Benim Adım De Bruyne
Oyun parkından futbol sahasına... Kevin de Bruyne, Manchester City`nin tartışmasız en iyi oyuncusu. Bu kitapta genç Belçikalı futbolcunun nasıl yıldızlaştığını, yol boyunca karşılaştığı zorluklara rağmen nasıl sıkı çalıştığını ve dünyanın en önemli liginde yeteneğini kanıtlamak için verdiği mücadeleyi okuyacaksınız.
Benim Adım Dele Alli
Benim Adım Galileo
Benim Adım Haaland
Benim Adım Hazard
Benim Adım İbrahimoviç
Çelimsiz bir çocukken, dünyanın en iyi forvetlerinden biri oldu.
İsveç’in kenar mahallelerinden Rosengård’da büyüyen Zlatan İbrahimoviç, yoksul bir çocukluk geçirdi. Babasının çoğu zaman ekmek alacak parası bile olmuyordu.
Ancak Zlatan’ın futboldaki müthiş yeteneği, hayatını sonsuza dek değiştirecekti.
Zlatan, gençken futbolun yalnızca havalı oynamaktan ibaret olduğunu düşünüyordu.
Ancak yıllar içinde takım oyuncusu olmayı öğrendi. Çok çalıştı. Bunlara müthiş azmi, kazanma tutkusu ve kendine özgü karakteri de eklenince büyük bir başarı kazandı.
Bu kitapta Zlatan İbrahimoviç’in kendinden ödün vermeden nasıl dünyanın en önemli forvetlerinden birine dönüştüğünü okuyacaksınız.
Benim Adım Iniesta
Rakip takım taraftarının bile sevdiği oyuncu: Andrés Iniesta Andrés Iniesta, Barcelona takımının akademisi La Masia’nın kapısından içeri girdiğinde, küçük bir çocuktu. Ailesinden ayrılmıştı, yalnızdı ve korkuyordu. Fakat futboldaki müthiş yeteneğiyle takımının orta sahadaki en güvenilir ismi oldu. Ve sonunda, Barcelona’nın kaptanlığına kadar yükseldi. Bu kitapta Iniesta’nın, nasıl dünyanın en iyi oyuncularından birine dönüştüğünü okuyacaksınız.
Benim Adım Johannes Gutenberg
Gerçek adım Johannes Gensfleisch zur Laden. Gensfleisch, bizim dilimizde “kaz eti” anlamına geldiği için, ismim hayatım boyunca başıma dert açtı ve hep alay konusu oldu. Bu yüzden herkes beni Johannes Gutenberg olarak tanır. Ama şimdi bunu bir kenara bırakıp, sizlere başımdan geçen bambaşka bir hikâyeden, bir H harfinin hayatımı nasıl değiştirdiğinden bahsetmek istiyorum. Ve bilmenizi istiyorum ki bu hikâye, benim hayatımı değiştirdi.
Benim Adım Kane
Benim Adım Kırmızı
Orhan Pamık'un "en renkli ve en iyimser romanım" dediği Benim Adım Kırmızı 1591 yılında İstanbul'da karlı dokuz kış gününde geçiyor. İki küçük oğlu birbirleriyle sürekli çatışan güzel Şeküre, dört yıldır savaştan dönmeyen kocasının yerine kendine yeni bir koca, sevgili aramaya başlayınca, o sırada babasının tek tek eve çağırdığı saray nakkaşlarını saklandığı yerden seyreder. Eve gelen usta nakkaşlar, babasının denetimi altında Osmanlı Padişahı'nın gizlice yaptırttığı bir kitap için Frenk etkisi taşıyan tehlikeli resimler yapmaktadırlar.Aralarından biri öldürülünce, Şeküre'ye aşık, teyzesinin oğlu Kara devreye girer. İstanbul'da bir vaizin etrafında toplanmış, tekkelere karşı bir çevrenin baskıları, pahalılık ve korku hüküm sürerken, geceleri bir kahvede toplanan nakkaşlar ve hattatlar sivri dilli bir meddahın anlattığı hikayelerle eğlenirler. Herkesin kendi sesiyle konuştuğu ölülerin eşyaların dillendiği, ölüm, sanat, aşk, evlilik ve mutluluk üzerine bu kitap, aynı zamanda eski resim sanatının unutulmuş güzelliklerine bir ağıt.
