Heyet Devletin Gizli Sahipleri
₺300,00 Orijinal fiyat: ₺300,00.₺248,00Şu andaki fiyat: ₺248,00.
Bugüne kadar okuduklarınızı unutun…
16 Türk Devletini, yine 16 Türk Devletinin yıkması tesadüf müydü?
Aslında yıkılan bir devlet yoktu, sadece ismi değiştiren bir HEYET vardı.
Meta Han ‘dan bugüne kadar size anlatılmayan tarih, bu kitabın sayfaları arasında gizli.
Ve inanın sayfaları çevirdikçe şaşıracaksınız, bildiklerinizin sadece basit birer bilgi olduğunu göreceksiniz.
Gerçekleri öğrenmek için sadece ilk sayfayı okumanız yeterli.
İnanın bu kitabı elinizden bırakamayacaksınız!
| Yayınevi | Lopus Yayınları |
|---|---|
| Yazar | Halil Yaşar Kollu |
| Baskı Yılı | 2016 |
1 adet stokta
Lopus Yayınları – Heyet Devletin Gizli Sahipleri
/n
Bugüne kadar okuduklarınızı unutun…
16 Türk Devletini, yine 16 Türk Devletinin yıkması tesadüf müydü?
Aslında yıkılan bir devlet yoktu, sadece ismi değiştiren bir HEYET vardı.
Meta Han ‘dan bugüne kadar size anlatılmayan tarih, bu kitabın sayfaları arasında gizli.
Ve inanın sayfaları çevirdikçe şaşıracaksınız, bildiklerinizin sadece basit birer bilgi olduğunu göreceksiniz.
Gerçekleri öğrenmek için sadece ilk sayfayı okumanız yeterli.
İnanın bu kitabı elinizden bırakamayacaksınız!
İlgili ürünler
Abdülhamid
Hiçbir Osmanlı padişahının kişiliği ve saltanat dönemi, II. Abdülhamid'inki kadar yoğun ve birbirine taban tabana aykırı yorumlara konu olmadı. Pek yakın bir dönemde yaşamış ve çağının belgeleri ortadan kalkmamış bulunduğuna göre, bu, şaşılacak bir şeydir. Böyle bir "muarnma"nın oluşmasına yol açanlar da, hiç kuşkusuz, onun yakın ve uzak çevresindeki kimselerle kendisinden sonraki dönemin tarihi kişisel, öznel (subjektif) görüş açısıyla değerlendiren yazar ve siyasetçileridir.
Şöyle bir genelleme yapılabilir: Abdülhamid'in birtakım güncel hesaplaşmalar dolayısıyla bir simge gibi kullanılmış olması yüzünden, "vasat" bilgiyle yetinenler şu ya da bu görüşe inanmak durumunda kalmışlar, gerçeği öğrenmek isteyenler ise yeterli kaynaklar bulamamışlardır. Daha derinlemesine bakarsak, söz konusu değerlendirmelerin arka planında yakın geçmişten bu yana süregelmiş önemli bir siyasal ve düşünsel çatışmanın izlerine rastlarız. Bu, gelenekçilerle ilerlemeciler arasındaki çatışmadır. Başlangıçları çok daha önceye giden, ancak Abdülhamid döneminde belirginleşen, İkinci Meşrutiyet sonrasında yapılanıp bugünlere gelen bu çatışma, düşünsel planda İslamcılık ve Batıcılık akımları olarak biçimlenmiştir. İslamcılık akımının temsilcileri, Abdülhamid'in gerçek anlamda "Panislamizm siyaseti" izlediğini sandıkları ve yanlış buldukları her şeyde onun tahttan uzaklaşmasını sağlayan İttihatçıların parmağı olduğuna, Cumhuriyet döneminde de ittihatçı çizginin sürdürüldüğüne inandıkları için, Abdülhamid'i yüceltme yoluna gitmişlerdir. Batıcılık akımını savunan birçok kişinin de, ötekiler gibi, Abdülhamid'i "Panıslamist" olarak gördükleri ve onun Batıyla ilişkilerini bilmedikleri açıktır.
