Ayışığında Şamata
₺180,00 Orijinal fiyat: ₺180,00.₺149,00Şu andaki fiyat: ₺149,00.
Ayışığında “Çalışkur” adlı öyküsünden Haldun Taner’in oyunlaştırdığı ve ilk kez 1977’de sahnelenen Ayışığında Şamata, yazarın deyişiyle, “yazarın koşullanmaları ile seyircinin bambaşka koşullanmaları arasındaki zıtlığı bir fars havası” içinde yansıtır.
Ayşegül Yüksel’in bu oyunla ilgili değerlendirmesi şöyledir:
“Taner, Ayışığında Şamata ile, Lütfen Dokunmayın’dan bu yana sürdürdüğü toplumdaki yanlış koşullandırmaları irdeleme ve doğru olarak algılanması gereken gerçekleri maskeleyen “yalan” balonlarını delme eyleminin bir başka çarpıcı örneğini vermektedir.
Ayışığında Şamata, Taner’in tüm oyunlarının temel çıkış noktasını oluşturan tersinleme yaklaşımının tam verimle değerlendirildiği, oyunculara, Sersem Kocanın Kurnaz Karısı’nda olduğu gibi büyük olanaklar tanıyan, güldürücü ve düşündürücü bir oyundur.”
| Yayınevi | Yapı Kredi Yayınları |
|---|---|
| Yazar | Haldun Taner |
| Sayfa Sayısı | 76 |
| Kağıt Cinsi | 2. Hamur |
| Baskı Yılı | 2019 |
| Boyut | “13, 00 X 21, 00″ |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
1 adet stokta
Yapı Kredi Yayınları – Ayışığında Şamata
/n
Ayışığında “Çalışkur” adlı öyküsünden Haldun Taner’in oyunlaştırdığı ve ilk kez 1977’de sahnelenen Ayışığında Şamata, yazarın deyişiyle, “yazarın koşullanmaları ile seyircinin bambaşka koşullanmaları arasındaki zıtlığı bir fars havası” içinde yansıtır.
Ayşegül Yüksel’in bu oyunla ilgili değerlendirmesi şöyledir:
“Taner, Ayışığında Şamata ile, Lütfen Dokunmayın’dan bu yana sürdürdüğü toplumdaki yanlış koşullandırmaları irdeleme ve doğru olarak algılanması gereken gerçekleri maskeleyen “yalan” balonlarını delme eyleminin bir başka çarpıcı örneğini vermektedir.
Ayışığında Şamata, Taner’in tüm oyunlarının temel çıkış noktasını oluşturan tersinleme yaklaşımının tam verimle değerlendirildiği, oyunculara, Sersem Kocanın Kurnaz Karısı’nda olduğu gibi büyük olanaklar tanıyan, güldürücü ve düşündürücü bir oyundur.”
İlgili ürünler
Akümülatörlü Radyo
Türk edebiyatının mühim isimlerinden Tarık Buğra, Yalnızlar adlı romanının doğuşunu bu eseriyle ilişkilendirir ve şöyle der: “Akümülatörlü Radyo benim ilk eserimdir. Ona bir amatörün ilk eserine verebileceği taptaze dikkatleri, gözlemleri, içtenliği ve duygu, düşünce birikimlerimi koymaya çalışmıştım. Şehir Tiyatrosu'ndan geri çekilince insanlarını romana döktüm. Ortaya Yalnızlar çıktı”.
Önce Dört Yumruk, daha sonra ise Akümülatörlü Radyo adıyla yayımlanan eser 1980 yılında Devlet Tiyatroları’nın Oda Tiyatrosu’nda sahnelenmiştir. 1991 yılında Devlet Sanatçısı unvanına layık görülen Buğra, yarım kalan bir mutluluğun hikâyesi olan bu eseriyle de 1981 yılında Yazarlar Birliği tarafından Tiyatro Ödülü’ne layık görülmüştür.
Bertolt Brecht Bütün Oyunları 1
20. yüzyıl Alman şiir ve tiyatrosunun en önemli isimlerinden biri olan Bertolt Brecht, epik tiyatronun, diğer bir deyişle diyalektik tiyatronun kurucusudur. Eserleri uluslararası alanda da saygıyla karşılanmış, pek çok ödüle layık görülmüştür. Düzen çarklarındaki çürük yanları başarıyla hicveden Brecht, onlarca oyununun yanı sıra kuramsal yazıları ve yeni sahneleme yöntemleriyle çağdaş tiyatro anlayışına da yön vermiştir. Körü körüne eğlendirmekten ziyade seyircide bir bilinç yaratmayı önceleyen Brecht’in epik tiyatrosunda oyuncuların role dışarıdan yaklaşması, seyirciden kopmadan farkındalığını belli etmesi, seyircinin katarsis yaşamasına engel olması beklenir. Brecht’in kavramlaştırdığı bu yabancılaştırma efekti, seyircinin oyunla duygudaşlık kurmasını engelleyip akılcı eleştirel bakışını korumayı amaçlar. Brecht, insanı koşulların bir ürünü olarak gören diyalektik görüşü benimsemiş ve insanın bu koşulları değiştirebileceğine inanmıştır: Mesele yalnızca dünyayı yorumlamak değil, ayrıca onu değiştirmektir; amacım bu ilkeyi tiyatroya uygulamaktı.
Bir Karakter Yaratmak
“Stanislavski’nin tüm sistemini net bir dille anlatan bu kitap mutlaka okunmalı.”