Benim Adım Kuş Değil Ki
EFSANE KUŞLAR… KUŞ EFSANELERİ…
SORAN, SORGULAYAN, ARAŞTIRAN, MERAK EDEN, KORUYAN, KOLLAYAN, SESLENEN, SES VEREN, CİKLEYEN, GAKLAYAN KUŞLARLA DOLU BİR KİTAP!
BU KİTAP KALBİNİZDE YER EDECEK.
“Abdullah Harmancı’nın her kitabı renkli dünyalara giriş bileti âdeta. Hayal gücünü tetikliyor, sizi farklı dünyalarda eşsiz bir yolculuğa çıkarıyor, Anadolu’nun kadim coğrafyasından zengin kıssaları, rivayetleri, efsaneleri alıyor; merak ögesinin hiç bitmediği, ağzınızda erimesini istemediğiniz bir çikolata parçası gibi kelimeler de zihninizde aynı tadı bırakıyor. Her bir eser okunmuyor, akıyor; sizi sarıp sarmalıyor; bitirdiğinizde ise kalbinizde okumanın o kendine has tadı kalıyor. Bu kitaplarda edebiyat, öğretmen oluyor, kelimelerle en güzel dersi işliyor. Bu kitapları okurken okur, gözüne sevgi, saygı, empati, iyilik, paylaşım gibi gözlükler geçiriyor; hayata o çerçeveden bakıyor. Okudukça iyiye, iyi olan her şeye karşı umudunuz artıyor. 4., 5. ve 6. sınıfların severek okuyacağı bu eserler, sınıf ve ev kitaplıklarında mutlaka bulunmalı.”
METİN ÖZDAMARLAR
Benim Adım Leonardo Da Vinci
"Düşünürlerden şairlere, mimarlardan ressamlara, krallardan papalara ve hatta sıradan insanlara kadar hepimiz dünyayı değiştirebileceğimize inandık. Ben de Rönesans döneminde doğmuş biri olarak böyle bir fırsatı kaçıracak değildim. Bu nedenle kendimi resme, heykel yapmaya, kale ve savaş makineleri tasarlamaya adadım. Ayrıca insanlığın işlerini kolaylaştıracak ufak tefek cihazlar ve uçan makineler de çizdim."
Benim Adım Lukaku
Benim Adım Mayıs
Adım Mayıs,
Mayıs’ın dördünde doğmuşum. “Mayıs olsun adı,” demiş annem.
Babam da sevmiş bu adı. Adım Mayıs.
Santiagoluyum ben.
Tıpkı bir kan damlası gibi sıcak, canlı, renkli…
Tıpkı bir kar çölünde gibi yapayalnız, uzak bir damla Latin kırmızısı.
Adım Mayıs.
Mayıs’ın dördünde doğmuşum.
Benim adım Mayıs.
Benim Adım Messi
Messi’nin film gibi hayatının inanılmaz öyküsü…
Lionel Messi de çocuktu… Büyüme hormonu yeterince çalışmıyordu ama o, ne çok sevdiği futboldan ne de babasının beş kuralından vazgeçti: Nezaket, dürüstlük, azim, kendine hakim olmak ve boyun eğmemek…
Bu kitapta Messi’nin, ailesinin sevgisi ve fedakarlığı sayesinde nasıl Barselona futbol takımının ve dünyanın bir numaralı futbolcusuna dönüştüğünü okuyacaksınız.
Benim Adım Mozart
Benim Adım… serisi, insanlık tarihi boyunca resim, müzik, edebiyat, sinema, tarih ve bilim alanlarında öne çıkmış önemli şah-siyetlerin hayatlarını ve çalışmalarını inceleyen bir dizidir. Hepsi birbirinden farklı ve özgün olan kitaplar; sayfa tasarımları, resim kali-teleri ve her yaşa hitap edebilecek anlatımlarıyla yayın dünyasında öncü olabilecek nitelikler taşımaktadır. Dizide yer alan; Einstein, Da Vinci, Picasso, Mozart, Charlie Chaplin, Marie Curie, Shakespeare ve Cervantes gibi değerli isimleri yeniden okumak hem bü-yükler hem de çocuklar için öğretici olduğu kadar eğlenceli de olacaktır.
