50 Çizim Projesi
Bu yaratıcı yeni kitapta Barrington Barber sizlere aralarında insanların, evcil hayvanların ve evinizde, günlük yaşantınızda
karşılaşabileceğiniz eşyaların olduğu bir dizi ilginç çizim konusu sunuyor. Her bir proje, neticesinde ortaya bitmiş bir çizimin çıktığı,
uygulaması kolay adımlara bölünmüş. Okuyucu bu adımları takip ederek çizimin kendine özgü bir şeklini yaratmaya davet ediliyor.
Bir yandan acemi çizerlere yol gösteren, bir yandan da daha deneyimli çizerlere onları zorlayacak temalar sunan 50 Çizim Projesi
hayatın en tatmin edici ve yaratıcı sanatlarından birini keşfedip geliştirmenin rahatlatıcı bir yolu.
Çizim temaları arasında şunlar var:
• Natürmortlar
• Hayvanlar
• Çiçekler
• İnsanlar
Akif Bey
Türk edebiyatının deniz konulu ilk piyesi olduğu için tiyatro tarihimiz açısından önemli olan Akif Bey’de, denizin güzelliği ve insanı etkileyen tarafları Akif Bey’in ağzından dile getirilir.
Bir savaş gemisinin kaptanı olan Akif Bey, Dilrüba adında ahlak yönünden düşük bir kadınla evlidir. Dilrüba ile evlenmek isteyen Esat Bey Rusların Türk donanmasını Sinop’ta yakmaları üzerine Akif Bey’in savaşta öldüğü haberini yayar. Dilrüba da kocasının Sinop’taki deniz savaşında öldüğünü iki yalancı şahitle ispat edip başkasıyla evlenmek için gerekli belgeyi alır ve Esat Bey’le düğün hazırlıklarına başlar. Sinop baskınından sağ olarak kurtulan Akif Bey, Dilrüba ile ilgili bütün gerçekleri babasından öğrenir. İntikam almak amacıyla düğün gecesi Dilrüba’nın evine gider ve ardından trajik olaylar yaşanır.
Eserin tiyatro severlerin ilgisini çekeceğini umuyor, Tiyatro Klasikleri serisi içinde yayımlamanın tiyatromuza katkıda bulunacağını düşünüyoruz.
Akümülatörlü Radyo
Antigone – Hasan Ali Yücel Klasikleri 228
Sophokles (MÖ 495-406): Yunan tragedyasının en önemli yazarları arasında adı ilkönce hatırlanan Sophokles, konuları işleyişi ve oyundaki karakterleri canlandırılmakta ustalığıyla ayrı bir yere sahiptir. Tiyatro tekniğini geliştirmiş, diyaloglara, dekor ve kostüme önem vermiştir. Tragedyalarında dönemin yazarlarında rastlanmayan derli toplu bir içyapı görülür. Eserlerinde yazgı sorununu her zaman ön planda tutar. Katıldığı yarışmalarda yirmiden fazla ödül almıştır. Yüz yirmi üç tragedya yazan Sophokles’in eserlerinden sadece Aias, Antigone, Kral Oidipus, Elektra, Trakhis Kadınları, Philoktetes, Oidipus Kolonos’ta günümüze ulaşabilmiştir. Sophokles’in tüm eserleri Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi’nde yayımlanacaktır.
Ayışığında Şamata
Ayışığında “Çalışkur” adlı öyküsünden Haldun Taner’in oyunlaştırdığı ve ilk kez 1977’de sahnelenen Ayışığında Şamata, yazarın deyişiyle, “yazarın koşullanmaları ile seyircinin bambaşka koşullanmaları arasındaki zıtlığı bir fars havası” içinde yansıtır.
Ayşegül Yüksel’in bu oyunla ilgili değerlendirmesi şöyledir:
“Taner, Ayışığında Şamata ile, Lütfen Dokunmayın’dan bu yana sürdürdüğü toplumdaki yanlış koşullandırmaları irdeleme ve doğru olarak algılanması gereken gerçekleri maskeleyen “yalan” balonlarını delme eyleminin bir başka çarpıcı örneğini vermektedir.