Günümüzde, "Hangi Abdülhamid?" sorusunu ortaya atmanın, onu şu ya da bu prizmadan görmenin, yanlış bilgi sahibi olmak ve tarihi yanlış değerlendirmek gibi sakıncaları bir yana, hiç yararı yoktur, Dolayısıyla, Osmanlı tarihinin oldukça uzun bir sürecinde tahtta kalmış ve üstelik imparatorluğu kendisini eksen alarak yönetmek için elinden gelen çabayı harcamış olan Abdülhamid, artık nesnel tarihin prizmasından geçirilerek incelenmeli, değerlendirilmelidir.
Kayı 11: Elveda
“Facialara ve olaylara kalkan olamadım ise de paratoner vazifesi gördüm. Bütün musibetleri üzerime çektim. Kendimi feda ederek vatanı kurtarmaya çalıştım.”
Sultan Vahideddin
Söğüt’te coşkuyla başlayan Kayı boyunun 6 asırlık hikâyesi İstanbul’da hüzünle sona eriyor… Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil, KAYI XI: Elveda kitabıyla okuru Osmanlı İmparatorluğu’nun son nefesini verdiği en zor yıllara götürüyor.
- Afrika’daki son Osmanlı toprağı Trablusgarp’ın elden çıkışındaki gafletler nelerdi?
- Balkanlarda tek kurşun atılmadan terk edilen dört asırlık yurtlar nerelerdi?
- Osmanlı Devleti’ni I. Cihan Harbi’ne kimler, nasıl soktular?
- Türk tarihinin en hazin harekâtı Sarıkamış’ta neler yaşandı?
- Araplar Osmanlı’ya ihanet etti mi?
- Filistin toprakları nasıl elden çıktı?
- Çanakkale ve Medine’de verilen destansı mücadele…
- İngiliz ve Siyonistlerin Osmanlı’yı parçalamak adına kurdukları büyük oyun…
- Vahideddin Han ülkeyi kurtarabilme adına nasıl bir mücadele verdi?
- Mustafa Kemal’le araları neden açılmıştı?
- Vahideddin Han, hain miydi? Vatanı satmış mıydı? Neden yurt dışına çıkmak zorunda kaldı?
- 623 yıllık kudretli tarihin en acı skandalı nasıl yaşandı?
Ve daha birçok sorunun cevabı Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil’in kaleminden KAYI XI: Elveda kitabında…
Kayı 6: İmparatorluğun Zirvesi Ve Dönüş
17. asrın son yirmi yılına girildiğinde Osmanlı Devleti gücünün ve kudretinin zirvesinde, dünya siyasetinde etkin bir şekilde hükmünü icra ediyordu. Dünyada yenemeyecekleri hiçbir devlet yoktu.
Yıllardır birçok tarihçi yetiştiren ve yaptığı televizyon programlarıyla tarihi yediden yetmişe herkese sevdiren Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil, tamamen ilmî kaynaklardan beslenerek her yaştan tarih severin kolaylıkla okuyup anlayabileceği bir üslupla Kayı dizisini yazmış ve tarihimizi sıkıştığı bu alandan kurtarmıştır. Önyargısız ve objektif bir şekilde okuyucunun değerlendirmesine sunulan bu serinin hedefi; Osmanlı İmparatorluğu’nun kuruluşundan yıkılışına kadar siyasî, sosyal, iktisadî ve imarî tüm serüvenini ve Osmanlı padişahları hakkında bilinen gerçekleri akıcı, anlaşılır, merak uyandırıcı ve roman tadında bir üslupla yorumlamaktır.