Benim Adım Neymar
Neymar’ın yoksulluktan zirveye uzanışının öyküsü…
Brezilyalı Santos ailesi, 1992 yılında bir araba kazası geçirdi…
Dört aylık bebekleri, bu kazadan sağ kurtuldu…
O bebek, bugün Barselona Futbol Kulübü’nün as oyuncularından biri olan Neymar da Silva Santos Junior idi.
Bu kitapta inanç ve fedakarlığın yoksulluğa nasıl üstün geldiğini, Neymar Jr.’ın nasıl günümüzün en ünlü futbolcularından birine dönüştüğünü okuyacaksınız.
Benim Adım Pogba
Benim Adım Salah
Benim Adım Şeyyy
Benim Adım Shakespeare
Benim Adım... Shakespeare... Eminim hepiniz Prens Hamlet’in ünlü sözü "olmak ya da olmamak"ı veya aileleri arasındaki düşmanlık nedeniyle bir felakete kurban giden âşıklar Romeo ile Juliet’i duymuşsunuzdur. Onlar, tiyatro eserlerim için yarattığım kahramanlardan sadece bazıları. Eserlerimdeki karakterleri sanki gerçek kişilermiş gibi acı çeken, tutkuları ve hırsları olan, mücadele eden kahramanlar olarak tasarladım.
Benim Adım Suarez
Sokaklarda yalın ayak futbol oynayan, küçük bir çocuktu o…Ailesi çok yoksuldu. O nedenle yalnızca bir çift ayakkabısı vardı.
Onları da okula giderken giyiyordu.Bu çocuğun adı, Luis Suárez’di. Yıllar sonra dünyanın en ünlü futbolcularından biri oldu.Ve Barcelona’nın üçlü forveti Messi-Suárez-Neymar (MSN), tüm dünyayı çılgına çevirdi.Bu kitapta Luis Suárez’in imkânsızlıklara meydan okuyarak başarıya nasıl ulaştığını okuyacaksınız.
Benim Adım Vıncent Van Gogh Me Lıamo
Benim adım… Vincent van Gogh
Hayatım boyunca birçok iş değiştirdim: Sanat simsarı, maden bölgesinde vaiz, öğretmen ve kitap satıcısı oldum. Ama bunların önüne geçen bir şey vardı: Resim yapma tutkum. Bana “Kızıl Saçlı Deli” derlerdi. “Kızıl Saç” demelerini anlıyordum, çünkü saçlarım doğuştan dalgalı ve kızıldı. “Deli”ye gelince, o bambaşka bir konu.
Benim Adım Yunus Emre
Benim Atatürküm
Sevgili çocuklar, Mustafa Kemal, sizin gibi bir çocuktu. Güç koşullarda okuyup önce asker oldu. Gençliğinde ülkesini düşünmeye başladı. Çok okuyordu. Okuyup bilgisi arttıkça düşü, düşüncesi de büyüyordu.
Ülke büyük sıkıntılar içindeydi; halk yoksul ve umutsuzdu. Çoğunuz onu, Kurtuluş Savaşını kazanan, devrimci bir asker olarak tanıyorsunuz.
Bu kitapta gerçek Mustafa Kemal’le buluşacaksınız. Gülen, ağlayan, zeybek oynayan, dans eden... Hep halkı düşünen, doğaya tutkun Mustafa Kemal’i göreceksiniz.
Düşünceleri, sevinci, coşkusu yaşamına yansıyan bir aydın o. Bilgisiz, sanatsız insan olunmayacağını kanıtlamış bir devrimci.
Bu kitapta belki daha önce hiç görmediğiniz fotoğrafları var. Onu daha iyi tanıyınca... Anlayınca... Biliyoruz, siz de “Benim Atatürküm!” diyeceksiniz.