Ayışığında Şamata, Taner’in tüm oyunlarının temel çıkış noktasını oluşturan tersinleme yaklaşımının tam verimle değerlendirildiği, oyunculara, Sersem Kocanın Kurnaz Karısı’nda olduğu gibi büyük olanaklar tanıyan, güldürücü ve düşündürücü bir oyundur.”
Bertolt Brecht Bütün Oyunları 1
20. yüzyıl Alman şiir ve tiyatrosunun en önemli isimlerinden biri olan Bertolt Brecht, epik tiyatronun, diğer bir deyişle diyalektik tiyatronun kurucusudur. Eserleri uluslararası alanda da saygıyla karşılanmış, pek çok ödüle layık görülmüştür. Düzen çarklarındaki çürük yanları başarıyla hicveden Brecht, onlarca oyununun yanı sıra kuramsal yazıları ve yeni sahneleme yöntemleriyle çağdaş tiyatro anlayışına da yön vermiştir. Körü körüne eğlendirmekten ziyade seyircide bir bilinç yaratmayı önceleyen Brecht’in epik tiyatrosunda oyuncuların role dışarıdan yaklaşması, seyirciden kopmadan farkındalığını belli etmesi, seyircinin katarsis yaşamasına engel olması beklenir. Brecht’in kavramlaştırdığı bu yabancılaştırma efekti, seyircinin oyunla duygudaşlık kurmasını engelleyip akılcı eleştirel bakışını korumayı amaçlar. Brecht, insanı koşulların bir ürünü olarak gören diyalektik görüşü benimsemiş ve insanın bu koşulları değiştirebileceğine inanmıştır: Mesele yalnızca dünyayı yorumlamak değil, ayrıca onu değiştirmektir; amacım bu ilkeyi tiyatroya uygulamaktı.
Bir Ben Vardır Benden İçeri
Bir Karakter Yaratmak
“Stanislavski’nin tüm sistemini net bir dille anlatan bu kitap mutlaka okunmalı.”
-The Guardian
“Stanislavski çalışmalarında bir dönüm noktası… pratik veya akademik olarak oyunculukla ilgilenen herkesin okuması gereken bir yapıt.”
-Times Higher Educational Supplement
“Stanislavski üzerine birçok kitaba imza atan Benedetti, çok daha anlaşılır bir metin ortaya çıkıyor.”
-Library Journal
“Önceki çevrilerden daha bütünlüklü, daha doğru ve daha anlaşılır…”
-Richard Hornby, California Üniversitesi
“Yepyeni bir çeviri… Stanislavski etkileyici, kışkırtıcı ve bu kitabın da doğruladığı gibi bir deha.”
-The Times
Bugüne kadar, okuyucular ve öğrenciler eksik, yanıltıcı ve okuması güç versiyonlarla yetinmek zorunda kaldı. Hatta bazı yanlış çeviriler, sistemin yorumlanması ve öğretilmesinde belirgin çarpıklıklara yol açtı. Sonunda, Stanislavski’nin çalışması canlı, büyüleyici ve eksiksiz bir metin olarak karşınızda. Çeviride, yazarın amaçlarına sadık kalındığı gibi, günümüzün oyuncularının anlayabileceği bir dil kullanılmıştır.
Bir Tutkunun Peşinde Carl Ebert – Genç Cumhuriyet’in Tiyatro Ve Opera Serüveni
Ankara’da bir Musiki ve Temsil Akademisi ve bunun devamı olarak Devlet Tiyatro ve Operası’nı kurmak üzere Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti tarafından davet edilen Carl Ebert, 1936’da yazdığı raporla bir yol haritası hazırlar. Bu rapor doğrultusunda kurucu kadroya dahil olan uzmanlarla birlikte son derece disiplinli bir çalışma süreci başlar. Carl Ebert, dört yıl gibi kısa bir sürenin sonunda Türk seyircisine Türkçe olarak oynanan iki opera örneği sunarak Atatürk’e verdiği sözü tuttuğunu gösterir.Filiz Ali Bir Tutkunun Peşinde Carl Ebert’te kişisel hayatında derin izler bırakan Carl Ebert’in Ankara’da geçirdiği on bir yılda bir opera kurulması ve opera kültürünün oluşması için yaptıklarını, eğitim anlayışını, çalışma arkadaşlarını ve öğrencilerini anlatırken Cumhuriyet’in ilk yıllarında sanat ve kültür hayatımızdaki gelişmeleri ve bu sürecin aktörlerini de tüm ayrıntılarıyla ele alıyor.“Onunla tanıştığımda çok küçüktüm. O zamana kadar tanıdığım hiç kimseye benzemiyordu. İlk görüşte müthiş etkilenmiş olmalıyım. O etki bugüne kadar devam etti. Konservatuvardaki tiyatro ve opera provalarını, temsillerini izleyerek, ama en çok büyülenmiş gibi onu izleyerek büyüdüm. Öğrencilerinin onun ağzından çıkan her sözcüğü, gösterdiği her jest ve mimiği nasıl hayranlıkla özümsediklerine tanık oldum. Öğrencilerle aynı dili konuşmamalarına rağmen babamın aracılığıyla kurulan müthiş dinamiği deneyimledim.”