-The Guardian
“Stanislavski çalışmalarında bir dönüm noktası… pratik veya akademik olarak oyunculukla ilgilenen herkesin okuması gereken bir yapıt.”
-Times Higher Educational Supplement
“Stanislavski üzerine birçok kitaba imza atan Benedetti, çok daha anlaşılır bir metin ortaya çıkıyor.”
-Library Journal
“Önceki çevrilerden daha bütünlüklü, daha doğru ve daha anlaşılır…”
-Richard Hornby, California Üniversitesi
“Yepyeni bir çeviri… Stanislavski etkileyici, kışkırtıcı ve bu kitabın da doğruladığı gibi bir deha.”
-The Times
Bugüne kadar, okuyucular ve öğrenciler eksik, yanıltıcı ve okuması güç versiyonlarla yetinmek zorunda kaldı. Hatta bazı yanlış çeviriler, sistemin yorumlanması ve öğretilmesinde belirgin çarpıklıklara yol açtı. Sonunda, Stanislavski’nin çalışması canlı, büyüleyici ve eksiksiz bir metin olarak karşınızda. Çeviride, yazarın amaçlarına sadık kalındığı gibi, günümüzün oyuncularının anlayabileceği bir dil kullanılmıştır.
Komedi Sanatı
Genel deyimi ile, üç çeşit dramatik ifade vardır diyebilirim. Birincisi şiir, ikincisi düz dramla düz komedi, üçüncüsü de yapmacık yahut yüksek komedi. Hepsi de insanoğlunun yaşantısı ile uğraşır. Şiirli dram insanoğlunun yaşantısını ölümsüz gerçeklerle ölçer; dramla komedi ise bu yaşantıyı insan doğasının belli ölçekleriyle, yüksek komedi de insanın görenekleri ve alışkanlıklarıyla ölçer. Şiirli dramda aktörün yorumu, her zaman piyesin temeli olan felsefeden yön almalıdır. Düz dram ya da düz komedi, insanoğlunun özelliklerini, sadece gerçeğe uygun olarak, abartma ile yüceltilmiş, belli bir görüş açısından yorumlamak ister. Bununla beraber bu yorumun kökleri insanoğlunun evrensel niteliklerine uzanmalıdır. Yapmacık komedide ise, piyes yazarının da aktörün de başlıca endişesi, davranışa üstünkörü de olsa gene derinlemesine etki eden belli bir çağın harici görenekleridir. Komedi işte bunlardan doğar.”
Athene Seyler ile Stephen Haggard’ın mektuplarını birleştiren bu kitap, komedi sanatının ana kuralları üstüne verdiği bilgilerle hem oyuncu hem de seyirci için büyük faydalar sağlayacak niteliktedir.
Oyun Ve Bügü / Türk Kültüründe Oyun Kavramı
Oyun ve Bügü, konusunda Türkçe kaleme alınmış ilk monografi. Frazer, Huizinga, Çaillois ve Malinowski gibi araştırmacıların açtığı yoldan giden Metin And, otuz yıl önce basılıp büyük ilgi gören ve genç kuşaktan araştırmacıları etkileyen kitabında, Türlerin Anadolu'da yarattığı "oyun" diye nitelenebilecek etkinlikleri geniş bir açılımla ele alarak halkbilimsel deneyler yapıyor, ritüel ile tiyatronun buluştuğu yerlerdee ilginç sentezlere ulaşıyor. And'ın, Anadolu halk danslarına, dramatik köylü oyunlarına ve çocuk, genç ve yetişkin oyunlarına getirdiği bakışlar, Orta Asya, Anadolu ve İslam kültürlerinin kaynaştığı bi dünyada eski kültürlerden çağımızın gündelik hayatına geçişler de içeren bir düzlemde sergileniyor. Oyun ve Bügü, yaşamını Türk tiyatrosunu her evresi ve boyutu ile araştırmaya adamış bir bilim adamının "eskilik", "yaygınlık", "kutsallık", ritüel bağlantısı", "din","büyü" ve "gösterim sanatları" gibi kavramların kapsayıcı gölgeliği altında vardığı, pratikte de yararlı olabilecek sonuçlar içeriyor. Metin And, Oyun ve Bügü'nün genişletilmiş baskısı ile Anadolu labirentinin gizli çıkmaz ve geçitlelrinde kılavuzluk etmeyi sürdürüyor.
Patron
Miralay Rahmi Bey’in oğlu Suat Rahmi, yurtdışında eğitim görmüş, birkaç yabancı dil bilen, birçok spor dalında başarıları olan ve Kurtuluş Savaşı’nda komutan olarak görev almış idealist bir Türk gencidir.
Savaş sonrasında devlette memur olarak görev almak istemez ve bir İngiliz şirketinde işe başlar. Kısa zamanda yükselen Suat Rahmi’ye şirketin Türkiye müdürlüğü ve tek karar verici olması teklif edilir.
Hükümetin önemli isimlerinden üniversite ve askerlik dostu olan Vedat yeni kurulan bir fabrikanın başına geçmesini, bu yabancı şirketlerle mücadele ederek ülke kalkınmasında görev almasını ister.
Dün savaşlarla yenmiş oldukları yabancıların ülke ekonomisine ve Türk halkına davranışlarını beğenmeyip onaylamayan Suat Rahmi o an şirketten istifa ederek ülkesi adına çalışmaya başlar.
Sıra aile hayatına yön vermeye gelince kimsenin beklemediği bir karar alır.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.