Benim Babam
"Biz çocuk yaştakiler, çok temiz ve şık giyinmiş olarak bahçede misafirleri karşılıyorduk. Sonra biz de salona gittik. Ben ömrümde öyle güzel ve ihtişamlı bir yemek salonu görmemiştim. Masalar o kadar süslü ve gösterişliydi ki saraydaymışım gibi hissediyordum. Bu yemekte tanımadığım birçok kadın ve erkek vardı. Acaba bunların arasında babam da bulunuyor muydu?"
Kemalettin Tuğcu Benim Babam kitabında; büyük bir zenginliğin içerisinde kalbi kırılmış, hayatta tutunacak dalı kalmamış bir babanın ve annesinin ölümünden sonra gerçek babasını bulmuş ama ona kavuşamamış bir çocuğun hikâyesini anlatıyor. Her kitabın arkasındaki sözlük ile yazarın kurduğu dünyayı bozmadan okurlara sunuyoruz.
Benim Babam Ömür Adam
Güçlü öykülemesi ve özgün üslubuyla sevilen Ömer Açık, çocuklar için yazdığı ikinci romanında yine sıcacık ve umut dolu bir dünya yaratıyor. İlk çocuk romanı Menekşe İstasyonu’ndaki zengin dil kullanımı, mahalle kurgusu ve birbirinden ilginç kahramanlarıyla dikkati çeken yazar, bu kez rüzgarla haşır neşir, hayallerinin peşinde koşan bir çocuğun öyküsünü anlatıyor. Çocukların heyecanını, yaşamı algılayışını başarıyla aktaran yazar, yarattığı mahalleyi ekmek fırını, kedili kitapçı ve dut ağaçlı meydan gibi sevginin sıcaklığını yansıtan ayrıntılarla biçimliyor. Benim Babam Ömür Adam, öğretmenlik görevini sürdüren Açık’tan, hem küçükler hem de büyükler için şiir tadında bir roman.
Arkadaşı Şair Amca’yla meydandaki dut ağacı altında buluşmayı seven Fiko’nun hayallerine giden yol, mor bir kuşaktır. Babasının verdiği üç karış uzunluğundaki kuşağı iki hafta boyunca kaybetmemesi gerekmektedir. İyi de, aklı beş karış havadaki Fiko bu işi başarabilir mi?.. Yaz tatili boyunca süreceği bal rengi bisikletin hayali bir yandan, aileye yeni katılacak bebeğin yarattığı karışık duygular bir yandan; Fiko’nun aklı karışmıştır bir kere…
Benim Babam Sihirbaz
Aytül Akal’ın “küçük” aksilikler karşısında bile şakayı bir kenara bırakmayan, kendine özgü yaratıcı yöntemleriyle işleri yoluna sokan, capcanlı ve renkli karakterleri yine karşımızda. Kimin babası askerde? Krem kullanmak ne işler açacak bakalım kahramanın başına…
Saatleri öğrenmek kolay mı? Fark bulmaca oyununu kim oynamak ister? Günlük hayattan ve çevremizdeki karakterlerden yoğrulan öyküler, okurunu sessizce yaşam felsefesine doğru bir seyahate götürüyor…
Benim Çiçeklerim Ateşte Açar
Üniversiteyi yeni kazanmış, kendisini ve çevresini yazdığı hikayelerine aktaran, kalbi imanla dolu genç bir kız…
Neye inandığını bile düşünmeyen, hayatın zevklerinin peşinde bir delikanlı…
Üniversite koridorlarında tesadüfi bir çarpışma…
Masumca karşılaşan gözler…
Ve bambaşka yollara savrulan iki hayat…
Med-cezirlerle tükenen bir ömürün karşısında,
İnancın gölgesinde adım adım bir yükseliş…
Bir ömür boyu çırpınan ruhlar, sonunda mutluluğu bulacak mı?
Ahmet Günbay Yıldız’ın sade ve duru kaleminden, hafızalarda iz bırakacak dersler, mesajlar ve sürprizlerle dolu, kendini arayışı anlatan, her gencin okuması gereken muhteşem bir gençlik romanı…