Çizim Hakkında Öğrenmek İstediğiniz Her Şey
Çizimde Ustalık
göre tamamlayacağınız çizimleri ortaya çıkarmanıza yardımcı olacak pek çok türde çalışmayı içeren başlı başına bir kurs.
Barrington Barber, yılların verdiği öğretme deneyimini teknik bilgi ve becerisiyle birleştirerek çevrenizdeki evlerden, bahçelerden, yerel alanlardan ve ailelerden, kendi çalışmalarınızı nasıl yaratabileceğinizi gösteriyor. İyi gözlem becerileri ve çizme isteğiyle birlikte, birkaç adımda nasıl başarılı çalışmaların ortaya çıkarabileceğini kanıtlıyor. Her proje, bitkiler ya da iç mekandan kompozisyon ve manzara oluşturmaya, belli bir konu üzerinde duruyor.
Bu kitaptan; temalı natürmort düzenlemeyi, yerel bir manzarayı incelemeyi, şehir hayatını kağıda aktarmayı, bir grup portresi oluşturmayı öğreneceksiniz.
Bu kitap sizi Çizim'de ustalaştıracak...
Çizimin Sırları – 1
Biraz olsun azimli ve istekli olan herkes iyi çizim yapmayı öğrenebilir ve işte bu, her seviyedeki meraklılar için kapsamlı ve pratik bir kurs niteliğinde olan Çizimin Sırları'nın başlangıç noktasıdır. Natürmorttan, bitkilere, manzaradan, hayvanlara, figür çiziminden portreye kadar geniş bir yelpazeye sahip bu kitap, uygulama yapmanız ve kendinizi geliştirmeniz için büyük bir fırsat sunarken, perspektif ve kompozisyonun da dahil olduğu pek çok beceri ve teknikle ilgili gösterimlerle de gelişim sürecinize ivme kazandırıyor.
Çizimin Sırları'nda kullanılan gelenekselleşmiş ve kendini kanıtlamış yöntemler, yüzyıllardır sanat öğrencileri ve ressamlar tarafından kullanılmaktadır. Barrington Barber, bir öğretmen ve ressam olarak edindiği paha biçilemez deneyimini, nasıl etkili ve başarılı çizim yapabileceğinizi göstermek için sizlerle paylaşıyor. Bu alandaki deneyiminiz ne olursa olsun, resme yaklaşımını cesaretlendirici, öğretme şeklini ise ilham verici bulacaksınız.
Fuji Yama
Cengiz Aytmatov, Kaltay Muhammedcanov ile birlikte kaleme aldığı tiyatro oyunu Fuji-Yama’da “insan olma meselesi”ne dair güçlü ve sarsıcı sorular üzerine düşünmeye davet ediyor bizi.
Adalet, hak, güven, sevgi ve dostluk gibi kavramların sorgulandığı Fuji-Yama ile hem kendileri hem de birbirleriyle yüzleşen bir arkadaş grubunun “insan” olmaya dair içsel arayışına ortak olurken Sabur’un vaktiyle dile getirdiği soruyu bir kez de biz soruyoruz kendimize:
İnsan, nasıl bir insan olmalıdır?
Görme Biçimleri
Görme konuşmadan önce gelmiştir. Çocuk konuşmaya başlamadan önce bakıp tanımayı öğrenir.
Ne var ki başka bir anlamda da görme, sözcüklerden önce gelmiştir. Bizi çevreleyen dünyada kendi yerimizi görerek buluruz. Bu dünyayı sözcüklerle anlatırız ama sözcükler dünyayla çevrelenmiş olmamızı hiçbir zaman değiştiremez. Her akşam güneşin batışını görürüz.
