışı toplumu çağa açan, Anadolu aydınlanmasını başlatan, Türkiye'yi kalkındıran insandır.
Bu konuda da örneği yok.
Birliğimizi, dirliğimizi, geleceğimizi korumak için büyük küçük, kadın erkek herkese gerçek Atatürk'ü, değerini, büyüklüğünü, örneksizliğini iyi anlatmalıyız. Okulda, ailede, iş yerinde, basında, televizyonlarda, radyolarda, yurtdışında, her yerde, herkese.
Dersimiz: Atatürk bu büyük ödevin bir adımıdır.
Hayallere İlk Adım – Atatürk’ün Gençlik Yılları
Mucize Mustafa Kemal Atatürk
Kerem Özakman, Mustafa Kemal Atatürk'ün mucizevi hayatını anlatıyor.
Atatürk'ü anlamak ve anlatmak ülkemizin geleceğini garanti altına almanın en önemli koşulu. Bu bakımdan ona dair doğru bilgi veren ne kadar eser ortaya çıksa azdır. Öğreneceğimiz fazladan tek kelime bile hepimize çok şey katacaktır.
Okurken çoğunuzun belki de hiç bilmediği yeni şeyler öğreneceksiniz. Şüphesiz hayret ve coşkuyla fark ettiğimiz gibi, siz de eynı şeyi düşüneceksiniz, Ata'mızın bir adı daha var: Mucize.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.