Ahmet Şimşirgil, adaletiyle kalpleri kazanan; yiğitliği, cesareti ve mertliğiyle dosta güven, düşmana korku salan; üç çağa damgasını vurmuş, üç kıtaya yayılmış Devlet-i Aliyye-i Osmaniye'nin hikâyesine KAYI VI: İmparatorluğun Zirvesi ve Dönüş kitabıyla devam ediyor.
Bu eserde, I. Mustafa’dan II. Osman’a, IV. Murad’dan IV. Mehmed Han’a kadar birçok padişahın; Köprülü Mehmed Paşa’dan Köprülü Fazıl Ahmed Paşa’ya; Tarhuncu Ahmed Paşa’dan Merzifonlu Kara Mustafa Paşa’ya kadar birçok devlet adamının; Halime Valide Sultan’dan Mahfiruz Hatice Sultan’a, Hatice Turhan Sultan’dan Kösem Sultan’a kadar birçok valide sultanın nasıl yaşadıklarını, neler yaptıklarını, imparatorluğu idame ettirmek gayesiyle ne gibi siyasi yollar izlediklerini, imar faaliyetlerini ve şahsiyetlerini bulacaksınız.
Osmanlı İmparatorluğu’nun Ekonomik Ve Sosyal Tarihi – 1
Osmanlı İmparatorluğu’nun Ekonomik ve Sosyal Tarihi, Osmanlı tarihini dünya tarihinin ayrılmaz bir parçası haline getiren Halil İnalcık’ın, orijinali Cambridge University Press tarafından yayınlanan eseridir.
Bu eser aynı zamanda, İkinci Dünya Savaşı’na dek siyasi ve askeri olaylardan ötesini sorgulamayan tarihçilik yaklaşımının, toplumsal ve ekonomik boyutların da katılarak zenginleşmesiyle değişen dünya tarihçiliğinin, Osmanlı tarihi bölümüne dair bir çalışma olarak düşünülüp kaleme alınmıştır. Bu çalışma, gelecek nesil tarihçiler için daha derinlemesine çalışmalar bekleyen yeni gündem maddelerini ve metodolojik örnekleri de içerir. Bu ilk ciltte Halil İnacık’ın 1300-1600 döneminin sosyal ve ekonomik tarihine dair, esere de damgasını vuran yaklaşımının ana hatları çiziliyor. Osmanlı İmparatorluğu’nun Ekonomik ve Sosyal Tarihi’nin ikinci cildi 2018 yılında okurlarla buluşacaktır.
Otağ Büyük Doğuş
Yıllardır birçok tarihçi yetiştiren, yaptığı televizyon programlarıyla ve yazdığı kitaplarla tarihi yediden yetmişe herkese sevdiren Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil'in kaleminden yepyeni bir seri: OTAĞ!
Osmanoğullarının bir cihan devletine dönüşme macerasını anlattığı KAYI serisiyle yüz binlere ulaşan Prof. Dr. Şimşirgil, tarih okunun yayını bu defa daha geriye çekiyor ve İslâmlaşma sonrası Türk tarihini, kurulan devletleri, tarihe yön veren hükümdarları anlatıyor. Herkesin anlayabileceği, akıcı bir üslupla kaleme alınmış OTAĞ serisinin ilk kitabı Büyük Doğuş Türkler ve İslâmiyet ile alakalı merak edilen pek çok meseleyi aydınlatıyor.
• Türkler, gerçekten Şaman mıydı?
• Peygamber Efendimiz’in Türklerle alakalı Hadis-i Şerifleri nelerdi?
• Tarihi değiştiren Talas Savaşı’nda neler yaşandı?
• Türkler, kılıç zoruyla mı Müslüman oldu?
• Türklerin Müslüman oluşunda tasavvuf erbabının rolü neydi?
• Türk ülkelerindeki sahabeler kimlerdi?
• Tarihteki ilk Müslüman Türk devleti hangisiydi?
• İlk Müslüman Türk hükümdarı kimdi?
• Ruslar Müslüman olmaktan neden vazgeçti?