Dünyanın güneşe arkasını dönmekte olduğunu biliriz. Ne var ki bu bilgi, bu açıklamama gördüklerimize uymaz hiçbir zaman. Gerçeküstücü ressam Magritte Düşlerin Anahtarı adlı resminde sözcüklerle görülen, nesneler arasında her zaman var olan bu uçurumu yorumlamıştır.
Düşündüklerimiz ya da inandıklarımız nesneleri görüşümüzü etkiler. İnsanları Cehennemin gerçekten var olduğuna inandıkları Ortaçağda ateşin bugünkünden çok değişik bir anlamı var.
Kolay Çizim Projeleri
Çok satan kitapların yazarı Barrington Barber bu kitabında resme yeni başlayanlar için bir dizi heyecan verici proje sunuyor : basit natürmortlar, gelişmiş peyzaj kompozisyonları ve insan portreleri…
Ressam olmak isteyen herkesin başarılı bir şekilde tamamladığında gurur duyacağı bu projeleri çalışmak ve ihtiyacınız olan teknikleri hızlıca öğrenmek, Barber’ın sistematik eğitim metodu sayesinde çok kolay.
- Bu kitap, ezbere dayalı eğitim vermekten ziyade kendi bireysel çizim stilini keşfedebilmesi için okuyucuya ilham verir.
- Bu kitaptaki bilgiler resme yeni başlayanların yanı sıra resim becerilerini geliştirmek isteyenlere de hitap eder.
- Bütün projeler yazar tarafından çizimlerle gösterilmiştir.
Komedi Sanatı
Kral Lear
Manga Çizim Sanatı
Manga Çizim Sanatı ile profesyonel manga sanatçılarının kullandığı teknikler sayesinde çizim yeteneğinizi ileri seviyelere taşıyabileceksiniz. Manga çiziminin temelini ve püf noktalarını öğrenip, çalışmalarınızı son derece yaratıcı sanat eserlerine dönüştürebileceksiniz.
Kitapta adım adım öğretilen konular arasında yer alanlar :
• İnsan ve hayvan yüzlerinin ve gövdelerinin manga tarzında çizimi
• Sevimli gençlerden güçlü kahramanlara ve robotlara kadar her türden karakter yaratma
• Mutantlar, melezler ve tamamen sıradışı karakterler ortaya çıkarmak için anatomiyle oynama
• Karakterlerinizle uyumlu, etkileyici arka planlar tasarlama
• Hikaye oluşturmaktan çizimlerin tamamlanmasına kadar her aşamasıyla çizgi roman yapımı
Manga tarzını öğrendiğiniz zaman çizimleriniz artık daha renkli ve eğlenceli hale gelecek.
Manzaralar
“Bazen bir manzara orada yaşayanların hayatları için bir dekordan ziyade ardında mücadelelerinin, başarılarının ve kazalarının vuku bulduğu bir perde gibidir. Orada yaşayanlarla birlikte perdenin ardında olanlar için köşe taşları artık yalnızca coğrafi değildir, aynı zamanda biyografik ve kişiseldir.”
Berger’ın tüm yapıtı yeniden hayal etmeye, farklı biçimlerde görmeye bir davet niteliğinde. Yazı yazmak Berger için her zaman “devrimci” bir eylem olmuştur. Berger’ın düşüncesini şekillendiren bireylerden –demek yoldaşlardan– söz eden yazıları bir araya getiriyor Portreler’in kardeşi Manzaralar: Antal, Raphael, Brecht, Barthes, Benjamin. Yanı sıra haritalar, patikalar, mekânlar, köyler, kasabalar, kentler, tarihsel zamanlar. Özetle bir “hikâye anlatıcısı”nı oluşturan, var eden şeyler.
