Delikanlı
"Her şey oyundu." kalbimin ortasında seksek oynayan çocuktan son duyduğum şey bu oldu.
Tek derdim futbol oynamak iken gittiğim okulda son golümü yedim.
Ben Asya dört abisi olan delikanlı bir kız.
Herkesin giydiğini giymem herkesin sevdiğini sevmem. Annem bu durumu garip karşılasa da abimler "helal sana."
türündeler.
Koltuktan atlarcasına maceraya atlarım. Bela çeker özelliğimi söylemez isem olmaz. Son bela olarak Kaan buldu beni. Bir anda savaşçı oluverdim.
Kemerlerinizi bağlayın zira bu savaşta düşene yer yok.
Karamazov Kardeşler-1
Dostoyevski’nin başyapıtı kabul edilen Karamazov Kardeşler, evrensel çapta yankı uyandırmış, birçok bilim insanını, düşünürü ve edebiyatçıyı etkilemiş bir romandır. Einstein, romanın yazın dünyasındaki en büyük başarılardan biri olduğunu söylerken; Sigmund Freud, kendisini doruk noktasına bu romanla çıkaran Dostoyevski'nin edebi anlamda Shakespeare'nin hemen yanıbaşında olduğunu belirtir.
Karamazov Kardeşler, görünürde bir baba ve üç oğlunun ilişkisi üzerine kurulu gibi görünse de arka planında ihtirası, para hırsını, iyiliği, inanç ve inançsızlığı irdeleyen ve insan ruhunun en karmaşık duygularına dair ipuçları veren oldukça sarsıcı bir romandır.
Karamazov Kardeşler-2
Dostoyevski’nin başyapıtı kabul edilen Karamazov Kardeşler, evrensel çapta yankı uyandırmış, birçok bilim insanını, düşünürü ve edebiyatçıyı etkilemiş bir romandır. Einstein, romanın yazın dünyasındaki en büyük başarılardan biri olduğunu söylerken; Sigmund Freud, kendisini doruk noktasına bu romanla çıkaran Dostoyevski'nin edebi anlamda Shakespeare'nin hemen yanıbaşında olduğunu belirtir.
Karamazov Kardeşler, görünürde bir baba ve üç oğlunun ilişkisi üzerine kurulu gibi görünse de arka planında ihtirası, para hırsını, iyiliği, inanç ve inançsızlığı irdeleyen ve insan ruhunun en karmaşık duygularına dair ipuçları veren oldukça sarsıcı bir romandır.
Ölü Evinden Anılar
İklim soğuk olsa da, Sibirya’da memurluk hayatına kolay ısınılır. Orada, liberal düşünceler aşılanmış basit bir halk yaşar. Nizamlar eskidir, sağlamdır, asırlar boyunca kutsallık kazanmıştır. Haklın olarak Sibirya’nın saygınlarından gören bazı memurlar yerli, kökleşmiş Sibiryalılardır. Bazısı da Rusya’dan, hatta birçoğu büyük şehirlerden gelmişlerdir. Bunlar, Kadro ile ilgisi olmayan aylıklara, iki katı harcıraha ve koltuk için parlak ümitlere kapılarak gelirler. Onlardan, hayat bilmecesini çözebileneler hemen hemen her zaman Sibirya’da kalır, oraya seve seve yerleşirler. Sonra da, onların soyundan birçok zengin ve yararlı beyinler ortaya çıkar. Fakat uçanlar, hayat bilmecesini çözmesini bilmeyenler, Sibirya’dan çabucak bıkarlar, üzüntü ile kendi kendilerine, buraya niçin geldiklerini sorarlar. Sabırsızlıkla, yasal süre olan üç yılı doldurur doldurmaz tayinlerini çıkarmak için uğraşmaya başlarlar. Sonra, Sibirya’ya söverek, onunla alay ederek pılı pırtıyı toplayıp geri dönerler. Bu adamlar, haksızdırlar. Çünkü Sibirya’da yalnız memurluk bakımından değil, türlü bakımdan rahat ve mutlu yaşanabilir. Bir kere burası son derece güzeldir. Oldukça zengin, misafir sever birçok iş adamı, hali vakti yerinde pek çok yabancı da vardır.