Ahmet Şimşirgil’in OTAĞ -I- Büyük Doğuş kitabını okudukça, geçmiş yeniden yazılacak!
Resmi İstatistiklere Göre Osmanlı Toplum Ve Ekonomisi
Tarihi Değiştiren Konuşmalar
Tarihin önde gelen liderlerinin kimi zaman ADALET ve ÖZGÜRLÜK çağrısı yaptığı, kimi zamansa DEMOKRASİ ve EŞİTLİK için ayağa kalktığı, bazen TEHDİT savurup KORKU saldığı ama sıklıkla da ortaya büyük bir VİZYON koyup yeni bir DÜZEN yaratmaya soyunduğu konuşmalardan oluşan bu kitabı okuduğunuzda, kelimelerin eylemlere nasıl ilham verdiğine şahit olacak, bundan böyle “söylenenlere” daha iyi kulak kabartacaksınız.
Ali Çimen’in yenilenerek okuyucusuyla buluşturduğu bu kitapla; Büyük İskender’in kılıcıyla olduğu kadar sözcükleriyle de dünyayı fethettiğine tanıklık edecek, Tarık bin Ziyad’la gemileri olmasa da kelimeleri ateşe verecek, Alp Arslan’ın cümleleriyle Anadolu’nun kapılarını omuzlayacağız. Haçlı Seferleri’nin nasıl başladığına Bizzat Papa Urban’nın ağzından şahit olacak, Kraliçe I. Elizabeth’le birlikte ordusuna cesaret verecek, Abraham Lincoln’le demokrasi yemini edeceğiz. Susan B. Anthony ile kadın düşmanlarına meydan okuyacak, Bismarck’ın nutkuyla Almanya’nın düşmanlarına göz dağı vereceğiz. Durmayacak, Woodrow Wilson’la “Yeni bir dünya kurulsun!” diyecek, Atatürk’le yeni bir dünyanın kurulduğunu ilan edeceğiz.
Sözün gücüne inananlara...
KULAKLARINIZI DÖRT AÇIN; DUYDUKLARINIZ, GÖRECEKLERİNİZDİR!
Türk Hava Gücü
Türk askeri havacılık tarihi, Harbiye Nazırı Mahmut Şevket Paşa’nın Kurmay Yarbay Süreyya Bey’i (İlmen) görevlendirmesinin ardından kurulan dört kişilik komisyondan 33 yılda müstakil orduya geçişin tarihidir. Türk ordusunun ilk uçaklarını aldığı, ilk pilotlarını yetiştirdiği, hava okulunu kurduğu ve hava teşkilatını oluşturduğu süreçten hemen sonra girdiği Balkan Savaşları’nda Türk askeri havacılığı büyük bir sınav vermiş, Kıtalararası Hava Seferi’nin gerçekleştirilmesinin ardından Birinci Dünya Savaşı’nda pek çok cephede önemli roller oynamıştır. Osmanlı İmparatorluğu döneminde havacılık alanında yapılan çalışmalar ve edinilen tecrübeler Milli Mücadele yıllarında Türk havacılığının Anadolu’da yeniden kurulmasını sağlamıştır. Hava gücünün savaşlardaki etkisine şahit olan Cumhuriyet’in kurucuları, milli imkân ve kabiliyetleri de değerlendirerek askeri havacılığın sağlam temeller üzerinde yükselmesine özen göstermişlerdir. 1950 yılına gelindiğinde Türk Hava Kuvvetleri, Hava Harp Akademisi dışında bütün hava unsurlarını bünyesine alarak müstakil ve modern bir kuvvet olmuştur. Türk Hava Gücü, Türk askeri havacılığının Milli Mücadele yıllarında yeniden doğuşu, Cumhuriyet’e giden süreçteki köşe taşları ile müstakil kuvvet olma yolunda atılan adımlar için bir başvuru kaynağı.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.