Modern Sanatın Kısa Öyküsü
Özenle derlenmiş bilgiler, olağanüstü görseller, faydalı eser analizleri, sanatın belli başlı dallarında kullanılan temalar, teknikler. Önemli türlere, akımlara, eserlere, temalara ve tekniklere yönelik cep kılavuzları… hep kitap’tan sanatseverlerin elinden düşürmeyeceği özgün bir sanata giriş serisi! Serinin ilk kitapları; Sanatın Kısa Öyküsü, Fotoğrafın Kısa Öyküsü ile Modern Sanatın Kısa Öyküsü… Modern sanat nasıl ve neden ortaya çıktı? Yeniliklerin altında kimlerin imzası vardı? Peki bu yenilikler nelerdi? Nerede ve nasıl gerçekleştiler? Modern Sanatın Kısa Öyküsü, modern sanat konusuna yepyeni ve yenilikçi bir perspektiften bakıyor. Rahatlıkla takip edilebilen tasarımıyla, modernizmin ilk döneminden çağdaş sanat örneklerine kadar, toplamda elli önemli eserin analizini sunuyor. Bunu yaparken modern sanat tarihindeki farklı teknikleri açıklıyor, teknik jargonu anlaşılır kılarak her okurun modern sanattan keyif almasını sağlıyor.
Oyun Sanatının Sınırlarında
Patron
Sanat 101
Sanat 101, sıkıcı ayrıntılara ve uzayıp giden açıklamalara girmeden, Leonardo da Vinci ve El Greco’dan Pablo Picasso ve Andy Warhol’a dek dünyanın en büyük sanatçılarını ve başyapıtlarını keşfetmenizi sağlayacak bir bilgi dağarcığını sizlere kısa bölümler halinde sunuyor. Okuduklarınız sizi hem bilgi sahibi yapacak hem de şaşırtacak.
750 milyon dolar paha biçilen Mona Lisa’yı Paris’teki Louvre Müzesi’nden çalan hırsız 6 ay hapis cezasıyla paçayı kurtardı!
İlk çizgi film insanların mağaralarda yaşadığı devirde yapıldı!
Van Gogh’un bir yağlıboya tablosu 1990’da 80 milyon dolara satıldı!
Sanat 101 sayesinde, popüler sanat akımlarından ünlü eserlerin çarpıcı ayrıntılarına kadar bilgi sahibi olacak ve artık resim sergilerini ve müzeleri gezmekten daha çok hoşlanacaksınız.
Sanatın İcadı
Sanatın İcadı, modernliğin yerleşik kurumlarından biri olan sanatın soykütüğünü çıkaran, sanat ve etrafında kurulu tüm kavramlar sistemini yapısöküme uğratan bir kitap. Son yıllarda teori ve felsefede yaşanan dönüşümler, yaşadığımız top-lumun hiçbir kurumunun kendinden menkul yapılar olmadığını bize gösteriyor. İçinde yaşadığımız kültürün tüm unsurlarının bir tarihsel matris içinde gerçek-leştiğini öğrenmek kimsede şaşkınlık uyandırmıyor. Eski tarih yazımı yöntemlerinin bir kenara bırakılması ve tarihin yeniden yazılması gereğinden daha sık söz edi-liyor. Sanat tarihini sanat yapıtlarının tarihi olarak ele alan, Batı dışı kültürleri Batılı kategorilere sokan yaklaşım da bu sorgulamadan daha fazla kaçamayacak hale geldi. Larry Shiner, öncelikle, Batı’nın diğer toplumlara ve hatta kendi geçmişine ba-kışının, son iki yüzyıl içinde kurumsallaşmış olan sanat ve zanaat ayrımına göre biçimlendiğini gösteriyor. İlk bakışta toplumsal alanın çatışmalarını içermediği düşünülen sanat kavramlarının çoğunun, baştan aşağı ırkçılık, cinsiyetçilik, Avru-pamerkezcilik, sömürgecilik ve sınıfsal ayrımcılıktan beslendiğini açıklıyor. Daha sonra, el emeği üzerinden kurulan "usta ve ustalık" kavramının gittikçe gözden düşürülerek; yerine eserinin bağımsızlık halesini korumak adına hayattan kopmuş "sanatçı ve sanat" kavramının yüceltilmesinin ve estetik değerin her şeyin önüne geçmesinin hikâyesini anlatıyor. Geçmişin sanat ve zanaat, sanat ve hayat ayrım-larını içermeyen sisteminden modern güzel sanatlar sistemine geçiş sürecinde yaşanan bölünmeleri aşma yönündeki kuramsal ve sanatsal deneyimleri örnek-leyerek günümüz sanatındaki alternatif arayışlara bağlıyor hikâyesini. Sanatın İcadı’nı kaleme alırken çağdaş Fransız düşüncesinden, özellikle Michel Foucault ve Paul Ricoeur’dan etkilenen Shiner, her tür okurun zevkle okuyacağı, alışılmadık bir sanat kitabı yazmış. Yalnızca sanatseverlere değil, modern toplu-mun kurulma süreçlerini ve çağdaş düşüncenin hayatı yorumlama gücünün kat-ettiği mesafeyi merak edenlere göre bir kitap. "Bu kitap sanata dair kavramsal anlayışımıza olağanüstü bir katkıda bulunuyor... Bilge, sabırlı ve konusuna hâkim bir yazarın elinden çıkan bu kitabın gelecekteki tüm tartışmalarda vazgeçilmez olacağı kesin."
Sessizliği Vurun
“Deli dediğin gerçeği çalınandır”
Oyuncu-yazar Berkay Ateş’in ilgiyle karşılanan beş oyununu ve bir öyküsünü bir araya getiren Sessizliği Vurun, karanlık masallara hapsolmuş insanları, hüznün hem düşmanı hem âşığı olan yazgıları sahneye taşıyor: Kent sokaklarında, dağ başlarında ya da belki bir rüyada gerçeğin izini sürenler, dili dolaşanlar, derdini anlatsa da ciddiye alınmayanlar, sessizliğe ya da deliliğe mahkûm edilenler... “Hakikat, Elbet Bir Gün” ile 25. Cevdet Kudret Edebiyat Ödülleri’nde, Direklerarası Tiyatro Ödülleri’nde, Yeni Tiyatro Dergisi ve Ekin Yazın Dostları Ödülleri’nde en iyi yazar; Direklerarası Tiyatro Ödülleri’nde en iyi oyuncu ödülünü alan; “Yirmi Beş” ile Savaş Dinçel
Ödülleri’nde (2014) yine en iyi yazar ödülüne layık görülen Ateş, sahneye ve beyazperdeye yansıyan yetkinliğini kalemiyle perçinliyor.
Her şeyi unuttuğumu biliyorum, ancak hatırladıklarım da az değil! Gerçeğimi verin bana. İşte, sesim çıkıyor. İhtimallerimi elimden almayın! Yaşamadığım ihtimallerim var, bana beni geri verin! Ölmekte olan bir sessizliğim var, bana sessizliğimi geri verin... Elim, kolum, dilim bal...
Tiraje Sözlüğü
Tiraje Dikmen çağdaş Türk sanatının en önemli figürlerinden biridir. İstanbul’da başladığı sanat eğitimini 1950`lerde Paris’te sürdürdü ve dönemin önde gelen ressamlarıyla temas halinde oldu. İki desenini satın almış olan Max Ernst’in eserlerine ilham verdi.
Daima Tiraje imzasını kullanarak hiçbir gruba katılmadan, herhangi bir sanat akımının peşinde gitmeden, kendi doğruları çerçevesinde sıkı bir kumaş gibi dokuyarak özel bir resim dili oluşturdu. Farklı açılımları olan bir kurgu ve renk anlayışı geliştirerek Türk sanatı içinde tekil bir konuma sahip oldu.
Onu bu denli farklı kılan, kişisel değerlerinin üzerine kurduğu karakteriydi. Mutlak doğrunun peşinde, erişilmez kompozisyonları kurgulayarak daha önce yapılmayanın, görülmeyenin şekillendirilmesinde Tiraje gerçek bir öncüydü.
Dr. Necmi Sönmez, hakkında çok az yayın bulunan sanatçı üzerine kaleme aldığı Tiraje Sözlüğü’yle önemli bir boşluğu doldurup okurları onun benzersiz kişiliği ve eserleriyle tanıştırıyor.
Uykuya Yatmak
— Nasıl başlasak? — Unutuşu, nisyanı konuşalım. Mantua’da San Giorgio Kalesi’ndeki “Gelin Odası”nın duvar resimleri, baba ve kız, John ile Katya Berger arasında bir sohbet başlatır. Dünyanın uykuya yatmak için tasarlanmış bu en güzel odasında, onlarla birlikte bakarken, resimlerin bir yandan her şeyi açıkça gözler önüne serdiğine, diğer yandan pek çok şeyi gizlediğine şahit oluruz.